Free YouTube Transcribe

Video transcript

Çilingir Sofrası 188 / Sofrada Gülgün Türkoğlu Pagy (1) - “Aklında Getiren, Gönlünde Götürür”

Çilingir Sofrası · 2,275 words · 11 min read

Want to search this transcript, jump the video from any line, or download it as TXT, SRT, or VTT?

Open in the transcript tool

Full transcript

Serhan Yasdıman, İsmail Emre’nin bir doğuşunu kendi bestesiyle seslendiriyor.

0:06Çalı uyandıralım. Eren eyvallah.

0:09[Müzik]

0:18Söz Serhand.

0:22[Müzik]

0:46[Müzik]

0:54He.

0:56[Müzik]

1:38Elimde değildir

1:42bu dağın doş

1:46çalışsan tutulmaz

1:50gökte uçan Kuş

1:55söylerken

1:57bilmem.

1:59Kulağım duymaz.

2:04Gözümü açarım

2:08bakarım doş.

2:12İç aczimden

2:14başka

2:17benim karım yok. Çok şükür aşktan

2:23gayrım.

2:26Hiçbir varım yok.

2:30Dertlerimin

2:32başı

2:35daim minilt

2:38[Alkış]

2:39ki dünya için

2:42[Müzik]

2:44ahım zarım yok

2:48diyen duyan kendi

2:53ben bir vasıtam

2:55[Müzik]

2:57anlamayan

2:59der ki

3:01eyledi hata.

3:05Anca bu aşk ile

3:10birçaremle

3:11[Müzik]

3:14kendini götürüp

3:18maşuka

3:20sata.

3:22Hiç aczimden

3:25başka

3:26[Müzik]

3:27benim karım yok.

3:31Şükür aşktan gayrı.

3:36Hiçbir varım yok. Yok dertlerimin

3:42başı

3:45daimin minilti.

3:49İki dünya için

3:53ahım zar

3:56[Müzik]

3:57iki dünya için

4:02ahım zarş

4:07[Müzik]

4:12olsun.

4:13[Müzik]

4:14>> Nasıl bir yorum değil mi? İlk kez

4:16duyduk. İlk kez şeyde

4:18>> bu hafta çıktı bu.

4:19>> Evet. Chillingir sofrasında ilk kez.

4:21>> Aynen.

4:22>> Kayda girdik.

4:23>> Kayda girdik.

4:24>> E gönlüne sağlık. Ne güzel olmuş. Aşk

4:27olsun.

4:29>> Aşkın iman olsun. İmanın nur olsun

“Elimde değildir bu doğan doğuş”

4:31derler malum.

4:32>> Eyvallah.

4:33>> Evet. Nurun hala uğur olsun.

4:36>> Bu zevk bu kültürün en şey demlenmiş

4:39zevkleri bunlar.

4:40>> Nasıl buluşmuşlar? Ne ol

4:42>> doğuş olmuş. Evet.

4:43>> Elimde değildir bu doğan doğuş. İşte bu

4:46doğuş dediği şey, doğuş eee

4:49kendiliğinden ortaya çıkan eee doğuş

4:53yani düşünerek yapılan eee bilinçli,

4:55projeli, tasarımlı ve anlatım değil. Ne

4:59demek? İnsan kendisini bir zevke daldığı

5:01zaman herhangi bir anlamda o zevkin

5:04kendisinin terennümleri ortaya çıkar,

5:06değil mi? Evet.

5:07>> Eee bir de eee hem elinde değil eee bir

5:12de yakalamak istersen ya da kontrol

5:14etmek istersen onu da yapamıyorsun. Eee

5:17uçan kuş

5:18>> yani annenin elinde değil doğ bebeğin

5:20doğması.

5:20>> Bebeğin doğması bunun. Aynen öyle. O

5:23doğduğu zaman ona tanık oluyoruz. İşte

5:26eee insanın böyle bir şeyi var, aşaması

5:28var. Yani bu bütün kültürlerde bildiğin

5:32gibi var. En çok da eee nerede

5:34rastlıyoruz? İlk önce Platon'la

5:36roslıyoruz. Platon Eros diye insanın

Platon-Eros-Libido-Güvercin

5:40yaşam enerjisini bugün libido dediğimiz

5:42eee yaşam enerjisinin eee eğitimle,

5:45arete ile eee eee bir güvercine

5:49dönüştürülmesini eee anlatıyor bize

5:52sembolik olarak. diyor ki, eee, eroz

5:56bir kümes hayvanı gibidir. Diyor. Tavuk

5:59gibi, örneğin horoz gibi ya da eee,

6:01çırpınır. Kanatları vardır. Çırpınır,

6:05dener uçmayı. Çok biraz eee yani az bir

6:08şekilde havalanabilir ama sonra yere

6:10düşer.

