Free YouTube Transcribe

Video transcript

Çilingir Sofrası 223 / Sofrada Gülgün Türkoğlu Pagy (10) - Hâl Dili

Çilingir Sofrası · 3,404 words · 16 min read

Want to search this transcript, jump the video from any line, or download it as TXT, SRT, or VTT?

Open in the transcript tool

Full transcript

Sinan ve Serhan Yasdıman, Yunus Emre Hazretleri’nin “Hak Bir Gönül Verdi Bana” isimli doğuşunu meşk ediyor.

0:02Hak bir gönül verdi bana.

0:07Ademeden

0:09hayran olur. Bir dem gelir şadi

0:15[şarkı söyleme] olur. Bir dem gelir

0:19kiryan olur.

0:22>> [şarkı söyleme]

0:22>> Bir dem gelir söyleyemez

0:27bir sözü şeyle

0:30[şarkı söyleme]

0:32bir diliende.

0:36Tert dilere

0:39derman [şarkı söyleme] olur.

0:43[müzik]

0:45[şarkı söyleme]

0:51Ettilere

0:54derman olur. [şarkı söyleme]

1:01Bir [boğazını temizler]

1:02durar arş üzere.

1:06Bir dem

1:09tahte sera, bir dem sana sınatredir.

1:16Bir dem taşar umman olur. Hey!

1:26Bir [şarkı söyleme] dem döner Cebrail'e

1:31rahmet saçar. Her mahfile

1:36birden gelir. Gümra olur. Miskin Yunus

1:43hayran olur.

1:46[şarkı söyleme]

1:52[şarkı söyleme]

1:53[müzik]

1:55Miskin Yunus hayran [şarkı söyleme]

1:59olurdu.

2:05Eyvallah.

“Pirimiz Yunus hayatın kendisini anlattı.”

2:07İşte piir pirimiz Yunus

2:10yine DJ'ini dedi.

2:12>> Diyeceğini dedi. Noktayı koydu.

2:13>> Şimdi aslında seyri süluku anlattı tabii

2:15ya da hayatın kendisini anlattı.

2:18Hepimizin her gün yaşadığımız şeyleri o

2:21bir mertebeler silsilesi için anlat

2:24değil mi? Günlük yaşamda da öyle değil

2:26mi? Bir gün bakarsın böyle şeysin,

2:30depresifsin, hayattan tat almıyorsun.

2:33Yani bıkkınsın, bezginsin.

2:36Ama o sırada bir haber geldi. Aa dersin

2:39sevince bürünürsün. Bir anda çocuklarda

2:41daha çok olur. Onlar hemen geçer. Bizde

2:43de olur. Bir gün ağlarsın. Bir gün

2:45cenazen vardır. Bir gün doğum vardır.

2:48Değil mi? Bir gün başka halden hale

2:50geçmelerimiz işte. Ama tabii bunlar şeye

2:53girince hakikat ve hakikati

2:55mertebelerini

2:57eee temaşaya gelince Yunus'un anlattığı

2:59gibi olur. Bir gün damla gibi diyor ama

3:03bir gün coşar derya olur. Bu da işte

3:07sohbetler. Sohbet taşmak, cuhut taşmak,

3:10sohbet derya olur ama hepsem olur. Bazen

3:15sessiz olur. Tek kelime edemez ama kendi

3:19içindedir ve şey olur. O sessizlikte

3:24damladır. Evet. Ama birden coşar,

3:27sohbete açılır, umman olur. Bazen

3:31eee günlük dilden konuşursun.

3:34E işte bardaktı, çanaktı, şuydu, buydu

3:36gerekli şeylerdir filan. Ama bazen dür

3:40yani inci, bazen inciler döker. Bazen ne

3:45güzel söyledi var. Bazen Cebrail olur

3:47diyor. Her mahfile

3:50eee şey yapar. Aydınlatıcı eee bilgi

3:54ulaştırır. Rahmet saçar. Rahmet varlık

3:57vermek yani varlık verir. Şimdi bu bu

4:01rahmet Cebrail. Cebrail tabii bir melek.

Cebrail, Külli Akıl (Akl-ı Küll)

4:06Ne demek? Eee bizim cüzi irademiz ve

4:09cüzi aklımız değil. Külli akla eee

4:13tasavvufta külli akla Cebrail denir.

4:16Yani hakikatin

4:18aklı Cebraillik. Cebrail kelimesi

4:21cebredici, zorlayıcı.

4:24Hakikat insanı zorlar.

4:27Yani keyfime göre hakikat olmaz.

4:31Ben ne kadar itiraz etsem hakikate

4:34hakikat bana kendini dayatır. İşte

4:37cebreder, zorlar. Bu anlamdadır. E tabii

4:41bir melek yani bir kuvvettir. Aynı

4:44zamanda insanda insanın eee Cenabı Nebi

4:47üzerinden anlatılır. Cebrail geldiğinde

4:49onu sıkardı diyor. Şimdi tabii dışarıdan

4:52bir kuş gibi geldi işte yakaladı sıktı

4:54filan. Tabii porkl olarak bu

4:57animasyonlar fena değil imgelemek için.

