Full transcript
İmparatorluk Sonrası Deha ve Hürriyet Aşkı
0:02dahil zekanın kabına sığmaması. Yoksa
0:05eee şeyler zeki değil mi? Tüm
0:06uzmanlıklar zekat zaten uzmanlık eee
0:10şeyde eee hangi konu olursa o konuun
0:14olanaklarında en eee şeye köke kadar
0:18gidebilme ve onu kullanabilme, ifade
0:20etme. Zaten bu akademik dünyada da
0:23doktora dediğimiz şeydir. Y aslında
0:25bilim doktorada biter ya da başlar.
0:29doktoraya kadar e şeydir, hazırlıktır.
0:31Doktora da artık bir konunun doktoru.
0:35Şimdi Türkiye'de de bir garip bir durum
0:36var. Doktor dediğiniz zaman sadece
0:37hekimler anlaşılıyor.
0:40Yani şey başka bir iktisat doktoru
0:42diyorsun mesela ne demek yani bu
0:44ameliyat yapar mı falan diyor.
0:47Biraz uzağız yani bu işleri. E kendi eee
0:50üniversitemize onun çalışma biçimine
0:53yabancıların işiymiş gibi bakıyoruz da
0:55onlar. Halk tanımıyor bunları, bu
0:57işleri. Her neyse.
1:00Farklı uzmanlıklardan
1:03yani bir uzmanlıktan çıkıp başka bir
1:05uzmanlık oradan çıkıp başka bir uzmanlık
1:07deha. Şimdi bunu İbn Arabi diye illa
1:10gidip bir yere bağlamak adına değil.
1:11Çünkü batılılardan referans verdiğim
1:13zaman kimse şey etmiyor. Modern insanlar
1:16dinlerken yani zaten Kant dedi, Hegel
1:19dedi diyecek adam. Yani felsefe
1:21anlatıyorsa tabii diyecek işte Sokrat
1:22dedi tabii diyecek Pagoras dedi ama
1:24arada İbn Arabi Mevlana dedi ya gene
1:26dini karıştırdı bu adam sanki ötekiler
1:29hiç dinden konuşmuyormuş gibi ya her
1:31uzmanlık referans olarak bir konuyu
1:35destekleyecek
1:36eee bir başvuru olarak kullanılabilir.
1:39Bu akademik bir şey tavır. Ama böyle bir
1:42bir de yabancılaşma var. Bir de eee
1:45kendi kültürüne küsme, yenilme. Eee yani
1:49Dünya Savaşı'nda eee bu toplum eee
1:51yenilmiş, yenik düşmüş her alanda işte
1:55üzerine çullamışlar, parçalanmış eee
1:58şeyi inancını yitirmiş. Yani biz hani
2:01hep şeydik filan Muzaffer filandı. Bak
2:04öyle değilmişiz. Ondan sonra o konfor
2:07700 yıllık bir konfor. İmparatorluk
2:09konforu. Panik. Nereye kaçacağım? Ne
2:11yapacağım? En basit en sıradan e şeyler
2:14bile imparatorluğun işte bir Yunan şeyi
2:16şu kadarcık bir bölge kalktı bizim
2:19üstümüze filan tepiniyor. İşte Fransızı
2:21geldi, İngilizi geldi, Amerikalı ne
2:23oluyoruz falan bir de mi? Bir travma var
2:26ama o travmanın içinden bir deha işte
2:30çıkıyor ve bunu dönüştürebiliyor.
2:34Yepyeni bir şey çıkıyor ortaya. E bir
2:36varlık çıkıyor. Fakat
2:39herkes mi öyle oluyor? Hayır. Bir
2:42toplumun içinde bir nüve ortaya çıkıyor
2:45ve o parlıyor ve o güvenle bir ufuk
2:47açıyor. Bunun için de kadını erkeği
2:49ayırt edemiyorsun. Şeye baktığın zaman o
2:52eee fabrikalarda
2:54eee o zamanki atölyeler tabii fabrika
2:57dediğimiz ama eee kadınlar o nineler
3:00hatta köylü nineler şeyi dolduruyorlar.
