Free YouTube Transcribe

Video transcript

Çilingir Sofrası 221 / Sofrada Gülgün Türkoğlu Pagy (8) - Hz.İbrahim

Çilingir Sofrası · 3,351 words · 16 min read

Want to search this transcript, jump the video from any line, or download it as TXT, SRT, or VTT?

Open in the transcript tool

Full transcript

Söz Gülgün Hanım’da: Hz.İbrahim, İsmail Emre’de nefs mertebeleri, Başarı ve Başarısızlık, Travma

0:02Hazreti İbrahim'i düşündüğümde bu

0:04sıralarda da bayağı bir şey eee hem

0:07anlamaya çalışıyorum ve bir de kendi

0:09yaşantımda nasıl buluyorum? O da çok

0:11önemli elbette yolu süren biri olarak.

0:14Eee İsmail Emre şey der nefsin yi

0:19sıfatını sıralar. emare düzeyi nefsin

0:22işte şey eee

0:25hırs ondan sonra öfke, gadap neyse

0:28onları yisini sıralar. Eee ve der ki

0:31bunlardan en kötüsü, en başat olanı,

0:34hepsini kapsayanı öyle söyleyeyim

0:36yalandır der. Dolayısıyla bir de der ki,

0:40"Altısını halledersin,

0:43bir tane kaldı hallediyorum galiba der"

0:45dersin. Bir tanesi de kalsa yedisi de

0:47geri döner. Der yalan nedeniyle

0:49birbirine bağlıdır der. Çok aslında

0:50önemli bir tespit. Çünkü

0:53>> eee [homurdanır] şöyle düşünüyorum. Eee

0:56insandan riya, şov, performans şeyi

1:01kalktı. Kendinden o beklenti kalktığında

1:04ya da o beklenti olduğunda kendinde bir

1:06yalan içinde oluyor. Eee dolayısıyla

1:12sizinle eee çok minnettarım. Tabii iyi

1:14ki yollarımız kesişti. Eee, bana demiş,

1:18demiştiniz ki, eee, birkaç uyarınız

1:21vardı. Birine, "Gizli şirke dikkat et

1:24demiştiniz. Sonra İncil'den bir ayet,

1:27hükmetme ki hükm olunmayasın demiştiniz.

1:32Eee, gizli şirk o." Bir de dediniz ki,

1:35eee, şeylerde böyle ilişkilerde kimseyi

1:39eee, üstüne sıçratma diye bir şey

1:41söylemiştiniz.

1:43Ben başarıyla bunları bunlarda

1:45başarısızlığa uğradım onca yıl içinde ve

1:49öyle olmayı da hani iyi ki de öyle

1:52olmuş. Daha sonra Hegel'de tabii şöyle

1:53cümleler okuduğumda da işte filan yani

1:56böyleydi diyorum. Mesela diyor ki bir

1:59insanın hani anlatıyor anlatıyor ondan

2:01sonra iyi de yani nasıl halledeceğiz

2:02bütün bunları? diyor ki bir insanın

2:04sınırlarını bilmesinin olanaklılığı

2:08başarısızlığa uğramaktır diyor. İnsan

2:10başarısızlıkla sınırlarını bilir diyor.

2:13Böyle baktığınızda

2:15eee bir şey olarak eee

2:19yabancı olarak kendini yansıyarak

2:22kendine de bir yabancı olarak o güne

2:24kadar alıştığı kültüre alıştığım bene

2:27aslında içinde de böyle birçok şey

2:28psikolojik okuma da var tabii ki

2:30İbrahim'in. İbrahim Peygamberin öyle

2:34baktığınızda orada o kadar büyük bir şey

2:36anlatılıyor ki İbrahim Peygamber

2:38aşamasına eee mesela bir şeyde Füsusta

2:42anlatımla Hegel'in anlatımı arasında çok

2:44güzel şeyler var. Eee köprüler

2:47kurulabilecek köprüler var.

2:50Temel olarak la ilahe illallah ve bu

2:55üçlü formül gibi böyle yavaş yavaş öyle

2:58bir eee şeye düşünceye geliyorum. La

3:01ilahe kısmı var, illallah kısmı var. Bir

3:03de aslında hep unutulan eee bir Muhammed

3:06peygamber var orada da. Orada bir örnek

3:09olarak. Dolayısıyla bunların üzerine

3:12düşünmeye başladığımda [homurdanır]

3:14şimdi eee

3:17benim bir şeye la ilahe demem, la ilahe

3:20ile başlamam yani putlarımı kıracak

3:23olmam. Bu kültürel put da olabilir. Hz.