5:00Ama o hal geldiğinde e şeyi kabz diyoruz

5:04ona. Eee daraltır egoyu ya da günlük

5:09benliğimizi ve sonra bast kabzın

5:13arkasına bast gelir işte coşar dediği

5:16ondan sonra kelam dökülmeye başlar.

5:20Eee evet böyle yani güzel [kahkaha]

5:24halden hale geçiş.

5:25>> Eyvallah

5:25>> efendim.

Halden hale geçiş, An’a teslim olmak, An, Zaman, Mekan

5:27Halden hale geçişti de şey güzel galiba

5:29değil mi? Tekrar olmasını ümit etmemek.

5:32Oradan oraya savrulmayı da bilmek. Bu

5:35teslim olmak,

5:39>> akışa bırakmak. Yaşamın kendi akışına

5:41bırakmak.

5:42>> Ana teslim olmak.

5:43>> H

5:44>> teslim bir kişiye değil birbirleri. Bir

5:46hep böyle anlaşılır bu tür. Çünkü bir

5:48kelime varsa herkesin imgesi farklı. Ne

5:52ne teslim alacağım ben ona buna teslim

5:53almam? Tabii ki olm. Ana teslim olmak

5:56nasıl olacak?

5:58An.

6:00ana teslim.

6:01>> Kendime bakarım.

6:02>> Kendin varsa an yok.

6:05>> Ana teslim.

6:06>> Kendin varsa an yok. Başka bir şey

6:09varsa, şey varsa yani şeyler, eylemler,

6:14düşünceler hepsi zamandadır.

6:19Zaman,

6:21mekan,

6:23insanın

6:25zihni zaman ve mekanda bir bilme,

6:28eyleme, eee, algılama, ilişkiye girme

6:31hepsi zamanda olur.

6:33Şimdi mekan yanalık

6:38şeyler yan yana mekanı oluştururlar.

6:42Hareketler art arda zamanı oluştururlar.

6:47Şimdi şeydir biri mekan Evet. cross

6:51mekan eninedir

6:54şimdi ve burada da mekan yanalık

6:56eninedir. Zaman hareket olduğu için art

6:59arda olduğu için boyunadır.

7:02Enine

7:04sabit, boyuna hareketli.

7:07Sabitteki hareketlilik

7:10olgunun kendisi ve olgu ancak böyledir.

7:13Peki tüm bu nerede olur? zihnimizde

7:17kavranır.

7:19Zihin zaman ve mekan kalıplarıyla

7:23olguları, olayları

7:25algılar, düşünür,

7:27yargılar. Değil mi?

7:29>> Olay bu.

7:30>> Bak zihinde olduğumuz sürece zamandayız.

7:35Zamanda olduğumuz sürece anda değiliz.

7:39an noktadır.

7:42Zaman mekana yayılır ve şeye hareketin

7:47eee dünyasına yayılır. An la mekan la

7:52zaman demek.

7:54Mekan ve zaman kalktığında andayız.

7:58Şimdi ve burada ama şimdi ve buradanın

8:02kalktığı

8:04şimdiye girmek diyebiliriz.

8:08an sonsuzluk andadır.

8:11Sonu gelmeyen bir hareketlilik o

8:14zamandadır.

8:16An noktadır.

8:18Eee, çizgi değildir, alan değildir.

8:23Bu bu mesele eee tasavvufta çok son

8:26derece önemli bir meseledir. Eee, ana

8:29girmek, sonsuza girmek.

8:33eee zaman ve mekan yani zihin kalkınca

8:35da ego birlikte kalkıyor. Eee İsmail

İsmail Emre’ye sormuşlar, La İlahe bahsi

8:39Emre'ye sormuşlar.

8:41Eee, efendim şimdi bu la ilahe meselesi

8:46eee bu işte düşüncelerden e kurtulmak

8:49filan şunlar işte bu alışkanlıklardan

8:52şunlardan kurtulmak filan bunlar o kadar

8:55çok ki

8:57eee İsmail Emre de diyor ki evet eee

9:00benim için değil tabii. Saça benzetmiş

9:04senin saçlar falan. Saç telleri kadar

9:06çoktur diyor düşüncelerimiz dışarıya

9:08bağlı. Yani şeyleri düşünüyoruz ya.

9:11Dolayısıyla her birine bir bağımız var.

9:14Düşünce, düşünsel bağ. O kadar çok

9:16gidiyor. Bunları tek tek ayıklamak

9:18deliptekisini ayıklamaya benzer.

9:22Bitmez diyor.

9:22>> Kısa yol var.