3:04Eee
3:05>> eski 2,5 lirada mermi taşıyan kadının
3:07şeyi vardı
3:07>> değil mi?
3:08>> Değil mi? var. Yani zaten açıp
3:09baktığımız zaman bütün o belgeler
3:11duruyor. Yani bir anda evinde kadındı,
3:15çocuğuna bakıyordu. Hatta nine olmuştu
3:18efendim yani tarlada da çalışamazdı
3:20yani. Yaşlanmıştı böyle. Hayır fabrikada
3:22gidiyor fişek dolduruyor, silah
3:24temizliyor, omuzunda alıyor, taşıyor
3:26filan. Bir anda bir eee şey toplum eee
3:30bir aşkla harekete geçti. Nedir bu aşk?
3:33Hürriyet aşkı.
3:35Yani kölelikten çıkmak
3:38>> ya
3:38>> o anda kölelikten çıkarken o köylülüğün
3:41köleliğinden de çıkıyorsun. Kadınlığın
3:44ezilmişliğinin köleliğinden de
3:45çıkıyorsun. Ne bileyim, e erkeklerin de
3:48o dönemde şeyden zayıf olan aşağı
3:52dışlanan erkekler de o eylemle yani
3:56demek istediğim şu yine Platform'un
Yetenek Avcısı: Platon
3:58dediği gibi arete yani erdemli olmak
4:01demek insanların bir mesleğe
4:05eğitilmeleri demek. Hangi mesleğe?
4:08Yeteneklerinin. Bak yetenek avcısıdır
4:10Platon. yeteneklerine göre diyor.
4:14Eğer diyor bir insanın cesaret şeyi
4:17varsa yani öfkesi yüksekse bir insanın
4:20onu o öfkeyi cesarete eee
4:23dönüştürdüğümüzde
4:25o toplumu koruyan eee toplumu savunan
4:29bir eee askere dönüşür. Bir koruyucu
4:31muhafız. Biz asker diyoruz onlar muhafız
4:33diyorlar. Yani şeyi e koruyucu koruyucu
4:37anlamında şövalye yani daha sonra
4:40koruyan kollayan şövalye
4:42>> evet bu bir erdem olarak ama çok
4:44ilginçtir. Şimdi biz hemen aklımıza
4:46asker tabii doğrudan doğruya asker
4:47geliyor. Askeri eğitim geliyor. Silah
4:49çat falan değil mi? Şey ateş et filan.
4:53Bunu anlıyoruz
4:54>> ama ART o değil. Diyor ki bir insanın
4:58diyor muhafız olabilmesi için onun
5:00filozofası olması lazım diyor. Evet.
5:03Evet. Açın bakın.
5:04Biz filozoflar falan diyoruz, dahil
5:07filan işte bilmem bilim insan. Hayır
5:09öyle değil. Muhafız yani cesaret
5:12erdemini muhafız olmaya eğitmek demek
5:15diyor Platon. eee ondaki bu cesareti
5:19açığa çıkartma demek bir eee ruhsal
5:23doğum doğurarak yani ruhsallığındaki
5:26cesareti doğurarak öfkeyi dönüştürerek
5:29putteres güvercine cesarete dönüştürerek
5:33ama onu o cesaret ne demek? Öfkeyi
5:36denetleyip kullanabilmek demek. Daha
5:38önce denetimsiz her tahrik olduğunda
5:41öfke her tarafa öfkeyle davran ama şimdi
5:44eee dönüştü. Peki nasıl bunu eğitelim?
5:47Nasıl filozofası yapalım bunu?
5:50diyor ki onlara, "Ee müz müzik
5:56müzikle eğitelim" diyor. Acı.
6:00müzikle eğitirsek iç disiplin olur
6:03diyor. Müzik iç disiplin yaratır. Eee
6:07şeyini eee püsükesini erdeme yani
6:10şefkatle ruhsal duyarlılığa getirir ve
6:15öfkesini de cesarete çevirir.
