Full transcript
Aydınlanma Çağı
0:02Avrupa'daki aydınlama çağı diye söylenen
0:04bir çağ var. İşte filozofları da var bu
0:06çağın. İşte Fransız aydınlanması,
0:08İtalyan Renesans arkasından aydınlanma
0:11işte eee Imanuel Kant'ın Afclerum filan
0:14dediği yani zihni temizleme, aydınlanma
0:17filan.
0:18Bunlar tabii birtım dogmalara, e, şey,
0:21kilise baskılarına, eee, geleneklerin
0:23alışkanlıklarına filan baş kaldırıp
0:26bireyin ortaya çıkması ve bireyin hak ve
0:28özgürlüklerini kullanabilmesi açısından
0:30çok önemli hareketler. Fakat arkadan
0:33gelen bu söylediğim üç kişi tabii
0:36sanatçıları da ekleyebiliriz. Orada
0:38biraz şey olur. E, uzar yolumuz diye ben
0:42şey ettim ama sonradan eee, geldikçe
0:45onları da devreye sokarım.
0:48Örneğin Picasso mesela bütün bu
0:50geleneksel klasik sisteme alabore ediyor
0:52ve onun arkasındaki iskeleti bulup
0:55çıkartıyor filan. Ya sıfıra gidiyor,
0:56sıfırdan yerine üret filan. Bunların
0:58hepsini kullanabilirdik ama ben sadece
1:00bu üç kişi üzerine durarak söylüyorum.
1:02Şimdi bunlar öyle bir şey altüst ettiler
1:04ama bunun adına aydınlanma demediler.
1:07Yani aydınlanma sanki o dönemde
1:10filozofların
1:11eee söylediği o Alman aydınlanmasında da
1:14felsefeye dönüşen, Fransız
1:15aydınlanmasında eee siyasi hareketlere
1:18dönüşen, İtalyan aydınlanmasında işte
1:21sanatla filan ortaya çıkan o petrarkalar
1:24değil mi? Şeyler, şairler, ressamlar
1:27filan hepsi çok güzel. Ama bu üç kişinin
1:32ilginç şeyleri var. Mesela Marx burada
1:34nereye girer? Halbuki o da sistem
1:36filozofu. Aynı zamanda ideolog. Yani NÇ
1:40tam karşıtı sistem kırıcı, sistem
1:42parçalayıcı, öbürü sistemci. Şimdi
1:45bunlar nasıl metin bir araya koydun?
1:48Yani bu yeni akımın içinde. Şimdi Marx
1:51ilginç bir şey yapıyor. Psikolojik
1:53anlamda bunu yorumlarım ben. Eee böyle
1:56literatüre bir şey anlatmıyorum. Metin
1:58Metince.
Freud, Marx ve Nietzsche
2:00>> Şimdi Freud
2:03bir danışanı geldiği zaman kendini
2:06kontrol edemiyor, kendini denetleyemiyor
2:08demek yani yaşamında kendine egemen
2:11değil, kendine hakim değil
2:13>> ki onu bir psikiyatra götürüyoruz. ona
2:17yardımcı oluyor ve kendini yönetebilir
2:20hale geldiği zaman da buyurun artık şey
2:23teris oldunuz [kahkaha]
2:26yani taburcu oldun ya hadi git taburcu
2:29olmak terist olmak değil ama tabura
2:31göndermek olduğu için e aynı zamanda
2:34asker kökenli hocam
2:35>> eee taburcu olmak hala kullanılıyor.
2:37Mesela hastaneye gidiyorsun eee
2:39rahatsızlığım taburcu oldu diyor.
2:41Halbuki eskiden askeri hastaneler hepsi
2:43askeri Osmanlı döneminde ve taburcu
2:46olmak tabura geri göndermek demek
2:48>> böyle bu bu tür espriler de yani yaşamın
2:50içinde var bunlar tatlı şeyler. Şimdi
2:52Freud
2:53>> Evet
2:54>> mevcut düzenin içinde gerçekliği
2:58eee gerçekliğe yabancılaşan insanı
3:00tekrar gerçeklikle barıştırmak demek
3:04benim için. Yani psikiyatrik olarak
3:06bunun derin anlamları vardır, terapisi
3:09vardır filan.
