Full transcript
Hz.İbrahim - Aba Ra Him - İshak - İsmail
0:01Şimdi o zaman bakın bu aslında eee çöle
0:05çıkmaktır.
0:07Hep söylerim çöle çıkmaktır. Yani
0:11eee İbrahim Nebi'nin iki oğlu biri İshak
0:14biri İsmail.
0:16Eee isimler önemli bunlarda kavramlar.
0:18İbrahim Aba Rahim'di. Ne değil mi?
0:21Avram'dı. Aile babası demek türkçesi.
0:24Aba Rahim oldu. Halkın babası oldu. Him
0:28halk demektir. İbranca. Evet. Aba rahim
0:31halkın nur babası. Aba, Ebu baba demek.
0:35>> Hı hı.
0:35>> Ra nur, ateş, güneş demek. Hani Mısır'da
0:39ra tanrısı filan.
0:41>> Him halk demek.
0:42>> Aba Rahim halkın nur babası.
0:46Aa bu ne? Bak peki ondan ne doğuyor?
0:50Halkın nur babasından bir İshak doğuyor.
0:53Hakkı bulmuş.
0:55Hak.
0:55>> Hakk
0:56>> İshak.
0:56>> İshak.
0:57is ruh demektir. Hani isis filan var
1:00Mısır'da.
1:00>> Evet.
1:01>> Yani bu e batıni bir anlatım. İs ruh
1:04demektir. İs hakk hakkın ruhu. Hakkı
1:07bulmuş. Yani ruhu hakkı bulmuş.
1:10Bu ne demek? Mirası o aldı. Çünkü dikkat
1:13ederseniz İbrahim Nebi'nin eee eee maddi
1:17manevi servetini miras alan İshak'tır.
1:20İsmail'dir. Onu çöle terk etti. Kendisi
1:23götürüp çöle bıraktı. O miras almadı.
1:26mirası İshak kaldı. Yani hakkı buldu. Ne
1:31demek bu hakkı bulmak? Şimdi hak ve
1:33genellikle bu dini metinlerde filan
1:36okuyanlar izlenen hak işte hakkı zatı
1:38Allah'ın zatıdır. Hak. Hayır. Hak
1:42bizzatihi
1:44hukukun
1:47temel kavramıdır. Yani İshak,
1:51İshak'ın ruhu adaletin
1:55esasını hakkı buldu demek. Kent kuracak.
1:58Yani mirası devraldı. Bunun işletecek,
2:00yönetecek bir kent yönetecekse insan
2:04hakkı bulmazsa yönetemez. Yani insanlara
2:06haklarını teslim etmezse hukuku, hukuku,
2:10dike adaleti gerçekleştirmezse o şehri
2:14yaşamaz. O toplumu yaşamaz, dağılır.
2:17>> Dolayısıyla İshak hakkı buldu.
2:20Medeniyeti kuruyor.
2:22İsmail
2:24İsmail şeye terk edildi. Çöle bizzat
2:27İbrahim Nebi rabbinin emriyle, egosuyla
2:30değil, rabbinin emriyle götürdü çöle ama
2:33Hacer'le, annesiyle yani şefkatle.
2:36bıraktı ve terk etti geldi. Çöl ya
2:40>> çöl.
2:41>> Şimdi kime emanet etti? Çölde kendi
2:45başına bıraktı. Kurda kuşa yaptı yani.
2:49Ama öykü bir mit. Bir ilahi mit. Kutsal
2:53bir mitin. Dolayısıyla orada bir şifreli
2:55bir durum var. Demek ki onun anahtarları
2:57mftah elimizdeyse çilingir açarsak
3:00arkasındai ki arifler açmışlar bize
3:03sunmuşlar. Soframızda da şimdi gelmiş.
3:05Geçmiş şimdi oldu. Orada adıyla
3:09anınıyoruz. Bu adlar değiştirilemez.
