Free YouTube Transcribe

Video transcript

Çilingir Sofrası 166 / Sofrada Ömer Faruk Tekbilek (2) - Kaf ve Nun, aralarında Vav

Çilingir Sofrası · 2,470 words · 12 min read

Want to search this transcript, jump the video from any line, or download it as TXT, SRT, or VTT?

Open in the transcript tool

Full transcript

“Kün” emri (Kevn-Fesat)

0:00Şimdi bir de bilirsiniz zaten bu

0:02geleneğin içinde eee eee kainatın

0:05yaratılışıyla ilgili ilk şey eee söz

0:09kündür. Kün feye kündür. Yani kün bir

0:13ses aslında değil mi? Bir Evet. Bugün

0:16artık modern bilimde de biliyoruz. Bütün

0:18alem eee frekanslardan oluşuyor. Evet.

0:21Eee bu frekansların her birini bir

0:22kelime gibi düşünsek eee bir senfoni

0:25var. Ya bütün evren bir senfoni gibi.

0:28Aynı zamanda Pitagoras bunu söyler.

0:30Gezegenlerin müziği var der. Onları ben

0:33duyuyorum. Evet. Gezegenlerin müziğini

0:35duyarım der. Şimdi bu kün meselesi çok

0:38ilginçtir. Tabii Kur'an eee

0:40terimlerinden biri olduğu için kün eee

0:43şeyle Latin harfleriyle değil de eee

0:45Arap harfleriyle düşünürsek kef ve nun.

0:50Ama arada bir de vav var.

0:52eee kevn olduğu zaman vavla beraber kevn

0:57işte oluş demek. Kev fesat bozuluş kevn

1:01oluş. Dolayısıyla kainat oluş ve

1:04bozuluştan eee şey eder, teşekkür eder.

1:08Eee eğer eee şeye emir kipine girer, kün

1:12olursa vav e şey eder, gizlenir

1:18onu içine alır ve o kün yani hani sanki

1:22yani bir şey alegori olarak düşün bir

1:24insan bir şey bir ses olarak söyledi.

1:26Diğeri duydu. Evet. Ama yani uzayda ses

1:30nasıl yayılacak? Öyle bir şey yok. O

1:32halde bu şey midir? Tam bir metafor

1:34mudur gibi de düşünebiliriz. Ama fizik

1:36olarak düşünürsek eee ses zaten kulaktan

1:40beyine gidip oluşuyor. Dışarıda ses yok.

1:43Dışarıdaki şeyler hep titrişim. Hepsi

1:44eee frekanslar. Şimdi bu şeyde bir güzel

1:49e şey var. Söz var. Kaf kef harfi. Eee

1:53böyle tahayyül edebilirsiniz. Yani şöyle

1:56bir harftir kafı. Nun da şöyle bir harf

2:00üzerinde bir nokta. Kafı nuna

2:03vurmuş. Bir saz

2:06eylemiş. Oradan zuhur etmiş. Nagmat-ı

2:11usul. Şimdi kef harfiyle nun harfini

2:14yayına getirirseniz bağlama gibi olur

2:16veya gitar gibi. Allah. Evet. Evet. Saz.

2:19Saz şeyler sazar gövdesi. He. Evet.

2:21Hayır. Saz gibi olur. O. O nedenle demiş

2:24ki erenler kafı nuna vurdu. Yani kün bir

2:28saz

2:29eyledi ve oradan zuhur eyledi. Namatı

2:33usul yani usulün nameleri de ondan

2:37çıktı. Şimdi bakın şeyle yaratılışla

2:40müzik arasında eee ve anlam arasında

2:43nasıl bir şey var? Bağ var. Bununla

2:45ilgili böyle küçük bir şey eee notum

Kün emri, zahir ve batın anlamları, Gayb ve Mülk Alemi, Kaf ve Nun Harfleri

2:47var. Paylaşayım

2:49sizinle. Eee şimdi bu kün kelimesinin

2:52eee bir şeyi var. Dış her şeyin bir

2:54zahiri, bir batını var. dışı var, bir

2:56ilçi var. Pardon. Eee, kün kelimesinin

2:59de zahir ve batın olmak iki veçesi

3:01olduğu için zahirli e baktığımızda iki

3:04harf kaf ve nun harfini görüyoruz. Eee,

3:09kelimenin kökü kevn yani oluş. Hı hı.

