Free YouTube Transcribe

Video transcript

Çilingir Sofrası 215 / İlahi Aşk (2)

Çilingir Sofrası · 1,967 words · 9 min read

Want to search this transcript, jump the video from any line, or download it as TXT, SRT, or VTT?

Open in the transcript tool

Full transcript

İlahi Aşk (214.Bölüm’den devam)

0:02Eee, şimdi yine Mestart'ın bir şeyini

0:06alıntıladım. Çok hoş.

0:08Diyor ki, "Tanrının içimizde

0:11eee, yani mutluluğumuz" diyor Mestart

0:15tanrının içimizde olmasından

0:17kaynaklanmaz.

0:19Hani Tanrı içimizde

0:23mutluluk bundan kaynaklanmaz diyor.

0:25Tanrının içimizde olmasından. Olumsuz

0:29bir şey. Peki çünkü o diyor tüm

0:33yaratılanların içindedir zaten.

0:37Eğer

0:37>> mutlu olmayanın da içinde

0:39>> hepsinin hatta taşın, toprağın her şeyin

0:41içindedir Tanrı. Yani yaratıcı

0:45yarattığını yarattığıyla birliktedir

0:46tabii ki. Demek ki eğer öyle olsaydı

0:49herkes mutlu olurdu.

0:50>> Evet. Tanrının içinde olması, bir şeyin

0:53içinde olması onu mutlu etseydi ha.

0:55Çünkü onlar bunu bilmezler diyor. Asıl

0:58mutluluk bunu bilmektir diyor.

1:00>> Şimdi burada ne oldu? Bilmekle devreye

1:03girdi.

1:03>> Bir şey gösterdi ya.

1:05>> Değil mi?

1:05>> Bir şey gösterdi.

1:06>> Farkına varmak, idrak etmek. A o zaman

1:09akıl da devreye gir. Şimdi gönül akıl

1:11birlikte yürüyor.

1:12>> Evet.

1:12>> Eyvallah.

1:14Tanrısal aşk

1:17sanıldığı gibi tek yönlü değildir.

1:20>> Tabii.

1:21>> İlahi aşk, ilahi aşk tek yönlü

1:23>> kuladan inen bir yıldırım gibi değildir

1:25gibi.

1:26>> Kuldan tanrıya dönük bir aşk değildir.

1:29>> Aslında tanrının insana olan aşkının

1:32yaratma isteği

1:34>> insanda açığa çıkmasıdır.

1:36>> Evet. Şimdi bu eee bununla ilgili

1:39Mevlana Mesnevi kimi aşık görürsen bil

1:42ki o maşuktur.

1:44>> Oh.

1:46>> Şimdi bakın çok ilginç yani

1:48>> bu e ilahi aşk terennümlerindeki felsefe

1:53>> yani akıl da girdi devreye çünkü felsefe

1:55yapabiliriz.

1:57Aa öyle bir şey ki biz insanlar

2:00birbirimize olan sevgimize aşk

2:01diyebiliriz diyoruz nitekim ya tutuklu

2:04kalmaya aşk diyoruz ya. Onu sevdim, bunu

2:07sevdim ama bunda tutuklu kaldım işte.

2:09Kopamıyor

2:10>> buna aşk diyor. Sarmaşık gibi yapıştı

2:12onda bir kopamıyor.

2:13>> Tamam. Şimdi tanrı aşkı işte ilahi aşk

2:17duyuyorum içimde. Ondan sonra tanrıya

2:19aşk. Halbuki

2:22Tanrı insana aşık.

2:24Mevlanalar, Yunuslar bunu söyler. Ne

2:27demek ilahi aşk? Tanrıdan bize gelen bir

2:29aşk. Ne demek bu? Sevdim, halk ettim.

2:32Sevdim, sevk ettim.

2:34Yani yaratma, Tanrıın yaratma etmi aşk

2:37zaten. Aşk, aşk buna diyor. Yani yaratma

2:42tutkusu Tanrının kendi aşk duyduğu şey.

