Full transcript
İzzet Erş yeni makalesini anlatıyor
0:02Kur'an-ı Kerim kendi ifadesiyle apaçık
0:05ve anlaşılır bir kitaptır. Bu açık bir
0:08manifestodur ve bu iddiaya göre onu
0:11okuyan herkes zorlanmaksızın onu
0:13anlayacaktır.
0:15Metne daha derin yaklaşanlar bu apaçık
0:18anlamın geçerliliğini inkar etmezler.
0:20Ama her cümlenin ardında doğrudan
0:23okumayile seçilemeyen daha derin
0:25anlamların barındırlar
0:27bunun anlayış ve deneyimle malum
0:30olduğunu beyan ederler. Dolayısıyla
0:33kitap herkese konuşur ancak herkes aynı
0:36şeyi söylemez.
0:38Yorum bilimin sembolik yapısı nedeniyle
0:40çoklu anlama açık olduğunu söylediği bu
0:44metin kurgusu ona yönelenin kendi hal ve
0:47donanımına göre yanıt verecektir.
0:50Üstelik tam da Borges'in hayran olduğu
0:52biçimde.
0:53>> Evet. Tabii tabii.
0:55>> Aynı kişinin dahi her yöneliminde farklı
0:57bir anlam sunarak
0:59>> edebiyat şahseri dedikleri de bundan
1:00zaten. Borges örneği ne kadar güzel
Borges, Yolları Çatallanan Bahçe
1:03almış yani yol değil mi? yolları
1:06çatallanan bahçe yani bir süreç var ama
1:10herkese göre farklı sonları çünkü
1:11herkesin anlayışı farklı.
1:13>> Evet.
1:14>> Buyurun.
1:19>> Metin anlam kargaşasını önlemek için
İzzet Erş: Kur’an-ı Kerim’deki hitaplar.
1:21hitabın öznesini titizlikle belirler.
1:24Kur'an
1:26her ayet kime yöneltilmişse ilk muhatabı
1:29odur. Yorumda önce bu hitabın öznesi
1:32dikkate alınarak kurulmaktadır.
1:36Bu vurgun asıl mahiyeti dikkatten
1:38kaçtığında oldukça büyük yanılgılar
1:40doğurur. Zira ayetlerin yöneltiliği
1:43topluluklar önceden belirlenmiş
1:45topluluklar değildir. Her özne kendi
1:47fiil ve eylemleriyle bir topluluğun
1:50içinde kabul edilir. Şöyle ki, "Ey
1:53müminler" dendiğinde kendine mümin
1:56diyenlerden oluşan bir topluluk yoktur.
2:00Bu işaretin muhatabı imanın işlerini
2:03yerine getirenlerdir. Kur'an kişinin
2:06imanı ile ameli arasında olası çelişkiyi
2:10münafıklığın temel göstergesi olarak
2:12sunar.
2:12>> Evet. Kur'an'ın bu hassas ve kavramsal
2:15vurgusuna göre tarih boyunca hiçbir
2:18Yahudi, Hristiyan, Zerdüşti vesaire asla
2:21münafık olmamıştır. Hatta münafıkların
2:24tümü Müslümandır.
2:26Çünkü münafık İslam'a iman ettiğini
2:29söyleyen ama bu imanın
2:30[boğazını temizler] gereği olan amelleri
2:32yerine getirmeyenlerdir.
2:33>> Tabii yani şey ya eyyüellezine amenu ve
İzzet Erş: Münafık, Müşrik, Mümin
2:38amil saliha. Bu ikisi birbirinden
2:40ayrılmaz. Ama ayırdığın zaman sözü doğru
2:43söylüyorsun. Bu benim inancımdır
2:45diyorsun ama fiilinde yok.
2:48>> İşte o zaman münafık oluyorsun.
2:51>> Bu da Mekke'de yoktu.
2:55Mekke döneminde münafık yok.