6:18Açığa çıkartır. O zaman ortaya bir
6:21filozofos çıkar. Yani bizim bugün askeri
6:23eğitimle asker yapıyoruzla hiçbir ilgisi
6:26yok bunun.
6:27Bakın herhangi bir zanaatkar olacak.
6:30Zanaatkar ölçülü olmalı diye başlıyor.
6:34Onu bir filozof sanacak sanatkar
6:36zanaatkar olur. Bizim bugünkü gibi eee
6:39akademide e felsefe fakültesinde eğitim
6:42görüp diploma alıp orada hoca olmak
6:44değil felsefe böyle bir şey anlatmıyor.
6:47Ha bugün böyle yapılıyor. Bu başka bir
6:49iş. Tabii başka bir iş. Şimdi şu gene
6:51aynı yere geldik. eee eğitimle
6:55insan olma eee eee biyolojik varlığın
6:59doğasını dönüştürerek olmak. Doğayı
7:02açmazsak insan olamıyoruz.
7:05Heh. Yani kendi doğamızı
7:08neyle aşabilirim onu? Akılla.
7:11Akıl. Akılda kadın erkek var mı?
7:14>> E matematiğin kadını erkeği olur mı?
7:19Yani tüm e hüpat
7:23tarihte eee şey bir deha işte Hüpatya ne
7:28güzel filmi de var yapmışlar. A
7:31Hüpatya'nın şeyi eee matematik, fizik
7:35deneyler yapıyor
7:38ve bir aristokratın kızı olmasına karşın
7:40babasını da şey diyor. O ya kızım ne
7:43yapıyorsun? Gel işte servet var filan
7:45işte rahatına bak filan. Hayır diyor.
7:47Bilime adanmış. Bilime adanmış ve onu
7:50başka hiçbir şey e kendisi güzel bir
7:52kadın talipleri var filan. Aristokrasi
7:54var. Yani o zenginin içinde keyif
7:57sürebilirdi.
7:59>> Onu bilime bu denli şeyden eee götüren
8:04şey tutku. İşte bizim aşk dediğimiz şey.
8:06Hani genelde bu bizim kültürümüzde bir
8:08aşk terimi var ama aşk dediğimiz zaman
8:11sürekli konuşuyoruz. Herkesin de dilinde
8:14ama aşktan ne anlıyoruz diye başlıyorum
8:17sormaya. Eee, kadın erkek ilişkisini iş
8:20bitiyor. Bir de oradan bir Leyla Mevla
Leyla ile Mecnun; Gece ve Delirme
8:23filan gibi böyle biraz da numaralar var.
8:25İşte Leylasız Mevla bulunmaz. Önce bir
8:28kadına tutulacaksın sonra. Ya kadın peki
8:30kime tutulacak?
8:32Sen kadına tutulup yani Leyla'dan Mevla
8:34buldun da
8:35>> e Leyla nereden Mevla bulacak? Ha burada
8:38sembolik bir dil olduğunu unutuyoruz.
8:40Leyl gece demek.
8:43Eee, Kays diye birisi leyl leylla gece
8:48demek içeride karanlık içeride düşüncede
8:54mecnun oluyor. Kavs mecnun oluyor.
8:57Mecnun neydi? Cinnet getirmek, delilmek
8:59yahu.
9:00>> Ama bu derilmek, buradaki mecnun
9:02düşüncenin
9:04eee işte niye delirdi diyorlar? Püteres
9:06oldu, uçtu. Yani insanların
9:08alışkanlıkları, onların konuştukları,
9:10ilgilendikleri dünya değil artık. Onun
9:12eee şey böyle spiritüel yani uçucu
9:16düşünceler filan. Ulan bu mecnun oldu,
9:18cinlendi. Nitekim peygambere de böyle
9:21söylüyorlar. Muhammed Nebi'ye diyorlar.
9:23Bu cinlenmiş bu adam. E cinni basmış
9:25bunu ya. Niye? Niye? İşte eee şairler
9:28böyle cinlenmiştir zaten. Ha demek ki
9:31buradaki sembolik de kadın erkek falan
9:33anlatılmıyor.