3:11Marx
3:12çok ilginç birisi. Diyor ki, "Mevcut
3:16gerçeklik seni hasta ediyor.
3:19Tekrar seni o gerçekliğe
3:22geri döndürmek tekrar senin
3:25>> o gerçeklik tarafından eee dezarmonik
3:29bir şekilde dışarı atılacağım,
3:31tekrarlayacak. O zaman biz kişileri
3:35değiştireceğimiz ya.
3:37>> Gerçekliği değiştirelim. Peki gerçekliği
3:39değiştiri başka ne olabilir? Gerçekliği
3:42başka bir gerçekliğe evriltelim. İşte
3:44Marx'ın büyük ideolojisi
3:46>> ve o alışılagelmiş statiko dogma yaşamın
3:51öyle olması ve buna uydu uymadığıyla
3:54yapılan terapiler veya benzeri eee
3:56ideolojik şeyler açıklamalar. "Hayır"
3:58diyor. Mevcut gerçeklik sorunlu. Emeğin
4:02sömürülüyor. Sen aşağılanmış oluyorsun.
4:05Köleleştirilmiş oluyorsun. Senin
4:07maneviyatın da elinden gidiyor. Böyle
4:10bir durumda biz bu gerçekliği
4:11değiştirmemiz lazım. Niçe diyor bu
4:14düzenli akıl dediğiniz şey aslında
4:16birinin tasarımı. Aristo diye bir adam
4:18çıkmış bir mantık örgüsü kurmuş. Siz
4:21bunu mutlak bir şey zannettiniz. Öyle
4:23bir mutlak bir şey değil. Buna benzer
Mantık türleri
4:25hatta günümüzde şimdi şeyler var. Mantık
4:28kitapları var. Açmak çok ilginç. 32
4:31türlü mantıktan söz ediyor. Hadi biz o
4:33kadarını bırakalım. Onlar akademik
4:34şeyler. E en basiti formel mantık
4:37diyoruz. Klasik. E sonra diyalektik
4:39mantık diyoruz. Başka üç şey cedel
4:41mantığı dediğimiz. E sonra saçaklı
4:43mantık var. Bilgisayar işlerinden daha
4:46sayabilirim ya. E şimdi hangisi? Hepsi
4:48akıl. Ha mantık akıl değil. Aklın
4:52işletimi.
4:54Akıl bir cevher. Bir doğuştan gelen bir
4:58eee yetenek. Mantıkta bunun işletimi.
5:01Bir bilgisayarcılar kim bilir ona ne
5:03diyordur şimdi? Tam buna donanım
5:04işletimi.
5:05>> Donanım işletimi. Bravo. Şimdi
5:06dolayısıyla bu işletimi koydum. Bunun
5:09sonuçlarını görürüm. Başka bir işletim
5:12koydum. Onun sonuçlarını görüyorum.
5:13>> Mutlak kılma problemi.
5:15>> Bu dolayısıyla eee bu sorgulamalar
5:19bana göre
5:22çok radikal bir aydınlama hareketidir.
5:24Aslında aydınlanmadır bu.
5:27Çünkü eee inançlar hep sadece dinsel,
5:30dogmatik, geleneksel, törel eee inançlar
5:35engeldir sanılıyordu. Hayır. Felsefi
5:38disiplinler,
5:40>> ideolojik bakışlar bunlar da hatta daha
5:45da tesirli çünkü biliyorum
5:48dedirten öğretiler olduğu için daha da
5:51büyük bir engel. E peki şimdi bunları
5:54tepelemek, böyle kaba bir tabir
5:56kullanıyorum. Bunları tepelemek, bu
5:58dogmatik düşünmeleri tepelemek herkesin
6:01harcı mı? E değil. Peki bu popülaritesi
6:05ne olabilir? Halka yayılabilir mi?
6:07Hayır. E ne olacak yani? Gene böyle bir
6:10küçük bir zümre arasında mı olup
6:12bitecekti? Günümüzde bu tartışılıyor.
6:14Çünkü günümüzde her şey popüler olsun
6:17isteniyor.