2:58Müşrik ve mümin var. Müşrikler mert. Biz
3:03bu dini kabul etmiyoruz. Size karşı
3:06şeyiz. Savaşçıyız. Yani biz kendimizi
3:07koruyacağız. Bu yeni bir hareket. Bu
3:09hareket devrimci bir hareket. Yani bizim
3:11konforumuzu kaçırdınız diyenler.
3:14Müminler de evet sizin değerleriniz
3:17insanları zulme, köleliğe getirdi. Biz
3:20bunu kadın hakları, insan köleleştirmiş
3:23insanlar bunları iyileştirmeye geldik.
3:25Tabii ki konforunuz kaçacak, keyfiniz
3:27kaçacak. Buradaki karşıtlık birbirinin
3:30dışındalık.
3:34Medine dönemi herkes iman ettik diyor,
3:38Müslüman olduk diyor ama iman kalplerini
3:41yerleştirilmedi. Bir şey yerleşmedi. Bir
3:44ayet var bu sana sorarlar. Biz de
3:47müminlerden olduk değil mi? De ki hayır
3:52Müslüman olduk diyebilirsiniz.
3:55İman daha kalplerinize yerleşmedi. Şimdi
3:57iman kalplerine yerleşmemiş Müslümanlar
4:00münafık işte. O yüzden nifak Medine'de
4:03açığa çıktı.
4:05Bu nedenle de eee herkes Müslümanlık
4:09içinde ama içlerinde mümin ve münafıklar
4:13var. Bunun artık şeyle iman edip
4:18etmemeyle ayırt edilemeyeceği için iman
4:20test edilemiyor. O zaman Medine'de
Medine-i Münevvere
4:25bir yasa gereği çıktı ortaya ve Medine
4:29sözleşmesi diye söylediğimiz hukuk
4:31belgesi ve Medine-i Münevvere
4:35aydınlanmış kent.
4:37Medine kent demek şehir. Medine-i
4:40Münevvere Münevver eee tenvir olmuş,
4:44aydınlanmış. Bugün de kullanıyoruz
4:46münevver insan
4:48>> değil mi?
4:49>> Aydınlanmışkent. Niye? Çünkü bir kişi
4:52hem Müslüman hem imansız olabiliyormuş.
4:56Nifak münafıkmış yani. Peki buna nasıl
4:59engel oluruz? Ona artık güvenemeyiz.
5:01Yani o zaman kurallar altında yani bir
5:05anayasa belirleyeceğiz. O anayasaya
5:07uymak zorunda. Sen müminsen bu
5:09anayasanın gereğini yaparsın. Değilsen
5:12zaten faledeceksin. Yani amellerini
5:15ölçme.
5:16>> Ameller ölçülüyor artık. öyle ben iman
5:19ettim, ben de müslümanım demekle eee
5:22kabul görmüyor. Yani bu bir ilerleme,
Kur’an-ı Kerim’in 23 yılda geldi?
5:24bir gelişme. Bu nedenle Kur'an-ı
5:28Kerim'in insanlığın bir seyir süluku,
5:31bir eee evrim geçirdiği kültürel,
5:34sosyolojik bir evrim geçirme aşamalarını
5:38gösterdiği
5:40kale alınırsa arif olunur. Yani niye 23
5:43yılda söylensin? Ya bir kitap ilahi bir
5:47kitap. Böyle yani bir gecede şey olur,
5:50vahiy olur, ertesi gün de katipler
5:51yazar. Yani niye böyle değil? 23 yıl
5:54abi. Niye? Olaylar, olgular, o her
5:57gelişmede ortaya çıkan problemler,
6:00onlarla olan sorgulamalar ve bir ayet
6:02çözümler ve anladın mı? Şimdi böyle
6:04okumuyor insanlar. Süreç,
6:07kitap sanki aynı anda gökten inmiş. Açıp
6:10okuyor. E burada bunu dedi, burada bunu
6:12dedi. Niye çelişik? E kardeşim bir
6:14önceki problemler bir sonraki şeyde
6:16giderilmişse o nasıl çelişik olabilir?
6:19Evet buyurun özür dilerim. Ben ar beni
6:20araya sokmayın çünkü malum susturamıyor.
