Free YouTube Transcribe

Video transcript

Çilingir Sofrası 214 / İlahi Aşk

Çilingir Sofrası · 1,965 words · 9 min read

Want to search this transcript, jump the video from any line, or download it as TXT, SRT, or VTT?

Open in the transcript tool

Full transcript

Serhan Yasdıman’ın gitar taksimi sonrası, Sinan Yasdıman sözleri Hz. Pir Hasan Sezâi Gülşeni’ye ait “Hazreti Hakk'ın Habibi Sevgili Bir Tanesi” isimli nutku seslendiriyor.

0:04[müzik]

0:15[müzik]

0:21[müzik]

0:29[müzik]

0:34[müzik]

0:42[müzik]

0:48[müzik]

1:00[müzik]

1:06[müzik]

1:14[müzik]

1:19[müzik]

1:25[müzik]

1:30Hazreti [müzik]

1:33Hakkın

1:35[müzik]

1:37habibi

1:41sevgili

1:43[müzik]

1:44bir

1:46tanesi

1:50[müzik]

1:52Hazreti

1:55Hakkın

1:59Habibi [müzik]

2:03sevgilim [müzik]

2:08tanesi

2:12[müzik]

2:14oldu

2:17[müzik]

2:21alem

2:24[müzik] hüsünü.

2:28divanetes

2:29[müzik]

2:35oldum

2:37[müzik]

2:38çün

2:41oldu alem

2:45üstünündi

2:48[müzik]

2:51amanesi

2:56Zatı [müzik]

2:58fakir

3:03[müzik] sebep bu

3:07alemin [müzik]

3:13[müzik]

3:18olma. [müzik]

3:22Şrifin [müzik]

3:25olmazdı

3:30cihazan

3:32kaşanesi [müzik]

3:39olmasın

3:40[müzik]

3:42teşrifin

3:46olmaz.

3:49D cian [müzik]

3:55çes [müzik]

4:01[müzik]

4:08olsun.

4:10[kahkaha]

Çilingir Sofrası yeniden zevk-i sefa buldu yine.

4:11>> Evet, Çilingir sofrası yeniden zevki

4:14sefa buldu bugün. Hoş geldiniz tekrar.

4:18Hoşumuza gel. Serhan dedi, "Nerede

4:20kalmıştık?" Sonra da dedi ki, "Hep aynı

4:22yerde değiliz. Hep aynı yerdeyiz."

4:24>> Çilingir sofrasında.

4:25>> Aynı

4:26>> şimdi Çilingir sofrasında hep

4:27unutuyoruz. Arada bir anımsatmakta yarar

4:30var. Kalpleri açmaktan söz ediyorduk.

4:33>> Yani tüm kalpleri ne açar diye merak

4:35ediliyor. Yani bir de maymuncuk derler

4:37ya. Kapıyı açar.

4:39>> İşte buna aşk diyorlar.

4:41>> Bir de ilahi aşktan söz ediyorlar. Ve

4:45ondan sonra terennümler tüm kültürlerde

4:48değil mi? Tüm şeyde eee tarihlerde,

4:52coğrafyalarda filan

4:54>> olağanüstü sesler, nameler

4:57>> değil mi? Nakarat işte

5:00>> bu kültürlerin kendi tadına göre, kendi

5:03biberi, şeyi tuzuyla tuzuna göre eee bir

5:07tat var. Belki öbür kültürde onu odada

5:10alamıyorsundur ama sonuçta o da aşktan,

5:12o da aşktan, o da aşktan çıkıyorsa

5:16>> salıvergisini salgis adına doyma olmaz.

Aşk’tan söz edelim bugün.

5:19O nedenle biraz aşktan söz edelim

5:20efendim.

5:21>> Bugün

5:22>> Allah Allah

5:23>> hep ondan söz ediyorduk ama örtülü.

5:25Şimdi açığa vuralım değil mi?

5:27>> Evet.