3:12Önemli isim isimler arkalarındakiler
3:14biraz evvel Serhan zatını şey ediyordu,
3:18sembolize ediyordu. Onomaydı yani ad idi
3:22ama hakikatine varıp kendi bilincine
3:24geldiği zaman onoma nomos Grekçe. Bu
3:28Arapçasını namus namusuna yasa.
3:31>> Hı hı.
3:32>> Yasa.
3:34fiili durumu yaşadıktan sonra o fiili
3:36durumu korumak için şeydir. Şimdi o
3:39zaman İsmail ne demek? İbrancası Şima.
İsmail - Şimael, “Semiallahü Limen Hamideh”
3:45Şima şpada o Şin sin olmuş. Şimdi sin
3:51İsmail'deki sin eee İsmail eee adının
3:56etimonu kökeni eee semi
4:00>> h
4:00>> semi işitmek demek Arapça.
4:03>> Sema yapmak dönmek filan değil. Hakkı
4:06işitip coşa görüp dönmek. Ha işitmek
4:09esas semii. Peki şimdi burada İsmail
4:14gitti.
4:16E bu kez hak değil hak çünkü şehirde
4:19adalet olarak bir Allah'ın bir ismi
4:21olarak da adil adl ismi hak ile realize
4:25olur anlamındaydı. Ama burada İsmail
4:27hakkı bulmadı. Allah buldu. Ama Allah'ı
4:32buldu. Hayır Allah onu buldu. Yani
4:35İsmail isminde
4:38semiallahu limen hamide dediğimiz şey
4:41vardır ya. Semiallahu
4:44limen hamide.
4:46Bizi işiten Allah'a hamd olsun. Allah
4:50onu işitti. O Allah işitmedi.
4:53Kimse Allah'ı işitemez. Allah işit. O
4:57onu o kişiyi işittiğini ona vahyedir.
5:01Bakın bu böyle bir şey. Onun için İsmail
5:03çöle çıktı. Yani onun ne malı kaldı, ne
5:07serveti kaldı. La ilahe oldu. Tüm
5:09şeyleri boşaldı. Elinde hiçbir şey yok.
5:12Yalnız kaldı. Çöle çıktı. Sekineye
5:14geldi. Sükun var durmaya geldi ve teslim
5:18oldu. İslam oldu demek. Teslim oldu. O
5:21hale teslim olunca Allah onu işitti ve
5:26ona vahyetti.
5:29Bakın çok ilginç değil mi? İşte bu e
5:33mağara metaforu vardır. Mağara yani
Ashâb-ı Kehf, Yedi Uyurlar
5:36kendi iç dünyasına kapanmak. Karanlıktır
5:38mağara ve orada eee kudret toplamak ki
5:41bu mitoslarda var. direklerde var. Her
5:44tarafta var. Mağara metaforuyla
5:46anlatılır. İşte aydınlanma mağaradan
5:48çıkmaktır. Yedi uyurlar vardır. Yani
5:51yedi yetimiz vardır. Mağara yani
5:53beynimizin içinde harek şeyleri kendi
5:56onların farkında olmadığımız için onlar
5:58faaliyete geçmemiştir. Bir güneş vardır.
6:00Onu şey eder içeride. Yani ruhumuz bu
6:03yetilerde dolanır. Dolanır tur eder. Ama
6:07sonra kapıda da ne vardır? Köpek vardır.
6:10O köpek de nedir? Kıtmir. E kıtmir de
6:13nefsindir, dilindir.
6:15Bakın bunun şeyi kapıda sadık köpek hiç
6:17ayrılmayan senin dilindir.
6:20E peki bu dil içerideki yetileri
6:23dışarıya vuruyor.
6:24>> Evet.
6:25>> İçerideki yetiler uyanmamışsa, güneş
6:27onları uyandırmamışsa o yetiler faete
6:30gelir ki bu yet tane yetidir. Onları
6:32şimdi saymayayım. beş duyu bir de zihin
6:36eee etti şey eee eee beş duyu oldu 6ı.
6:40Yedincisi ne olar? İrade. A demek ki
6:43saydım. Sayma dedim saydırdın.