3:13Türkçesi oluş. Eee, vav hıfz edilmiş

3:16orada. Hafzedilmiş deriz. eee hıfs

3:19edilmiş değil de hafzedilmiş, gizlenmiş

3:21yani. Eee batını

3:24ile eee gayp ve melekut alemleri vardır.

3:28E şeyde tasavvufta gayp alemi, melekut

3:31alemi. Melekut dediğimiz yani melekler

3:33alemi dediğimiz kuvvetler yani

3:35bildiğimiz fizik kuvvetler, tabiat

3:36kuvvetleri, ruh kuvvetleri. Evet. Şimdi

3:40zahirde ise mülk alemi yani kuvvetler bu

3:44doğayı tabiatı oluşturmaktadır. Doğaya

3:47baktığımız zaman kuvvetleri görmeyiz.

3:49Yani eee Allah'ın meleklerini

3:51görmezsiniz ama onlara iman edin. Yani

3:54on emin olun var diye söyleniyor. Şimdi

3:57ya melek kanıtlı kuş mu uçuyor mu ne

3:59yapıyor filan. Halbuki doğa

3:59kuvvetleridir. Doğa kuvvetlerini biz eee

4:02şeyle duyularımızda göremeyiz. Hı hı.

4:04Ama aklımızda bunu buluruz. eee şey eee

4:08gravitasyon olarak tespit ederiz. Ondan

4:11sonra enerji olarak bütün formlarıyla

4:14tespit ederiz ve onu kullanabiliriz.

4:16Yani daha doğrusu eee fizik bilimi

4:19yaparak tabiatın arkasındaki o görünmez

4:21melekleri görmüş oluruz. Yani o sır

4:25kapatılmış yani sözde vardı ya kapattı

4:28sır çünkü ama kapağı

4:31açılabilir. E duyulara kapalı olan aklı

4:34açılabilir. Akıl bir formülle eee şeyi

4:39eee kuvvetleri sevk ve idare ediyor.

4:41Bugün elektronik yapıyoruz. Eee

4:43televizyonlar yapıyoruz işte eee uçaklar

4:45yapıyoruz. Bunların hepsi doğada vardı

4:48kuvvetler olarak. Ama onu bulup açığa

4:50çıkartan duyular değil.

4:53eee zihin

4:56deği kurabilecek bir imgelemiyetimiz

4:58var. Tahayyül etmemiz lazım. Tahayyülden

5:02sonra akıl onu gelir düzenler ve dış

5:05dünyada eee onu bir varlık olarak ortaya

5:08çıkartır. Şimdi dolayısıyla şeyi de

5:10kainatın yaratılışını da böyle e bu

5:12tarzda düşünüyor şey. Ama müzik olarak

5:14anlatıyor bir arif yani her türlü

5:17anlatılabilir. Fizik olarak

5:18anlatabilirsin. Biyoloji olarak

5:20anlatabilirsin de her türlü. Ev. Ama o

5:21diyor ki kafir vurdum bir saz eyledi.

5:24Yani tanrının evrenin yaratılışını eee

5:28bir saz ve sazın nameleriyle çıkan ve

5:31görünmeyen o sesler görünmezler ama eee

5:36bir senfoniye kadar varacak o büyük

5:38forma varacak kadar sesler bir araya

5:40gelir. Bir poesis, bir inşa meydana

5:42gelir. Bir yapı inşa eder. İşte evreni

5:44inşa etmek filan

5:46gibi. Eee, sanatsal anlatımda aslında

5:50arkasında fizik hakikat de var. Yani

5:52bunlar aynen böyle olmaktadır. Fakat

5:54sanatsal anlatım daha zevkli olduğu için

5:57insanların kalbine eee hoş geldiği için

6:01fizik alemle eee şey sanat alemi ruh

6:05ruhsal şeyde buluşurlar. Kalp de

6:08berzahtır. Kalple nefsle eee ruh

6:11arasındadır. Yani berzahlar var. Berzah

6:13ara durumlar. eee iki şeyi farklı alanı

6:18bir araya getirir. Karıştırmaz.

6:20İlişkilendirir ama karıştırmaz. Şimdi bu

6:23kaf ve nun meselesinde Evet. eee nun

6:25harfi şöyle bakın şöyle bir harftir.

6:28Şöyle şurada bir noktası

6:30vardır. Şimdi bu eee bir daire. Yani

6:33görüyoruz ki bir daire ama tamamlanmamış

6:36bir daire. Bu gibi mi bizdeki abi? Biraz

6:37daha biraz daha kapalı olduğu için ha

6:40böyle bir noktası var. O şöyle düşünün.