6:23[kahkaha]
6:23Sinan Allah'tan alttan bana ayağıma
6:25vuruyor.
6:27>> Sinan diyor hop abi ne yapıyorsun filan.
İzzet Erş: Münafık ve Kafir
6:30Dolayısıyla münafık,
6:33münafıklık eylemden hareketle
6:35içeriklenen bir kavramdır.
6:38Yine buna göre örneğin kafirler bir
6:40topluluk değil kafir kelimesinin
6:42anlamından hareketle öznel ve sınırlı
6:45kanaatlerini doğru bilginin üzerinde
6:48tutan kendini yine ve ancak kendi eliyle
6:50örtenlerin adıdır.
Mutlak olan Allah’tır.
6:53>> Küfür örtmek demek zaten kavram olarak.
6:55Yani kelime
6:57>> örtmek. Peki neyle örtülüyor? kendi
7:00eylemlerinde veya kendi kanaatlerinde
7:03hakikati
7:04söylediğini veya yaptığını iddia ediyor.
7:07Kendisini hakikat adına
7:10bu işi yaptım diyerek perdeliyor.
7:13Halbuki hakikat bir kişinin yapması,
7:15etmesinde
7:17açığa tam olarak çıkmaz. o kişinin
7:20eylemlerinde belirli bir veçhçesiyle,
7:22bir eee bir yönüyle ancak çıkabilir. O
7:26yüzden hakikat eee yani örneğin hakikati
7:30şey yapmış eee tam kendinde,
7:34yaşantısında, bilgisinde, halinde
7:37tecelli ve tezahür ettirmiş insan-ı
7:39kamildir. Bu da yanlış anlaşılmıştır.
7:42İnsan-ı kamil böyle tekmil olmuş,
7:45mükemmel, hakikat, marifet, her şey bu
7:48onda tam olmuş kişi demek değildir. Bu
7:51da problem. Şimdi günümüzde
7:54meçur olgun bir insan demektir.
7:57O dönemde olgun bir insan tecrübesiyle,
8:00bilgisiyle olgun danışılabilir. Çünkü
8:03hak
8:04bizzati Allah'tır.
8:07Onun için kimse Allahlık Allahlı
8:09soynamaz. Yani ben Allah'ım. Allah
8:11benden tezahür etti filan böyle bir eee
8:14şey olmayacağı için mutlak olan yalnızca
8:17Allah'tır. İnsanlar ise mukayyettirler,
8:22kayıtlıdırlar.
8:24Sonlu eylemlerin içindedirler. tarihi
8:26koşulların içinde, kültürel koşulların
8:28içindedir. Dolayısıyla izafi ruh taşır
8:31insan görelidir. Yani koşullara göre,
8:35kültürüne göre, diline göre, anlayışına
8:37göre hep görelidir. Mutlak, mutlak olan
8:40Allah'tır. O yüzden Allah mutlaktır
8:43dediği zaman ne anlayacağınızı anlamıyor
8:46insanın. Yani sen mutlak değilsin
8:47kardeşim. Senin inancın mutlak değil.
8:50Senin anlayışın mutlak değil.
8:51gelişebilir. Sen mutlak yaptığın an
8:55kendini durdurmuşsun. Ha o zaman bizim
8:58İsmail öyle derdi. Antepli sen kendi
9:01kendini durdurmuşsun. Hem de der yani
9:03dondurdun. İşte Mevlana ne diyor?
9:06Donmadan bulanmadan akmak ne güzel.
9:10Şimdi bugün bunu yapmıyoruz.
9:14geçmiş tasavvuf sözlerini, o günün
9:16koşullarına bakmaksızın eee çevre
9:20koşulları işte diğer yaşam, kültür,
9:22eğitim her neyse onlar sanki mutlakmış.
9:25Her dönemde onlar olması gerekiyormuş
9:27gibi bir de kalkıyoruz referans
9:29göstererek sürekli kalkanlar yani
9:31önümüze koyarak tasavvuf yaptığımızı
9:33söylüyoruz. Bu taassup.