6:12Biz diyor bunu arte ile yani erdemlerle

6:16dönüştürürsek o güvercin olur. Peres

6:19diyor. O o zaman kanatların çıptı mı

6:21uçar? Ne güvercin olsun yani bu kartal

6:23da olabilirdi. Başka bir şey de olabilir

6:25ama bunlar eee sembollerini şeyden eee

6:28bir anlatım dili olarak sembolik bir dil

6:31olarak Mutos dili olarak kullanıyorlar.

6:34Buradaki güvercin seçilmesi haberci kuş

6:37olmasındandır. Postacı değil mi?

6:39Güvercin tüm kültürlerde işte Nuh'un

6:42gemisinde güvercin haberi getirir. Karga

6:45getiremez. Kuzgun gider gelir olmaz. Ama

6:48güvercin gider haberi getirir. Şeyinde

6:50de gagasında da bir eee şey vardır. E

6:54zeytin dalı vardır işte. Yani orada

6:56yaşam var. Eee habere gelir. Dolayısıyla

6:59şeyde eee Hünkar Hacı Bektaşi Veli

7:02şeyden gelir. Eee Orta Asya'dan gelir.

7:05Eee Anadolu'ya ama güvercin eee şeyinde

7:09kılığında donunda derler. Güvercin

7:11donunda geldi. Yani barış barış getirdi.

7:14Barış için geldi demektir bu. İsa'nın

7:18eee İsa nebinin omuzuna güvercin konar,

7:21Yahya görür. Eee vaftiz ederken Erte

7:24nehrine der ki tanrının haberi geldi.

7:27Ruhul Kudüs indi der. Yani bunlar hep

7:30eee sembolik bir dildir. Mutos dildir.

7:32Kavram dili değildir bu. Felsefe dili

7:34değildir. Açık değildir. Eee örtüktür.

7:38Eee bu şey değil. Böyle bir birilerinden

7:41bir şey gizlemek için değildir. Daha

7:43önce de sözünü çok ettiğimiz şey

7:45rüyaların dilidir bu. Yani insan

7:47rüyasını anlatırken kavramsal olarak

7:49anlatamaz. Çünkü rüyada zaman ve mekan

Rüya - Zaman, Mekan, İmkan

7:51yok. Zaman mekan olmayan şey kavrama

7:54dönmez. Yani kavram demek bilincin

7:57kavram üretebilmesi. Zaman, mekan,

8:00imkan. Şimdi rüya ne? La zaman. Yani

8:05orada bir zaman, belli bir tarih, belli

8:07bir şey. La mekan mekan yok rüyada. Eee,

8:12imkan da yok.

8:14>> Yani kayıt yok. La zaman la mekan, lait

8:19olduğu zaman la derler. Yani

8:21>> şey gibi umarsız, ilgisiz filan

8:24gibiymiş. Halbuki öyle değil. Lağ kayıt

8:26olduğu zaman insan sublime oluyor. Eee

8:30imgesel bir dünyaya evriliyor. İmgenin

8:33dili semboldür, kavram değildir. O

8:36nedenle e filozoflar da bunu bilir ve

8:38söylerler. Derler ki

8:42insanın psikesi, ruhsal

8:45dışa vurumları eee ancak sembollerle eee

8:48ifade edilebilir. Ya da buna örnek

8:51olarak ruhun dünyası işte ruh nane ruhu

8:53nedir? ruh kanıtlanmamış bir şey gibi.

8:56Ha onu hemen ya bilinç dışına ya rüyaya

8:59eee şey ediyoruz. Eee atfediyoruz.

9:01Diyoruz ki yani rüya nasılsa işte o

9:03rüyadaki olgular eee aslında olgu

9:05değiller. Eee ama şey gerçek dışı da

9:09değiller. Çünkü bir insan bunu görüyor.

9:12E gördüğü zaman olduğu gibi kalır mı?