6:45Ama bunu nereden bileceğim? Kıtmirden
6:48kıtmir yani dil. Dil nefse sadık.
6:52İçeride ne uyandıysa onu dışarı vuracak.
6:54Dile getirecek. Nazar bakış. Baktılar
6:57gördüler. Aydın mağaradan çıkış. Şimdi
7:00bunlar hepsi var ama İsmail'in bu
7:03yalnızlıkta Allah'ın onu işitmesi
7:06dedikleri aynı zamanda Davut nebi için
Kral Saul ve Samuel
7:09de söylenir.
7:10>> Davut Nebide kendi bir şey bir ailenin
7:14içinde tabii baba ve büyük abiler işte
7:19kız kardeşler filan bir aileler. Ama bu
7:21en küçük eee
7:24hor görülmüş efendim e büyük abiler
7:29şeyler eee o dönemin işte kahramanlık
7:31şeyi eee revaçta dolayısıyla Kılıç
7:35kalkan filan gidiyorlar savaşıyorlar
7:37filan asker eee şövalyeler yani o
7:40dönemin. Ama bu çocuk hor görünmesin bu
7:43kötü manada değil. Bir çocuk yapamıyor
7:45bunları abilerine takılamıyor. E
7:47çocukken evde kalıyor. Annenin yanında
7:49yani en küçük çocuk. Anneler işte onu
7:51büyütürken abiler de gidip savaşları
7:53kahramanlıklarla geri dönüyorlar. Baba
7:55da işte onlarla övünüyor, onları övüyor.
7:57Çocuk da onları izliyor. Her çocuk gibi
8:00yani. Burada bir sorun yok. Şimdi ama
8:03evde durup birazcık böyle semirip işte
8:05eee şeyde bilip eee ergenlik 14 15 yaş
8:0916 neyse ama hala dövüşecek gücü yok.
8:11Hala abilerine gene katılamıyor. Ne
8:13yapıyor? Eee evin içinde de annesinin
8:17dizinin dibinde kalmıyor. Tabii o yaşta
8:18ergen çocuk ne yapar? E bahçeye çıkar,
8:20dışarı çıkar. Bu sefer de boşa
8:23dolaşmasın, etmesin diye eee koyunlara
8:25bak evladım bilmem derken çoban oluyor.
8:29Çobanların için y çobanlık içinde bu
8:31sefer yetişkin hale geliyor. Abileri
8:33gibi bir konuma geliyor. Gidip savaşacak
8:36hale geliyor ama o eğitimi almamış.
8:38Çobanlık içinde oluşmuş ve bu kez hor
8:42görülüyor. Yani bu çocuk bizim bize
8:45takılamaz. Yani bizim bizimle gelemez.
8:47Savaşamaz. Kendini koruyamaz. eğitimsiz
8:50filan. O çoban olarak kalsın. O zaman o
8:53kadar benimsiyor ki çobanlığı kırda ve
8:56şeyin eee koyunların için yani çevrede
8:59diyalog kurucu insan yok. Kendiyle
9:02yalnız kalmış. Bakın o da çöle çıkmış.
9:05Yani
9:05>> ortam
9:06>> ortam değil mi? Onu yalnız bırakmış. Bu
9:08yalnızlık içinde kendine iç dünyasına
9:12ister istemez kendiliğinden sekineye,
9:15şekinaya eee doğru yani var durmaya,
9:19şimdinin derinliğine girmeye eee nasip
9:22olmuş. Birçok kişi böyle olur da bir
9:24türlü oraya girmez yani.
9:26>> Ha ondan sonra
9:28>> eee sonra Saul diye bir peygamber var o
9:32zaman eee pardon eee Saul peygamber
9:35değil özür dilerim. Saul diye bir kral
9:37var. İlk kralı İsrailoğullarının o ilk
9:39dönemin ilk kralı ve eee Tanrıın adına
9:43bir krallık kurmaya söz veriyor. Kime?