9:23>> He

9:24>> kısa yol diyor. Git bir berberin önüne

9:26otur. Hepsini birden

9:29tıraş etsin. Kurtul. Şimdi bu tabii çok

9:31güzel bir esprile anlatmış. Yani la

9:33ilahe tek şunu kaldır, bunu kaldır, bunu

9:37kaldır, bunu kaldır. Bu böyle bir şey

9:38değil. Bu bununla bir hepsini ateşe, aşk

9:41ateşine.

9:43Aşk ateşini attığı zaman ne demekse o,

9:47eee, zihindeki zaman mekan kalkar. Aşk

9:51insanı dönüştüren ruhsal bir deneyim

9:54olarak ana getirir, noktaya getirir,

9:57arındırır, safiyete getirir.

10:00>> O safiyetin kendisi

10:03e sembolik olarak nokta diyorlar. Bu

İbn-i Arabi’nin Fususu'l-hikem isimli eserinde Hz.Adem bahsi

10:05şimdi İbn Arabi'nin şeyde Süsusü Keminde

10:09Adem Fatsın sözünü der. eee

10:14şey der

10:16eee eee

10:20göz bebeğini he göz bebeğini insanı şey

10:23yapar. Eee bütün alem bir yüz düşünür.

10:28Bütün alem bir yüz ise onun göz bebeği

10:31insandır.

10:33Yani

10:34o göz bebeğinden seyreder alemi. Ama göz

10:38bebeği dediğimiz popila aslında bir

10:41karanlık şeydir. Boşluktur.

10:45Orada bir yokluk var. Yani boşluk

10:48karanlıktır

10:49ama bütün aydınlığı o görür. İşte İbn

10:53Arabi bunu metafor olarak kullanır ve

10:57nasıl ki birbirinin gözüne yakın,

11:00birbirinin gözüne bakabilen iki insan

11:02düşünelim karşılı göz bebeğinde o siyah

11:07benekte

11:09eee kendi yüzünü görür. Bir noktada

11:13Cemal vardır, yüz vardır. O orada görür,

11:16o da diğerinin göz bebeğinde kendini

11:18görür. Şimdi bunlar hep metafor olarak

11:20anlatılmış. eee eee nokta fakat bir

11:25nokta bir cihanı görüyor.

11:28Nasıl bir nokta değil mi? Ne ilginç.

11:30İşte damla, derya filan bu metaforlarla

11:33da anlatılmıştır.

11:35Eee ana girmek, o yokluktan bakmak.

11:40Buna fakr denir şeyde tasavvufta fakr

11:44hiçlik yani. Eee egonun yokluğu ana

11:48girmek.

11:51Elfakrun fahri demiştir Cenabı Nebi.

11:55Yokluğumla övünür.

11:57Övündüğü şey yokluğu ya. Ama halbuki o

12:01yokluk hakikatin varlığı.

12:04>> Yani egonun yokluğu hakkın varlığı.

12:09Bunlar hep işte bu paradoksal çelişkili

12:12anlatımlar, eee,

12:15zihinsel çıkarımlar, mantıksal

12:16çıkarımlara pek uymadığı için eee,

12:19insanlar gerekçesini, metodunu filan

12:23öğrenmeye çalışıyor. Böyle değil bu. Ve

12:26burada terk var.

Terk-i Dünya, Terk-i Ukba

12:29Terk-i dünya. Nasıl dünyayı terk edeyim?

12:32Dünyanın içindeyim. Yani dünya benim

12:34içimde. Ben de dünyanın içindeyim.

12:36Tamam. Sen dünyanın içinde olmaya devam

12:38et. İçindeki dünyayı terk et.

12:44Dünyanın senin içindeki cazibesini

12:48kaldır.

12:50Terki-i ukba. Aman Allah'ım.

12:54Tüm yaşamımızda

12:56bir gayemiz var. Hele varoluşsal gaye

13:00öldükten sonra ne olacak?

13:02>> Yok mu olacağım? Var mı olacağım? Orada

13:04oraya nasıl hazırlanayım filan. Buna

13:06ukba akıbet denir. Yani yapıp

13:10etmelerimizin sonunda ahiretinde ne

13:14bulacağım? Ne yapacağım? Bütün kaygımız

13:16budur. Hatta tüm kaygıların temeli ölüm

13:19kaygısıdır.

13:20>> Tabii

13:22>> ölüm

13:24kaygısı olmasa insan bu tüm diğer

13:27korkuları, kaygılarını filan unutur.

13:30Yani kaygısız hale gelir. Peki kaygısız

13:33olmak ne kadar güzel. Kaygısı olan

13:34hayvandır. Hayvanlara bakın. Kaygıları

13:38yoktur.

13:39Ve onun için böyle bir e Hintli niye

13:41ineğe tapsın ki? Yani tapmak ne demek?

13:44Yani hayran olmuş. İneğe bir bakıyor.

13:46Hiç kaygısı yok. Böyle bakar.

13:50Şimdi arslana bakıyorsun değil mi? Böyle

13:53biz arslan falan diyoruz. Arslanın

13:55kendisi öyle değil. Böyle bakıyor. Böm

13:58böm bakar. Ya Arslanın bu kadar bön

14:01bakması şaşırtıcıdır.