9:36Bu taassup. Yeni bir şey söylemek ancak
9:40eskinin rezüme bilgisiyle, anlam
9:43bilgisiyle anlaşılabilir. O yoksa yeni
9:46bir şeyin de garantisi yok. Bu yalnız
9:48dinde değil. Zaten insanlar böyle din,
9:51bilim, felsefe, eee, sanat
9:54[boğazını temizler] diye ayrım
9:54yapıyorlar. İnsan antropolojik bir
9:56varlıktır. Ben felsefe biliyor ve
10:00çalışıyor veya bir felsefe talebesi
10:02olabilirim. Onun öğretmeni de olabilirim
10:04ama ben filozof,
10:07mutlak filozof olamam yani. Yani başka
10:09iş yapmıyor musun kardeşim? Yemek
10:11yemiyor musun? [homurdanır]
10:12>> Ne bileyim iş yapmıyor musun? Yani
10:14marangoz değil misin? Şimdi bana
10:16sorarlar. Senin mesleğinle bu kadar
10:17gezelik ediyorsun ve benim mesleğim
10:19geçim için mi soruyorsunuz ki meslek
10:22mutlaka budur. Ben eczacıyım.
10:25Yani hayatımı eczacılık biliminin bana
10:29verdiği ve eee izninin, ruhsatının
10:31verildiği bir eylemle geçirdim
10:33senelerce. Ama bir de benim manevi
10:36eczacılığım var. onu eczacılık fakültesi
10:38vermiyor. O yüzden Feridütdtin'e attar
10:41vardır.
10:43Attardır yani o dönemin eczacısıdır ama
10:46manevi eczacıdır. Aynı zamanda metafizik
10:48ve şeyleri dini eee şart olmayan, arife
10:54açık olan, diğer herkese mecbur olmayan
10:57tatlarını, lezzetlerini
11:01ilaç gibi veren insandır. Şimdi o zaman
11:04ben mütefekkirim desem yani tefekkür
11:06ediyorum.
11:07Yani felsefe talebesiyim.
11:10Felsefe bitti. Ben ben felsefeyi
11:12biliyorum dediğiniz zaman abi
11:14mutlaklaştırdın.
11:16Olmaz olmaz. Dondun çünkü dondun bir de
11:20bulandırıyorsun. Ötekini buland sen
11:22dondun ötekini bulandırıyorsun. Şimdi
11:25bunlar hakikaten kayda değer işler.
11:27Lütfen devam et.
11:28>> Kafir
11:29>> kafir meselesini anlattık.
11:31>> Evet.
İzzet Erş: Kafir
11:33>> Evet.
11:34İslam'a göre kimse şu veya bu dine ait
11:38aidiyetinden veya imanından dolayı kafir
11:41sayılmaz. Kafirlik bir aşağılama değil.
11:44Kişinin seçim ve eylemlerinden hareketle
11:47bilgiye direnmenin kişilikte
11:49somutlanması ve bu somutluğa getirilen
11:52tespittir.
11:53>> Evet.
11:54>> Dolayısıyla Kur'an'ın cemaat olarak
11:56tanımladığı tüm topluluklar özünde
11:59bireyseldir.
12:00>> Evet.
12:01Kişi ancak kendi tavır, seçim ve
12:03eylemleriyle bir topluluğa iyedir ve
12:06onun üyesidir. Üstelik bu topluluğun
12:09diğer üyelerini hiç tanımasa bile
Ferdi Hikmet ve Kendinden Sorumlu Birey
12:11>> Evet. Ama aynı zamanda ferdi hikmetle
12:14kendisinden sorumludur.
12:16>> Kendisinden sorumlulur.
12:16>> Birey birey olarak kendinden sorumludur.
12:19Bu önemli bir şey. Bakın modern
12:22>> yani 1400 sene evvelki bir deklarasyon
12:25bugün modern insan tanımıyla birebir
12:27örtüşüyor. Ferdi hikmet
12:29>> efektif.
