Full transcript
Fani Efendi: Görünen El, Görünmeyen El, İlim
0:02Sin Hanım, şimdi Fani Efendi diyor ki,
0:05"Güzelliği serpip dağıtan
0:08burada bir görünen el, bir de görünmeyen
0:11el var diyor. Görünen el bir bedeni olan
0:15bir insan değil mi? Görünüyor yani. Eli,
0:18eli de sadece bu eee elimizi
0:21kastetmiyor. Dili, eli, yüzü görünüyor.
0:23>> Evet.
0:24>> Peki görünmeyen el nedir diye insan
0:26merak ediyor. Görünen el var. Tamam. Bir
0:28de görünmeyen el. Görünmeyen el de ilim.
0:32İnsanın ilmi görünmez.
0:34>> Evet.
0:35>> Göze görünmez
0:36>> ama insana irşat eder değil mi?
0:39Kulaktan. Dolayısıyla bir görünen
0:42dediğimiz gözle ilgili temaşa ettiğimiz
0:45dünya. Bir de duyulan içte anlamı oluşan
0:49eee anlam dünyası. Görünen el,
0:52görünmeyen el. Kasıt bu. Şimdi diyor ki
0:56Fani Efendi,
0:58"El tutup güzelleşenler,
1:01el tutmayı biraz evvel anlattı.
1:02Sohbetine girmek, irfan sohbetine
1:05girmek, hal,
1:07>> sevgi, muhabbet hepsi birlikte ne
1:10yapıyor? Güzelleştiriyor. O zaman diyor
1:12ki el tutup güzelleşenler Allah güzeldir
1:15ve güzeli severe layık olmuş olurlar.
1:18Allah sevgisini kazanırlar.
1:21Bu güzellik milletin yaptığı gibi
1:23makyajla değil ilim ve irfanla oluşur.
1:28İlim ve irfan.
1:30Bu ilmin kıymetini bilenler
1:31güzelleşirler.
1:33Bilmeyenler ise oldukları gibi ahlak
1:35olarak, yabanıl meyve olarak, aşı
1:38tutmamış meyve olarak kalırlar. İlmin
1:41kıymetini bilmek öğrenileni yaşama
1:44geçirmek demektir.
1:48>> Bilgiyi sadece bilmek değil onu fiilen
1:51yaşama geçirmek, ahlak haline getirmek
1:53demek.
1:54>> Edimsel dediğiniz
1:55>> ide edimseldir bu. Bu yapılmazsa
1:59kendine ilim verilen sorumlu olur.
2:03>> İlmin sahibi aşı yapan el yani
2:07mürşittir.
2:09>> İlmin sahibi.
2:10>> Evet.
2:11Şimdi insan olarak dünyaya gelindiğine
2:13göre tekamül etmeye çalışmak bir nevi
2:16görevdir. İnsanlığın görevi.
2:18>> Çünkü olgunlaşmadan gidenler tekrar uzun
2:22devran denen enerji şarkına girmek
2:25zorundadırlar.
2:26>> Hani bu çok eee halkın ağzında da var.
2:28Devri daime girdi.
2:30>> Halbuki devri daime girdiyse tekrar
2:32kainata karolduysa bakın enerjinin
2:35deposuna tekrar atıldıysa insan-ı
2:37kamilin ümmetin mesinde olan kainat
2:42Allah görünmeyen insan ise görünendir.
2:46Görünene insan-ı kamil demişler. Bu
2:50kamil insan olmasaydı kemalat-ı ilahi
2:52gaipte kalırdı. bilinemezdi. Zuhur
2:55alemine gelmediği için tekmirlenemezdi.
2:59Yani bugün dinimizi tamamladım eee sözü,
3:03ayeti yerine gelmezdi.
3:08Eğer tanrı olmasaydı insan var olmazdı.
3:11İnsan var olmasaydı tanrı bilinmezdi
3:13derler arifler. Yani bu tevhidin iki
3:16görünümü gibi zahir ve batın anlamında.
3:21Ev hakkın evi.
3:24Tüm yollar da o eve çıkar. El tutmak bir
3:27yönden yola girmek demektir. O girilip
3:30üzerinde ilerlenen yol yolcuyu o eve
3:33götürecektir.