14:04Halbuki böyle diri diri bakmasını

14:06beklersin. Arslan gibi etrafa böyle göz

14:08atsın filan. Hayır böyle bakar. Niye?

14:10Korkmuyor. Çünkü korkusu olmayanın

14:13kaygısı olmaz.

14:14>> H

14:15>> o halde korkuyu kaldırmak

14:19kaygının da kalkması akıbeti terk

14:22etmektir. Akıbeti böyle terk

14:23edebilirsin. Kur'an-ı Kerim ne diyor?

14:26eee

14:28ene evliyaah

14:33Allah o Allah dostları var ki ha onlar

14:36ne korkarlar

14:38ne de üzülürler.

14:39Havf korku

14:43korku korkuyu kaldırmak ama korkuların

14:46anası ölüm.

14:49Ölüm korkusunu nasıl kaldıracağım?

14:54Tek yolu var. Ondan yolu yok.

14:58Ölümü deneyimlemek.

15:00Ölmeyen ölümü kaldıramaz.

15:03O nedenle mutu

15:06kablente mutu

15:09ölün ama tabii ölümden önce.

15:13Demek ki ruhsal bir deneyim. Yani egonun

15:15terki akıbette kalktı. Dünyanın tadı

15:19şeyi cazibesi de kalktı. E canım ne oldu

15:21şimdi? Uzaya attılar beni gibi bir şey

15:23bu. Şimdi tatsuzu bir şey olmuş. Hayır

15:28sürükleniyordun. İçgüdülerin seni alıp

15:32götürüyordu. Şimdi sen seçip tadına

15:34bakıyorsun.

15:37Lezzat.

15:39Artık lezzata geçtin.

15:42Sen özgürleşerek önüne bir sofra geldi.

15:47Artık seçip seçip yiyorsun gibi düşün.

15:51Terki-i dünya, terki-i ukma olduğu anda

15:54ana geliyoruz. İşte an

15:57ana gelmek bu. La mekan, la zaman an bir

16:01deneyim. Bu dolayısıyla bir bilgi türü

16:03değil. Ve bunu bildim bildim ama olmadı.

16:08Ben gene aynıyım.

16:10>> Dolayısıyla zihnin bilgileri bu bu

16:12laflar bu konuşmalar da değil.

16:15Niye? E çünkü ne diyordu Yunus biraz

16:17evvel? Ha demece demeden hayran oldum

16:20diyor. Öyle oldu, şöyle oldu, böyle bir

16:23an geldi. Hayran oldum diyor. Şimdi

16:25hayran olmadın. Hayran olunur muşu

16:27bildin ama hayran olmadın. O deneyime

16:31girmedin. Veçeyi, o veçullah'ı görmedin.

16:34Güzeli görüp işte o seni senden almadı.

16:37İnsan güzellik karşısında kendini

16:39kaybeder.

16:40>> Hayranlık bu demektir.

16:42>> Şaşa kalışlık.

16:43>> Şaşa kalmak. Güzel, güzel sanat eseri,

16:47güzel bir varoluş, güzel bir düşünce,

16:50güzel bir hal. Güzellik insanı kendinden

16:53alır. Ha demek ki hayranlık ana

16:58giriştir.

17:00>> Çok ilginç değil mi? Çok zor şeylermiş

17:02gibi anlatılıyor. Aslında çok çocuksuz

17:04bir şeymiş.

17:06Metodu kaldır, metodu terk et.

17:08>> O da bitti.

17:10>> Metodu terk ettin mi artık teslimiyet.

17:14Teslimiyet işte anda olur dedin mi?

17:16Teslimiyete geliriz. Teslimiyet o

17:19herkesin hepimiz yapalım işte bu metot

17:21gibi falan değilmiş.

17:22>> O herkesin harcı değil.

17:25>> Onlar kendi iradeleriyle yaşamazlar.

17:27Hakkın iradesiyle yaşarlar. Ne gelirse

17:30haktan gelir. Allah eyvallah derler.

17:34O hepimiz hadi bunu ben yapamıyorum ama

17:36işte değilsin zaten.

17:38>> Nadık haklı.

17:39>> Evet.

17:43Bir şey var mı?

17:45>> Bakalım

17:46>> bakalım.

17:48Yani Yunus'un sözünün üzerine söz mü

17:50söylenir ama ne yapalım yani?

Sinan ve Serhan Yasdıman, Pir (Malatyalı) Niyazî-i Mısrî (k.s) Hazretleri’ne ait “Can Yine Bülbül Oldu” isimli doğuşunu meşk ediyor.

17:54Can yine [şarkı söyleme]

17:55bülbül

17:57oldu.

18:00Can [müzik][şarkı söyleme] yine bülbül

18:02oldu.

18:05Araçılık

18:06gül oldu.

18:09Medet medet

18:13araçılık

18:15gül oldu.

