Full transcript
Serhan Yasdıman’ın gitar taksimi sonrası, Sinan Yasdıman sözleri Hz. Pir Hasan Sezâi Gülşeni’ye ait “Hazreti Hakk'ın Habibi Sevgili Bir Tanesi” isimli nutku seslendiriyor.
0:04[müzik]
0:15[müzik]
0:21[müzik]
0:29[müzik]
0:34[müzik]
0:42[müzik]
0:48[müzik]
1:00[müzik]
1:06[müzik]
1:14[müzik]
1:19[müzik]
1:25[müzik]
1:30Hazreti [müzik]
1:33Hakkın
1:35[müzik]
1:37habibi
1:41sevgili
1:43[müzik]
1:44bir
1:46tanesi
1:50[müzik]
1:52Hazreti
1:55Hakkın
1:59Habibi [müzik]
2:03sevgilim [müzik]
2:08tanesi
2:12[müzik]
2:14oldu
2:17[müzik]
2:21alem
2:24[müzik] hüsünü.
2:28divanetes
2:29[müzik]
2:35oldum
2:37[müzik]
2:38çün
2:41oldu alem
2:45üstünündi
2:48[müzik]
2:51amanesi
2:56Zatı [müzik]
2:58fakir
3:03[müzik] sebep bu
3:07alemin [müzik]
3:13[müzik]
3:18olma. [müzik]
3:22Şrifin [müzik]
3:25olmazdı
3:30cihazan
3:32kaşanesi [müzik]
3:39olmasın
3:40[müzik]
3:42teşrifin
3:46olmaz.
3:49D cian [müzik]
3:55çes [müzik]
4:01[müzik]
4:08olsun.
4:10[kahkaha]
Çilingir Sofrası yeniden zevk-i sefa buldu yine.
4:11>> Evet, Çilingir sofrası yeniden zevki
4:14sefa buldu bugün. Hoş geldiniz tekrar.
4:18Hoşumuza gel. Serhan dedi, "Nerede
4:20kalmıştık?" Sonra da dedi ki, "Hep aynı
4:22yerde değiliz. Hep aynı yerdeyiz."
4:24>> Çilingir sofrasında.
4:25>> Aynı
4:26>> şimdi Çilingir sofrasında hep
4:27unutuyoruz. Arada bir anımsatmakta yarar
4:30var. Kalpleri açmaktan söz ediyorduk.
4:33>> Yani tüm kalpleri ne açar diye merak
4:35ediliyor. Yani bir de maymuncuk derler
4:37ya. Kapıyı açar.
4:39>> İşte buna aşk diyorlar.
4:41>> Bir de ilahi aşktan söz ediyorlar. Ve
4:45ondan sonra terennümler tüm kültürlerde
4:48değil mi? Tüm şeyde eee tarihlerde,
4:52coğrafyalarda filan
4:54>> olağanüstü sesler, nameler
4:57>> değil mi? Nakarat işte
5:00>> bu kültürlerin kendi tadına göre, kendi
5:03biberi, şeyi tuzuyla tuzuna göre eee bir
5:07tat var. Belki öbür kültürde onu odada
5:10alamıyorsundur ama sonuçta o da aşktan,
5:12o da aşktan, o da aşktan çıkıyorsa
5:16>> salıvergisini salgis adına doyma olmaz.
Aşk’tan söz edelim bugün.
5:19O nedenle biraz aşktan söz edelim
5:20efendim.
5:21>> Bugün
5:22>> Allah Allah
5:23>> hep ondan söz ediyorduk ama örtülü.
5:25Şimdi açığa vuralım değil mi?
5:27>> Evet.
5:28E bildiğiniz gibi bir şey eee ayırım
5:31yapacak olursak eğer günlük dil eee
5:35çağrışımsal bir dildir. Yani günlük
5:37konuşurken birisi bir şey söyler, öteke
5:39bir şey çağrıştırır. Ona karşı hep
5:42anımsamayla konuşuruz, çağrışımla
5:44konuşuruz. Ama yazı yazmaya kalktığımız
5:46zaman iş öyle değildir. Değil mi? Bir
5:49bilimsel metin yazmak istiyoruz. O zaman
5:51bir mantık, bir mantık tutarlığı, belli
5:53bir kavramlar silsilesi dokunması filan
5:56eee bir eee edebi dile ulaşma, daha
6:01sonra belki bir felsefi dile ulaşma şeyi
6:04vardır. Yolu yordamı vardır. Ama bir de
6:08edebiyata uğradık o arada felsefeye
6:10gitmeden önce, mantıksal dizgiye
6:12gitmeden önce. Edebiyatta da evet edebi
6:15anlatımda gene çağrışımlar, imgeler,
6:17simgeler, alorlar çokça kullanılır ama
6:20onun da damıtılmış bir biçimi şiirdir.