9:14Hani bir o kitabı okudum ve hayatım

9:17değişti der gibi o rüyayı gördüm hayatım

9:19değişti de olabilir değil mi? Eee, bu

9:21nedenle ruhsal olgularla

9:24zihinsel eee, bilinç ve akılsal bilinç

9:28arasında bir farklılık var. Zihin

9:31duyularla çalışan bir bilinç yaratıyor.

9:34Ben hep Serhan'ı anlatırım. Hoş geldin.

9:36>> Hoş bulduk.

9:36>> Bu arada yani şimdi böyle misafir eee

“Gülgün Türkoğlu Pagy, Hoşgeldin”

9:40ediliyorsun ve konuk alıyorsun. Sonra

9:43eee gidiyorsun gene başka yere ne biçimş

9:45bu filan demesinlerdi.

9:47Gülgün geldi tabii değil mi? Gül gün

9:50geldi. Gül ki gül yüzünde güller açılsın

9:52yapacağımız

9:53>> şimdi. Fakat Serhan'a anlatayım ben

9:54bunu. Değil mi? İzin verir misiniz?

9:57>> Aman ne güzel.

9:57>> Demin kızı gibi oldun.

9:58>> Ha işte zaten öyle yani öyle gibi değil

10:01gibi. Oldu mu olmaz

10:02>> o zaman taklit olur ya. Bir mes yok

10:04burada. Burada sembol var. Sembol. Sbolo

10:06var.

10:08>> Ne dedik ya? Ne oldu? Ne anlattık?

10:10>> Aynı yerdeyiz dedik ya. Serhan bunu

10:13>> yapıştınız.

10:16Aynı yerde.

10:16>> Ondan sonra yani hatır aynı yerdeyiz.

10:19Rüyadayız. Dolayısıyla çok güzel. Şimdi

10:22rüyanın rüyanın dili sembolik. Yani daha

10:25doğrusu ruhsal şeylerin duygularımların

Rüya, Nous, Logos

10:27da dili sembolik. Ama zihnin dili

10:29sembolik değil. O duyusal. Zihin

10:32duyularla çalışır. Duyular dış dünyada

10:34imgeler alır. Onlara tasarımlar yükler.

10:37Ve bildiğimiz zihinsel ya da anlıksal

10:39Türkçe kurmuş olursak anlıksal bilinç

10:42oluşur. Ama bir de soyutları

10:43düşünüyoruz.

10:45Yani duyusal olmayan, ruhsal dünyadaki

10:49imgelerin de olmadığı yani rüya olmayan,

10:52duyusal bilinç tasarım olmayan bir

10:55düşüncemiz daha var. Bu düşünce salt

10:58soyutları düşünme dediğimiz evrenselleri

11:00düşünme. Ona da akıl diyoruz ya da eee

11:03us diyoruz ya da grekçesi nos diyoruz.

11:06Bunu dile döküyoruz. Logos oluyor. Yani

11:09ifade ediyoruz, anlatıyoruz. O zaman

11:11logos yani dile dökmenin kendisindeki

11:14kullandığımız sözcükler de sembol. Ya

11:17dil kendisi sembolik

11:19>> ama bu öyle bir sembol ki eee

11:23betimlemeleri

11:25kavrama dönüşebilen bir sembol. Yani

11:27dilde kavramın oluşturabiliyoruz.

11:30Dolayısıyla nos bir eee temaşa ama logos

11:36bir ifade.

11:38Yani icra ettiğin şey eee musiki senin

11:42ruhuna etki eden okuduğun bir şey. Bir

11:45şiir, bir doğuş. Eee ona esinlendin.

11:48Sende bir şey oluştu değil mi? İçeride

11:51bir imgeler ama bu ses imgeleri bunlar.

11:54Görü imgeleri değil. ses simgeleriz. O

11:56sendeki o sesler, tınılar o sözcüklere

12:00eşlik etti. Öyle olur, böyle olur derken

12:03a bundan tat aldım dedin.

12:05>> Aynen.

12:05>> Sonra ifadeye döktün. Eee artık dış

12:09dünyaya ikram edildi. Ha demek ki

12:12efendim bizim şey sofra sürekli

12:14cömertlik sofrası. Eee herkes şeyinde

“Bizim sofra piknik sofrası, elinde getiren karnında, aklında getiren gönlünde götürür.”