9:35E ister kadın ister erkek eee leyl gece
9:38yani iç dünyada yıldızları seyrediyor.
9:41Yani düşüncelerini, ideleri, ayağ
9:43sabiteleri,
9:45eee yüksek düşünceleri başlıyor.
9:47Soyutları düşünmeye başlıyor. Artık
9:50şeyden, duyusal dünyadan, eee,
9:53dönüşüyor. Artık çevresindekiler ne
9:55konuşuyor? Bu deli midir nedir? Y bir
9:58şey söylüyorsun. Örneğin şimdi biz bugün
10:00artık bunlara alıştığımız için sanki hep
10:02varmış gibi. Özgürlük diyorsun. E göster
10:06kanıtla. Özgürlük ne demek?
10:10Özgürlükte birisi var mı? Tanıştık mı
10:12yani hiç?
10:14Ne nasıl adalet? Allah Allah. Nedir bu?
Adalet Kavramı
10:18Herhangi bir insanı şimdi bugün herkes
10:20biliyormuş gibi davranıyor.
10:23Adalet diyorsun. Kimse şaşırmıyor.
10:25Tabii. Evet. Evet. Tabii biliyor yani.
10:27Allah Allah. Hiç tanıştın mı? Hiç elini
10:30sıktın mı? Konuştun mu? Adalet hanım mı
10:32bu? Adalet bey mi yani? Hayır. Peki ne?
10:36Soyut
10:38ama bir sınamaya sokuyorsun değil mi?
10:41Herkes lütfen adaletten ne anladığını
10:42yazsın önünde. Sonra bir okumaya
10:44başlıyorsun. Komik. Adalet kavramıyla
10:47hiç ilgisi yok.
10:48Adalet çünkü
10:50Mecnunların işi
10:53yani o kavram aklı başında bir şey
10:56söylemiyor bu insan. İşte Tanrı diyor
10:59filan nerede? Gördün mü? Etti mi?
11:01Halbuki onla neyi kastediyor? O kavram
11:02nedir? E hangi eee evrene evriliyoruz o
11:06sırada? Bu düşünme de ben uzatıyorum
11:08böyle lafları Gülgün
11:11ateşliyorsun. Fakat yine dönüp dolaşıp
11:14şöyle diyelim. E buluştuk yani aynı
11:17yerde. Eee bugünün insanı dediğimde
11:23artık onun cinsiyeti değil. Hatta
11:25sınıfsal durumu değil dehası da değil.
11:29Zekasın üstünlüğü veya zayıflığı da
11:30değil. Peki nesi?
11:34işinde, kendi işinde
11:38o işe kendini adamış olarak aşkla,
11:41tutkuyla yani aşktan anladığımız bu pas
11:44>> tutkuyla hatta patos diyor şey Grek yani
11:48Platon Platon'a ben müracaatım var
11:50biliyorsunuz benim mürşidim. Platon
11:52diyor ki patos. Patos tutku demek.
11:55Patoloji de oradan geliyor. Yani obsesif
11:57olmak, yapışmak işine
12:00>> işinde
12:03İsmail Emre'nin bir lafı var. Diyorlar
12:05ki eee efendim işte bu tasavvuf falan
12:07filan diyorsunuz işte sufi mufi işte
12:10hani bir kenara çekilelim, mağaraya
12:11çekilelim. Eee böyle yalnız işte Allah'a
12:14diyor ibadet edelim filan. Böyle bir şey
12:15mi? Yok yok. Ben diyor kaynakçıyım.
12:18Eee şey şey kayn kaynakçılık işte ne?
12:21Demir kay değil mi? Ben kaynakçıyım. eee
12:24doğuşlar ve bu yani enpirasyonla bu eee
12:28eee ruhsal etkiler en çok kaynakta tam
12:32kendimi kaybedip de işime tam
12:34odaklandığım zaman oluyor diyor.
12:36Bak şimdi kenara çekilmek falan tespih
12:38çekmekle olmuyor. İşine kendini o işinde
12:42kaybederek tutkuyla işine yapışan ruhsal
12:46yetenekleri açığa çıkıyor. Hı.