6:22Şiir
6:23>> rafinedir.
6:24>> Rafinedir. Eee, aşıklara bakıyoruz
6:27genellikle tüm dünyadaki eee, aşk
6:29şeyleri, söylemler hep şiir.
6:32Yani şiir
6:34az sözle, çok derinlikli ve çok
6:37çağrışımlı şeyler söyleme olanağı da
6:39veriyor tabii.
6:40Eee, mal yani.
6:42>> Evet.
6:44Şimdi dolayısıyla eee şeyler mantık
6:50ve felsefe tutarlılığı, rasyonel bir
6:53felsefenin tutarlılığı
6:56aşk aşıkları sevmez.
6:59Çünkü aşk, şiir eee imgesel, simgesel
7:03olduğu için açık değil, vazıh değil,
7:05kavramları net değil, mantığı belli
7:07değil, mantığı yok. Hatta dolayısıyla
7:10uzak durlar. Bunlar birbirlerine
7:12karşıdırlar. Şeyde de eee
7:16hem antik Yunan döneminde işte antik
7:18masara bakmıştık Mezopotamya'da. Evet.
7:21>> eee Çin'de, Hint'te filan ama gelelim
7:24Anadolu'ya. Anadolu'da da bu rekabet
7:28devam eder. Hatta Selçuklu Konya'sında
Sadreddin Konevî ve Mevlana - Mevlana’nın Cenazesi
7:31eee bir yanda şey vardır. E İbn
7:35Arabi'nin üveyoğlu
7:37>> eee Sadrettin Konevi vardır.
7:40>> Tam bir metafizik kitabı yazmıştır. Yani
7:42Aristoteles gibi metafizik kitabı
7:44vardır. Eee tutarlı, mantıksal varlığı
7:48anlatır, varoluşu anlatır. eee yüksek
7:52düzeyde kavramsal ifadeleri vardır. Aynı
7:57dönemde Mevlana
7:59şeyde dergahında şiir söyler
8:03ve mantık mantık nedir der. Yani bu
8:05mantık bizi bir şey etti filan tutsak
8:08etti der. Ve bu rekabet eee hem
8:11dervişleri arasında hem kültüre
8:13yansıması açısından devam edir. Bunu
8:15biliyoruz. Ama sonunda da Mevlana
8:19vefatından önce cenaze namazını sadretin
8:22kılmasını ister. Şimdi çok ilginç. Tüm
8:26şeyleri boyunca rakipler. Birisi salt,
8:29metafizik, mantık,
8:31>> felsefe yapar.
8:33>> Diğeri de şiir ve aşk ternümleri. Şiir
8:36aşk ter
8:37>> der. Fakat sonra der ki o benim cenaze
8:40namazım okuldır. Bu da şaşırtıcıdır
8:43belki. Sadrettin gelir. Eee, bu vasiyet
8:47üzerine tam Allahu ekber der dışarı
8:50bayılır.
8:52Namazı kıldıramaz.
8:55Nasıl bu? İlginç değil mi? Evet. Şimdi
İnsanın merak duygusu kuşkuyla birleşirse, oradan felsefe çıkar.
8:58bu buradan şeye şöyle bir giriş yapmış
9:00olduk. Merak eğer insanın merak duygusu
9:05kuşkuyla birleşirse
9:08buradan felsefe çıkar.
9:11Merak ve kuşku. Eğer kuşkuyu kaldırır,
9:14merakı da kaldırır. Sadece
9:16düşüncelerimizi
9:18belirli bir düşur altında, belirli bir
9:19söylem içinde dile getirirsek bu felsefe
9:22sayılmaz. İsterse felsefi metinler
9:24üzerine konuşmuş olalım. Felsefe yapmak
9:27ayrı şey, felsefe öğrenmek ayrı şey,
9:29felsefeyi, metinleri okumak,
9:31değerlendirmek ayrı şey. Felsefe yapmak
9:33hani Aristoteles'in çok ünlü bir sözü
9:36var. Doğa karşısında hayret etmeyen
9:39>> Evet.
9:39>> felsefe yapamaz.
9:40>> Yapamazsın. Şimdi hep peki doğa orada
9:43duruyor. İnsanlar da doğanın
9:45karşısındalar. Seyrediyoruz. A ne güzel
9:48gün batımı. İşte mehtaba çıkıyoruz.
9:51Şarkılar söylüyoruz filan.
9:53>> Hı hı.
9:53>> Ama birileri de çıkıyor doğaya bakıyor.