3:25İbrahim'in yaptığı gibi çok kolaymış

3:27gibi geliyor ama herkese eee yani la

3:33ilahe demediği bir şey kaldı mı?

3:35İnanılmaz bir yabancılık, çok büyük bir

3:37yabancılaşma ve o şekilde terk ediyor

3:40içinde bulunduğu toplumu. Ve

3:42biliyorsunuz babası falan uyarır. Der

3:44ki, "Hne, sen yanlış yapıyorsun, geri

3:46dön ve lanetlenir."

3:49Eee, lanetlendiğinde de gene de tabii ki

3:52durmuyor artık. Çünkü geriye

3:53dönebileceği bir nokta değil. eee ve

3:55şeyine devam eder. Yolculuğuna devam

3:59eder. İbrahim peygamberle ilgili

4:04Hegel'in çok ilginç bir yorumu var.

4:06Diyor ki o bunu ben tabii ki modern bir

4:10okumaya da getirmeye çalışıyorum kendi

4:12okumalarımın içinde. Eee bu

4:15başarısızlıkla düşüp kalkmayla ilerlenen

4:18bir yol. Sınırlarımızı anlayabilmek

4:20için. Yani bu olumsuzlama çok çok önemli

4:23bir şey.

4:24>> Dolayısıyla çünkü o işte gölge varlığı,

4:27egomuzu, ben zannediyoruz, yaşamı çok

4:29ciddiye alıyoruz. Her şeyden önce

4:31kendimizi çok ciddiye alıyoruz. O eee

4:34insan nasıl bir performans içinde

4:36olduğunu anladığında eee onu düşünmek

4:39bile yorucu bir şey. Hele şehirlerde

4:42yaşayan insanlar olarak birçok maskeyle

4:44falan geziyoruz. Eee Hz. İbrahim için

4:48diyor ki o diyor

4:52enteresan orada cümleleri.

4:54Eee ne diyor? Eee şuradan size şeyi

4:59söyleyeyim.

5:06Terk ederken diyor çünkü kendisi

5:08yeryüzünde bir efendi olacak. O bir

5:10şeydi. O hani bir ümmetti anlamında.

5:14Bunu o terkin ne incinmiş olarak ne de

5:17reddedilmiş olarak yaptı diyor. Ve diyor

5:21eee haksızlık ya da hakarete uğradığını

5:25düşünmedi diyor. Oysa ki lanetlendi

5:30ama o incinmedi. Ben bu yorumun çok

5:33enteresan bir yorumu olduğunu düşündüm.

5:35Çünkü daha sonra diyor ki kadmos ve

5:37danaos işte biri mitlerde Libya kıralı

5:41olarak geçiyor. Öbürü de eee şeylerin

5:45Finikeliler yanılmıyorsam. Onlar terk

5:48ettiklerinde diyor sevgileri yarım

5:50kalmıştı, incinmişlerdi ve onlar o

5:54bulamadıklarını tekrar kurmak üzere

5:56bulundukları yeri terk ettiler. Yani

5:58yanlarında tortuları götürdüler.

6:01Hazreti İbrahim ne incindi? ne

6:05reddedildiğini düşündü. Yani nasıl

6:06düşünmez? Babası dedi ki, "Lanet olsun

6:09sana. Git burada sana." Hazreti

6:11İbrahim'de o yok. Ne hakarete uğradığını

6:14düşündü de işte bana haksızlık yapıldı

6:17falan. Böyle bir şey yok.

6:19>> [homurdanır]

6:19>> Çünkü o diyor bu incinmişlikle,

6:23yarım kalmışlıkla sürdürmeye çalıştığı

6:26bir sevginin peşinde değildi. Çünkü o o

6:29güne kadar sevgi iyilik yaptığı,

6:33zannettiği her şeye de la dedi. Eee,

6:36dolayısıyla şu cümleyle sonlandırıyor.

6:39Müthiş bir cümle. Çünkü diyor o eee

6:45severek değil sevmeyerek

6:49ayrılmayı istedi. Yaşamında sevmemeyi

6:52aradı. Yani çünkü sevgi zannettiği şey

6:55de

6:57aslında atanın babanın dini deyince biz

6:59şey zannediyoruz. Evet. Şimdi içinden

7:00çıktığım eee şeyi reddedeceğim. Kültürü

7:03reddedeceğim ama bir de kendimiz de

7:05kendimizin içinden çıkıp kendimizi de

7:06yapılandırıyoruz. le din olması

7:08gerekmiyor. Yani içimde o kadar ilahlar

7:10yaratırım ki kendimce bir dinim

7:13olabilir. Dolayısıyla

7:14>> daha gerçektir yani

7:15>> değil mi?

7:16>> Daha gerçektir.