2:45İnsana aşık olmasa insanı yaratmazdı

2:47anlamında. O zaman insan aşıktır

2:51diyoruz. Halbuki maşuktur diyor mevla.

2:54>> Ona bakın maşuktur. Tanrı onu sevmiş.

2:56Peki ne olacak? kendisinde olan tanrı

3:00yaratma sevgisini kendisi idrak edip

3:03tanrıyı

3:05tanrıya kendisi de dönmesin. Sırtını

3:08dönmüş

3:09şeye bakıyor başka yere gölgeye bakıyor.

3:12Geri dön geri dön beri gel beri gel

3:15diyor Mevlana. Yan

3:17>> y

3:17>> yan işte

3:20nerede bulacağım o ateşi? Zaten

3:22yaratılışında var bu aşk.

3:24Yaratılışında olan bir aşk.

3:26>> Hamurunda var.

Tanrı'dan ümidini kesmek üzere olan birisi hakkında bir Mevlana hikayesi

3:29Mevlana Tanrıdan ümidini kesmek üzere

3:31olan bir kişinin öyküsünü anlatıyor. Onu

3:34alıntı sizin için. Birisi her gece

3:37Tanrının adını çağırıp dururmuş.

3:40Bu zikirden ağzı tatlanır ve zevk

3:42alırmış. Bir gün şeytan,

3:46"Ey çok zik zikreden tanrıyı çağırmana

3:49karşılık olarak onun lebbeyk" demesi

3:53nerede?

3:54>> H

3:55>> Tanrı sana yanıt verdi mi? He

3:57>> sen hare zikrediyorsun. Tamam kabul.

3:59Zikirden de tat alıyorsun. Yani

4:01anmaktan, hatırlamaktan. İyi de Tanrı

4:03sana bir cevap verdi mi? Lebbeyk de mi?

4:05>> Aradığınız kişiye ulaşılamıyor.

4:07>> Evet. Aradığınız kişiye ulaşılamıyor.

4:11Tanrıdan bir yanıt aldın mı? Böyle

4:13utanmadan, sıkılmadan ne zamana dek

4:15Tanrının adını çağıracaksın?

4:19>> Bu kişinin kalbi kırıldı.

4:22Başını yere koydu ve yattı. Rüyada yeşil

4:25giysili Hızırı gördü.

4:27Ve Hızır kendine gel. Niçin Tanrı adını

4:30çağırmayı bıraktın? Neden usandın? Neden

4:33pişman oldun?

4:36dedi. O kişi lebbeyk sesi gelmedi.

4:40Kapıdan kovulacağımdan korkuyorum.

4:42deyince, "Senin Tanrıyı çağırman onun

4:46lebbeyk demesidir.

4:48Senin çareler araman onun seni çağırması

4:51nedeniyledir. Senin her ya rabi demende

4:55onun çağrısı gizlidir." Sen bunu

4:57anlamadın mı? Allah.

4:59>> Şeytan şüphe soktu. Hızır şüpheyi

5:01kaldırdı.

Sen kendini bilmezsen ya nice okumaktır? - Gnothi Seauton - Men Arefe Nefsehu

5:05>> Şimdi bir de bilmek değil mi? Yaşamak,

5:07bilmek. Aşk deneyimlemek ama bir de

5:10bilmekten sözü arada bir bilmeyi de

5:12karıştırdık.

5:13>> Şimdi tanrıyı bilmenin koşulu

5:17kendini bilmektir.

5:19>> Yunus Emre diyor ki ilim ilim bilmektir.

5:22İlim kendin bilmektir. Sen kendini

5:25bilmezsin ya okumaktır.

5:28Kendini bil. Ta Hermesen Anetres

5:31Megistes'ten beri Delf tapınağında,

5:34Apolon tapınağında, eee, tapınağın iç

5:39şeyinde, kapının girişin iç bölümünde

5:42alınlıkta yazan Gnot Seaton Sokrates'in

5:46dilinde kendini bil.