9:55Bu nasıl oluşuyor? Bunun arkasında ne
9:57var? nasıl ortaya çıktı filan diye merak
10:00ediyor ve bu merakında eee biraz daha
10:04deştiği, biraz daha derinliğine gittiği
10:06zaman hayret ortaya çıkıyor. Şaşkınlık,
10:09kuşku, askıda kalıyor akıl ne yapacağını
10:12bilemiyor.
10:14Bu ne yapacağını bilemiyor aslında. E
10:16şaşkınlık, hayret şeyi kapısı kuşku.
10:22Ama giriş de burası. Kuşku. Yani bir
10:25şeyden kuşkulanıyorum. eee psikolojik
10:28bir şey olarak değil. Hayret
10:32karşısındaki o açıklayamama,
10:35>> eee mevcut olan şeylerin bilgilerin
10:38yetmemesi, arkasını kazma, arkeoloji
10:41yapma, arka adında ne var gibi bir
10:43duygu. Dolayısıyla felsefede eee merak
10:48ve kuçkudan oluşuyor. Fakat ilginç olan
10:52şey bu kez eee özlem kuşkuyla
10:58birleşirse
11:00>> özlem kuşkuyla birleşirse aşk çıkıyor.
11:03>> Aşk zuhur ediyor. Hiç böyle bir bakış
11:06olmayabilir. Genellikle aşk üzerine
11:08söylenen sözler içine kuşku konmaz.
11:11>> Kuşku da nereden çıktı?
11:14Sevgili beni seviyor mu
11:16>> acaba? Ben onu seviyorum ama o beni
11:18seviyor mu?
11:19>> Bundan emin değildir. Hı hı.
11:21>> Bu kuşku kendi yangınını artırır.
11:25Dolayısıyla eee [kahkaha]
11:28>> merak kuşkuyla birleşirse felsefe doğar.
11:31Özlem kuşkuyla birleşirse aşk zuhur
11:34eder. Felsefe neden sonuç zinciriyle
11:37çalışır? mantıksal bir zincirle çalışır.
11:40Aşk bunu şiirle paramparça eder ve
11:44yeniden kurma, yeniden oluşumma yani
11:46yeniden yaratma eee olanağını vermek
11:49yapı söküm yaratır.
11:51>> Evet. şey şiir aşkla tokan şiir.
11:54>> Dolayısıyla özgürlük
11:57eee şiirin kanatlarında yükselir.
12:01Bu bakımdan baktığınız zaman kurtçukla
12:03şeye kelebek şeyine benzetme hani hep
12:06yapılır. Biz de yapalım. Kurtçuk yerde
12:09sürünür
12:11ve biz de onu izlediğimiz zaman bu
12:13kurtçuktan bir gün kanatlı, göze çok hoş
12:17gelen, yelkenli gibi havayı deniz yerine
12:22havayı kullanan bir yelkenli kanaç uçar.
12:26İnanılmaz bir şey. Kim kimse inanmaz
12:29>> ama gerçekten o kurtçuk kendi içinden
12:32metamorfoz diyorlar. Metamorfoza uğrar
12:35ve kelebeğe dönüşür ve uçar. İşte doğa
12:37hayrete düşürdü.
12:39>> Doğa bizi hayrete düşürdüğü gibi işte
12:40burada bir eee şeyin eee kümes hayvanı
12:45gibi düşünelim. bir tavuğun kanıt çırpıp
12:47bir türlü uçamaması ama dönüşüp güvercin
12:50olarak
12:51>> uçması gibi bir dönüşümden bahs işte aşk
12:54bu dönüştürücü gücün
12:56>> h
12:57>> eee adıdır.
12:59İnsanı doğal varlığından dönüştürüp
13:02spiritüel bir varlığa, manevi bir
13:04varlığa dönüştüren bir enerji yadır aşk
13:08sadece böyle onu sevdim, bunu sevdim
13:10gibi bir şey değil. İnsanı dönüştüren
13:12bir güç. O nedenle de saza, söze, dansa,
13:16diğer sanat e eserlerine ifade olarak
13:19hep yansıyan aşktır. Aşk olmasa meşk
13:22olmaz. Meşk olmadı mı? Eee, şeyler noruk
13:25bir hayat, mantıksal. Evet.
13:28>> Eee, zevksiz,
13:29>> gri olu.
13:30>> Gri, gri ol. Güzel.
Aziz Augustin: “Tanrı’da sükun buluncaya dek kalbimiz huzur bulmaz.”
13:32>> Şimdi efendim o zaman eee, açıktan söz
13:35edince hemen aklıma alıntılar yaptım
13:37sizin için bu sofrada paylaşmak için.