7:17>> O o bunu sevmeyerek, sevmeyi reddederek

7:21diyor. Orada geçen hafta vakıfta da onu

7:23söyledim. Oşa'nın güzel bir lafı vardır.

7:26Der ki, eee, yanılmıyorsam o da sevgi,

7:30nefret ya da iyilik ve kötülük üzerine

7:31söylüyordu. İyilik ve bunu rahatlıkla

7:36sevgi için de söyleyebiliriz. Sevgi,

7:38iyilik gibi kavramlar o kadar kirlidir

7:41ki der. Biz nefret ve kötülükten emin

7:43olabiliriz ama sevgi ve iyilikten

7:46olamayız. Çünkü onlar hep bir kılıf

7:48içinde gelir. O o zaman da ben de

7:51diyorum ki çok haklı adam. Çünkü ben

7:53kimseye ya ben inan ki senden nefret

7:55ediyorum demedim kimseye. Çünkü

7:57sevmediğin zaman ortadadır ama seviyorum

8:00işte iyilik yapayım vesaire. Bunun bir

8:02sürü süsü geliyor

8:04>> ya işte şov riya ve

8:06>> performansa geliyorlar. O zaman

8:09>> İbrahim'i düşündüğüm zaman eee bugünün

8:13psikolojisine de baktığımda mesela bir

8:15şeyde de bizim tasavvufta da değil mi?

8:17Bir böyle işte bir bilge ile birlikte

8:20olduğumuzda bir mit mürşit ilişkisinde

8:23geçmişe bakışım temizlenmediyse ben 50

8:26yıl daha yolda olabilirim. Ya da bir

8:29psikiyatrist ya da psikolog onun

8:30karşısında ben oturup 10 yılda

8:33gidiyorsam ve hala benim geriye bakışım

8:35hall olmadıysa şimdi bu yönde bilimsel

8:39çalışmalar da var. Diyorlar ki geriye

8:41dönük insanlar da hakikaten geriye

8:44döndüğümüzü filan düşünmeye başlamışlar.

8:46geriye yönelerek temizlik yapılabileceği

8:49ile ilgili konuşuluyor.

8:51>> Eee benim eee

8:55oradan oraya atlıyorum ama insanlar

8:56şöyle söylüyor. Diyorlar ki işte ya bu

8:58kadar kaotik şehirler, insanın sinir

9:00olacağı bir sürü olay var, kabalık var.

9:03Nasıl halledeceğiz bunu? O bir sorun

9:06olarak onu alalım. Ama asıl mesele benim

9:08o olaydan nasıl etkilendiğim.

9:12Dolayısıyla geriye de dönüp baktığımda

9:14benim travma olarak gördüğüm şeye benim

9:17bakışım değiştiğinde travmanın etkisi

9:20benim üzerimden kalkmıştır ve ben tarihe

9:23geçmişi değiştirdim demektir. O bakımdan

9:27İbrahim Peygamberin yaptığı demek ki

9:30%100 bir şeyle

9:32>> ve Kur'an'da da evet hiç tortusu yok.

9:35Travmatik bir şey değil. Ve o zaman eee

9:39Kur'an'a da dönüp onu okuduğumda orada

9:41diyor ki eee annemi, babamı ve hepsini

9:44de affet ya Rab. Orada ona diyorlar ki

9:47dur bakalım. Yani eee onlar için de af

9:51diliyor. Ben geriye dönüp bende o travma

9:54yaratan kişiyle benim ilişkim benim o

9:57travmayla bağımın nasıl kesildi yani ben

10:00o yarım kaldım hırpalandım şöyle oldu,

10:03böyle oldu. Onu buraya taşımıyorum.

10:07Şey Kadmos ve Danaos'un yaptığı gibi

10:10diyor.

Tasavvufta Travma - Kelam, (Malatyalı) Niyazi Mısri’de Kelam

10:11>> Öyle. Çok ilginç ama şimdi e izin

10:13verirsen hemen orada tabii dinlerken

10:16insan diyor ki çağrışımlar oluyor

10:18tutuyorsun filan izinle. Bu travma

10:21meselesi de tabii ki modern bir terim.

10:24>> Eee psikolojide kullanılan bir terim ve

10:28hep olumsuz travma.

10:31Eee halbuki travma eee gelenekte

10:35olumlu travmadır. Hı

10:37>> hı.

10:38>> Travma demek yara demek.

10:41Yani bir yeri kestiğim zaman, yara

10:43açtığım zaman işte travma. Bizim kelam

10:46dediğimiz değil mi? En baştan beri

10:48kullanıyoruz.

10:49>> Kelam dediğimiz zaten travma demek.