18:18[şarkı söyleme][müzik] Göz kulak oldu

18:21her yer.

18:23Göz kulak oldu [şarkı söyleme] her yer.

18:28Her ne var oldu

18:32medet etme.

18:37Her var [şarkı söyleme]

18:39oldu.

18:41Gönül o bahre daldı.

18:46Gönül [şarkı söyleme]

18:47o bahremandı

18:51tutuldu [şarkı söyleme]

18:53kaldı.

18:55et medet

19:00buudu

19:02kaldı

19:04girdimanın

19:06zikrine

19:09girdimanın

19:10zikrinealarım

19:15bir olduk medet medet medetalarım

19:23bir olduk

19:26Ferhat bugün ben oldum.

19:31Ferhat bugün ben oldum.

19:35Varlıklarını

19:38dedim.

19:39Medet medet medet.

19:43Varlık dağını

19:46verdim.

19:48>> [şarkı söyleme]

19:48>> Şirinime

19:50varmayam.

19:53Şirinime

19:54varmaya.

19:57Her canim yol [şarkı söyleme] oldu.

20:02Etmez

20:05her canipim yol oldu.

20:10Gel şahile [şarkı söyleme] karadan.

20:15Gakile

20:16karadan

20:19aldı çıkar aradan [boğazını temizler]

20:23etmeetm

20:28çıkar aradan

20:32[şarkı söyleme] niyazi dön buradan

20:37niyazi dön burada

20:41durmasana da Gel oldum medet medet medet

20:49durma [şarkı söyleme] sana gel oldu.

20:55>> Halkı çıkar aradan [boğazını temizler]

Ruh Rabb’in emrindendir.

20:57>> bak

20:57>> görsün

20:59>> değil mi? İşte yani anlattıklarımız gene

21:01özetlendi. Halk çıkar oradan. Ama

21:04Niyaziye ne demiş?

21:06>> Durma sana gel oldu di.

21:08>> Durma sana gel oldu. Allah Allah. Bu ne

21:10demek?

21:12Çok ilginçtir bu bunlar yani e tanımadan

21:15bu sözcükler okusa insan ne diyor? Gel

21:19herhalde çağırıyorlar arkadan

21:21arkadaşlar. Şimdi eee sufi irfan

21:26geleneğine göre ki Kur'anidir hepsi

21:29eee

21:31Cenabı Hak insana işte eee ruh rabbin

21:35emr emrindendir

21:37kelamı gereği

21:39emretti. Yani ruhladığı ruh ruh kelimesi

21:45hem rüzgar demek hem Arapçada git demek.

21:48Git yalaru der Araplar. Hadi git yalaru.

21:52Şimdi dolayısıyla ruh

21:56dedi gönderdi.

21:58Tal dedi

22:00gel dedi. Tal gel demek Arapça. Şimdi

22:05burada Niyazi çağrıldığını söylüyor.

22:08>> Niyazi dön buradan dur. Dön buradan. Bu

22:11dünyadan dön. Halka çıkar. Aradan dön

22:13kaynağına.

22:15Seni gönderene

22:17dön. İnna lillah ve inna ileyhi raciun.

22:23>> Tam da bunu söylüyor. Görüyor musun?

22:25Neler söylüyorlar ya?

22:27>> Hayır canlar.

22:28>> Aynen. Tabii canım.

22:30>> Onu Türkçe söylüyor işte. Zevk

22:32ettiriyor.

22:34>> Eee şimdi sözünü etmiştik biraz önce.

Gözbebeği, İnsan-ül Ayn

22:37Göz bebeği insanül ayin diye de

22:40söylenir. Nasıl ki görmenin merkez

22:42noktası ise insan da kainatın görme

22:46noktasıdır. İnsan kainatın aynası. Hem

22:49aynası yansıtıcısı bilinç. Çünkü bilinç

22:52>> boc

22:53>> eee evet yansıtıcı. Hem de göz gören

22:56yani insan görendir.

22:59Şimdi göz bebeği biraz evvel söyleim

23:00fiziksel bir boşluk. Fakat onda siyahlık

23:04eee bir nevi aynanın sırrı gibi. Sır

23:07dediğimiz aynanın arkasındaki o gümüş

23:09nitrattır. Ama o olmasa ayna olmaz. Cam

23:12olur, geçirgen olur. Yansıtmaz. Şimdi

23:15bütün bunlar aslında neyi anlatıyor?

23:17Biraz önce söyledik. Fakr işliği

23:19anlatıyor. Elfakrun fari demiştik. Fakat

23:22Cenabı Nebi ne diyor? Eee, salat

23:26kürretül ayn. Eee, salat gözümün nurudur

23:30diyor. Salat. Şimdi namaz diye

23:33çeviriyoruz tabii birtım şekiller filan

23:36ritüeller de giriyor işin içine. Eee,

Sulh ve Salah

23:39salat, salat, salah, sulh salah. Bunlar

23:44kendiyle barışmak.