13:40Yani biraz da şey ne derler? Çağrışımdan
13:45öteye geçip ikisini bir arada
13:47kullanayımız dedim. Yani hem alıntılar
13:49yapalım hem çağrışımlar yapsın.
13:52Sohbetimiz böyle yürüsün istedim. Sen
13:54Augustin,
13:55>> Sen Augustin'den bir anlt yaptım.
13:57>> Aziz Augustin. Şimdi Aziz Agustin diyor
14:00ki, "Tanrıda sükuncaya dek kalbimiz
14:03huzuru bulmaz."
14:05Şimdi bu çok ilginç bir şey.
14:09Tanrıda sükmak
14:12sekinedir.
14:14E
14:15>> aslında aşkın da bitmesi yani değil mi?
14:16>> Evet. İşte bu yani ayrılığın bitmesi,
14:20kuşkunun kalkması,
14:22>> vuslata ermek
14:24>> sekinedir, sükur bu. Eee, girdiğimiz bu
14:29şey manevi yolculuğun içindeki ta
14:32Hermes'ten, Zerdüş'ten, Pitagoraslardan
14:36geldik Anadolu'ya, Mevlanalılalara değil
14:38mi? Yunuslara filan.
14:39>> Evet. Evet.
14:40>> Bu öğretinin içinde hep nihai bir şeyden
14:44söz ediyorlar. sonsal bir varoluşta
14:47>> ve buna da ilahi
14:50>> eee yani mutlak, saltık, aşılamaz bir
14:54nitelik yüklüyorlar.
14:56Ve aşk deyince de onun da nihai olması,
15:00ara ara sevdalar, onu sevdim, bunu
15:03sevdim, tiken nesneler onu beğendim
15:05filan değil de artık eee şey olmayan
15:09sonsuza. Her yerde sen, her şeyde sen.
15:12>> Evet. Bilmiyorum ki nasıl söylesem
15:13dediğin ilahiyat.
15:14>> Her yerde sen, her yer şeyde sen, her
15:16yerde ben. Her yerde, her şeyde ben yani
15:19hepsi hepsi hani sen, ben yokem hem.
15:23Evet.
15:23>> Hem hem. O zaman ilahi aşk dediği yani
15:26denen şey kaynağı kastetmek. Yaratılışın
15:29kaynağı.
15:29>> Evet.
15:30>> İnsan kendi yaratılışının kaynağına
15:32hasretle bu aleme gelmiş bir göçmen.
15:37>> Burada göçebeyiz. Yani oraya gidiyoruz
15:39olmuyor. Buraya gidiyoruz olmuyor. O
15:42işle uğraşıyoruz olmuyor. Olmuyor ne
15:44demek? Doymuyoruz.
15:47Açlık bitmiyor. Hasret bitmiyor. Nedir
15:49bu hasret? E müzik yapıyoruz işte ne
15:52bileyim sanat yapıyoruz, bilim
15:54yapıyoruz. Siyaset ekonomi.
15:56>> Evet.
15:57>> O bir huzursuzluktur gidiyor.
15:59>> Evet.
15:59>> Bu huzursuzluk aslında eee bir çağrı.
16:04Aslımızın bizi çağırması, kaynağımızın
16:06bizi çağırması. Kaynaktan uzaklaşmışız.
16:10Kaynak diyor ki huzuru bende bulacak.
16:12İşte buna ilahi aşk diyorlar. Şimdi
16:15Augustin de Tanrıda sükun buluncaya dek
16:19kalbimiz huzuru bulmaz di.
16:23Şimdi ilahi aşk diye gene söyleyince
16:26mutlak saltık diyor Türkçede. Koşulsuz
16:29demek. Bir nedeni yok. Pahalı değil.
16:33İlahi aşkın bir nedeni yok. Yani
16:35birbirini gördüm. ona aşık oldu.
16:38>> Çünkü öyle
16:39>> ve öyle bir şey değil. Tamamen her
16:41şeyden eee kendi içine dönüp her şeyden
16:45soyutlanan bir insanda açığa çıkan bir
16:47şey. Hani nirvana fena fillahta sıfıra
16:52çıkmak. Sıfıra çıktığı zaman varlığın
16:55kaynağı
16:57attraction. Bu çekim cazibe, cezbe
17:01başlatıyor ve o
17:02>> bir insanın bedenine, aklına, zihnine
17:05>> yansıttığı zaman bir elektrik şeyi gibi
17:08eee dinamosu gibi
17:10>> o zaman bağırır işte ak di her şey
17:12>> o zaman işte cezbede birçok sözler. Ha
17:15burada anlatılmak istece koşulsuz aşk.