9:46Eee bir eee bir peygamber eee Samuel.
9:52Bu Saul ve Samuel eee Şamuel yani şeyce
9:57Şin singenin problemi. Ben Arapçasını
9:59söylüyorum. Samuel. Samuel peygamber
10:02vahyi
10:04gidip bildiriyor. Şey eee bir e aşiretin
10:07reisine aşiretler var. Aşiretlerin bir
10:10tanesinin reisine gidip bildiriyor.
10:11Diyor ki Tanrı seni seçti ve bu
10:14aşiretleri birleştirmek ve bunlar
10:17dağılmasın. Diğer milletler bunlara
10:19gelip zulmetmesin. Onları koru kolla
10:21diye sana görev verdi. Bu aşiretlerin
10:25kralı sen olacaksın. Çünkü aşiretler
10:28daha önceden birbirleriyle de
10:30savaşıyorlar, çatışıyorlar. Hani
10:32Mekke'deki aşiretler birbiriyle savaşıp
10:34Cenabı Nebi'nin onları gidip barışa
10:36İslam'a getirmesi gibi. Burada da sen
10:39barış kralı olacaksın. Eee ve bunları
10:43birlikte Tanrı'nın emriyle, Tanrı'ın
10:46adına bunu yapacaksın. Peki diyor madem
10:49bu görev verdi, o zaman bunu sen şeysin,
10:51peygambersin. Tanrı'nın emri. Bunu ben
10:54gidip söylesem kabul etmezler ki.
10:56Diğer aşiretlerin reisleri niye o da ben
10:59değilim diye kalkarlar.
11:01>> Ama diyor Tanrı senin şu şu şu
11:03kahramanlıkların şunlardan dolayı seni
11:05seçti. A ama olsun gene kabul etmezler.
11:07Sen bu o zaman bir toplantı yapıyorlar.
11:10Bir araya geliyor aşiretler reisleri
11:13şeyde Saul'da orada ve ş eee Samuel
11:19bir nebi, bir peygamber çıkıyor diyor ki
11:22Tanrı'nın emri budur. Şu nedenden dolayı
11:25bu kişiyiz. Saul'u seçti ve bu sizin
11:28üzerinize tanrının kralı olacak.
11:30Musa'nın yasalarını, Musa'nın Tanrıdan
11:33aldığı yasaları, şeriatı
11:36bu yönetecek ve siz birlik olacaksınız.
11:40Tanrının kavmi olacaksınız.
11:42>> Onun yükünü taşıyacaksınız. Onun ruhunu
11:45taşıyacaksınız. Onun öğretisini
11:47taşıyacaksınız. Onun adaletini realize
11:50edecek, gerçekleştireceksiniz.
11:52Peki diyorlar. Madem Tanrı söyledim.
11:55Musa ile ilgili ellerinde tora var,
11:57kitap var. Kitaba bağlı madem. Peki
12:00diyorlar ve kabul ediyorlar. Hakikaten
12:03bu birleşmeden saul krallığında eee
12:06dışarıdaki düşmanlara kendilerini şey
12:08eden işte düşmanlık eden
12:10>> bunlara yani kötü niyetle sadece çapul
12:13için eee ganimet için çapul için gelip
12:16saldıranlara tanrının kelamıyla onun
12:18adalet şeyiyle eee düsturuyla onlarla
12:22savaşıyor ve kazanıyor ve zaferi
12:24kazanıyor ve birliği sağlıyor. Konsolide
12:27ediyor içeriye. edince eee bu sefer e
12:33bütün aşiret reisleri de gelip ona biat
12:35ediyor. Diyorlar ki sen bizi korudun
12:37artık. Sen hakikaten bizim kralımızsın
12:39ama artık bizi bırakma. Yani şimdi bir
12:41de var ya hani kazandım ettim ben
12:43gidiyorum. Ya gitme. Biz şimdi bizi
12:44yalnız bırakma. Biz şimdi bir krallık
12:47olduk. Eee kavim kendini koruyabilecek
12:49durum ne olur? Hepsi de ona biat ediyor.