10:52>> Yani çevirirsek eğer travma kelam. Kelam

10:55kesmek ve yara açmak demek. Şimdi

10:59örneğin eee tümünün tüm anlatımın yani

11:04tasavvuf illa diye böyle markalaştırmak

11:07gerekmiyor. Gnosis diyebilirsin değil

11:09mi? Eee şey diyebilirsin, filozofya

11:12diyebilirsin. E birçok adlandırmayla

11:15değişik kültürlerin içinde olan bir

11:16gelenek diyelim buna. Hermetik bir

11:18gelenek. Burada travmayı en iyi, en

11:21güzel ifade eden deyişlerine,

11:24doğuşlarında Niyazi Mısridir. Niyazı

11:28Mısri der ki, "Derman arardım derdime."

11:33Neye derman arıyor? Derde derman arıyor.

11:36Derdimdir, derman bana. Şimdi burası

11:38ilginç. Dert işte o travmanın taşınması

11:42demek. Yani bir yara al. Yara demek

11:45zaten travma. Şimdi yara aldım ben.

11:47Birisi beni incitti ya da bir benim

11:49hayatımda bir tostladım

11:51bir şey oldu. Ya da sevgi en en büyük

11:55travma da annelerin çocuklarına seni

11:58sevmiyorum

12:00ya da sevmem. Bak şunu şöyle yapmazsan

12:02sevme. Sevgiyle tehdit edilmek derler.

12:05Mesela azarlanmada insan güçlenir.

12:08Öfkeli birisi eee şey eder. E komşu

12:12bağırır çağırır çocuk diklenir. Ama

12:15annesi, "Bak öyle yaparsan seni sevmem."

12:17der. Çocuk yıkılır. Başka dayanağı

12:20yoktur. Yani eee esası kaybeder. Şimdi

12:23dolayısıyla bu negatif bir şey işte. Çok

12:25kötü bir şey. Ama bu yoksunluk

12:30doyurulamaz bir yoksunluk. annedeki

12:33özellikle doyurulamaz bir yoksunluk

12:35olarak ortaya çıkması bir derttir.

12:39Varoluşsal bir derttir. Ve bu derdin

12:42kendisi aramaya, seyri süluka, eee,

12:46maceraya,

12:48yolculuğa sebep olandır.

12:51Dolayısıyla tasavvufta bu olumludur.

12:55>> Evet.

12:56>> Derdin kendisi dermanı oluşturuyor.

12:59>> Çöle atar. çöle atar ve çölde de hakkı

13:02bulur.

13:03>> Şimdi bu bakımdan eee modern şeydeki hep

13:06travma olumsuz olumsuz olumsuz işte

13:08travmaları nasıl kaldıracağız?

13:09Travmaları terapi yapalım filan ama bu

13:13tabii ki yani şimdi bu bir bilim tabii

13:17ki böyledir ama bizim

13:20kelamdaki yara travma asli travma. Onun

13:25için hep anneye referen referans

13:27veriyorlar. Yani annenin sevgisiz

13:31bırakması [boğazını temizler] korkusu

13:34anneyle özdeşlikten ayrılma ayrılmama

13:37problemleridir. Annenin kişiliği ile

13:39ilgili değil bu. Annenin kişi olması

13:43başka bir şey. Annelik bebeğiyle olan,

13:47eee, çocuğuyla olan ilişkisindeki

13:49anneliği başka bir şey. Bunları da

13:51karıştırmayalım. Yani diyor ki ya benim

13:54annem ama işte bu çok şeydi, kişiliği

13:56bozuktu. şöyleydi, böyleydi. O onun

13:58anneliği değil. O kişilik. Ama bir de

14:02doğuran ve içgüdülerle bağlı olan,

14:07besleyen, şefkat gösteren, koruyan eee

14:11bir ilişki var. Ona anne diyoruz biz.

14:13>> Anne şimdi bu da çok eee temel bir şey.

14:18Neden? Kur'an-ı Kerim'de örneğin İsa

14:21nebi için Meryem'in oğlu der. Annesiyle

14:25anlar.

14:26E işte babası belli değildi ya da babası

14:29Cebrail'di ya da Tanrıydı ya da filan

14:31gibi birçok söylem var. Ama şimdi biz

14:33şeyden bakalım. İnsanın kendisinden

14:36bakalım. Eee şeyde eee

14:42asli varlık olmakta eee Meryem'in oğlu

14:45yani aslında şefkatten doğmuş,

14:48anneden doğmuş. E Meryem kadınların en

14:50hayırlısı. Yani kadınların en hayırlısı

14:52anneliktir, anne olmaktır. Şefkat, ilahi

14:57şefkat orada açığa çıkıyor. Kişiyle bir

14:59ilgisi yok. Kişi yani kişilikle ilgisi

15:03yok.