12:18piknik yapıyoruz. elinde getirdiğini

12:21karnında götürüyor. Aklında getirdiğini

12:24gönlünde götürüyor. Ne demek bu aklında

12:26getirdiğini nasıl gönlünde? Akılda insan

12:28soru getirir. Ya şunu sorsam, bunu

12:31sorsam acaba yani bir bilen var mı filan

12:34yanıtını aldığı zaman değil mi?

12:37Rahatlar. Oh der. Hala gönlünde götürür

12:40yok orada.

12:42Sorunun yanıtını aldın mı? Yeni soru

12:44doğa. Çünkü

12:45>> akılda bir soru sorarsın. Yanıt alırsın.

12:48O yeni bir soru doğurur. Peki gönlünde

12:51götürmek nasıl oluyor? Akılda getirdi ve

12:53gönl bir şey. Eee eski şey eski

12:57anlatılar eski lafı yok. O hep yenidir,

13:00kadimdir. Ama öyle anlatıyorum. Eee

13:04bir eee şeyin huzuruna gittiğimiz zaman

13:07eee bilge diyorlar eskiler. Bilge.

13:09Bilgenin huzuruna gittiğimiz zaman

13:11sorularla gidiyoruz. Şimdi bir bilgeye

13:13gidiyorsun. soracağım, alacağım

13:15yanıtlarımı, işte yolumu bulacağım filan

13:17diye gidersin.

13:20Sorular kaybolur.

13:23Sorular kaybolur. Akılda getirmiştim

13:26ama sorular kalkar. Yani soruların

13:28yanıtlarını alacaktım ben. Sorular

13:31kalkar. Orada bir muhabbet algısı olur

13:34ve döner giderim işte gönlünde götürdün.

13:36Muhabbettir. Hiçbir zaman sorunun yanıtı

13:38gönülde oluşmaz. Gönülde gitmez.

13:43Bu anlamıyla hem şey var, zihinsel

13:47dünyamız var, hem akılsal dünyamız var.

13:50Sorular, sorunlar, sorgulamalar var.

13:52Var. Ama bir de tüm bunların kalktığı

13:55ve gönül dediğimiz muhabbet

13:59yani artık paylaşılan orada sadece

14:02muhabbet, sözler belki şey bahane şeyler

14:05gibi o tınılar onlar söz gibi düşün.

14:09Oradan doğacak olan zevk için o

Müzik-Musiki (Muse)

14:11turularıları kovalayıp onları

14:12yakalamıyoruz. Onlar gökte uçan kuş.

14:14Hangi notayı havada yakalıyoruz ki? Ama

14:17onun bıraktığı bir zevk var. İşte sona

14:19gön gönle oluşturan bu zevktir. O

14:21nedenle musiki hakikaten şeyin eee

14:23sohbetin bir eee sözsüz sohbet derler.

14:27Hatta şöyle derler: "Musiki

14:31eee sözün bittiği yerde başlayan

14:33nutuktur."

14:35>> Ya bir nutuktur ama sözün bittiği yerde

14:37başlar. Peki niye müzik demiyorsun da

14:39Metinciğim musiki diyorsun filan böyle

14:41ağalı eski laf ediyorsun? Hayır efendim

14:44musike okumuştuk şeyde beraber konuştuk.

14:48Pühatagoras'ın

14:49eee koyduğu bir isim ve şey de Zeki

14:53Müren Rahmetli de bunu çok böyle üstüne

14:56değil mi? vurgulayarak illa musiki derdi

15:00ve o zaman da zannederlerdi ki işte yani

15:02bu biraz şey adalık Osmanlıca filan

15:04seviye aralı Osmanlıca dedi bir dil yok

15:06yani Türkçedir ama Osmanlı e

15:09kozmopolitan dünyasında Farsçayla

15:11Arapçayla Türkçeyle bir arada

15:13kombinasyon bir nevi şey gibi eee yeni

15:16bir dil oluşturma provası gibi filandı

15:19Osmanlıca derler. Osmanlıca dil yok.

15:21Türkçedir o. E başka sözcükleri alır

15:24içinde kullanır. Eee sanki onu kullanmak

15:27gibi zannediyor. Hayır doğrusunu kullan.

15:29Grekçe çünkü musikidir.

15:32>> Kitabımızın koyduğu isim musiki. Kelime

15:35olarak musiki diyor.