6:43O o nokta bir merkez olsun ve bu da bir

6:46hilal gibi düşünün. Ha kapansaydı daire

6:49olacaktı. Evet. A yarım daire ve bunun

6:53yıldızı tabii merkez olduğu için aşağı

6:55gelmesi lazım ama bunu yukarıya

6:56koyuyoruz nunda yani içine değil biraz

6:59üstüne koyuyoruz bilenler. Ama burada

7:02şimdi ne eee okuyor bizim e arif eee ve

7:06sufi geleneğimiz ne yani e yani bir harf

7:09değil mi bu neticede ne var bunda? Kaf

7:11ve nun. Ama Nun diyor ki bu eee yarısı

7:15görünüyor, yarısı görünmüyor olan eee

7:18insanın beden ve ruhudur.

7:20Beden görünür yanıdır ve nundur. Ama

7:23tamamlanmış olsa iki nun üst üste gelmiş

7:25olsaydı o zaman ruh ve beden bir bütün

7:28olacaktı.

7:29Aslında öyle ama ruh bedende gizli

7:33olduğu için vav kef kefle nunda vav

7:36gizli olduğu zaman kün olduğu anlamıyla

7:41beden bedende ruh gizlidir ama aslında

7:44eee bedenin ruhu var

7:47değil. Yani ruh diye bir şey bedenin

7:50içine konmuş değil. E aslında beden

7:53ruhun içinde.

7:55Ruhun bedeni var. Ruhun bedeni var.

7:57Bravo. İşte asıl mesele bu. Şimdi

8:00kendine bedenle gösteriyor. Hüriyet eee

8:02nun harfi yarım daire şeklinde olduğu

8:05için vücudun zahirini yani dış şeyini,

8:07görünüşünü eee ifade eder söyledim.

8:09Şimdi üstündeki nokta ise batının yani

8:13için işaretidir. Yani nokta ha demek ki

8:17bu şeyin bu zahirin bir içi var. Peki

8:22nun kafın da kaf harfinin de iki noktası

8:26var üstte. Şimdi bunlar hep böyle harf

8:28harflerle eee bir anlamda sembolik bir

8:31dünya kurup onun içinde anlam arayışı

8:34düşünebiliriz ya da paylaşım ve

8:37kimilerinden gizlenip kimileriyle

8:39paylaşabilmek için de şimdi kaf harfi

8:42kaf kafa zaten kafada kafla yazılır. Eee

8:46iki tane nokta var üzerine. İki göz

8:48işte. Hı. Dolayısıyla kaf dediği zaman o

8:51şey eee arif biz anlıyoruz ki iki gözü

8:55kastediyor yani insanı insan suretinde.

8:59İki peki gözün

9:00bebekleri? Göz bebekleri işte Hacerül

9:03Esvet misali batının iç dünyamızın

9:07dıştaki işaretleri. O zaman her göz

9:11aslında bir

9:13nun ama ters çevirdiğimiz zaman nunun ne

9:17oluyor? Bak şimdi kaşımız B

9:20B değil mi? O bu kez B oluyor. E iki

9:24tane B var. E araya bir elif çekti mi ne

9:28oluyor? Bab oluyor. Bab kapı olu. Babı

9:31Ali yüce kapı. Yüce kapı aslında insanın

9:35gözleri. Ve İmamı Ali diye söylenir.

9:38Ayin diye de okuruz biz onu. Bakın

9:40şöyle. Bu

9:42ayindır. Eee bu da ayindır. Ve o ali

9:45yatar aynı zamanda.

9:47Dolayısıyla eee bu sembolizma birtım

9:50kişilere gönderme yapıyor. Eee velilere,

9:55resullere, nebilere gönderme yapıyor ama

9:57aynı zamanda onlar insanın kendisi,

10:00kendi sureti üzerinde, kendi ruhu

10:02üzerinde, kendi nefsi üzerinde

10:04karşılıkları olan bir şey. Yani şöyle

10:06diyebiliriz. Eee, bir resul bize ne

10:09bildiriyor?

Bir Resul bize ne bildiriyor?

10:12gayptan haber veriyor. İşte bizim

10:16bilmediğimiz bir alemden haber veriyor.

10:18Peki biz anlayamazsak o haberi bize niye

10:21bildirsin ki? Demek ki anlayabiliriz

10:23değil mi? Anlayabileceğimiz bir şey

10:25olmalı. Anlamalıyız arifler eee der ki

10:29seni sana

10:32bildiriyor. Sana gaipten bir şey

10:35söylemiyor. Seni sana bildiriyor. Sen

10:37sana gaipsin. Evet. Sen sen de yitiksin.