23:46İnsanın kendisiyle barışması

23:48kurtuluştur. Çünkü sulh barışmak demek,

23:51salah kurtuluş demek.

23:53>> Aynı şeyin içinde, eee, kavramın

23:56içindedirler. Hayale salah dendiği zaman

23:59haydin barışa ve kurtuluşa.

24:02Barış kurtuluş çünkü dilerim dünyada bir

24:05barış olur da insanlarla rahat erer

24:08yani. Evet. Ne yapalım? Dünyada böyle

24:10işte biraz karmaşık dönemini yaşıyor.

24:13Tarih hep böyleydi ama

24:15>> ev tarihin en az savaş olan döneminde

24:17yaşıyoruz aslında.

24:18>> Üstelik. O nedenle işte gene de biz eee

24:23barış diliyoruz. Yani insanlığa barış

24:25diliyoruz.

24:26Evet. Ne güzel söyledi ya. Sen de şimdi

24:29ben söyleyecek söyleyecek söz

Hal Dili

24:31bulamıyorum bütün bunları duyunca.

24:33>> Ben bugün ben oldum. Varlık dağını deli.

24:35>> Evet. Varlık dağını delmek.

24:38>> Evet.

24:38>> Girdim anın zikrine bile dedi yani.

24:40>> Evet. Azaların dili.

24:42>> Azaların dili oldu dedi.

24:46>> Hal dili. Hal dili. Azaların dili

24:49olması. Hal dili. Eee kelam bitip

24:53susunca hal dili başlar. Onun için

24:56onlara hal ehli denir. Kal ehli, hal

24:59ehli. Bir de nazar ehli var işte. Nazar

25:03ehli. Onlar lazerli.

25:08Nazar ehli. Evet. Ricalı gayp

25:13zevk gibi iş.

25:16Efendim bu hanımefendi niçin davet

25:18ettiniz Can Bey? Sussun diye mi?

25:22bize getird İzmir'den. İzmir'den

25:25getirdim

25:26>> İzmir'den getirdim. Getirdim dedi. Daha

25:28neler var?

25:28>> Cenabı İbrahim konuştuk

25:31>> daha. Dur bakalım içindeyiz ya.

25:33>> Buyurun efendim.

25:33>> Dedemin dini diyor Resulullah efendimiz.

25:35Dedim İbrahim'in dili diyor diye diyor

25:37değil mi?

25:38>> E

25:38>> buyurun.

Şükür

25:39>> Vallah ben oldum. Pek hoş oldum.

25:41[kahkaha]

25:42>> Şimdi onu diyecektim. Gülmece çok mutlu

25:44şu anda. Çok öyle gözüküyor yani. Çok

25:47belli.

25:47>> Mutluluğunuzu anlatın bize efendim.

25:48Buyurun. Halilizi anlatın. Bakın. Al ve

25:51Kalen bahsetmiştik.

25:54>> Çok şükür.

25:55>> Şükür.

25:56>> Evet. Teşekkür sana için helal.

26:01Ancak can hocam bir şeyler istiyor.

26:03Tabii yormazsa yani.

26:07Hocam isti

26:11ne çıkarsa

26:13>> bak. Yoksa biz başlarız gene meşke.

26:15Domdoba dam dooba.

26:16>> Oh ne güzel. [kahkaha]

26:18Bener Doganagadan ne geliyor? Dogag

26:21>> doganagadan ne çıkıyor? Doğan

26:24>> süzünak yokmuş. Segel

26:27>> şeyi söylüyorlar. Şükretmenin eee batı

26:30bulmuş beyinde ne gibi değişiklikler ya?

26:33Ne kadar şükür varsa o kadar çok işte

26:35oksitosin seratonin

26:36>> işte böyle işte bugün bilim artık böyle

26:39kimya mimya menfaat yargı şeyler

26:42yararlıklar filan bunlar yoksa ne işimiz

26:44var filan doğru haklılar yani

26:46>> onlar da haklı. Ne yapayım? Nörolojik

26:48şeyler, bağlar oluyor mu? Onlar yeni

26:50bağlar mi çıkıyor filan? He deyince

26:52anlamış oluyor.

26:53>> Ondan sonra şey oluyor. Şükretmenin

26:55yöntemleri.

26:56>> He. [kahkaha]

26:56>> Şükretmenin yöntemleri. Şimdi sıraya

26:58koyalım. Önce bunu yapalım. Sonra bana

27:00şükretmiş olalım filan.

27:01>> H

27:03>> işte bun

27:05>> terki terki hukba terki dünya nerede? Ne

27:08anlayacak o zaman? Noronları çök at

27:10filan. [kahkaha] Kimyaları at dışarıya.

Sûre-i Rahmân 19 ve 20.Ayetler: “(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar. (Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.”

27:14>> Eyvallah. Neyse onlar da tabii bilim

27:16bilimdir ama bunları iki deniz kavuşur

27:20ama karışmazlar

27:21>> yani.