12:29>> Birey aidiyetinden dolayı sorumlu değil.
12:34Bizzat kendi eylemlerinden sorumludur.
12:35Halbuki öncesi böyle miydi?
12:38Önceki inançlara dönüp akım tarihe
12:41böyle değildi. Kimlerden bu?
12:43Filancalardan. Onların hepsi karıncalar
12:45gibi.
12:46>> Bir karınca bütün karıncaları temsil
12:48hepsini öldürün.
12:50Hepsini öldürün. Aidiyetiyle
12:52öldürülüyordu insanlar.
12:53>> İnancı ne? Hristiyan. Öldürün hepsini.
12:56>> Ya da Hristiyanlar haçlı seferlerinde.
12:58Bunlar Müslüman mı? Öldürün. Ya ne suç
13:00işledi? Müslüman olması sakın suç.
13:03>> Öldür. E şeydi. Cortez şeye gidiyor.
Amerika yerlileri ve Hernán Cortés
13:07Amerika'nın Güney Amerika'da değil mi?
13:10Oradaki işte yerliler. O zamanki nüfus
13:12bayağı çokmuş yani. Ben şimdi tam rakam
13:15söylemeyeyim. Milyonların üstünde.
13:18Ve onların hepsine diyor ki bunlarda
13:20Ruhul Kudüs yok. İncile göre iman
13:23etmemişler. Yani iman etmedikleri için
13:26bunlar hayvan mertebesindedir. Ruhul
13:28Kudüs insan. Ruhul Kudüs. İsa'ya
13:31imanları yok. Teklif edelim bunları.
13:34Tamam. Teklif ediyor. Papaz geliyor.
13:37Diyor ki bu çarmıhtıtaki İsa şeyini,
13:41ikonunu gösteriyor. Diyor ki bu bizim
13:43tanrımız.
13:45Siz buna iman ederseniz sizi
13:47öldürmeyeceğiz. Hristiyan olacaksınız.
13:49Bizim telkinlerimizi geleceksiniz
13:51kiliseye. Bizim öğretilerimizi. Bunlar
13:53diyor ki bu kim? Bizim tanrımız. Peki ne
13:58oluyor orada? [homurdanır] İşte ölmüş. E
14:00ölü bir tanrı bize nasıl yardım edecek
14:02diyor. [homurdanır] Onun bir sembol
14:04olduğunu algılamıyor. Orada ölü bir
14:07tanrı kendini kurtaramamış. Beni nasıl
14:09kurtaracak diyor. [homurdanır] Şeyler de
14:12bunlar manayı yani sembolün
14:14arkasındakini manayı anlamıyorlar.
14:17Dolayısıyla daha da hayvanlar.
14:20Onlara soruyorlar. Peki sizin tanrınız
14:22ne? Doğa bak çiçek açıyor işte orada.
14:26Güneş doğuyor.
14:28>> Bize hayat veren meyveler var.
14:30>> Doğa bizim tanrımız. Hayatı biz orada
14:32buluyoruz. Siz ölü bir adam sizi
14:35kurtaracak diye imar. Biz buna edemeyiz
14:36diyorlar. Çok dürüstler doğrayın.
14:40Hepsini öldürün.
14:44Hepsini öldürün diyor. Şimdi bu
14:46aidiyetten dolayı suçluluk.
14:49Ya öyle inanmayabilirim. Ben sana ne
14:51zarar verdim? Bireyin sorumluluğu. Birey
14:54kolay bir iş değil. Böyle birey birey
14:56bugün çağdaş insan kullanıyor. Tüm
14:58tarihte bireyler varmış. İşte o
15:01bireylerin yaptıklarıyla filan
15:03bakıyoruz. Hayır efendim birey doğrudan
15:06kişinin eylemlerinden sorumlu olduğu
15:09aşamadır. Ve nerede varsa
15:13orada ferdi hikmet açığa çıkmıştır.
15:15Nerede yoksa orada aidiyetler. Orada
15:17kişi yok. Bir arslan tüm arslanlar
15:19demektir.