3:35İlahide
3:37biz mürşid-i hak biliriz dediğimize ve
3:40elini tuttuğumuz mürşit kendisi yolda
3:42kalmayacağına göre biz de onunla
3:45birlikte gider. İşte eee resule tabi
3:48olun değil mi? ayeti kerime. O çünkü
3:53Hakka yolculukta sana rehberlik eder.
3:56Senin elinden tutar ve seni yuvaya
3:59>> Evet.
4:00>> götürür.
4:05Bu yola giren kişi ister bilsin ister
4:07bilmesin kendisinde olan değişikliklerle
4:11eee kendisini eee temayüz eder ve bu
4:14belirtiler kendisinde ortaya çıkar.
4:17Bu değişikliklerin başında muhabbet
4:20gelir.
4:21>> Bakın çok ilginç. Bu yola giren bilsin
4:22ya da bilmesin, arif olsun ya da
4:24olmasın.
4:25>> Onda muhabbet açığa çıkar. Ve bu
4:27muhabbet sadece insanlara değil,
4:29çevreye, hayvanlara, bitkilere, kainata
4:33seme veçulla tüm var olanlara doğru bir
4:36muhabbet çıkar içinde. Böyle bir intişar
4:40diyorlar. kendisinden doğuş,
4:44kelamı kibar olur. Kendisi zerafet
4:47kazanır, anlayış kazanır. Bunlarla
4:49temayüz eder. Eee, insanlar da bunu,
4:53eee, hem takdir ederler hem ona doğru
4:55çekilirler. Dolayısıyla aynı zamanda da
4:58face yani bu şeyi muhabbeti çevresine
5:02aydınlık olarak yansıtır.
Usta - Ustalık
5:11Şimdi aslında kainatta tek insan vardır
5:13diyor. Diğerleri hep onun yardımcıları.
5:17Ona hasret çekip ulaşmaya çalışanlardır.
5:19Bu şimdi ne demek? Bu işte usta
5:22anlatmıştık ya. Bir ustalık var.
5:26neyin ustasıysa
5:28o çevresindeki diğer insanlar usta
5:31değiller.
5:32Yani insan lafı burada bu bu ustalık
5:34anlamında. Onlar da usta olmak için ona
5:37talip olurlar. Usta olmasalar bile onun
5:40ustalığının feyzinden zevk edinirler,
5:43muhabbet edinirler. Şimdi herkes
5:47şey ustaca bir gitar icra edemez ama
5:50ondan zevk alabilir.
5:52>> Zevk alıyorsa iştirak ediyor. Demek ki
5:56külli olarak talep eden, sunan,
5:59paylaşan, yaşayan hepsi tek insanlık adı
6:02altında. Tek insan değil mi? Böyle bu
6:05anlamda
Arif - İrfaniyet
6:08şeyler de budur. Şimdi arif diyoruz. E
6:11ne olmuş? İrfaniyeti var. E varsa
6:15paylaşacak. E paylaşınca eee talip olan
6:18da o da arif olacak.
6:20>> Evet.
6:20>> Dolayısıyla bir şey değil bu. Saklanan
6:23bir yerlere hapsedilen bir şey değil.
6:25Zaten değeri de olmazdı. Şey de öyledir
6:27yaani yastık altında para tutmayın. Eee
6:29ekonomiyi harekete geçirin filan derler.
6:32Kelam da öyle. Kelam duramaz. Aşka gelen
6:35insan susamaz. Eee hani Yunus Emre ne
6:38diyordu ya? Ben öyleyim mi söylemeyeyim
6:41de. aşk insanı söyletir. Dert de
6:43dinletir tabii.
6:46[homurdanır]
6:47Hay Allah.
6:52Tabii çevredeki insanlar eee
6:59nahak olursa ki bu da hayatın içinde
7:03var.
7:04>> O zaman ben de bu yayladan
7:07giderim diyor ya. Nitekim e bir başka
7:10örnek yine Fan Efendi veriyor bize
7:13örneği. Eee Mevlana ile Şems arasına
Fani Efendi’den nakille Mevlana ve Şems hikayesi
7:16geçen o muhabbet
7:19eee çevresi Şemsi ve Şems de Mevlana'nın
7:23o muhabbetini anlayamadıkları için o
7:27hakaretler
7:28eee çeşitli şekilde yolunu kesmeler,
7:31düşmanlıklar hatta aileden bile değil
7:33mi?