17:18Mevlana'ya diyorlar ki bu ilahi aşkın
17:20sebebi nedir? İşte sebebi yok diyor.
17:23Allah [kahkaha]
17:27>> şimdi
17:27>> sebemiyorum
Yunus Emre: İlahi Aşk’ın piri.
17:29Yunus'umuz. Tabii bu şeyin piri ilahi
17:32aşk kelamının piri. İlim hod göz
17:35hicabıdır.
17:38Dünya ahiret hesabıdır.
17:40Kitap hot aşk kitabıdır. Bu okunan varak
17:44değil.
17:46>> Varak değil mi?
17:47>> Varak.
17:47>> Varak.
17:48>> Varak yani sayfa.
17:49>> Evrak
17:49>> evrak. Hayır.
17:51>> Yunus bu şeyle Yunus'un kendi özgün
17:54diliyle bir de bunları Türkçeleştirip
17:56okuyoruz. O da oluyor tabii. Şimdi ilim
17:58ilim o göz icabıdır.
18:03Gözümüze perdedir diyor ilim. Zihnimizde
18:06ilim yapıyorsa hangi ilim olursa olsun
18:08>> icabıdır.
18:09>> Tamam anladım.
18:10>> Gözümüze perdedir.
18:11>> Niçin?
18:13>> İlimden daha değerli bir şey mi var
18:14canım? Her şeyin bir ilmi var. Gör bu
18:18eee ilmin kendisini karalamak, aklı
18:20karalamak veya dışlamak değil. Aşk
18:23ilimli olmaz.
18:26İlim aşkı gören gözün icabıdır.
18:30>> O o kalkmadıkça ilim perdesi neden niçin
18:33kalkmadıkça aşk tesahür etmez?
18:35>> İlim ne gerek?
18:36>> He. Evet. Şimdi eee ilim dediğimiz nedir
18:40diyor Yunus Emre? Dünya ahiret
18:42hesabıdır.
18:44Yani ilim dünyada nasıl yaşayacağız,
18:46nesceğiz, işte konforumuz ne olacak?
18:47Tabii ki ahiretimiz ne olacak? Şöyle
18:50yaparsak böyle yani neden sonuç, neden
18:52sonuç ilişk aşık bunları bilmez.
18:55Aşık neden aşık olduğunu aşk olursa ne
18:59yapacağını, ondan ne kar edişeceğini
19:00bilmez. Aşka düçar olur. Aşktan başka
19:03bir şey edilmez. İşte bu şeyi bütün
19:07zincirleri, prangaları
19:08>> kıran bir şey.
19:09>> Akıl oldu.
Meister Eckhart
19:12>> Şimdi batıda da batı doğu diye böyle
19:14söylüyoruz. Bu alışıla gelmiş terimler.
19:16>> Yabancımız değil kimse
19:17>> terimler. He bizim yabancımız yok. Doğu
19:19batıru müslim bir bana demiş ya.
19:21>> Şimdi maestart diye çok ünlü bir Alman
19:23şeyi var. Mevlana gibi söylemi
19:27Mevlana'ya benzer. O da diyor ki ruh
19:30ebedi tanrının hasretiyle yanıp tutuşur.
19:34Ebedi tanrı başka şeyle bir şeyle
19:37teselli bulmaz diyor.
19:39İnsan ruhunun kendi kaynağıyla olan ki
19:42ona tanrı deniyor. Yaradanı kendi
19:45kaynağıyla olan
19:47>> eee ayrılıktaki hasreti
19:51ebedi
19:53dinginliğe kavuşmayan bir hasrete yarar
19:56diyor. Mestard aşkla karar kılmış. Diğer
20:00Augustin sekine istiyor. At istiyor.
20:04>> Bu ebedi tanrının hasreti. Çünkü eee
20:08şeye göre, Mestart'a göre, Mevlana'ya
20:10göre Tanrıya erişilmez.
20:13Erişilmez olduğu için aşk da bitmez.
20:17>> O hep yangındır, hep yanar.
20:20>> Ama eee vusat isteyenler var. Yani
20:24tanrıya kavuşmak değilse tanrıda
20:26eriyelim hiç olmaz.
20:27>> Eyvallah
20:29>> diyenler var. Onlar da sekineciler.
20:31Demek ki şeyin tezahürleri farklı farklı
20:34tezahürleri var. Ha Yunus diyor ki eee
20:38bu evrak değil. Yani o okuyalım ilmini e
20:42getir aşk kitabını okuyalım aşık olalım
20:44hep beraber filan. Her bir şey ona aklı
20:46değil.