15:06Bu bakımdan eee şeyi, travmayı eee

15:09psikolojik süreçlerdeki günlük yaşamdaki

15:13incinmelerin karşılığındaki terapi için

15:15tabii ki eee şey e yöntem olarak

15:19düşünebiliriz ama asli travma olmasa da

15:23hakikati aramıyor insan. H

15:26>> böyle de bir şey

15:26>> konfor alanından çıkması

15:27>> konfor alanından çıkması için o nedenle

15:30mesela şeyde tora İbrahim nebi için e

15:34memlekette kıtlık vardı diyor.

15:37>> Sadece babasının azarlaması veya şey

15:39lanet o gitmek istediği için lanetlendi

15:41ama niçin gitmek istiyor? Memlekette

15:44kıtlık vardı.

15:47Şimdi bu bizzat kendisi için

15:48yoksulluktan kaçış değil. Çünkü biz

15:51bugünkü gibi aile babası dediğimiz

15:53zaman, Avram aile babası demek. Aile

15:56babası dediğimiz zaman işte anne baba

15:58çocuk. Modern aileyi düşünüyoruz.

16:00Çekirdek aileyi düşünüyoruz. Geleneksel

16:02aile büyük ailedir. Şimdi köylerde de

16:05mesela büyük [boğazını temizler] aile

16:07vardır. Anne baba onların annesi babası

16:10eğer sağ iseler çocuklar torunlar hepsi

16:12bir arada yaşarlar. Ama bu İbrahim

16:15peygamberle ilgili bahiste böyle değil.

16:19Orada bir aşiret var. 10.000 kişi filan

16:21var. Yani hatta daha fazla değil mi?

16:24Bunlar koyunlarıyla birlikte hep

16:27birlikte kıtlık var. Yola çıkıyorlar.

16:31İşte kimisi Urfa diyor, kimisi Ur diyor,

16:35Harran diyor, işte Kenan diyor. Aman

16:38sahiplenmek filan gerekmiyor. Demek ki

16:40Ortadoğu'da bir bö ama Mısır'a doğru ne?

16:42O zamanın en zengin

16:44>> ülkesi Mısır ve belki orada bir yiyecek,

16:48belki bir barınacak. iş bir şey buluruz

16:51diye. Yani en görkemli bir şey eee

16:54hükümranlık. Ama şimdi bu zahirde zahir

16:58demek dış

17:00yaşantıdan ve seküler yaşantıdan

17:03baktığımız zaman kıtlık vardı. Tabii ki

17:05adam şeyini aldı akrabalar makrabalar

17:08yola çıktı. Mısır'a gidiyor. Ne var

17:10bunda?

17:11>> Y bunu bunun üzerine niye konuşalım

17:13bugün yani?

17:15>> Değil mi? Yani olacak işte. Ha halbuki

17:18burada dini bir metin haline gelmesi,

17:22günümüzde halen kullanılması ve

17:24insanların bundan vazgeçememesi sadece

17:26bir kuru bir inanç değil, bir eee

17:30arketipal bir tetiklenme yaratıyor

17:33insanda ki bunun

17:34>> oradan dokunuyor ki insanlar bunu

17:36duyunca

17:38>> bu kendileri de kendilerini

17:40sorgulayabilecek veya içinde

17:42bulabilecekleri bir serüvene götürüyor.

Mitos, Mythos

17:45Dolayısıyla buradaki baştaki söylediğim

17:48mitos diye kullandığımız böyle bir

17:50terim, e, Grekçi bir terim. Eee, şimdi

17:53buna destan diyelim mi? Destan epik

17:55demek.

17:56>> H,

17:56>> eee, mitos, epik, bunlar farklı. Eee,

18:00destanda bir kahraman var ve eee, onun

18:04obstrüksiyonları karşısına çıkan

18:06sorunlarla savaşımı kendini

18:08kazanabilmesi için bir şeyi var.

18:12Macerası var. Bu epiktir. Yani destan

18:14dediğimiz dester

18:16anlamına da gelir. Destan Türkçe,

18:19destinesi ama ikisi de kader demek.

18:21Bireysel kader ama kahraman bir

18:23serüvende kahramanlaşmak. Ama mitos o

18:27demek değil. Bir metnin bu mitostur ya

18:31da destandır nedir farkları var. Mitta

18:35arkeler var. Arketypes var. Hani Yung'un

18:39filan çok üzerinde durduğu Cample'ın

18:41işte Mirçe Eliyade'nin filan bunlar son

18:45derece Fraser'ın filan çok önemsediği

18:48eee arkeler. Arke demek ark eee Grekçede

18:52kaynak köken demek. Ha bir öykü bir

18:57söylence

18:59eee dinleyeni kendi kökenlerine

19:03götürüyorsa o mitostur.