5:28E bildiğiniz gibi bir şey eee ayırım

5:31yapacak olursak eğer günlük dil eee

5:35çağrışımsal bir dildir. Yani günlük

5:37konuşurken birisi bir şey söyler, öteke

5:39bir şey çağrıştırır. Ona karşı hep

5:42anımsamayla konuşuruz, çağrışımla

5:44konuşuruz. Ama yazı yazmaya kalktığımız

5:46zaman iş öyle değildir. Değil mi? Bir

5:49bilimsel metin yazmak istiyoruz. O zaman

5:51bir mantık, bir mantık tutarlığı, belli

5:53bir kavramlar silsilesi dokunması filan

5:56eee bir eee edebi dile ulaşma, daha

6:01sonra belki bir felsefi dile ulaşma şeyi

6:04vardır. Yolu yordamı vardır. Ama bir de

6:08edebiyata uğradık o arada felsefeye

6:10gitmeden önce, mantıksal dizgiye

6:12gitmeden önce. Edebiyatta da evet edebi

6:15anlatımda gene çağrışımlar, imgeler,

6:17simgeler, alorlar çokça kullanılır ama

6:20onun da damıtılmış bir biçimi şiirdir.

6:22Şiir

6:23>> rafinedir.

6:24>> Rafinedir. Eee, aşıklara bakıyoruz

6:27genellikle tüm dünyadaki eee, aşk

6:29şeyleri, söylemler hep şiir.

6:32Yani şiir

6:34az sözle, çok derinlikli ve çok

6:37çağrışımlı şeyler söyleme olanağı da

6:39veriyor tabii.

6:40Eee, mal yani.

6:42>> Evet.

6:44Şimdi dolayısıyla eee şeyler mantık

6:50ve felsefe tutarlılığı, rasyonel bir

6:53felsefenin tutarlılığı

6:56aşk aşıkları sevmez.

6:59Çünkü aşk, şiir eee imgesel, simgesel

7:03olduğu için açık değil, vazıh değil,

7:05kavramları net değil, mantığı belli

7:07değil, mantığı yok. Hatta dolayısıyla

7:10uzak durlar. Bunlar birbirlerine

7:12karşıdırlar. Şeyde de eee

7:16hem antik Yunan döneminde işte antik

7:18masara bakmıştık Mezopotamya'da. Evet.

7:21>> eee Çin'de, Hint'te filan ama gelelim

7:24Anadolu'ya. Anadolu'da da bu rekabet

7:28devam eder. Hatta Selçuklu Konya'sında

Sadreddin Konevî ve Mevlana - Mevlana’nın Cenazesi

7:31eee bir yanda şey vardır. E İbn

7:35Arabi'nin üveyoğlu

7:37>> eee Sadrettin Konevi vardır.

7:40>> Tam bir metafizik kitabı yazmıştır. Yani

7:42Aristoteles gibi metafizik kitabı

7:44vardır. Eee tutarlı, mantıksal varlığı

7:48anlatır, varoluşu anlatır. eee yüksek

7:52düzeyde kavramsal ifadeleri vardır. Aynı

7:57dönemde Mevlana

7:59şeyde dergahında şiir söyler

8:03ve mantık mantık nedir der. Yani bu

8:05mantık bizi bir şey etti filan tutsak

8:08etti der. Ve bu rekabet eee hem

8:11dervişleri arasında hem kültüre

8:13yansıması açısından devam edir. Bunu

8:15biliyoruz. Ama sonunda da Mevlana

8:19vefatından önce cenaze namazını sadretin

8:22kılmasını ister. Şimdi çok ilginç. Tüm

8:26şeyleri boyunca rakipler. Birisi salt,

8:29metafizik, mantık,

8:31>> felsefe yapar.

8:33>> Diğeri de şiir ve aşk ternümleri. Şiir

8:36aşk ter

8:37>> der. Fakat sonra der ki o benim cenaze

8:40namazım okuldır. Bu da şaşırtıcıdır

8:43belki. Sadrettin gelir. Eee, bu vasiyet

8:47üzerine tam Allahu ekber der dışarı

8:50bayılır.