12:49>> Şimdi dolayısıyla eee göstereceğimiz
12:52yani o diye göstereceğimiz hep işinde o
12:56işi hakkıyla yapan insan. İşini hakkıyla
12:58yapan insan.
13:00>> Gitar mı çalıyorum? Hakkıyla çal
13:01kardeşim.
13:02>> İşte ibadet
13:03>> geçici olarak yani böyle işte ya ne
13:05yapayım bu
13:07tam ibadet et. Günde 8 saat prova yap.
13:09Yani eğer seviyorsan zaten yaparsın.
13:12>> Sana yap denmez ki. Şimdi çocuklara
13:14genellikle böyle sanatta da evladım işte
13:16bak çok çalış bak işte piyanoyu falan
13:19yani çalış çalış bak ondan sonra bak
13:21abla gibi olacaksın abi gibi olacaksın
13:22çalış bak çok başarılı olacaksın seni
13:24alkışlayacak çalış o öyle bir şey değil
13:26ki
13:27>> önüne koy ki piyanoyu birazcık oynasın
13:30olmadı olmadı olmadı çalış da baş öyle
13:34olacaksın böyle bir şey yok çünkü ona
13:37eğilimi yok
13:39>> ama bir bakıyorsun ki o çocuk gidiyor
13:40ayakkabı boyacılığı filan mesela istiyor
13:42Sen diyorsun ki, "Ah" diyor, "bulek iyi
13:44değil." Halbuki bir ayakkabı boyacım
13:47vardı benim Şişli'de
13:50bir eee şey eee roman.
13:54Ona gidelim. Bir tek bir keyifle
13:57ayakkabı boyas şöyle şeylere cilalarken
14:00filan. Ve o sırada gözünün içine bakar,
14:02şarkı söyler. Sana espriler seni şey
14:05eder böyle sorgular filan. O sırada bir
14:08e beğendin mi be?
14:10Üzerine biraz ispirto döker, yakar böyle
14:12onu yakar. Sanki şey gibi hani e lüks
14:14bir salonda yemek geldi de üzerinde şey.
14:17Aa evet. Şimdi o insan o
14:21>> olmuş.
14:23O şimdi adalet kavramı günümüzde
14:26konuşuyoruz. Adalet şu demek bu demek.
14:28İşte tartmak martmak bir de heykeli var.
14:30Elinde de şu var falan filan. Ve Sokrat
14:33diyor ki adalet işi bir e insanın kendi
14:35işini yapması tabii.
Metin Bobaroğlu’nun kebapçı anısı
14:39Eee eşimle beraber bir gün bir kebapçıya
14:41gittik. Eee ben biraz kebap sever. Ben
14:44Antep şeyi tadı e seven bir insanım. E
14:48birisi tavsiye etti böyle ama sokak
14:50arasında şeşli yok. Neredeydi? İçeri
14:53köydü galiba. Evet. Sokak arasında bir
14:55yer. E hadi bir deneyelim bakalım dedik.
14:56Şimdi biz tabii yani biraz eli ayağı
14:59düzgün bir yer olsun filan. gittik şey
15:02böyle savaş bir yer gittik acaba temiz
15:05midir şey midir bakıyoruz falan o sırada
15:08böyle uzunlu bir adam geldi filan burra
15:10dedi. Aa dedim burası yerli bu şey
15:13antepti yani. Böyle şey efendim dedim
15:16kebap dediler. Siz sizin oturun dedi
15:20işte ne ben getiririm dedi. Oturun dedi.
15:24Biraz sonra bir tepsi geldi içinde. işte
15:27ne yaptıysak hayatımızda ikimiz
15:29birbirimize baktık. Eee, en lüks
15:31lokantalarda falan olmayan bir şey, tat
15:35ve bir özen.
15:37Ya geldi sonra dedim ki efendim bu kadar
15:40ya iltifat olarak almayın. Bu kadar yere
15:42gittik böyle ama böyle bir yerde
15:44beklemiyordum dedim. En iyi kebabı
15:47yedik. Tek kelime söyledim. Herkes işini
15:50yapsın.