19:06>> Buyurun. Bunu mesela şeyle

19:07bağlayabiliriz. İsa Nebi'nin eee

19:10İncil'de eee söylediği bir söz var. Çok

19:13ilginç, çok radikal bir sınır olarak

19:17söylüyor. Diyor ki eee kendini takip

19:20edenlere değil mi? Havarilere diyor ki

19:24tekrar dönüp çocuk olmadıkça Allah'ın

19:27melekutuna giremezsiniz. Şimdi nasıl

19:30yapacağız? Tekrar dönüp çocuk olacağız.

19:33Allah'ın melekutuna gireceğiz. Hatta

19:36Nikodimos diye bir haham gelir ve hocam

19:40der. Rabi. Rabbi hocam. Hocam demek

19:43muallim yani. Ravi de denir. İsa nebi'ye

19:47hitaben eee ravi der hocam eee nasıl

19:51yani tekrar anamızın rahmine mi

19:53düşeceğiz?

19:55Ne biçim bir söz bu yani? Hakikaten

19:58insana şimdi diyorsun sen tekrar çocuk

20:00olmadıkça tanrının şeyine krallığına

20:03giremeyeceksin.

20:05Gönle giremeyeceksin aslında demek.

20:07>> Sen diorsun. E peki nasıl yapacağım?

20:09Yani tekrar annemin karnına mı

20:11düşeceğim? Reenkarnasyon gibi mi?

20:13>> H

20:14>> diye bir sorudur o. Orada İsa Nebi der

20:17ki, "Hayır

20:18hayır. Bedenden doğan bedendir.

20:22Ruhtan doğan ruhtur. Ben size ruhtan

20:25doğmadıkça

20:27Allah'ın melekutuna giremezsiniz

20:28diyorum. Ha bedeni kastetmiyorum.

20:31Ruhsal doğum da ruhun kendi kaynaklarına

20:34gitmesi demek. Araya gitmesi lazım. Peki

20:38insanın ruhunun kendi kaynakları demek

20:40ne demek? Yani bir mitos işte İncil bir

20:43mitostur. İncil okurken Kur'an-ı Kerim

20:47hem destandır hem bir toostur filan o

20:50şey eee terkip tümünü tevhit etmiştir.

20:54Eee içinde efsane de vardır. Füsun efsun

20:58yani kapılmak filan. Bunların hepsinin

21:01özellikleri var. Şimdi burada şu var.

21:05Öyle bir eee söylence benim ruhuma etki

21:09edecek ki ben anamnesisi kendi

21:13hakikatimi, kendi ruhsal deneyimim

21:17içinde anımsayabileyim. Ne demek bu?

21:21Safiyet.

21:22Safiyet tekrar çocuk olmak demek

21:26safiyete gelmek. İşte safiyete gelmek

21:28için o kibir

21:31ve ondan sonra büyüklenme, sahiplenme.

21:35Tüm bunlar çocukta var mıdır? Çocukta

21:37yoktur. Değil mi? Biz büyüdükçe kirlendi

21:41dünya diyor. Bir türkü vardı öyle.

21:44>> Telli telli torna mı neydi? Ne hoştu.

21:46Biz büyüdük ve kirlendi ya. Hakikaten

21:48dünyanın haline bak yani. Biz büyüdük.

21:50Büyümesek ne güzeldi. Şimdi çocuk

21:53>> eee oyun oynar.

21:56Eee, çocuğa niçin oynuyorsun desen ne

21:58diyecektir? Oynadığı için oynuyor.

22:02>> Ama biz şimdi

22:03>> göstermek için oynuyoruz. Şov yapıyoruz.

22:07Kendimizi göstermeye çalışıyoruz.

22:09Performans diye söylüyor sürekli. Ama

22:11sanatın da bugünkü şeyi performans ya.

22:13Hep bir bir şey söylerken bunun negatif

22:18değil, pozitif değil, ikisi bir arada

22:20olduğunu söylersek, paradoksal birlik

22:23olduğunu söylersek eee daha doğru olur.

22:25Çünkü bu sefer doğrular yanlışlarmış

22:28gibi böyle ikiye bölemiyoruz.

22:29>> İkili birlik bunu da çıktı karşı.

22:31>> Hep ikili birlik sürekli.

22:33>> O bakımdan şimdi tekrar eee

22:36saflaşabilmem için, arılığa gidebilmem

22:40için bir eylemde bulunmam lazım.