İnsanın Nitelikleri, Salih Amel, Sulh ve Salah
15:21İnsan hayvan değildir. Şimdi insana
15:24iltifat ediyoruz.
15:25Arslan gibi ya. E gibiyse gibiyse ve de
15:30hayvanlardan birisi gibiyse
15:33insan kim o zaman?
15:36Çok becerikli ya. Maymun gibi tırmandı
15:38filan. Abi maymun var zaten.
15:42>> İnsan tüm bu nitelikleri kendinde
15:46gizil olarak taşıyan ama gerektiği yerde
15:49onları açığa çıkarıp farklılığı
15:51kendini var etmek için farklılığı
15:53yapabilen varlık. O zaman ferdi hikmet
15:56ve eylemde sorumluluk. Şimdi oldu. Ne
15:58oldu? İmanla salih amel kavuştu. Ama
16:02burada salih ameli söylemedik. Yani
16:03sadece amelle kavuştuğunu söyledik.
16:05Salih amel, surh ve salah.
16:10Yani kavram önemli burada. Sulh barışık
16:12demek. Kendiyle barışık olacak.
16:15Çocuklarıyla, çevresiyle, ailesiyle,
16:17toplumla, doğayla. Doğayı tahrip
16:19ediyorum. Ben müslümanım elhamdülillah.
16:22Namazda kılarım, oruçta tutarım. İyi ama
16:24doğayı tahrip ediyorsun. Böyle bir
16:26hakkın var mı? Barışık değilsin onla.
16:29Şimdi dolayısıyla
16:31Salah bir de kurtuluş demek. Surh barış
16:35demek. Salah kurtuluş. Kurtuluş önce
16:37surh olmalı.
16:39>> Önce kişi kendiyle barışık ise kendi
16:42egosunun etkisinden kurtulmuş demektir.
16:45O zaman bu topluma eee önderlik
16:48yapabilir. Onun için de ezanlara ne
16:50denir? Hayale salah. Hayale fela.
16:53>> Salaha gelin, felaha gelin. Taş duvar
16:56bir yere gelin. Orada bir iş yapacağız
16:58diye çağırmıyor. Salaha ve felaha
17:00çağırıyor.
17:01>> Yurt da sulanda sul.
17:02>> Evet. O zaman ne oluyor? Ne oluyor?
17:05Bireyi yaratan şey amel-i salihaymış.
17:10İmanı buradan tesel olacak. Yoksa nasıl
17:12bileceğiz? Ben müminim dediği bitti. Ne
17:14yapacağız?
17:16>> İyi
17:16>> eylemlerinde var mı?
17:18>> Evet.
17:18>> Evet. Buyurun efendim. Araya girmeme
17:20izin verdiğiniz için teşekkür ederim.
17:22[boğazını temizler]
17:22>> Ukalalık oldu ama ne yapayım?
17:24Coşturuyorsun beni. Böyle okurken de
17:26böyle çok
17:27>> bir tefekkür etmiştim.
İzzet Erş: Kur-an’ı Kerim ve Ferdiyyet
17:30Kur'an'ın ferdiyet dini olarak
17:32tanımlanmasının öz
17:33>> a hemen arkasından söyledi. Bak buyurun.
17:34Hay Allah ya.
17:35>> Bu varoluşsal hakikat vardır. Onda ceza
17:38ve mükafatlar
17:40Tanah'ın ilk metinlerinde yani eski ahit
17:43olarak bilinen metinlerin ilk
17:45dönemlerinde kurunun yanında yaşı da
17:48yakan toptancı yaklaşıma karşı bütünüyle
17:50bireyseldir.
17:51>> Aynen zaten söylemiş.
17:54>> Çok güzel insan.
17:55>> Üstat lafı.
17:56>> Evet. Dolayısıyla Kur'an ey nedağı
18:01cümlelerde bu nevi bir bireyselliği
18:03eylemden hareketle bir topluluğun üyesi
18:06olma vurgusu anlaşılmalıdır.