15:51>> A
15:51>> çok iyi be.
15:52>> İşte adalet bu.
Mümkünat ve Meon (Yokvarlık)
15:56Sevgili Gülgün
15:58>> mümkünattan söz etti.
15:59>> Evet.
16:00>> Bir yarı zorunluluk, bir yarı olumsallık
16:03dedi. Ama eee asıl olan mümkünat.
16:07Niye asıl olsun? Zorunluluk değil.
16:09Determinizm. Yani zorunluluk demek
16:11determinizm. E öteki ise eee olumsallık
16:15dediği olasılık.
16:17Zorunluluk ve olasılık. İkisi de değil.
16:20Uçlar bunlar ekstrem ama dedi mümkünat.
16:24mümkünattan olur. Bu ne demek?
16:29Bizim yine tarihe şöyle bir döndüğümüzde
16:31o İbn Arabi üzerinden anlattı. Eee,
16:33Gülgün değil mi?
16:35>> Şimdi Platon'a gittiğimiz zaman Platon
16:38eee diyaloglarında bir büyük filozof
16:41baba diyor. Baba eee onu misafir ediyor,
16:45konuk ediyor onların sofrasına Agora'ya.
16:48Bizim şey Çilingir sofrasına eee atfend
16:51mi söyleyelim? Bir şey olmazsa misafir
16:53ediyorlar, konuk ediyorlar ve Platon
16:56işte büyük filozof. Onunla konuşuyorlar.
16:58İşte varlık vardır, yokluk yoktur diyor.
17:00Bitti. Tamam. Varlıktır. Varlıktan
17:02konuşacağız. Varlık vardır yokluk
17:04yoktur. Uk yokluk.
17:08To on tos on varlık vardır. Ta ta varlık
17:14o varlık yani. Evet. Uk ukon yok.
17:18yoktur.
17:20Varlıktan ne konuşacaksak konuşuruz ve
17:23bilgi budur.
17:26Sokrates üzerinden Platon
17:29Ukon değil,
17:31toon değil. İkisi de değil. Toon
17:34determinizm, zorunluluk.
17:37Ukon yokluk.
17:39E olasılık değil. Yokluk,
17:42hiçlik yani. Eee, üzerine
17:44çalışamayacağımız yani yokluğu nasıl
17:46çalışalım değil mi?
17:49diyor ki şey Sokrates ya da Platon demiş
17:51oluyor diyelim. Sokrat aktör Sokrat ama
17:54senarist bizim Platon tabii. Diyor ki ne
17:57UK 10 yani yokluk yoktur eee
18:02belirlemesi, önermesi ya da to on varlık
18:07zorunluluk ikisi de değil.
18:10Niye diyorsun? Meon diyor. M10 ne? UK 10
18:16mutlak yokluk.
18:18Meon
18:21varlığın yokluğu ukon. Meon ne peki
18:24diyorsun? O da yok varlık diyor.
18:28>> Bak değişik bir şey.
18:32Saltık olarak yokluk değil.
18:35Olası yokluk. Olası varlık. Olası
18:37yokluk. Varlık da olası varlıktır.
18:40Yokluk da olası yokluk. Nereden
18:42çıkarttın kardeşim Platon? Nereden icat
18:44ettin bunu şimdi? Yahut diyor yaşama
18:46bakın. Her şey değişmiyor mu? Hani
18:49Heraklitos'tan
18:50her şey değişiyor. E her şey değişiyorsa
18:54bir halde kalmıyor. Bir halden bir hale
18:56geçiyorsa işte tohum ağaç oluyor. Ağaç
18:59meyve veriyor, meyve çürüyor, tekrar
19:01dönüşüyor, tekrar tohumdan çıkıyor. Her
19:03şey değişiyorsa
19:05bu değişimde
19:07değişimin tümü
19:10eee sabitleyen
19:12onu eee bir eee eee değiş değişen
19:17değişmeyen olarak
19:19tespit edeceğimiz o değişenler içinde
19:21herhangi herhangi birisi olabilir mi?