22:44bir eylemde. Şimdi İsa da diyor ki her

22:47şeyi terk edin. Beni beni takip edin.

22:50Havarileri öyle diyor yaama diyor annem

22:52babam diyor filan bırak diyor beni takip

22:56et. Dünya mal filan mülk beni takip et.

22:59Şimdi beni takip et diyen kim? Bir

23:02öğretmen. Bir şey dışarıda öyle. Ama

23:05aslında İsa Ruhullahsa eğer

23:08>> bu öğretim içinde bunu anladıysa o zaman

23:10ruhunu takip et.

23:13kendi ruhunu takip. Peki ruhumu nasıl

23:15takip edeceğim? O zaman ruhsal enerjini

23:17kullan. Şimdi biz eee halk olarak eee bu

Sevmek - Sevilmek - Sevgi Dilenciliği

23:22tecrübelerin

23:23şeyleriyle ne derler? Sezgileriyle

23:26doluyuz. Ama bunu kazıyıp arkasında

23:28hakikaten neymiş bu ne yapmalıymışım?

23:31Buna bakmıyoruz. Şimdi insan genelde

23:34çocukluğundan beri eee kendiliğinden

23:38doğası gereği ebeveynlerden muhtaç

23:41olduğu için yardım ister, sevgi ister.

23:44Eee ve giderek çocuk büyüdükçe de o şey

23:49tutum değişmez.

23:51Yani sevgi dilencisi oluruz.

23:54>> Şimdi hayata bakın. Hep sevgi

23:56dilencisiyiz.

23:58Vizil olarak büyüklensek de kibir de

24:01yapsak bir yerde otoriteye de olsak bir

24:04makam mevki sa olsak aslında gizli gizli

24:07sevgi dileniriz. Yani sevilmek isteriz.

24:10Halbuki ruhunu takip etmek neydi?

24:14Sevmek.

24:15>> Evet.

24:16>> Bunu unuttuk. Ruhunu takip etmek sevilme

24:19isteği değil. Sevilme isteğinde ruhunu

24:22izlemiyorsun.

24:23>> Ruhun aç.

24:25Onu doyurmak dışarıdan

24:28doyurulmasını bekliyorsun. Onun için

24:30gene senin Hegel dediğin de aklıma

24:32geldi. Hegel tin der ruhsallığa. Tin

24:36dışarıdan doyurulamaz.

24:37>> Doyusun.

24:38>> Peki ne demek? Kendisi kendi kaynağından

24:41kendini doğ doyurur. O ne? Bizatiyi

24:46sevmek. İsa Nebi'nin de incilde tek emri

24:49var. Size diyor bütün diyor öğretiler

24:52filan hepsini bırakın. Yeni bir emir

24:53veriyorum.

24:55Allah Allah. Her şeyi bırakalım. Yeni

24:57bir emir ya. Söyle bakalım. [kahkaha]

25:00>> Kolsa yap.

25:01>> Benim sizi

25:02>> benim. Ama bakın orada bir referans var.

25:05>> Evet.

25:05>> Sevin, sevgiyle yaşayın filan gibi böyle

25:08eee şey mistik laflar veya şey. Hayır

25:12somut. Benim sizi sevdiğim.

25:16>> Rüyasız, menfaatsiz,

25:19>> karasız, ivasız,

25:20>> karasız, yıvasız.

25:22Benim sizi sevdiğim gibi birbirinizi

25:25sevin.

25:26Şimdi İncil, İsa sürekli ondan

25:30söylüyorsun. Yani peki Muhammed nebi'ye

“İman etmedikçe cennete giremezsiniz.”

25:34geliyoruz. Diyor ki iman etmedikçe

25:37cennete giremezsiniz. Cennet işte

25:39kingdom. Tanrının krallığı değil mi?

25:42İman etmedikçe cennete giremezsiniz.

25:45Güzel. Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş

25:48olmazsınız. Ahan buyurun.

25:5072 milleti bir gör

25:52>> birbirinden kopuk mu yani şimdi yani eee

25:56İbrahim Nebi'den örnek veriyorsun,

25:57İsa'dan örnek veriyor. Bunlar hepsi

25:58Kur'an'ın kabul ettiği şeyler. Bunu

26:00duyanlar ya niye bu bunlardan filan.

26:04Şimdi insanlar kendi kültürlerini

26:06tanımak için biraz gayret etseler ve bir

26:10mecmu kainat olan

26:12>> hazır

26:13>> insanın Evet. tüm kainatı kapsadığını ve

26:16onun içinde tüm ögelerin kendini

26:18beslediğini anlasa eee her neyse anlarsa

26:21anlamazsa o bizim işimizdir. Biz

26:23anlarsak iyi olacak.