8:52Namazı kıldıramaz.

8:55Nasıl bu? İlginç değil mi? Evet. Şimdi

İnsanın merak duygusu kuşkuyla birleşirse, oradan felsefe çıkar.

8:58bu buradan şeye şöyle bir giriş yapmış

9:00olduk. Merak eğer insanın merak duygusu

9:05kuşkuyla birleşirse

9:08buradan felsefe çıkar.

9:11Merak ve kuşku. Eğer kuşkuyu kaldırır,

9:14merakı da kaldırır. Sadece

9:16düşüncelerimizi

9:18belirli bir düşur altında, belirli bir

9:19söylem içinde dile getirirsek bu felsefe

9:22sayılmaz. İsterse felsefi metinler

9:24üzerine konuşmuş olalım. Felsefe yapmak

9:27ayrı şey, felsefe öğrenmek ayrı şey,

9:29felsefeyi, metinleri okumak,

9:31değerlendirmek ayrı şey. Felsefe yapmak

9:33hani Aristoteles'in çok ünlü bir sözü

9:36var. Doğa karşısında hayret etmeyen

9:39>> Evet.

9:39>> felsefe yapamaz.

9:40>> Yapamazsın. Şimdi hep peki doğa orada

9:43duruyor. İnsanlar da doğanın

9:45karşısındalar. Seyrediyoruz. A ne güzel

9:48gün batımı. İşte mehtaba çıkıyoruz.

9:51Şarkılar söylüyoruz filan.

9:53>> Hı hı.

9:53>> Ama birileri de çıkıyor doğaya bakıyor.

9:55Bu nasıl oluşuyor? Bunun arkasında ne

9:57var? nasıl ortaya çıktı filan diye merak

10:00ediyor ve bu merakında eee biraz daha

10:04deştiği, biraz daha derinliğine gittiği

10:06zaman hayret ortaya çıkıyor. Şaşkınlık,

10:09kuşku, askıda kalıyor akıl ne yapacağını

10:12bilemiyor.

10:14Bu ne yapacağını bilemiyor aslında. E

10:16şaşkınlık, hayret şeyi kapısı kuşku.

10:22Ama giriş de burası. Kuşku. Yani bir

10:25şeyden kuşkulanıyorum. eee psikolojik

10:28bir şey olarak değil. Hayret

10:32karşısındaki o açıklayamama,

10:35>> eee mevcut olan şeylerin bilgilerin

10:38yetmemesi, arkasını kazma, arkeoloji

10:41yapma, arka adında ne var gibi bir

10:43duygu. Dolayısıyla felsefede eee merak

10:48ve kuçkudan oluşuyor. Fakat ilginç olan

10:52şey bu kez eee özlem kuşkuyla

10:58birleşirse

11:00>> özlem kuşkuyla birleşirse aşk çıkıyor.

11:03>> Aşk zuhur ediyor. Hiç böyle bir bakış

11:06olmayabilir. Genellikle aşk üzerine

11:08söylenen sözler içine kuşku konmaz.

11:11>> Kuşku da nereden çıktı?

11:14Sevgili beni seviyor mu

11:16>> acaba? Ben onu seviyorum ama o beni

11:18seviyor mu?

11:19>> Bundan emin değildir. Hı hı.

11:21>> Bu kuşku kendi yangınını artırır.

11:25Dolayısıyla eee [kahkaha]

11:28>> merak kuşkuyla birleşirse felsefe doğar.

11:31Özlem kuşkuyla birleşirse aşk zuhur

11:34eder. Felsefe neden sonuç zinciriyle

11:37çalışır? mantıksal bir zincirle çalışır.

11:40Aşk bunu şiirle paramparça eder ve

11:44yeniden kurma, yeniden oluşumma yani

11:46yeniden yaratma eee olanağını vermek

11:49yapı söküm yaratır.