19:23Olamaz.
19:25Değişenlerde değişmeyen nedir? Töz.
19:28Osya. Töz nedir?
19:30diyor ki bilinçtir, logosur. Bilinç
19:33demiyor. Bilinç daha sonra bilinç ilk
19:35kez Plotinos'la ortaya çıkıyor. Modern
19:38döneme de ışık tutuyor. Bilinç felsefesi
19:41Platinos'la başlar. Ondan önce bilinç
19:43yok. Ama o bilinç felsefesinden geriye
19:46döndüğümüz zaman aslında logos,
19:48Platon'un logos dediğinin bilinç
19:49olduğunu anlıyoruz.
19:50>> Evet.
19:52>> Logos eee değişmeyendir.
19:56Yani bilen bilinç değişmez.
19:59Onun içerikleri, duyusal içeriklerin
20:02hepsi değişmektedir.
20:04A vay can. E e yani e'si şu diyor.
20:08Bir değişme demek bir hareket demek
20:11değil mi? Hareket demek. Hareket bir eee
20:16varoluşun bir halden başka bir hale
20:19geçmesi değil mi? Evet. bir haldeyken
20:21orada sabit kalsa,
20:23eee, o var olmakta sürekli kalır. Başka
20:28bir hale geçemez demek istiyoruz.
20:31>> E, başka bir hale geçiyorsa bir önceki
20:33hali kalkıyor.
20:35>> Hı hı.
20:35>> Bir sonraki hale dönüşüyor. Demek ki
20:38dönüşmek var.
20:39>> Değişmek ve dönüşmek. O zaman diyor biz
20:43yaşamın gerçekliği bu değişme ve
20:46dönüşmenin kendisidir.
20:48Zihinsel bir varlık değişmezliği,
20:52zihinsel bir varlığın eee yatsınması
20:55değil.
20:56Gerçeklik bu değişim ortamının
20:59kendisidir. Buna eee Genesis diyor.
21:03Genesis
21:05eee biz de oluş diye çeviriyoruz onu.
21:09Oluş sürekli değişim anlamına geliyor.
21:13Cenesis sürekli yaratım, sürekli o
21:16doğurma anlamına geliyor. Ha. Peki o
21:20zaman bir eee hareketi inceliyoruz
21:24aslında. bir nesneyi, bir cismi
21:26incelemiyoruz. Hareketin kendisini ve
21:29hareketin aldığı formlar işte görünen
21:33cisimler.
21:33>> Hı hı.
21:34>> Enerjinin dönüşümü prensibi aslında ta
21:36zamandan Evet.
21:37>> bunu yakalamış ve biz bugün işte
21:39Einstein sonrası biliyoruz ki eee
21:41enerjinin formları bu gördüğümüz alem
21:44fenomenler enerjinin formları. Ne demek
21:47istiyoruz? Yani bu görünenler enerjiye
21:49dönüşürler.
21:51>> Enerji yeni formlara dönüşür. Hı hı.
21:53>> Bu karşılıklı dönüşüm varoluşun
21:55kendisidir.
21:57Ha o zaman mümkünat dediğimiz meon
22:02yani yok varlık.
22:05Yok varlık varlığa çevrilir. İşte bu
22:07aradaki çekişme atomun kendisi de
22:10öyledir. Bir atom başka bir atomla
22:12buluştuğu olduğu bir şey. Bir molekül.
22:16Stable görüyoruz molekülü. Tamam artık
22:18oldu. Tamam. Hayır. Sonra ayrışabiliyor.
22:23Atomlar yeni yeni bir oluşum meydana
22:24getiriyor. Ayrılışıyor. Yeni bir oluşum
22:26meydana getiriyor. Ayrışıyor. Ha demek
22:28sürekli eee bozulma yani ayrışma sürekli
22:34yeniden birleşme. İşte buna eee
22:37geleneksel olarak kev ve fesat diyoruz.
22:40Oluş ve bozuluş.