7:35E düşmanlıklar Şems'e yapılıyor. O zaman
7:37da Şems Konya'yı terk edip gitti. O
7:40yayladan gitti. Mevlana yandı. Tekrar
7:43geldi. Tekrar o baskılar, tekrar o
7:46şeyler oldu. Ve sonra bir gitti, bir
7:49daha gelmedi zahiren ama hiç gitmedi
7:54batınen. Ne demek? Çünkü Mevlana zaten
7:59>> şemsti. Güneş ondan parlıyordu.
8:06Evet.
8:12Fane Efendiye selam olsun.
8:13>> Hoş olsun efendim. Selam olsun.
8:16>> Buyurun efendim.
Serhan Yasdıman, Sezen Aksu’ya ait “Benim Karanlık Yanım” isimli eseri meşk ediyor.
8:19[müzik]
8:25>> [müzik]
8:30[müzik]
8:38[müzik]
8:44[müzik]
8:49[müzik]
9:03[müzik]
9:07[müzik]
9:16[müzik]
9:23[müzik]
9:28[müzik]
9:37>> Hiçbiriniz
9:39[müzik] bilmezsiniz, [şarkı söyleme]
9:44görmezsiniz [şarkı söyleme]
9:46[müzik]
9:47karanlık yanımı.
9:51Kaç [müzik] suçtan, [şarkı söyleme]
9:53cezadan
9:57sanık [müzik] saklandı
10:00mı?
10:04Çok eski [müzik]
10:07tarihlerden
10:09[şarkı söyleme]
10:11bütün insanlık
10:14günahlarını
10:16[şarkı söyleme]
10:18işlemişim. [müzik]
10:20Hala işliyorum.
10:24Kopara
10:26kopara [şarkı söyleme] canım [müzik]
10:31gel. Geldim [müzik]
10:34[şarkı söyleme]
10:34defalarca
10:38gittim [şarkı söyleme]
10:40defalarca.
10:43[müzik]
10:44Kaç bahçe [şarkı söyleme]
10:48kuruttum
10:49bilmem.
10:51Yüzleşmedim [müzik]
10:54yıllarca. [şarkı söyleme]
10:56[müzik]
10:58Kıydı
11:01defalarca. [şarkı söyleme]
11:04[müzik]
11:05Kırdım defalarca.
11:08[şarkı söyleme]
11:10Kaç kalbi [müzik]
11:13yordum, kaç aşkı vurdum ama mahvoldum
11:19[müzik]
11:20unutulunca.
11:25>> [müzik]
11:28>> Bak gözüme [şarkı söyleme]
11:31gör kendini.
11:33[müzik]
11:35Koyu kop koyu
11:38asfalt [şarkı söyleme] rengini
11:41söyle. [müzik]
11:43Neyi arıyorsun? [şarkı söyleme]
11:48Hangi [müzik]
11:49tartıya göre dengini? [şarkı söyleme]
11:53[müzik]
11:55Cennette, [şarkı söyleme]
11:57cehennemde,
12:01melekte,
12:03[müzik]
12:04şeytan da bende. [şarkı söyleme]
12:08Hadi [müzik] bul bakalım, göster bana.
12:12[şarkı söyleme]
12:13[müzik]
12:15Farkımız [şarkı söyleme]
12:17nerede? [müzik]
12:21Gel. [şarkı söyleme]
12:22Geldim
12:23defalarca
12:26[şarkı söyleme]
12:28gittim defalarca.
12:31[şarkı söyleme]
12:33Kaç bahçe
12:36[müzik]
12:37kuruttum [şarkı söyleme] bilmem.
12:40Yüzleşmedin
12:43[müzik] yıllarca. [şarkı söyleme]
12:47Kıydım
12:49[şarkı söyleme]
12:50defalar.
12:52>> [müzik]
12:54>> Kırdım [şarkı söyleme] defalarca.
12:59Kaç kalbi [şarkı söyleme]
13:01yordum, kaç aşkı
13:05vurdum ama [müzik]
13:07mahvoldum
13:09unutulunca. [şarkı söyleme]
13:12Kaç kalbi
13:14yordum, [müzik] kaç aşkı [şarkı söyleme]
13:18vurdum ama mahvoldum [müzik]
13:22unutulunca.