5:49Geliyoruz güzel Muhammed nebinin dilinde

5:52men arefe nefse fakatfe rabbe kendini

5:56bil kendini bil filan bu eee ilim ilim

5:59bilmektir. İlim kendin bilmektir. Şimdi

6:02bu kendini hangi düzeyde bilmek? Hangi o

6:05ne olarak bilmek?

6:07>> Şimdi herkes kendine bir bilgi yüklüyor.

6:09Ben kendini tanımlıyor ama biz buradan

6:13ne anlamamız gerekiyor? Dolayısıyla bu

6:15gnoti seatun derinliğine yani Meraref

6:19nefsinin derinliğine bir gün gireceğiz.

6:22Bu sofranın şeyi olacak,

6:24>> ziyafeti olacak. Eee, bunu unutmayalım.

6:27>> Tamam.

6:29>> Şimdi eee, Tanrı tüm yarattıklarında

6:32tecelli eder. Tasavvufa göre, Gnosis

6:36öğretilerine göre tüm yarattıklarına

6:38tecelli eder. Tecelli etmek yansımak

6:41demek.

6:42Yani aynada bir yansıma.

6:45>> Dolayısıyla

6:47her var olan şey eee varoluş nesnesi şey

6:52şey diyelim genel olarak ağaçtı,

6:55çiçekli, böcekti, güneşti, eşyaydı,

6:57insandı her türlü var olan şey bir ayna

7:01gibi varlığın varoluştaki kendi

7:06kapasitesine yansımasını yapıyor. Yani

7:09buna da Cemal diyorlar.

7:11Cemal güzel güzelliği yani tanrının

7:14güzelliğini ben nerede göreceğim?

7:15Tanrıyı görmem mümkün değil diye düşünür

7:18insanlar. Halbuki diyor ki o her

7:21gördüğün varoluşta

7:24bir tecellisi var.

7:27O tecellinin

7:29eee sınırlı görünüşü burada. Sınırsız

7:33varoluşu tüm varoluşu kapsayan

7:36tanrıdadır. O halde tanrıyı seyretmek

7:39isteyen tecellilerine baksın ya da

7:41kendini görmek isteyen aynaya baksın ya

7:44da bir gönül aynası bulsun. Gönül

7:46aynasında kendi gönülü seyretsin. İşte

7:49muhabbet olsun, aşk olsun filan. Bütün

7:51bunlar böyle. Bu nedenle Tanrıyı arayan

7:54onu insanda aramalıdır der. Niyazi.

Niyazi (Mısr-i) Malatyavi doğuşu

7:59Niyazi hep Niyazi eee şey ediyor bizim

8:03noktayı koyuyor değil mi ya?

8:04>> Malatya

8:05>> geziyoruz geziyoruz Malatya'da

8:07>> durak oluyor. Niyazi noktayı koyuyor.

8:10Diyor ki

8:12hep kitabı haktır eşya sandığın. Şimdi

8:15eşya diye bakıyorsun. Bunlar eşya.

8:17Halbuki bunlar hakkın kitabıdır diyor.

8:19Okunması gereken kainat varoluş okunması

8:23gereken kitaptır. Ol okur kimseyri eftar

8:27eylemiş.

8:29Kim bu varoluştaki hakikat gözüyle bakıp

8:34varoluştaki hakikati görmeye

8:38>> ilmi ledünle bakan kişi

8:42şey ederse yani hakk ile bakarsa hakkı

8:44görür. Eğer eee şeyle eşya gözüyle

8:49bakarsa eşyayı görür. Şimdi çok ilginç

8:52yani ne ne biçim bir şey? Daha önceden

8:54de sözünü etmiştik. Bir bitki bu bitkiye

8:57bir resen baktığı zaman bu bitkideki

9:00ritmi eee estetiği, renk dağılımını,

9:04onun dirimliliğini, canlılığını

9:06resmetmek isteyecektir. Onda estetiği

9:09görür. Ama bir biyolog gelip baksa

9:12>> Hı. Bambaşka bir göz

9:14>> değil mi? Bunun ne işe yaradığını hangi

9:17şeye ya kendi varoluşu nedir? Bir

9:19sağlıkçı görse yapısı

9:21>> kimyasal yapısı nedir? Kinşine demek ki

9:23ne gözüyle bakarsak biz onu görüyoruz.