11:51>> Evet. şey şiir aşkla tokan şiir.

11:54>> Dolayısıyla özgürlük

11:57eee şiirin kanatlarında yükselir.

12:01Bu bakımdan baktığınız zaman kurtçukla

12:03şeye kelebek şeyine benzetme hani hep

12:06yapılır. Biz de yapalım. Kurtçuk yerde

12:09sürünür

12:11ve biz de onu izlediğimiz zaman bu

12:13kurtçuktan bir gün kanatlı, göze çok hoş

12:17gelen, yelkenli gibi havayı deniz yerine

12:22havayı kullanan bir yelkenli kanaç uçar.

12:26İnanılmaz bir şey. Kim kimse inanmaz

12:29>> ama gerçekten o kurtçuk kendi içinden

12:32metamorfoz diyorlar. Metamorfoza uğrar

12:35ve kelebeğe dönüşür ve uçar. İşte doğa

12:37hayrete düşürdü.

12:39>> Doğa bizi hayrete düşürdüğü gibi işte

12:40burada bir eee şeyin eee kümes hayvanı

12:45gibi düşünelim. bir tavuğun kanıt çırpıp

12:47bir türlü uçamaması ama dönüşüp güvercin

12:50olarak

12:51>> uçması gibi bir dönüşümden bahs işte aşk

12:54bu dönüştürücü gücün

12:56>> h

12:57>> eee adıdır.

12:59İnsanı doğal varlığından dönüştürüp

13:02spiritüel bir varlığa, manevi bir

13:04varlığa dönüştüren bir enerji yadır aşk

13:08sadece böyle onu sevdim, bunu sevdim

13:10gibi bir şey değil. İnsanı dönüştüren

13:12bir güç. O nedenle de saza, söze, dansa,

13:16diğer sanat e eserlerine ifade olarak

13:19hep yansıyan aşktır. Aşk olmasa meşk

13:22olmaz. Meşk olmadı mı? Eee, şeyler noruk

13:25bir hayat, mantıksal. Evet.

13:28>> Eee, zevksiz,

13:29>> gri olu.

13:30>> Gri, gri ol. Güzel.

Aziz Augustin: “Tanrı’da sükun buluncaya dek kalbimiz huzur bulmaz.”

13:32>> Şimdi efendim o zaman eee, açıktan söz

13:35edince hemen aklıma alıntılar yaptım

13:37sizin için bu sofrada paylaşmak için.

13:40Yani biraz da şey ne derler? Çağrışımdan

13:45öteye geçip ikisini bir arada

13:47kullanayımız dedim. Yani hem alıntılar

13:49yapalım hem çağrışımlar yapsın.

13:52Sohbetimiz böyle yürüsün istedim. Sen

13:54Augustin,

13:55>> Sen Augustin'den bir anlt yaptım.

13:57>> Aziz Augustin. Şimdi Aziz Agustin diyor

14:00ki, "Tanrıda sükuncaya dek kalbimiz

14:03huzuru bulmaz."

14:05Şimdi bu çok ilginç bir şey.

14:09Tanrıda sükmak

14:12sekinedir.

14:14E

14:15>> aslında aşkın da bitmesi yani değil mi?

14:16>> Evet. İşte bu yani ayrılığın bitmesi,

14:20kuşkunun kalkması,

14:22>> vuslata ermek

14:24>> sekinedir, sükur bu. Eee, girdiğimiz bu

14:29şey manevi yolculuğun içindeki ta

14:32Hermes'ten, Zerdüş'ten, Pitagoraslardan

14:36geldik Anadolu'ya, Mevlanalılalara değil

14:38mi? Yunuslara filan.

14:39>> Evet. Evet.

14:40>> Bu öğretinin içinde hep nihai bir şeyden

14:44söz ediyorlar. sonsal bir varoluşta

14:47>> ve buna da ilahi

14:50>> eee yani mutlak, saltık, aşılamaz bir

14:54nitelik yüklüyorlar.