13:26Ama mahvoldum [müzik][şarkı söyleme]
13:29unutulunca.
13:34Öyle bir şey.
Modern İnsan, Bilinçdışı
13:35>> Harikaydı.
13:37>> Elimden geldiğince icra etmeye çalıştım.
13:39Bu arada bazı hatalarım oldu ama Sezen
13:41Hanım bunu mazur görecektir diye
13:43düşünüyorum.
13:44>> Görsün görsün.
13:45>> Elimizden geleni yaptık.
13:46>> Tabii. Ozanımız bizim bize ateş tutuyor.
13:49Şimdi bakın mesela burada eee bir şey
13:53modern bir değil mi? Beste
13:55>> Evet.
13:56>> Ama arkasındaki kültür tasavvuf kültürü
13:58olduğu gibi içinde vardı. Evet.
14:01>> Şimdi insanlar hep olumlu yanlarını
14:04görmek ve göstermek peşindeler. Bir nevi
14:07savunmadalar. eee hepimiz yani değil mi?
14:10Bir şeye toplumsal ilişkiye girdiğimiz
14:13zaman
14:15dangul dungul şeylerimizi ortaya koymak
14:17istemeyiz. Çünkü kabul görmeyiz ama eee
14:21karanlık yanımız vardır
14:23ve bu karanlık yanımızla yüzleşmek
14:26istemiyoruz ya da eee böyle bir şeyin
14:30olması gerektiğini bilmiyor isek o zaman
14:33da insan olamıyoruz. Yarım kalıyoruz.
14:36Şimdi modern şeyde psikolojide Karl
14:39Gustav Yung bu konuda tabii birçok şeyde
14:43filozof da söyledi, e, sufiler söyledi
14:46filan ama Karl Gustav Jung bunu daha
14:48formüle ettiği için günümüzde onu
14:50zikrediyorum. Diyor ki, "İnsan bilinç
14:53dışı karanlık yanıyla yüzleşmeden
14:57bütünleşemez.
14:59Kişiliği olgunlaşamaz."
15:01Şimdi tasavvuf dediğimiz hikaye de
15:03aslında bunu anlatır. İnsanın kendi eee
15:08iç dünyası filan dediğimiz şey de çoğu
15:10zaman iç dünyamız ne demek? Tabii
15:12düşünce dünyası bir içtir ama bir de
15:16için içi var. Yani bilincin bir de
15:18bilinçaltı var. Bir de bilinç dışı var.
15:20Bastırdıklarımız var. İşte bunların arma
15:24arınma dediğimiz safiyet, irfaniyet.
15:26safiyet yani saflaşmak, bilinç dışını
15:29temizlemek ama o yüzleşmeden olmaz. Ya
15:32insan kendi olumsuz yanlarıyla
15:34tanışmadan
15:35>> Hı hı.
15:35>> kendisini iyileştiremez.
15:38Şimdi mürşit veya ayna işte ayna gönül
15:40filan gibi sözlere diyoruz. O kimseler
15:43bize bir nevi şey gibi psikolog gibi
15:47bilinç dışımızın dil sürçmelerimizden,
15:50hallerimizden, davranışlarımızdan,
15:52tepkimelerimizden onlar bu bilimi
15:55bilenler.
15:57Bizi aşağılamazlar, dışlamazlar ama bizi
15:59anlayarak bize yol gösterirler,
16:01rehberlik ederler ve biz de bu kuyudan
16:05çıkma eee olanağını bulursak ne? Şimdi
16:09mesela eee şeytanım da var dedi. Hepsi
16:13bende dedi. Hakikaten her şey insanda.
16:15Şimdi o zaman eee bu karanlık tarafıyla
16:20yüzleşmek
16:21şeytanıyla
16:23barışmak demek.
Cenab-ı Resül’e soruyorlar
16:25Cenab-ı Resul'ün Muhammed Nebi'nin eee
16:29bir sözü var. Kendisine soruyorlar.
16:31Diyor ki herkesin şeytanı vardır. Diyor.
16:33Peki sizin de mi var? Tabii benim de
16:36şeytanım var ama ben onu Müslüman ettim.
16:38Yani teslim aldım. Bu Müslüman ettim
16:41hani ona dini öğrettim. Hadi namaz
16:42kıldırdım filan gibi. Yani halk böyle
16:44anlayabilir. Teslim aldım. Artık o benim
16:48hizmetçim oldu.