9:26>> Halbuki oradaki şey varlık

9:28>> kendinde bir şey.

9:30>> Biz onu bakışımızla

9:32eee niyetimizle

9:34>> sıfatlarıyla

9:35>> Evet. okuyoruz işte yani kitab-ı kainat

9:38okumak bilim yapmak sanat yapmak felsefe

9:40yapmak bu anlamdadır. Gayri bir şey

9:43değildir yani. Bir de öyle bir şey başka

9:45bir şeye galiba filan. Hayır.

9:47>> Ne demek istiyor acaba? Biz bilmiyoruz

9:49herhalde.

9:49>> Hayır. Bildiğiniz bilim

9:51>> değil mi? Bunun bilimini bilsek,

9:53sanatını bilmesek

9:55orada da kalır.

9:56>> Kainat kitabını açık okumak işte bilimle

9:59okumak ve Evet. Evet. İnsanı da insanı

10:02da böyle bu gözle yani bedeninin bilimi,

10:05aklının bilimi, zihninin bilimi geliyor.

10:08Kalbinin bilimi.

10:10>> Evet.

10:10>> O zaman acaba aşkın da bilimi olmadı

10:13>> inşallah.

10:14>> Acaba ama bu bilim dediğimiz zaman

10:17genellikle şu sana geliyor. Bilmek

10:22şeyleştirerek bilmek. obje

10:24>> bir nesne olarak illaki göre. Şimdi o

10:28zaman eee aşk bir nesneyse bilinir tabii

10:31ki.

10:33>> Ama aşk bir nesne değilse zır ne?

10:37>> Peki ne olur? Bilmemek bilmek yoksa ha

10:41var ve yok. Tanık olmayla yani buradaki

10:44bilme iki türlü ele aldı. Bir ilim

10:47dedikleri ilim malumat abidir. Yani bir

10:50şey

10:52ve onun bilmek isteyen bir özne

10:55>> bir de yöntem. Bilgi budur. Fakat bir de

10:59arif olmak dediğimiz tanımak. Tanıma

11:02bilgisi.

11:04>> Tecrübe etmek.

11:05>> Tecrübe etmek. Tecrübe ettiğinde

11:08tecrübenin içinde bilirsin.

11:10Objeleştirerek değil. Sen ona

11:12dönüşürsün. İşte kurtçuğun kelebeğe

11:15dönüşmesi gibi. Eee, dolayısıyla şeyin

11:18aşkı nasıl bilirsin? Bir aşk var bir de

11:21ben varım. O arada bir bilgi yöntemi var

11:25ve aşkı bilip yazıyorum. Hayır, aşık

11:27olur bilirsin.

11:29>> Ona dönüşürsün,

11:31>> yanarsın. Aa, buymuş.

11:34>> Başkası da sorarsa e gel bir kibrit

11:37çakayım. Ne yapalım yani?

11:39>> Yanmadan bilmiyor.

11:40>> Eyvah.

11:42Şimdi dolayısıyla eee şeyin bu anlatı bu

11:45anlatımın ilahi aşk terümünün

11:49kainatta yayılması var. Furkan diyorlar.

11:52Fark alemi.

11:54Ama bu

11:55bir de toplanması var. Evrimde öyle

11:58değil midir? Doğa bir evrim geçirir.