12:51O da tabii gururlanıyor, kibirleniyor ve
12:55otağının eee dışına bir dikili taş
13:00dikiyor. Aynı Mısır'daki gibi.
13:03>> Bildiğiniz hani Sultan Ahmet meydanıa
13:04vardır. O şeyde Washington'da değil mi?
13:07Beyazsaray'ın orada vardır. O dikil taş
13:09meşhur birçok düny Mısır'dan getirilmiş.
13:12Yoglif var üzerinde.
13:14>> Bu bir tane ona benzer küçük tabii onlar
13:16minik şey. Bir taş diküyor ve üzerine
13:20kazıtıyor, nakiş ediyor. Şeyi
13:24yazıyor. Ben kral Saul. Bütün şeyi ben
13:29birliğe getirdim ve bu eee kavmin
13:32kralıyım.
13:34Ve
13:35>> benim soyum
13:37kutsanmıştır. Tanrı kutsadı beni ve
13:39benim soyumu.
13:40>> Eyvallah. Benim hanedanım yani oğullarım
13:44gelecektir de kral olacaktır diye
13:46yazıyor.
13:47>> H
13:49>> sonra
13:51Tanrı
13:52eee Saul'ün değil Samuelim dediğine göre
13:57Tanrı vahiy rüyasında veya eee kalbine
14:01indirilmiş bir vah yani kendisi şöyle
14:03biz biliyoruz tabii Samuel'e inanıyoruz.
14:06Samuel diyor ki bana vahiy geldi.
14:10Eee, hayr ola git benim emrimle ve
14:14rızamla kral tayin ettiğim kişiyi
14:17krallıktan hazlet.
14:21>> Yani
14:22>> şimdi peki peygamber dediğin kişi de eee
14:26Samuel de böyle tahtı, kılıcı bilmem ne
14:29arkadaşları, ordusu filan hiçbir şeysi
14:31yok. Onlar derviş gibi hiçbir şeyleri
14:35yalınlar. Hiçbir dayanakları yok.
14:37Doğrudan tanrının hizmetçisi olmaları
14:39bakımından aynı dervişler gibi geliyor.
14:42Yani bir şey söyleyecek. Tanrı dedi ki
14:43filan bir tokat hani sen kimsin yani?
14:46>> Değil mi? Geliyor ve giriyor şeye.
14:49Toplantı halindeyken giriyor. Aşiret
14:51reisleri falan orada bayram yapıyorlar.
14:53Zafer kutluyorlar. Şaraplar içiyorlar
14:55filan. Eğlenceler, şeyler var.
14:57Müzisyenler var filan. giriyor ama
15:01saygın bir kişi. Halk eee vahiy alan,
15:04Torayı koruyan, Toray'yı bize anlatan e
15:07bir haham yani hikmet sahibi, bir
15:11hohmah, bir bilgelik olan kişi de saygı
15:14duyulan bir kişi olduğu için herkes
15:16tabii ayağa kalkıyor. Buyurun bir de
15:18yaşlı pirun.
15:21Eee, Samuel hiç kimseyle ilgilenmiyor.
15:23İşte buyurun şöyle oturun filan. Siz de
15:25kutlamaya geldiniz değil miyim efendim
15:26falan. Hayır böyle bodostama bir
15:29büyülenmiş gibi doğrudan kralın
15:31karşısına çıkıyor.
15:34Kral da hoş geldiniz diyor
15:36Sayın Samuel. Bakın Tanrı beni kral
15:39seçti. Onu bana siz bildirdiniz.
15:42Diğerleri de kabul etti ve gerçekten
15:45zaferleri kazandım ve Tanrı'nın kavmini
15:47koruyorum. Ben kralım.
15:51Evet diyor. Tanrı seni seçti ve senden
15:55bütün bu dediklerini istedi. Sen de
15:57bunları zaferle, Tanrı'nın kudretiyle
16:01zafere kavuşturdun. Ama dikkatimi çekti.