6:19Bir şey konuşuyoruz Sin Hanım'la.
Günümüzde Popülerlik
6:21arkadaş hemen diyor, "Abi bunu
6:23televizyonda söylesenize."
6:25Niye söyleyelim diyorum televizyonda. O
6:27kadar güzeldi ki.
6:28>> Güzeldi ama bu anlayışta, bu
6:31formasyonda, bu tolerans, tolerans
6:34içinde olan insanla ben bunu
6:35konuşabiliyorum. Öteki senin bu
6:38anlaşılamazsa o insanın aklını, huzurunu
6:41bozmaya bizim hakkımız yok ki. Her şey
6:43herkesle paylaşılır zannediliyor.
6:45Günümüz öyle bir şey. Like meselesi. Kaç
6:48kişi like attı diyor. Çok kişiyse
6:50diyorum iyi bir şey söylememişiz.
6:53>> Ha çok kişi iyi bir şey yapmışız da
6:56cevaptır. İyi bir şey yapmışımdır. Çok
7:00kişi like yapabilir. Bak onun ölçüsü
7:02olabilir. Dijital ölçü. Adam birine
7:04yardım etmiş.
7:05>> Eyvah.
7:06>> 100.000 like. Tamam mı? Bravo. Ama ben
7:09bir şey söylemişim. 100.000. Eyvah. İyi
7:11bir şey söylememişim. Yani
7:13bu bu birtım ölçüsüz ölçüler.
Aydınlanmanın Etkileri
7:16>> Ben aydınlanma olarak görüyorum yani o
7:18üç kişinin tarihi devindirmesini.
7:22O giderek eee kendi akademik çevreye de
7:25etki eder. Sonra eee halkın önderlerine,
7:28rol modellerine etki eder. Sonra eğitime
7:31girer. Eğitimde paylaşılmaya başlanır.
7:33Sonra edebiyata girer. Sinemaya yansır.
7:36Bir Tarkovski gibi bilmem işi sorgular.
7:39Bir başkası e başka türlü el mesela
7:42kültürün çok iyi sorgulanması bir
7:43Russian Ark diye bir film var.
Russian Ark filmi
7:46>> Scorov
7:47>> yani izlemeyenlere öneririm. Rusionart 3
7:51günde çekilmiş. Her bir taşta çekiliyor
7:53şeyde Rusya'da. Eee, aktüel kamerayla
7:57bir Alman.
7:58>> Ara vermeden.
7:59>> Ara vermeden
8:00>> vermeden müzeyi geziyor
8:01>> ve provasız provalar dışarıda.
8:04herbitajın içinde, müzenin içinde tek
8:06kayıt
8:07>> ama böyle bir anlatım ve oradaki
8:11>> sanatın sorgulanması,
8:13aristokrasinin
8:15tasfiye edilmesi dönemi, operanın şey
8:18dağılması gibi olağanüstü bir filmiz.
8:21Şimdi bir sanatçı bir film yapıyor ama o
8:25filmi birçok kişi izledi. Ben eee
8:28tanıdığım çevreyi hep söylerim. Bazı
8:30işte filmler var. Bunları mutlaka
8:31izleyin. İzlerle sonra konuşuruz
8:35işte kimisi ya tek kamerayla nasıl yani
8:383 günde adam nasıl zor yani. Ne kadar iş
8:41dikkatini çek yorulmuş yani.
8:43>> Kameracı nasıl yapmış bu işi?
8:47>> Ötekine soruyorum abi ya oradaki şey
8:49orkestrayı yöneten şey değil miydi
8:51filan. He ya iyi adamı oraya oynatmışlar
8:55yani. Güzel. Ondan sonra ya arada birisi
8:59vardı böyle böyle karikatür gibi bir
9:02adama oraya yakışmamış yani. Niye oğlum
9:05o iç ses işte o iç sesi şey ediyor.
9:09Ondan sonra bak Fransız resim sanatıyla
9:12Avrupa'nın resim sanatı çünü Rus e resim
9:14sanatı Fransa'dan etkilenmiştir.