12:01Evrimin son aşaması, aşama aşama son

12:03aşama insandır. Ha doğanın son aşaması

12:06insansa, evrimin içerildiği son durak

12:09insansa, insan beyniyse

12:12eee bir insan, insanda tüm kainat var

12:16demektir. İşte nitekim o zaman diyor ki

12:20eee Niyazi

12:23hüsnünü ishar eder. sıfat güzelliğine bu

12:27kadar nitelik bu kadar sıfat açığa

12:29vurur.

12:31Zatına

12:32insanı bürhan eylemiş.

12:36Zat bütünlük

12:39insanda. Çünkü son aşaması o. Tüm

12:41kainatı ara insana git.

12:43>> Ekmel hakk.

12:44>> E o hakkı istersen,

12:47hakkı istersen yürü insana bak. Şemsi-i

12:51zat yüzünden rahşan eylemiş.

12:55Şemsi-i zat zatın güneşi.

12:58Yani evrende ilahi aşka düşebilmen için

13:01insan yüzüne bakman. Ama hangi insan

13:05değil mi? Hangi insan? Çünkü bir eee

13:08hayvanlar alemi, bitkiler alemi hayvana

13:11evriliyor. Hayvan beşere evriliyor.

13:13Beşer insana evriliyor. İnsan-ı kamil

13:16dedikleri yetkin, olgun, kendi

13:19yeteneklerini

13:21eee açığa çıkaran, kendisine gömülü olan

13:23yetenekleri açığa çıkaran insandan e söz

13:26ediyorlar. O insanmış.

13:29Hakkı istersen yürü insana bak. Şemsi

13:32zat yüzünden rahşan edelim. rahş etmek.

13:35E radiation yani yayılmak şua. Yani onun

13:39yüzüne baktığın zaman ondaki, eee,

13:42intişar eden, feyyaz olan eee manevi ve

13:47maddi fiziksel de aynı zamanda eee şeyi

13:51yayılmayı

13:53seyret. Bir gül, bir menekçe, bir çiçek,

13:57bir böceği seyreder gibi seyret. O senin

14:01ruhunda eğer ateşleme yapıyorsa işte o

14:04ayna gönül o. Yani onda ego olmaması

14:07lazım. Eğer ego varsa oraya baktın mı

14:10bir belirli bir kimseyi görürsün.

14:12>> Otorite görürsün.

14:13>> Bir otorite bir kendi nefsinin peşine

14:16düşmüş birisi. Ama eğer nefsi arınmışsa,

14:20cilalanmış bir ayna gibiyse oraya baktın

14:22mı kendi egonu da aşan ruhuna dair bir

14:27işaret bulursun. Hı hı. İşte oradan ateş

14:30alanlar ilahi aşk terenümün içine

14:32düşenler. O zaman şöyle söylüyor Niyazi.

14:36Hak yüzü insan yüzünden görünür. Hakkı

14:39görmek istiyorum. Git diyor insan yüzüne

14:41bak. Ama insan ünsiyet enisi hak beşer

14:45değil insan. Bir de Adem var. Adem ilk

14:48insan diyorlar. Hayır. Adem eee eee

14:53tasavvufa göre Adem eee Füsul kemin

14:57birinci şeyidir, fasıdır bilirsin. Orada

15:00İbn Arabi der ki, eee Kur'an-ı

15:03Kerim'deki tüm isimlerimi, sıfatlarımı

15:08Adem'e yükledim,

15:10talim ettirdim. Yani eee o zaman Allah'ı

15:15nerede arayacağız? Adem'de

15:16arayacakmışız. Çünkü tüm esmasını,

15:18sıfatını ona yükledim diye Kur'an-ı

15:21Kerim'de bir delil var.