27:22>> Maddeyle manayı birbirinin içine

27:24sokmamak lazım.

27:25>> Evet.

27:26>> Her bir kendi gerçekliğinde, kendi

27:29hakikatinde

27:30>> öyledir.

27:31>> Hı hı.

27:32>> Yani ruhu aklın yerine koyamazsın.

27:35Aklını ruhun yerine koyamazsın. O onun

27:37işini yapamaz. Onun işini yapamaz.

27:39>> Akıl sevemez. Ruh düzenleyemez.

27:42Akılsız ruh çılgın.

27:44Mezupku

27:46hairi oynayan bir çocuk düşünün ya

27:49çocuğum yemeği ya işte yatağını kaldır a

27:52tamam ya filan y değil mi şimdi Mevlana

27:55Cuuşa'a gelmiş raks ediyor. E gel

27:57efendim şimdi şey yap seni yargıç

28:00yapalım hüküm ver filan boş ver abi ya

28:02filan diyecek yani.

28:04>> Demek ki her şey yerli yerinde hak

28:07birbirine tecavüz edilmez. Sonuç bunlara

28:11ayan sabiteler. Sabit özler.

28:15Kendi sebatları var. Yani bu şey gibi

28:18üniversitedeki fakülteler gibi

28:21üniversitesi fakülteleri bağlıyor

28:24birbirine ama fakülteler birbirinden

28:26ayırıyor. Astronomi, biyoloji,

28:29>> psikoloji bunlar varoluşta veya varlığın

28:32kendisinde

28:34eee münferit varlıklar değiller.

28:37İç içeler. Ama biz birini şeye öne

28:41çıkarıyoruz. Diyoruz ki burada şeye

28:44bakacağım. Fizik yasalarıyla bakacağım.

28:48Doğaya ş fizik o zaman fizik nisipine

28:51çıkıyor. Bu fiziği kopardık, ayırdık,

28:54başka bir varlık haline getirmedik. Ama

28:57fakülteler olmazsa bilemeyiz,

29:00ayırt edemeyiz. Furkan diyorlar, fark

29:03>> Evet.

29:03>> Fark olmaz. Ama onların ilişkilerini bir

29:07bütünde tevhit etmek, varlık

29:11vahdete getirmek yani üniversite haline

29:14getirmezsek de ilişkilendiremeyiz.

29:18Ayırmazsak olmaz, kavuşturmazsak olmaz.

29:21Demek ki ikili birlik dediğim hep

29:23sürekli bu ya. Tek yanlı bir şey değil.

Vahdet: Birey ve Toplum

29:27Ayrım birlik. Vahdet.

29:29Şimdi sadece vahdete bak. Hepsi bir

29:32deniz oldu. Damlalar denize gitti. Bu şu

29:35anlama geliyor. Bu denizler, damlalar

29:37filan bildiğimiz toplumu anlatıyor.

29:39[boğazını temizler] Damlalar, bireyler,

29:42eee, şeyde toplum. Şimdi toplumu da tam

29:45anlayamıyoruz. Toplum deyince böyle bir

29:47ya ben şeye benzetiyorum. Maça gittik.

29:51Herhangi bir maça. Milli maç olsun fena

29:53değil. Bu ara bizimkiler işi

29:56pişirmişler.

29:57>> E stadyuma gidiyorsun. 50.000 1000 kişi.

30:01Şimdi oradaki

30:03>> günlük benliğin

30:05>> eee kendi çıkarların, kendi bakış için,

30:07kendi bir müddet sonra o topyekün

30:12şey tezahürat içinde, mahşeri kalabalık

30:15içinde

30:16>> yeter. O yüzden bu kadar düşkündür

30:18insanlar farkında değil. Çok spor

30:20sevdikleri için değil. O yekünde yok

30:22olu.

30:22>> O yekünde kendini unutuyor. Kendini

30:26unutuyor ve bir coşkuya katılıyor.

30:29Sağaltım oluyor. Oradan çıkınca böyle

30:32Leyla Leyla evine geliyor. Aslında

30:34bunlar eee psikolojik yanları var,

30:37sosyolojik. Ama şimdi burada anlatmak

30:39isteyen şey ya toplumun içinde

30:42kaybolursun

30:44o tada varırsın. Bir tat oluyor çünkü

30:46kendinden kurtuluyorsun.

30:48Demek ki bela benmişim. Yani kendinden

30:50kurtul tada varıyorum. Aynen. Ama bu

30:53sefer de

30:54>> kayıp oluyorsun

30:56değil mi?

30:58>> Tekrar damlaya dönmen lazım.

31:00>> Amin.

31:01>> Yani innel hak enel hak. Enel hak innel

31:05hak. Bu geçişli olmak. Ne toplumda kal.

31:10Bu biraz da politik şeye de

31:12taşıyabiliriz. Diyelim ki toplum için

31:14çalışıyorum. H

31:16>> erdem bu. Erdem.