9:16Edebiyatı da öyle müziği de öyle ama
9:18sonra özgün kendileri Çaykovskiler,
9:21Rahman Lovlar filan değil mi? Olağanüstü
9:23bir şey var. edebiyatçıları
9:26Tostoyevski Tostoy sahibi bitmez ama
9:30orada bir sorgulama var. Hem etkileşim
9:33hem bu aristokrasinin bunlar himaye
9:35sonra himayenin kalkması aristokrasinin
9:37kendi gücünü kaybetmesi, sanatın oradan
9:40eee etkilenip a nasıl tasfiye yani bir
9:44kültür nasıl tasfiye oluyor bunu
9:46gösteriyor. Ama aynı zamanda bir devrim
9:49yeni insanların yeni hakların
9:50savunulduğu başka bir şeye geçiş. Şimdi
9:53tüm bunları sorgulamak için bir eğitim
Eğitim Meselesi ve Mustafa Nafiz Irmak anısı
9:56gerekiyor. Herkesin her şey harcı değil
10:00ya. Birisi geliyor yemeği
10:03bakıyorsun şöyle minnacık minnacık
10:05alıyor. Benim Elif gibi minnacık alıyor
10:09yapıyor filan. Ben de başlıyorum
10:12yiyorum. Sonra baktım Elif ya öyle
10:13yemiyor. Bak niye acaba? E o tadını
10:16alıyor. Ben şeyi doyuruyorum. Mideyi
10:19dolduruyorum. Şimdi ikimiz aynı sofrada
10:22ve yemek yedik diyemeyiz.
10:26Aynı durumda değiliz.
10:28>> Dolayısıyla yine
10:31Mustafa Nafiz Irmağ
10:34>> Evet. hoca sizin konservatuvarda. Bir de
10:37aynı zamanda Erol Der senin hocan.
10:40>> Eee Allah selamet versin. Çok severim.
10:43Eee hem kanun hem ressam. Kanuni hem
10:46ressam. Müthiş bir hoca. Hem zarif
10:48>> radyo istatör. üstatları müzari o
10:51anlatmıştı
10:53şeyin eee
10:57galiba şey bir sınavla mı giriliyordu o
10:58zaman? Tamburi Cemil büyük ihtimal Cemil
11:01>> meselesi. O mesele bir şey geliyor
11:03Tamburi sınavla şeye giriyor. Radyo
11:06evine İstanbul Radyosundan söz ediyorlar
11:09>> giriyor. Ondan sonra şeye başlıyorlar.
11:11Meşk filan. O zaman da şey işte Mustafa
11:14Nafi Zırmak hem şair hem bestekar.
11:18Muhteşem bir şahsiyet. Fakat şeyi var
11:21hocam bilir. Eee, eee, kapıyı açamıyor
11:26yani
11:26>> şeyleri değdi değdiremiyor. Dirseğiyle
11:29açıyor. Fekt
11:31hocam senin tanısını koydu. On şimdi
11:34hoca geliyor kapıya her gün.
11:38İki tane şey var. Asker var biliyorsunuz
11:41orada.
11:42>> Ve nöbet tutuyorlar.
11:44>> Sonra İstanbul Radyosu. Bizim Harbi'deki
11:46radyosu.
11:46>> Evet. Harbedeki İstanbul radyosu. Sonra
11:48ikisi askerler rap rap rap böyle bir şey
11:52yapıyorlar. Geçiş yapıp tekrar
11:54duruyorlar. Kışmış, kar yağmış. Hoca
11:58geliyor kapıya. Kapı da çok ağır bir
12:00kapıdır.
12:00>> Büyük kapı.
12:01>> Büyük kapıdır biliyorum.
12:03>> Geliyor kapıya hoca
12:06tutup açamıyor yani. Tutamıyor. E şey
12:08var rahatsız.
12:12Şehri de açamıyor. Direksiyon ağır kapı.
12:15diyor ki, "Oo" diyor, "Erul abi çok
12:18güzel yapar bunu tabii. Oo" diyor,
12:20"Bırakın bu askerliği de şu kapıyı
12:22açın."
12:25>> Ondan sonra tabii onlar görevli,
12:28görevli çocuklar. Görevlerini bırakıp
12:30buyur abi kapıyı açamaz yani. Asker hiç
12:33duymuyorlar. Gene aynı şekilde
12:35duruyorlar.