16:50Yani karanlık tarafımız eğer eee
16:54yüzleşirsek,
16:55şuuruna varırsak o artık şey eee bir
17:00nevi
17:01>> zararsızlaşır.
17:02>> Zararsızdan öte hayır yararlı olur.
17:06Ya şimdi şuna benzetebiliriz biraz belki
17:09olur mu olmaz mı bilmiyorum. Şimdi eee
17:13hayvan otlar eee diyelim bir inek koyun
17:17otlar bunu bundan süt yapar.
17:21Biz bayılırız değil mi sütne? E etini de
17:24geliştirir kendisine filan ama süt yapar
17:26ama aynı zamanda dışkı yapar. Şimdi bu
17:28dışkı insanların hoşlanmadığı bir şey.
17:31Aman yani sütü iyiydi de şimdi bu da bu
17:35da nereden çıktı? kokulu, kötü kokulu
17:37karanlık yan gibi.
17:39>> Ama o karanlık yan zannettiğimiz gübre o
17:42şeyin, meyvelerin, sebzelerin altına
17:45konduğu zaman onlar gür. Ne söyleyeyim
17:47abi?
17:48>> Her şeyin nimet olarak hayatın bir
17:51döngüsünde bir yerde hakkı vardır.
17:54>> Asıl mesele bu. Çok güzeldi. Hakikaten
Yüzleştirmek ve İtirafa Cesaret
17:56modern bir anlatım ama zevkli insan
17:59olmayı, insanın bütünleşmesini
18:03ve tersten anlatmak çok daha uyarıcı.
18:08>> Evet.
18:08>> Hep böyle pozitifleri söylemek değil,
18:10yüzleştirmek. Yani bir anda herkes şimdi
18:13ben özellikle
18:14>> Evet.
18:14>> ya ne kadar bahçe yıktık, ne kadar gönül
18:18kırdık, ne kadar insan tarumar ettik
18:21değil mi? Yani
18:22>> cesaret veriyor bu. Yani kendisini eee
18:26aşağılamak mı diyeyim artık? Bu itiraf
18:28diyeyim daha doğrusunda aslında ben
18:29böyle şeyler yaptım, yıktım, kaç gönlü
18:32yıktım diye anlattığı zaman birisi
18:35karşıdakine cesaret veriyor. Karşıdaki
18:37cesaret edemiyor kendisinin. Çünkü o
18:39yaptıklarını itiraf etmeye. A bu itiraf
18:42edilebilen bir şeymiş deyip o da belki
18:44itiraf edebiliyor.
18:45>> İtiraf edince de çok rahatladığını belki
18:47de
18:48>> döktüğünü. Evet. eee, yüzleştiğini
18:52>> çok güzel
18:52>> bunları görüyor.
18:53>> Tabii tabii. Bu zaten itiraf sözü de bu
18:56samimiyet.
18:58>> Şimdi şeyde de vardır. Eee, freudien
19:01olarak psikolojide psikoloji zaten
19:03tasavvufun modern eee, uygulamalarından
19:06bir bölümü. Yani kabul edebiliriz. Şimdi
19:09şöyle bir şey diyor ki bilinç dışı
19:12gölgeler
19:14şeyidir. Karanlık dünya gölgeler
19:16alemidir.
19:18Bilince sembollerle o bilince rüyalar
19:21aracılığıyla olabilir. Serbest
19:23çağrışımla, psikanalizle ve diğer
19:25yöntemlerle bilince geldiği zaman diyor
19:28bilincin ışığında gölgeler kaybolur. Çok
19:31ilginç.
19:32>> A evet.
19:32>> Bilinç dışında etkin olan
19:35>> o eskiler bunlara cin derlerdi.
19:37>> Eyvallah. cinler yani zanlar, sanılar,
19:41>> eee,
19:42ruhsal bozulmalara neden oluyor. Ama
19:45bunun bununla yüzleşmek demek onu
19:48bilince taşımak.
19:49>> Bilince taşındığı, taşındığı zaman
19:52>> gölge olduğu için ışıklı kayboluyor
19:54diyor. Varlığı yokmuş. Çünkü zannın
19:56varlığı yoktur.
19:58>> Çok güzel.