18:08Kur'an ey iman edenler veya ey inkar
18:11edenler dediğinde işaret ettiği bu nevi
18:14bir bireyselliği ve topluluğa topluluğu
18:17ifade eder.
18:19Bunun yanında ey kitap ehli veya ey
18:21İsrailoğulları dediğinde kastettiği hem
18:24topluluğun genel tavrı ve kabulleri
18:26nedir? hem de bu topluluklar içinde
18:29inkarlarından dolayı tek tek her
18:31bireydir. Böylece gerçekte onun işareti
18:35insanlığın tümüne ama eylemlerinden
18:38hareketle sınırlanmış topluluklardır.
18:42Bu sınırın kaldırıldığı özel durumlarda
18:44hitap insanlığa yönelir ve o zaman ey
18:47insanlar
18:48>> ya eyyühannas
18:49>> ya eyyüennas
18:50>> evet
18:51>> ifadesini kullandığını görürüz. Ey
18:53Ademoğulları, ey peygamber, ey resul, ey
18:56örtüsüne bürünen gibi özel kullanımlar
18:59mesajın hususiyetine göre özel kullara,
19:02kulun özel durumlarına veya tamamen
Kültür ve Bireysel Yeteneklerimiz
19:04hususi olarak belirtilir.
19:06>> Tabii beni Adem dediği zaman, Adem'in
19:09nesli dediği zaman genetik bir şeye
19:11vurgu yapıyor.
19:12>> Çünkü insan genetik olarak aynı soydan
19:15geliyor.
19:17Ey Ademoğulları burada böyle evrensel
19:20insanlık değerleri di kastedilmiyor.
19:22Biyolojik olarak hepiniz aynı nesilden
19:25geliyorsunuz. Birbirinize düşman
19:27oldunuz. Her her biriniz birbirinize
19:29akrabasınız.
19:30>> Evet.
19:30>> Nasıl birbirinize düşman oldunuz? Ey
19:32beni Adem, ey Adem çocuk. Şimdi burada
19:35tartışma şu değil. Adem ne malum yaşadı?
19:39İlk peygambermiş, ilk insanmış bir
19:40delili var mı? Kanıtını göster filan.
19:43Hiç buna gerek yok. Çünkü dini metinler
19:46bilimsel metinler değildir. Burada şunu
19:48söylüyor. Genetik akrabasınız kardeşim.
19:53Bakmıyor musunuz? Yani birbirinize
19:55genetik anlamda yakin, yakın ve yakin,
19:58yakın dışarıdan, yakin içeriden
20:01değil misiniz? Yani nedir bu?
20:03Birbirinizi yiyorsunuz ya. İki kardeş
20:04birbiriyle geçinemiyor. Nedir derdiniz?
20:07Yani genetik özellikleriniz biriniz
20:09öbürüne egemen olsun diye sizde değil.
20:12Sen de bir yanın gelişmiştir. Onda başka
20:14bir yan gelişmiştir. Sen ona muhtaç. O
20:17sana muhtaç.
20:17>> Evet.
20:18>> Bir tek samet olan, ihtiyaçsız olan
20:21Allah'tır. Bu ne demek? Benim ihtiyacım
20:24yok diyemezsin. Muhtaçsın. Şimdi muhtaç
20:28olduğun zaman karşındakine muhtaçsan ona
20:31hürmet edersin. İyi ki ayakkabıcılık
20:34yapıyor.
20:35>> Tabii
20:36>> yani.
20:37>> İyi ki gitarı şey ediyor, üretiyor. Ben
20:39şimdi gitar üretmeyi bilmiyorum.
20:40>> Evet. Ama çalmayı biliyorum. Ama o
20:43üretmese ben neyi çalacağım? Hadi bir de
20:45onu üret. Hadi bir de telleri üret. Hadi
20:48bütün notaları sen keşfet. Hayır. Her
20:51birimizin katkısıyla bir kültür oluşuyor
20:54ve biz bu kültürün içinde bunu bireysel
20:57yeteneklerimizle açığa çıkartıyoruz.