12:37O bırakın bu işleri de teris olun.
12:40[kahkaha]
12:41Sonra birisi içeriden kapıyı açarsa
12:43ancak girebilirmiş. Birisi içeriden
12:45kapıyı açıp dışarı çıkarken hoca içeri
12:47dalıyor.
12:49Bir de bunalmış da soğuk donmuş orada
12:51gidiyor filan. Ondan sonra diyorlar hadi
12:54işte parçayı icra edeceğiz.
12:56>> İsyon var. Evet.
12:56>> Evet.
12:59>> Hocam diyor aka gündüz rahmetli. O
13:02neyzen müthiş değil mi? Müthiş Hakan
13:04Gündüz Pir Hakan Gündüz de çok
13:07espiritüel bir ben tanırım kendisini
13:09rahmetli şeyde diyor ki eee hocam diyor
13:14takılmak için hocaya hocam diyor yeni
13:16bir eleman diyor aramıza katıldı. Ondan
13:19sonra
13:21o diyor böyle gözlerini kısarmış. Bu bu
13:23da herhalde rahatsızlığın bir şey değil
13:25mi? Gözlerini kısarmış öyle konuşurmuş.
13:27şey açıp böyle gözlerini kırpıştıran,
13:31ellerini yıkayan falan şey tab
13:32>> hocam artık onları gerek gereksiz onlar
13:35>> ya işin tuzu biberi çünkü o olması olmaz
13:38hoca olmaz
13:39>> hoca diyor o ne çalıyor diyor efendim
13:42tambur diyor o genç de genç bir adammış
13:47nerede evladım meşk ettin filan diyor o
13:50yine aka gündüz cevap veriyor diyor ki
13:51hocam diyor bu coğrafya fakültesi mezunu
13:56O
13:57ya tamburu ne sene bunun diyor. Diyor
13:59tamburu çok seviyormuş diyor. Onun için
14:01diyor
14:02>> e yani şimdi hiç dinlememiş de ama diyor
14:06bir şey var diyor hocam ne var diyor.
14:09Diyor ki tamburu Cemil Bey'i dün
14:11dinlemiş hiç beğenmemiş.
14:15>> Hocaya bekliyorlar. Hoca ne diyecek
14:17hoca? O yoksa o da beğenecektiş
14:22ağ.
14:23>> Müthiş
14:23>> müthiş.
14:24>> Yarışa at işte. Irşat böyle bir şey. O
14:27da mı beğenecek?
14:28>> O da mı beğenecekti?
14:31Değil mi? Dünyanın en gurme birisi işte
14:34bilmem şu şeyler işte bugün ne diyorlar?
14:37Bilmem ne yıldızı filan. Meşeren yıldızı
14:39filan.
14:40>> Ve gidiyorsun bu mu ya diyorsun. Bizim
14:41kebapçı daha iyiydi filan.
14:44O da mı yani filan burada aşağılama yok.
14:47Burada insanların eğitimleri, formasyon,
14:51>> e, formasyonları, yetenekleri, kızımın
14:54dediği gibi yetenekleri devreye giriyor.
14:57O zaman her insan bir alem. Birbiriyle
15:00eşitleyemeyiz onları. Her birinin tadı
15:03farklı. Niye o onun gibi olsun ki? Niye
15:06öteki öteki gibi? Ama bir arada yaşamak
15:08da zorundayız. O zaman asgari bir zemin
15:13olacak. Tabii müşterek bizim yani
15:16toprağımız
15:17bir olacak. Toprağımız, vatanımız bir
15:20olacak ama üzerine çiçekler farklı
15:22olacak.
15:24Buraya baktığım mı menekşe göreceğim.
15:25Oraya baktım mı bir eee gül göreceğim.
15:28Lare göreceğim ki şeyin eee aşık ve
15:31eserin vardır değil mi? Öyle çiçekler
15:33üzerinden.
15:36>> Hangisi böyle?
15:37>> O kadar şeyi var. Yok toprak üzer koyun
15:40verdi, kuzu verdi.