16:06Tanrı bana dedi ki, "Git ona verdiğim
16:09krallığı geri al." O da şaşırıyor.
16:13Niçin? Zaferse zafer dediğini de yaptım.
16:17Neyse herkes de kabul etti.
16:19Yaşlılı ihtiyar. Sen kendinden
16:20uyduruyorsun. Çık karşımdan git. Nasıl
16:22yani? Niçin? Ne ne hakla geldin almaya?
16:26Sen kendinden uyduruyorsun bunu diyor.
16:29Ben de anlamadım ilk önce diyor. Tanrı
16:32buay verince dedikleri yerine geldi ve
16:35Tanrı diyor ki git krallığımı geri al.
16:39Çok şaşırdım
16:41ve hayretle bunu size iletmek için
16:44kralım geldim. Ama kapıda bir dikili taş
16:48gördüm. Daha önce yoktu. Ve onu okudum.
16:52O zaman anladım tanrının emrini. Çünkü
16:54oraya tanrının krallığı, tanrının
16:57emrinin egemenliği, adaletin egemen
17:01olmasını yazmadın.
17:03Kendini kutsadın ve kendi aileni,
17:06hanedanını, çoluklarını, çocuklarını
17:09ebeden ben, benim ailem sizin üzerinize
17:12hükümran olacak. Tanrı'nın adaleti
17:15üzerinize hükümran olacak diye yazmadın.
17:17Hı hı.
17:17>> Sen Tanrı'nın emrini nefsinin kazancı
17:21zannettin
17:23>> ve bunu yazdın. O halde Tanrının bu
17:26vahyini sana bildiriyorum. Tanrı
17:28krallığını geri aldı.
17:30>> Evet.
17:31>> Aldıysa aldı diyor. Ne olmuş
17:35diyor.
17:35>> Veren kim yani sanki?
17:37>> He yani ne aldı yani bu bu ihtiyarın
17:38uydurmaları gibi on
17:40>> gelsin alsın
17:41>> onda. Evet. Evet.
17:43>> Ve şaşırtıcı bir şey oluyor.
17:44>> Evet.
17:45>> Tam bu tepkiyi de verdikten sonra birden
17:49eee öfkesi iyice şey ediyor, yükseliyor.
17:52Saul'un, kralın. Hı hı.
17:54>> Öyle öfkeleniyor. İhtiyar sen falan
17:56filan derken çıldırıyor.
17:59>> Herkesin içinde herkes görüyor oraya
18:02buraya tekme etmeye başlıyor, küfretmeye
18:03başlıyor falan. eee yerlere sürmeye
18:06başlıyor bilmem ne ve telef oluyor.
18:11Bu vaka olmadan önce
18:14yani hemen oraya geçtim. Arada bir durum
18:16var. Çok önemli o. Saul peki peki diyor
18:20tanrı krallığını geri istiyor da böyle
18:21aşağılayarak kibirli kibirli yani kime
18:24verecek benden başka? Ben hiç de
18:25zaferler kazanmıyorum. Kime verecek
18:27diyor.
18:28>> Yani Tanrı alcı kralı kime verecek peki?
18:31diyor ki o
18:34kendi sözünü kabul edip tanrısal tahta
18:38oturup tanrının krallığının eee senin
18:43gibi ailesinin krallığının değil
18:45tanrının krallığının eee egemen olacağı
18:48bir kişi olacak. Onu sana söyleyemem
18:51diyor. Söylem. Sonra bu telef oluyor
18:54deliriyor meliriyor filan falan
18:56dağılıyor orası. Eyvah kralsız kaldık ne
18:58yapacağız diyorlar. Ve gidiyor
19:01Davut'u tekrar buluyor. Saul
19:05tekrar değil pardon gidiyor buluyor
19:08Tanrı emriyle. Tanrı diyor ki git git
19:12masum
19:15masum
19:16günahsız olanı bul
19:19ve ona onu kral seçtiğimi söyle.