10:42Sen sen şeye benzetirler bunu

10:44biliyorsunuz. Yani çok basit şeyler ama

10:46bence bunlar çok daha değerli şeyler.

10:48Şimdi bir insan yüzü kendi yüzünü

10:52göremez. Bir ayına yoksa, bir duruşusu

10:56yoksa, bir değil mi? Yansıtacak bir

10:59herhangi bir şey yoksa insan kendi

11:00yüzünü göremez. Ve eski dönemlerde

11:04hakikaten aynanın olmadığı dönemlerde

11:06mitolojik anlatımlara bakın. eee, kesik

11:09başlardan söz eder. Sürekli kesik başlar

11:12vardır. E mitolojik anlatımlarda. Eee,

11:15hem Anadolu kültüründe var,

11:17Mezopotamya'da var, şeyde, Yunan

11:19kültüründe filan. Eee, yüzleri yoktur,

11:22kafaları yoktur. E, çünkü kendisini hiç

11:24görmemiş ki rüyasında kendisini

11:26görebilsin. Rüyasında kendisini kesik

11:28baş olarak görüyor. Yani başsız, yüzsüz

11:31görüyor. Ha ha. He. Şimdi yüz o kadarını

11:34görüyoruz çünkü değil mi? Baş gidiyor.

Yüz, ruhun aynasıdır.

11:37Evet. Şimdi yüz ruhun aynasıdır.

11:42Duygularımız eee işte öfkemiz, neşemiz,

11:45sevincimiz, başka duygularımız,

11:47korkularımız filan hepsi yüzümüzden

11:49yansır. Ama eee yüz

11:53sıfattır. Kelam da sıfattır. Sözde bir

11:56sıfattır. E zat zat gizli sır dedi. Kap

12:01kapalı zat gizli. Ama nunda onu bir

12:04noktayla gösterdi dediği göz.

Göz

12:08Göz ve bebeği, zat, göz bebeği insanın

12:11zatının dış dünyadaki e şeyi zat eee

12:15evet dış dışı açılan kapısı veya

12:18penceresi aslında hep eee içeriye

12:22giriyor. Yani ışık içeriye giriyor diye

12:25gördüğümüz için eee gözden bir şeyin

12:28çıkmadığını düşünüyoruz. Ama ehlullah

12:31bilir ki gözden nazar dediğimiz bir öyle

12:34lazer gibi bir ışıma çıkar. Bu eee arifi

12:38billah olanların bir nazarıyla irşat

12:40ettiklerinden söz edilir. E o o bakışa

12:44sahip olacak olan insanların aynı

12:47zamanda eee şeyi de sevgisi, muhabbeti

12:50onları da gözden intişar eder. Sadece

12:52almaz göz. Yani sevgi verir. Işığı alır

12:56ama sevgi de verir. Bu gibi. Şimdi eee

12:59şey dil kulağa

13:01muhtaçtır. Yani dil söyleyecek ama kulak

Dil, kulağa muhtaçtır.

13:05kulak olmazsa

13:06dil ikilik var. Yani şirk müşrik burası

13:10şirk. Ama kulağa bak. Kulak da nun

13:14gibidir. O da alıcı. Eee batına çekici.

13:18Şeyde kelamda noktası bile var burada.

13:20Noktası bile var. Evet. şey de erildir.

13:24Kelam da erildir. E o uyaracak ona mana

13:28çıkacak filan. E şimdi şeye baktığınız

13:30zaman eee anlam iletme açısından

13:33söylüyor. Burada ikilik var. Eee şirk

13:36diyoruz ona biz. Müşriklik yani ayrılık.

13:39Evet. Fark. E şimdi iki sevgili

13:42birbiriyle ilk önce tabii konuşacak,

13:44anlaşacak. Başka ne yapacak? Derdini

13:46anlatacak. O anlatacak, o anlatacak

13:48filan. Sonra artık söz bitecek bir

13:49yerde. Yani artık zevkleri ortaya

13:52çıkmış. Birbirleriyle artık kuşkuları

13:54kalmamış. Birlikte yaşamaya başlamışlar.

13:57Artık her dakika ben seni seviyorum, sen

13:59beni seviyor musun falan olmaz. Ne yapar

14:01onlar? O zaman

14:03bakışırlar. Şimdi bakmaya geldiğin zaman

14:06ikilik

14:08kalkıyor. Şirk

14:11burada. Kelimelerde şirk var. Şeye göze

14:14geldin mi sevgiye? Yani sevgiye iki göz

14:17tek görür. Bak iki göz bir görüyor.