15:37>> Aynen. Evet. Musiki. Musikinin aslında

15:40sadece bildiğimiz bu müzik ve şey eee

15:44müzik icrasıyla ilgili bir sözcük

15:46olduğunu da eee sanıyoruz. Halbuki

15:48konuşmalarımızı anımsıyorsunuz.

15:50Pythagorasın mabedinde tüm müzler

15:52>> Hı hı.

15:54>> şiir, dans, eee, işte eee diğer tiyatral

15:58şeyler eee sanatlar hepsi musikir.

16:02Çünkü musik müz muze, müz müz ya da muz,

16:08Muse filan, Musa filan böyle çeşitli

16:10okumalar var. Esinlemek,

16:13esinlenmek.

16:17Esinlendiğim zaman bunun ifadesi sesle

16:19olur. İşte bir enstrümanla olabilir, bir

16:22fırçayla olabilir, konuşmayla olabilir,

16:26esrimden doğan şiirle olabilir, heykelle

16:29olabilir, tiyatrol olabilir, sinema

16:31olabilir.

16:32>> Bunlar ifade formları. Asıl olan esin.

16:36Bu anlamda hepsi musikir. Sohbetle

16:39musiki değil mi?

16:41>> Evet. Yani sesle yapılıyor

16:43>> ya. Fane

16:44>> sonuçta. Fane yapıyor.

16:45>> Fane. E Can Bey siz eee şeyde eee ses

16:50böyle görünmeyen efendim görünmeyen

“GülgünCan, canımıza can kattın, hoşgeldin”

16:52sesimiz

16:53>> iç sesimiz adı Can ya.

16:55>> Sofranın iç.

16:56>> Şimdi biz de tabii onun canın sofrasında

16:59olduğumuz için adlarımızın sonuna can

17:01ekliyoruz.

17:02>> O zaman diyoruz Sinan Can. E şimdi sen

17:05geldin Gülgünc oldun. Şimdi Gülgünc

17:07>> canımıza can kattın. Gülgünc

17:09>> bugün Gülgün

17:11>> Evet Sinan Bey

17:12>> Türkoğlu Peg bizlerle sağ olsun

17:15ayaklarına sağlık. İzmir'den kalktı

17:17geldi bizlere soframıza şeref verdiniz

17:19efendim. Hoş geldiniz.

17:20>> Onur duydum ben de. Sağ olun davet

17:22ettiniz için.

17:23>> Var olun. Biz bayağı yani geçmişte

17:25baktığımızda çok makalelerden de

17:27tanıyoruz seni. Biliyoruz. Tamam seni

17:29tanıyoruz ama de hani gönlünden

17:31kaleminden çıkanları da biliyoruz. Ben

17:33hatta sohbetlerine de geliyorum. Oradan

17:34da biliyorum. İzmir'de sağ olasın. Eee,

17:38vallah çok memnun ve mutluyuz. Hatta

17:41alta yazılan yorumlarda diyorlar

17:43dediğiniz gibi erkek erkeğ mi

17:44oturuyorsunuz ya? Bayan da alın getirin

17:46dedikleri için. Tabii

17:48>> biz de Evet. Şimdi eee biz ne dedik? Bir

17:51şeyin gelişimin sonu var. Yani bir

17:53sürecin bir sonucu var.

17:54>> Eee dünya tarihini işte bu bu yeni bir

“İnsanlık tarihi doğru değildir.”

17:56şey. Yeni bir söylem. Yeni bir söylem.

17:58Şimdi bir kez daha eee Gülgün'ün şeyiyle

18:01katkısıyla can katmasıyla söyleyelim.

18:03>> Yeni bir söylem. bir dünya tarihi diye

18:06eee yazılan, çizilen akademik çalışmalar

18:08dahil eee insanlık tarihine yani atfen

18:12insanlık tarihi yazıldıklarına eee bu e

18:15doğru değildir diyoruz değil mi?

18:17Demiştik. Yani bu sofrada dendi. Biz

18:19bunu şimdi eee şey öneriyoruz.

18:22>> İnsanlık tarihi diye bir şey yazılamaz.

18:24Neden? Çünkü insanlık tarihinde modern

18:26döneme kadar kadın köledir.