14:56Ve aşk deyince de onun da nihai olması,

15:00ara ara sevdalar, onu sevdim, bunu

15:03sevdim, tiken nesneler onu beğendim

15:05filan değil de artık eee şey olmayan

15:09sonsuza. Her yerde sen, her şeyde sen.

15:12>> Evet. Bilmiyorum ki nasıl söylesem

15:13dediğin ilahiyat.

15:14>> Her yerde sen, her yer şeyde sen, her

15:16yerde ben. Her yerde, her şeyde ben yani

15:19hepsi hepsi hani sen, ben yokem hem.

15:23Evet.

15:23>> Hem hem. O zaman ilahi aşk dediği yani

15:26denen şey kaynağı kastetmek. Yaratılışın

15:29kaynağı.

15:29>> Evet.

15:30>> İnsan kendi yaratılışının kaynağına

15:32hasretle bu aleme gelmiş bir göçmen.

15:37>> Burada göçebeyiz. Yani oraya gidiyoruz

15:39olmuyor. Buraya gidiyoruz olmuyor. O

15:42işle uğraşıyoruz olmuyor. Olmuyor ne

15:44demek? Doymuyoruz.

15:47Açlık bitmiyor. Hasret bitmiyor. Nedir

15:49bu hasret? E müzik yapıyoruz işte ne

15:52bileyim sanat yapıyoruz, bilim

15:54yapıyoruz. Siyaset ekonomi.

15:56>> Evet.

15:57>> O bir huzursuzluktur gidiyor.

15:59>> Evet.

15:59>> Bu huzursuzluk aslında eee bir çağrı.

16:04Aslımızın bizi çağırması, kaynağımızın

16:06bizi çağırması. Kaynaktan uzaklaşmışız.

16:10Kaynak diyor ki huzuru bende bulacak.

16:12İşte buna ilahi aşk diyorlar. Şimdi

16:15Augustin de Tanrıda sükun buluncaya dek

16:19kalbimiz huzuru bulmaz di.

16:23Şimdi ilahi aşk diye gene söyleyince

16:26mutlak saltık diyor Türkçede. Koşulsuz

16:29demek. Bir nedeni yok. Pahalı değil.

16:33İlahi aşkın bir nedeni yok. Yani

16:35birbirini gördüm. ona aşık oldu.

16:38>> Çünkü öyle

16:39>> ve öyle bir şey değil. Tamamen her

16:41şeyden eee kendi içine dönüp her şeyden

16:45soyutlanan bir insanda açığa çıkan bir

16:47şey. Hani nirvana fena fillahta sıfıra

16:52çıkmak. Sıfıra çıktığı zaman varlığın

16:55kaynağı

16:57attraction. Bu çekim cazibe, cezbe

17:01başlatıyor ve o

17:02>> bir insanın bedenine, aklına, zihnine

17:05>> yansıttığı zaman bir elektrik şeyi gibi

17:08eee dinamosu gibi

17:10>> o zaman bağırır işte ak di her şey

17:12>> o zaman işte cezbede birçok sözler. Ha

17:15burada anlatılmak istece koşulsuz aşk.

17:18Mevlana'ya diyorlar ki bu ilahi aşkın

17:20sebebi nedir? İşte sebebi yok diyor.

17:23Allah [kahkaha]

17:27>> şimdi

17:27>> sebemiyorum

Yunus Emre: İlahi Aşk’ın piri.

17:29Yunus'umuz. Tabii bu şeyin piri ilahi

17:32aşk kelamının piri. İlim hod göz

17:35hicabıdır.

17:38Dünya ahiret hesabıdır.

17:40Kitap hot aşk kitabıdır. Bu okunan varak

17:44değil.

17:46>> Varak değil mi?

17:47>> Varak.

17:47>> Varak.

17:48>> Varak yani sayfa.

17:49>> Evrak

17:49>> evrak. Hayır.