14:21Evet. Bu muhabbetullah çok zevklidir.

14:24Dili var. Yani bu dilden gidersek ancak.

14:27Şimdi vav harfinden söz ettik. Vav harfi

Vav Harfi

14:29çok ilginç. Şöyle bir harf biliyorsunuz.

14:33Vav. Bu kefle nun arasına vav girdiği

14:38zaman eee bu içsel bir bağdır. Batın

14:42bağıdır. Yani ve bağlar ya bağlaç. Have

14:46ve bu şey batını bir şey içsel bağ hani

14:49inner connection

14:51dedikleri. Bu açıdan vav ister asli

14:54varlık mertebesinde zuhur eee zuhuru

14:57olsun isterse her şeyin özündeki batını

15:00ilişki anlamında olsun tecelliyi temsil

15:03eder. Yani

15:05vav alınsa bu kün sözcüğündeki vavı

15:10alsak kaf ile nun ayrı kalır. Bağı yoksa

15:14bu alem yok olur.

15:16Tüm bu alem vavdan ibarettir desek

15:18şimdi. Fena. Evet. Tamam. Onunla meydana

15:21geliyor. Tüm bu alem vav. Evet. Yani bu

15:24vav için ben eee şey bile riyazat bile

15:27yaptım. Vav nedir acaba diye. Çok ilginç

15:31bir şeydir şimdi. Teşekkür ederim. Eee

15:34Evet. bağlayan daire açılıyor aşağıda.

15:38Şimdi insanı insan-ı kamil diye İbn

15:41Arabi'nin öğretisinde var. Daha sonra da

15:43eee Abdulkerim Ceyli de insan-ı Kamil

15:45diye kitap yazdı. Bu eee bir rütbe filan

15:48gibi değil. Olgunlaşma. Maturity

15:50diyorsunuz değil mi? İngilizce

15:52olgunlaşma. Bir meyve olgunlaşınca artık

15:55daha öteye bir şey olmadığı için ona

15:58diyoruz. Kamil olgun yetkin. Dolayısıyla

16:02insanın da olgunluk şeyi var. E aşaması

16:05var. Eee ve bir de insanlığın olgunluk

16:08aşaması var. Eee, dolayısıyla bu şeyde,

16:12gelenekte bir kişi kastedilirken eee,

16:16sadece ona ait bir şey anlatılmış

16:18olmuyor. Yani diyelim ki

16:21eee, İsa Mesih

16:24diyorum. Eee, Muhammed Nebi diyorum.

16:27Şimdi bu bizzati bir kişi tabii ve

16:29tarihsel bir kişi. Ona ona bir gönderme

16:31yapıyorum. Ama asl olan o rehber ve önce

16:36olarak benim hangi olgunluğa

16:40evrileceğimi, hangi zevke

16:43kavuşabileceğimin aynası. Yani biraz

16:45evvel dedim ya yüzümüz yok. Evet. Ama

16:48aynada görüyoruz da işte insan göz gözü

16:50de yansıtır birbirine. Biraz yakından

16:54bakarsa insan göz bebeğinde kendisini

16:55görür. O da görür.

16:57Ben senin yüzünü görüyorum. Sen benim

17:00yüzümü görüyorsun.

17:02Yani birbirimizle yansıyoruz. Sen benim

17:05yüzümü kendi yüzün zannedebilirsin.

17:07Sürekli yüz desem onu görüyorsun. Ben de

17:09seninkini o zaman ben, sen, sen ben eee

17:12şeyi eee bir eee oyun değil. Hakikaten

17:16içselleştiriyor. Ben bu yüzü

17:18içselleştiriyorum ve senin ruhsal

17:20ruhsallığını, kişiliğini o yüzle eee

17:24tanıyorum. İşte bu nedenle Cenabı Nebi

Cenab-ı Nebii Hz. Muhammed (SAV): “Beni Gören Hakkı Gördü”

17:26diyor ki men reeni fakat reyel hakka.

17:30Beni gören hakkı görmüştür. E seni nasıl

17:33göreceğim? İşte yüzüne, gözüne eee nazar

17:38et ve onu içselleştir. O zaman hakkı

17:42kendinde gör. Yani dışarıda hak

17:44görünmez. Dışarıda gördü mü ona put

17:46diyoruz.