18:31İnsan hak ve özgürlükleri dediğimiz bu

18:34modern dönemin bir şeyidir. Eee,

18:36kavramıdır ve kadın ilk kez modern

18:39dönemde erkekle eşdeğer anayasal eee

18:44şeyde eee proje altında en azından proje

18:48olsun daha gerçekleşmedi. Eş değer kabul

18:51edilmiştir. Yani eee ne Antik Yunan'da,

18:54ne Arap dünyasında, ne Çin'de, ne

18:56Hint'te, ne başka şeylerde, Roma'da

18:59filan kadın insan sayılmıyor. Yani o

19:02zaman human dedikleri zaman erkeği

19:04kastediyorlar. Kadın yok orada. Kadın

19:07hakları yok. Kadın bir e cinsiyet

19:09ayrımından hareket etmişler. Eee, zayıf,

19:13doğurgan olduğu için bebelerine bakmak

19:15zorunda olan bir mahluk gibi düşünülmüş.

19:19Eee, erkekler dünyayı yönetir. Erkekler

19:21savaşları onlar yapar. Erkekler

19:23dolayısıyla güçlü olan kas gücü

19:25neredeyse kaba güce bağlı. Ve o kaba

19:28gücü nereden elde ediyor? Eee, daha

19:30önceden de bunları zaman zaman

19:33zikrediyoruz ama tekrarında yarar vardı.

19:34Şimdi aynı şeyleri niye niye söylüyoruz

19:36gibi değil altını çizmek başka türlü

19:38olmuyor. Efela tezekkür eğer

19:40hatırlıyorsanız şimdi hatırlayalım diye

19:42söylüyor. Erkekler avcılık

19:45döneminde hayvanları avlarken kendi eee

19:49avcılık yeteneklerini geliştirirken eee

19:52kas güçlerini eee avlama

19:56zekasını kullanmayı eee başardıklarında

20:00bunu dönüp sonra hemcinslerine

20:02uyguladılar. başladılar. İnsanların

20:04insana avına başladılar. İnsanları

20:06köleleştirmeye başladılar. Ya

20:08öldürüyorlar ya da köleleştiriyorlardı.

20:10Ve dolayısıyla tarih avcıların, avcı

20:14eril eee erkin eee yarattığı bir dünya

20:19tarihi oluştu ve kadın burada

20:21köleleştirildi

20:23ve kendilerine denk yani partner gibi

20:27düşünmediler. Çocuklarımın anası olarak

20:29düşündüler ve onlar savaşçıydılar. Onlar

20:32zaferlerle şey onurlandırılıyorlardı.

20:37Bu

20:39e bu anlamda modern döneme doğru tarihin

20:42evrilmesini bir lineer, geçmişten

20:45geleceği akami nehir gibi düşündüğümüzde

20:47Heraklitos'un hani Pantaray akıyor bu

20:49zaman. Yani nehir dediği zaman tabii

20:52zaman akıyor. Bu zaman aslında insana

20:55nerede kavuşuyoruz? kadının

20:58modernitedeki

21:00eee insan hak ve özgürlükleri, kadın hak

21:03ve özgürlükleri değil, erkek hak, erkeği

21:06ve kadını aşan insana evrilme. Kadının

21:09insan, insanlığı bize armağan etmesi

21:11modern dönem.

21:12>> Evet. Ondan önceki tüm alivyonlar, tüm

21:16tarih eee bu insana doğru akan bir tarih

21:20ve bunun kanıtı da modern insan olarak

21:24kadın kadını da tezahür ediyor. Bu

21:27bakımdan eee önerimiz şu. İnsanlık

21:31tarihi demeyelim de insanlığa doğru

21:34tarih diyelim. Tarih öyle. kölelikten

21:38özgürlüğe evrilen ve bu hem cinslerini

21:41köleleştiren erk eee avcı şey kültür

21:46eril kültür hem eşini hem çocuklarını

21:50eee şey yapan köleleştiren aşiretler

21:54dönemi vardır. Tüm dünyada eee her yerde

21:57böyledir. Eee çok evlilik hatta vardır.

22:00O çok evlilikten çok çocuk elde etme

22:03şeyi var, amacı var aslında. eee bedava

22:07insan çalıştırmak yani köle Ne.

Recently added transcripts

Browse the whole transcript library

This transcript was generated from the captions YouTube publishes for this video. Get the transcript of any YouTube video atfreeyoutubetranscribe.com, free, unlimited, no sign-up.