15:23Bunu fark edenler, bunun zevk edenler

15:27ademiyete yükselen yani kadınlığı

15:30erkekliği aşan efendim senliği benliği

15:34aşan, ırkı, milliyeti şeyleri aşan ya

15:39eyennas, ey insanlık

15:42mertebesine çıkan bir aynada, bütünsel

15:45bir aynada

15:46kendisini eee ishar eden haktır. git o

15:50zaman e insan yüzünden

15:53zatı

15:55>> seyret

15:55>> seyret diyor ve burada da diyor ki zatın

15:59rahman şeklini insan eylemiş

16:01>> Niyazi Mısır'ı bundan daha yüksek

16:03anlatım ben eee ne batıda ne doğuda

16:06görmedim açık her şey çok net

16:12diyor ki anlayınca zatı hakkı zevk ile

16:15zevk ile anlaşılıyor. Zevk ile bakarsan

16:17görürsün. İman ile bakarsan görürsün.

16:19Aklile bakarsan göremezsin.

16:22Aklile bakarsan nedenin içine bakarsın.

16:25>> Ama zevkle bakarsan hayran olursun.

16:28Hayran olanlar görüyor.

16:31Anlayınca zatı hakkı zevk ile bu niyazi

16:34Niyazi nice seyran eylemiş. Ondan sonra

16:37bir seyran başlıyor. Nereye baksan

16:39hakkın yüzünü cemalini görürsün. Apaçık

16:42görünüyor

16:42>> apaçık

16:44efendim.

16:47>> Buyurun. Başka olsun

Serhan ve Sinan Yasdıman, Nida Tüfekçi tarafından Abdurrahman Kızılay’dan derlenen “Altın Hızma Mülayim” isimli Kerkük türküsünü seslendiriyor.

16:59altın hızıma [şarkı söyleme]

17:03mülayim.

17:05[şarkı söyleme]

17:06>> [müzik]

17:06>> Seni hakta

17:10dileyim.

17:12[müzik]

17:17Yaz günü [şarkı söyleme]

17:21Temmuzda [müzik]

17:25sen [şarkı söyleme] terlemek

17:29silem.

17:35>> [müzik]

17:36>> Gün gördüm, [şarkı söyleme]

17:40günler [müzik]

17:41gördüm

17:44seni [şarkı söyleme]

17:45gördüm. [müzik]

17:47Şad

17:50[müzik]

17:54gün gördüm [şarkı söyleme]

17:58günler gördüm

18:02seni [şarkı söyleme][müzik]

18:03gördüm

18:06şadu.

18:07>> [müzik]

18:13[müzik]

18:16>> Gün gördüm [şarkı söyleme]

18:23[şarkı söyleme]

18:28günler [şarkı söyleme]

18:30gördüm

18:32[müzik]

18:36seni.

18:37gördüm

18:40[şarkı söyleme]

18:47[müzik] kumur. [şarkı söyleme]

18:54[müzik]

19:02[müzik]

19:03Of [şarkı söyleme] altın hızma

19:08[müzik] incidi.

19:12Gömleğin [şarkı söyleme]

19:14nar

19:16incidi. [müzik]

19:23[müzik] Benim [şarkı söyleme]

19:25lal olmuş

19:27dilim [müzik]

19:31ne dedi ya?

19:35incindir [müzik][şarkı söyleme]

19:40[şarkı söyleme]

19:40[müzik]

19:42gün gördüm

19:46günler [şarkı söyleme] gördüm

19:50seni gördüm [müzik]

19:53şad oldum [şarkı söyleme]

20:01gün gördü [şarkı söyleme]

20:03>> [müzik]

20:05>> Güller gördüm

20:09seni [şarkı söyleme]

20:10gördüm

20:13şad oldu.

20:17[müzik]

20:24>> Teşekkür ederiz. Harika ya. Müzik güzel

20:27şey değil mi? Yani meşk etmenin bir

20:30numaralı aracı

20:32>> hocam.

Recently added transcripts

Browse the whole transcript library

This transcript was generated from the captions YouTube publishes for this video. Get the transcript of any YouTube video atfreeyoutubetranscribe.com, free, unlimited, no sign-up.