31:20Vatanımı, milletimi seviyorum. Bunun

31:22için işte her türlü sanat yapıyorum,

31:24askerlik yapıyorum, bürokrasi yani ücret

31:27alsam da almasam da özveride

31:29bulunuyorum. Toplum için yaşıyorum. Bu

31:32Roma işte Roma. Roma devleti buydu. Roma

31:35yurttaşı demek kendini Roma devletine

31:39adamış insanlar. Kendi özel yaşamları

31:43yok.

31:43>> Önce Roma yani

31:44>> önce Roma. Önce değil sonra da Roma.

31:47>> O hep. Tabii tabii tabii.

31:48>> Hem hem değil yani hep hep öyleydi işte.

31:51Şimdi bakın kendileri için

31:52yaşamıyorlardı.

31:55Nereye sevk ediyorsa şey aynen tamam o

31:58itiraz isteyerek de

32:00>> ama ne oluyor? kendilerini bireysel

32:03olarak kendilerini kendi özel

32:05mülkiyetleri, özel küçük bir bahçesi,

32:08orada bir şey, bir aile filan onun

32:10tadına varamıyor. Şimdi dolayısıyla ne

32:13öyle y ne toplum ne birey işte o şimdi

32:17hem dedi. Şimdi hem

32:19>> ot

32:20>> onun eee hem o hem bu değil.

32:24İçindeki içinde fihi ma fi

32:27[boğazını temizler]

32:28>> Mevlana'nın söylediği içindeki içinde.

32:30Ben evrenin içindeyim evren benim

32:32içimde.

32:33>> Ben toplumun içindeyim toplum benim

32:35içimde. Toplum benim içimde demek töre.

32:39Bu topluma ait değerler benim içimde.

32:42Toplumu benim kendi ailem olarak

32:45hissedebiliyorum demek. Yabancılaşmaya

32:47gittiğin zaman işte Mısır'a Mısır'a

32:50gittiğin zaman orada yabancılaşıyorsun.

32:52Eee şey olarak yani öykü olarak bugün de

32:56herhangi bir ülkeye gittiğinde işte

32:58yabancılaşıyorsun ama orada kendi

33:02toplumun törel değerleri ve imgesi senin

33:05içinde. Sen toplum içinde içine alarak

33:09oraya gidiyorsun.

33:10>> Ha demek ki aslında terk etmiyorsun

33:12burayı. Buranın ruhuyla gidiyorsun.

33:15Buradaki belki dış varlıklar burada

33:18kalıyorlar ama onların törel değerleri,

33:21şeyleri, eee, duyguları senin içinde.

33:25Alem sende, sen alemin. Bayır böyle işte

33:30tatlı.

33:33>> Hala vermiyor bize. Şey

33:34>> daha da

33:36şey oldum. Sessizleştim. [kahkaha]

33:39O ne güzel. Ben burada iyiyim.

33:41>> Bu sefer şeye hanendeler arasına

33:44alacağız. Söyle bakalım o zaman

33:46>> bir türkü ya hakikaten İzmir türküsü

33:49falan yok mu sende? Hayır vallahi

33:51[kahkaha] yok.

33:53>> Var çakıcı filan

Çilingir Sofrası Ehli, Muzaffer Sarısözen tarafından kaynak kişi Ekrem Güyer'den derlenip notaya alınan “İzmir’in Kavakları” isimli eseri meşk ediyor.

33:55>> bize de derler

33:58[şarkı söyleme]

34:00>> yar fidan boylu.

34:03Hadi birlikte

34:04>> yakarız [şarkı söyleme] konakları

34:13>> İzmir'in [şarkı söyleme] kabakları

34:16dal dal dal

34:18>> dökülür [şarkı söyleme] yaprakları

34:26İsmir'in kavakları [şarkı söyleme]

34:31>> dökülür

34:32Yaprakları

34:40bize de derler çakıcı [şarkı söyleme]

34:45yar filan boyluam

34:51yakarız konaklar [şarkı söyleme]

35:00bize ded Derler [şarkı söyleme]

35:02çakıcı

35:05yar fidan boy.

35:11Yakarız konaklar.

35:15[şarkı söyleme]

35:20>> Görüyor musun?

35:20>> Yaylı girdi.

35:21>> Yaylı girdi orada. Onunla ne zeybek

35:23oynur ya.

35:24>> Zaten öyle

35:25>> öyle zaten.

35:26>> Masa küçük [kahkaha]

35:28>> masa. Yoksa zeyb oynardık.

35:31Karın gülme işte. Ne yapalım böyle

35:34[kahkaha]

35:35canım?

35:36>> Hay Allah.

35:38>> Eyvallah.

35:39>> Teşekkür edersin kanka.

35:41>> Bugünlük bu kadar.

Recently added transcripts

Browse the whole transcript library

This transcript was generated from the captions YouTube publishes for this video. Get the transcript of any YouTube video atfreeyoutubetranscribe.com, free, unlimited, no sign-up.