26:25Demek ki ruhsallık demek enerji,

26:29aktivite,

26:31beklentisiz, sevilmeyi beklemeden

26:35sevmek. Peki sevmek yani sevmek nasıl

26:38olur? Yani

26:39kendiliğinden olan bir şeyi ben nasıl

26:42yapabilirim ki? Sev. Allah. Bir de

26:46emrediyor.

26:48>> Emrediyorum. [boğazını temizler]

26:49Baş efendim. Şimdi sevmeye başlıyorum.

26:51Seviyorum. Nasıl yapacağım ben bunu?

26:55Şimdi buradaki sevgi böyle duygulanmak,

26:57onu beğenmek, onu hoş böyle bir şey

27:00değil. Buradaki charity, şarite yani

27:05grace diyorlar. Yani biz bizde şefkat.

27:09>> Evet.

27:09>> Şefkat. Bir anne, onun için anne örneği

27:12sürekli veriliyor. Bir annenin bebeğine

27:15duyduğu

27:16bakım.

27:18>> Yani seven, seven sevdiğinin

27:21ihtiyaçlarını karşılar. Çok

27:23>> somut somut bir şey yani. Ben seviyorum

27:27size de bayıldım falan. Böyle bir şeyden

27:28söz edilmiyor. Bir çiçeği seviyorsan

27:31suyun zamanında vereceksin. Onu

27:33bıdıyacaksın güneşe koyacaksın.

27:35Koruyacaksın. Koruyacaksın.

27:37Kollayacaksın diye

27:38>> eylemlerinden anlayacağım sevgili ben

27:39seni.

27:40>> O işte. Hayır anlayacak bir mesele de

27:42yok.

27:42>> Edimsel olacak.

27:43>> Edimsel bu. Yani sevgili bu kelimenin

27:47arkasında bu var. Onun için

27:48söyleyebilirsin. Şu çocuğa eee sevgini

27:53göster. Ne yapacağım yani? Seni çok

27:55seviyorum bebek mi diyeceğim? Kucağımı

27:57alıp hoplatacak mıyım? Hayır. Karnını

28:00doyur. Banyosunu yaptır. Altını temizle.

28:03>> İhtiyaçlarını karşıla.

28:05>> Bak bakım yap. Koru ve kolla. Koru ve

28:09kolla. Şimdi o zaman bu insanın kendi

28:12ruhu için de geçerli. Ama ilginç olan

28:15şey şu. Benim ruhumun

28:19sevgiyle dolması için

28:22ruhum sevgili do e sevsin beni birileri

28:26böyle dolmuyor. Sevdiğim zaman sevgiyle

28:30dolmuş oluyorum.

28:32İyilik yaptığım an iyilik uyanıyor

28:35bende. Yani bilfiil bir şey. Fiil.

28:42Buyurun.

28:42>> Estağfurullah. uyandı diye bir sevgi

28:45göstermiyor. O eylemi yaptığı zaman

28:48konuşuyor. Yani hep gene kendi misel

28:51dediğimiz bu eylemden

28:53[boğazını temizler] doğuyor bu. Veakımı

28:54salat kalkın yapın dedim bu işte.

28:57>> Ve cud da burada oluyor değil mi? Taşma

28:59çünkü tanrı karşılıksız veren. Orada da

29:01o evlendirdi şey yok. Karşılık

29:03beklentisi yok. Kendimiz için de öyle

29:05değil mi? Yani aslında ruhumda olması

29:07demek.

29:08>> O demek

29:08>> değil mi?

29:09>> Yani yap zaten taşıyor.

29:11>> Evet. Taşıyor. Evet. Evet. değil mi?

29:13Yapınca taşıyor işte. Taşmak önemli

29:15>> ve kaynak coşuyor. [homurdanır]

29:18>> Şimdi Cud illa böyle bir şey var taştı.

29:22Bir eee pınar coştu taştı. Böyle böyle

29:27de anlaşılabilir tabii bir yanı böyle.

29:29>> Fakat

29:30>> ben bir şey yaptığım zaman ben benim

29:33ruhumda bir coşku, bir sevinç uyanıyorsa

29:37o beni eyleme itiyor.

29:38>> Evet. Dolayısıyla taşımış oluyor. Taşmak

29:40da fiil genel

29:42>> o ahlaka geçiyor otomatikman.

29:43>> Evet.

Recently added transcripts

Browse the whole transcript library

This transcript was generated from the captions YouTube publishes for this video. Get the transcript of any YouTube video atfreeyoutubetranscribe.com, free, unlimited, no sign-up.