17:47Batıldır. Hak insanı bizzatihi kendinde

17:51tezahür eden bir hakikat

17:54olarak zevk eee anlamında. Şimdi

17:57hepsinin içinde bir vav var. Sevgi de

17:59var. Sevgili de var.

18:06Şimdi eee hak ile hak ve halk hak ile

18:10hak halk arasında bir berzahtır

18:12bak. İçle dış arasında bir berzahtır.

18:15Bak vav. Dolayısıyla vav aslında bu

18:19alemin eee tezahürü

18:21için olmazsa olmaz. Yani ilişki

18:24dediğimiz şey vav aslında ilişki. ilişki

18:27bu alemin olmazsa olmaz şeyi eee temel

18:31niteliği olması bakımından ve alemin

18:34birbirine çekilmesi ve bir arada eee

18:37bulunması da o birbirini sevmesi,

18:39birbirini istemesi anlamına gelir. Yani

18:41mıknatısın çekmesi gibi biz e şeylere de

18:44bu zahiri dış dünyanın olaylarına da eee

18:48insan boyutuyla baktığımız zaman eee ona

18:50da sevgi diyebiliriz. Yani eğer metali

18:53sevmese şey mıknatıs çekmez ki. Evet.

18:56Demek ki seviyormuş yani. Evet. Bu eee

19:00alemi nasıl baktığı, hangi nazarla

19:02bakıyorsan alem sana o manzarayı

19:04veriyor. Eee eğer böyle sevgiyle

19:07bakarsan bütün alem sevgisini sana

19:10tezahürünü aşikar eder. Ve nefretle

19:12bakarsan evet alemde nefret görürsün.

19:16Şimdi hepsi var ama senin ihtiyacın

19:21mı? Hepsi var. Senin ihtiyacın ne? Ben

19:25şey gibi düşünürüm genelde bir deniz

19:28düşün. Eee, üzerine de kayıkla

19:30gidiyoruz. Altta balıklar çok. Binlerce,

19:33milyonlarca çeşitli canlı da var. Ama

19:36sen ne istiyorsan oltanın ucuna onun

19:39yemini takacaksın.

19:41Onun yemini takacaksın. Onun yemini

19:42takacaksın. Oltanın ucuna. Eee, o o

19:45gelecek. Ben ben bunu talep ediyorum.

19:48Yem. İşte insanın bu e alemden de talep

19:52edeceği şey kendisindeki kelam ve niyet

19:56yemidir. Kendi niyetinde hangi şeyin

19:59niyetin varsa o senin oltanın ucundaki

20:01yemdir. Bu alemde sen neye talipsen eee

20:04onun kendine çekersin. İşte kelamın

20:07böyle bir eee gücü de var. Efendim?

20:14Şimdi ne ne ikram edeceksin bize abi?

20:16Şimdi bulduk sömürelim de yani. Evet.

20:19Şarj olalım abi sen gelmişken ki kalsın.

20:23Şeyi çalalım mı? Hasreti çalalım mı?

Ömer Faruk Tekbilek, Serhan Yasdıman ve Sinan Yasdıman Ömer Faruk Tekbilek’in kendisine ait ait “Hasret” isimli eseri meşk ediyorlar.

20:26Hasret.

20:30Haydi

20:32bismillah. Neyi çalalım?

20:38[Müzik]

20:51Ah

20:56[Müzik]

21:23[Müzik]

21:41[Müzik]

22:06He.

22:12[Alkış]

22:14[Müzik]

22:20[Müzik]

22:45[Müzik]

22:50[Müzik]

22:57[Müzik]

23:11[Müzik]

23:28[Müzik]

23:32[Alkış]

23:40He.

23:46[Müzik]

24:34[Alkış]

24:39[Müzik]

24:53[Müzik]

25:07[Müzik]

25:09hatırlayabilir.

25:11Sağlık eşlik etmeye çalıştım sana. Çok

25:12güzel canım. Efendim canımsın. Maşallah

25:15ne güzel oldu değil mi? 20 sene 13 al o

25:18kadar

25:22atamasın.

25:24Allah la ilahe

25:30[Müzik]

25:32illallahu

25:34Allah sultanım.

25:41Sultanlar sultanı oldun da kalbime

25:44doldunla yaşarız. Sevgine muhtacız

25:48sultanım.

25:50Sevgiyle yaşıyoruz. Sevgiyle yaşallah.

Recently added transcripts

Browse the whole transcript library

This transcript was generated from the captions YouTube publishes for this video. Get the transcript of any YouTube video atfreeyoutubetranscribe.com, free, unlimited, no sign-up.