17:51>> Yunus bu şeyle Yunus'un kendi özgün

17:54diliyle bir de bunları Türkçeleştirip

17:56okuyoruz. O da oluyor tabii. Şimdi ilim

17:58ilim o göz icabıdır.

18:03Gözümüze perdedir diyor ilim. Zihnimizde

18:06ilim yapıyorsa hangi ilim olursa olsun

18:08>> icabıdır.

18:09>> Tamam anladım.

18:10>> Gözümüze perdedir.

18:11>> Niçin?

18:13>> İlimden daha değerli bir şey mi var

18:14canım? Her şeyin bir ilmi var. Gör bu

18:18eee ilmin kendisini karalamak, aklı

18:20karalamak veya dışlamak değil. Aşk

18:23ilimli olmaz.

18:26İlim aşkı gören gözün icabıdır.

18:30>> O o kalkmadıkça ilim perdesi neden niçin

18:33kalkmadıkça aşk tesahür etmez?

18:35>> İlim ne gerek?

18:36>> He. Evet. Şimdi eee ilim dediğimiz nedir

18:40diyor Yunus Emre? Dünya ahiret

18:42hesabıdır.

18:44Yani ilim dünyada nasıl yaşayacağız,

18:46nesceğiz, işte konforumuz ne olacak?

18:47Tabii ki ahiretimiz ne olacak? Şöyle

18:50yaparsak böyle yani neden sonuç, neden

18:52sonuç ilişk aşık bunları bilmez.

18:55Aşık neden aşık olduğunu aşk olursa ne

18:59yapacağını, ondan ne kar edişeceğini

19:00bilmez. Aşka düçar olur. Aşktan başka

19:03bir şey edilmez. İşte bu şeyi bütün

19:07zincirleri, prangaları

19:08>> kıran bir şey.

19:09>> Akıl oldu.

Meister Eckhart

19:12>> Şimdi batıda da batı doğu diye böyle

19:14söylüyoruz. Bu alışıla gelmiş terimler.

19:16>> Yabancımız değil kimse

19:17>> terimler. He bizim yabancımız yok. Doğu

19:19batıru müslim bir bana demiş ya.

19:21>> Şimdi maestart diye çok ünlü bir Alman

19:23şeyi var. Mevlana gibi söylemi

19:27Mevlana'ya benzer. O da diyor ki ruh

19:30ebedi tanrının hasretiyle yanıp tutuşur.

19:34Ebedi tanrı başka şeyle bir şeyle

19:37teselli bulmaz diyor.

19:39İnsan ruhunun kendi kaynağıyla olan ki

19:42ona tanrı deniyor. Yaradanı kendi

19:45kaynağıyla olan

19:47>> eee ayrılıktaki hasreti

19:51ebedi

19:53dinginliğe kavuşmayan bir hasrete yarar

19:56diyor. Mestard aşkla karar kılmış. Diğer

20:00Augustin sekine istiyor. At istiyor.

20:04>> Bu ebedi tanrının hasreti. Çünkü eee

20:08şeye göre, Mestart'a göre, Mevlana'ya

20:10göre Tanrıya erişilmez.

20:13Erişilmez olduğu için aşk da bitmez.

20:17>> O hep yangındır, hep yanar.

20:20>> Ama eee vusat isteyenler var. Yani

20:24tanrıya kavuşmak değilse tanrıda

20:26eriyelim hiç olmaz.

20:27>> Eyvallah

20:29>> diyenler var. Onlar da sekineciler.

20:31Demek ki şeyin tezahürleri farklı farklı

20:34tezahürleri var. Ha Yunus diyor ki eee

20:38bu evrak değil. Yani o okuyalım ilmini e

20:42getir aşk kitabını okuyalım aşık olalım

20:44hep beraber filan. Her bir şey ona aklı

20:46değil.

Recently added transcripts

Browse the whole transcript library

This transcript was generated from the captions YouTube publishes for this video. Get the transcript of any YouTube video atfreeyoutubetranscribe.com, free, unlimited, no sign-up.