15:41>> Onlar var. Bir de çiçekler vardı. Sümbül
15:44ve şeyler anımsayamadım
15:46>> yani böyle söyleyince ışığı güzel vardı
15:49güle sorma o bilmez aş
15:52>> laleye sor sümbüle sor mor
15:55gül kendi aşk halini nasıl bilecek ki
15:59>> sümbün onu görüyor git ona sor onun
16:00halini
16:01>> tabii gülün halini sümbüle sor o zaman
16:03söyleyelim onu
16:04>> sümbü derki boyu uzun falan açık de
16:06söylediği herhalde şimdi bu sümbük der
16:08ki boyum uzun
16:09>> evet
16:09>> yapraklarım düzüm düzüm sümbül der ki
16:12boyum uzun yaprak Aklarım düzüm düzüm.
16:14Ben beni akarda düzün. Benden hala çiçek
16:17mi var? Çiçek mi var? Hey mor süklü mavi
16:20dağılır.
16:22>> Çiğdem der ki ben arayım gibi gelmiş.
16:24>> Evet. Evet.
16:24>> O da Evet. O da şeyin
16:27>> Yunus'un galiba.
16:30>> Bir sorum o bilmez. O zaman onu
16:32okuyalım.
16:32>> Hadi.
16:33>> Var mı Erol? Yok ama takılırız abi
16:36>> tabii ya.
16:36>> Sen ortadan çıkar diye.
16:40>> Güle sorma.
16:42O bilmez
16:44aşkı,
Sinan Yasdıman, beste ve güftesi Erol Sayan’a ait “Güle Sorma O Bilmez Aşkı Sevdayı” isimli eseri meşk ediyor.
16:46sevdayı,
16:51eşeyi
16:53güle sorma.
16:55O bilmez
16:57aşkı, [şarkı söyleme]
16:59sevdayı
17:03eşeyi
17:06laleye
17:07[şarkı söyleme]
17:08sor.
17:10Çieme
17:12sor.
17:14Mor men her şeye
17:18sor
17:22laleye [şarkı söyleme]
17:25sore.
17:28[şarkı söyleme]
17:29Sor mor menekşeye
17:34sor.
17:37Neş eli o
17:41kara gözlü.
17:44Şirin sızlım
17:47gel bana
17:51daima
17:54gül
17:55şarkı [şarkı söyleme] söyle
17:59oynar.
18:03Ne güzel de oynarsın.
18:06Ran lan pıkkır pıkkır kaynarsın
18:11sen şakrak
18:14hem güzelsin ateşinle yakarsın
18:18dan ne güzel de oynarsın
18:22dan fıkır fıkır kaynarsın
18:28şen çakra
18:30hem güzelsin
18:32ateşinle yakar
18:39Tek başına bakıyorsun değil mi?
18:40[kahkaha] Yok.
18:41>> Enstrümanları da yapar
18:44>> oluyor arada. [kahkaha]
18:46>> Şimdi sizin Sinan'la tanışıklığınız
18:48eskiye dayanıyor benim bildiğim
18:49kadarıyla.
18:50>> Bizim şey eee annenin eee size bizim
18:55şişideki dükkana gönderdiği zaman işte
18:57orada beyin var bizim dostumuz.
19:00Git sen konservatuara git.
19:01>> 80 küsürlü yıllar değil mi?
19:03>> Evet. 8
19:03>> işte 80 benim konservatuar girişi 85
19:05sizin oraya dükkana gelmeniz 83 84
19:08>> öyle
Sinan Yasdıman ve Çelik Erişçi’nin tanışma zamanları
19:09>> işte konservatuara girdikten sonra biraz
19:10eğitim alınca azıcık böyle yöntem falan
19:12öğrenince tabii işe yaramaya başladık
19:14biz öğrenci çalışmak lazım bizim
19:15zamanımızda öğrenciler çalışıyordu ondan
19:18sonra annem de tanıyor hem Sinan abi hem
19:21baba
19:21>> baba bize geliyordur
19:23>> ondan sonra
19:24>> ohan baba filan şerif falan geldiğinde
19:26sabah koca gelir o okurdu ilahiler
19:29okurdu
19:30>> Sinan abiler de o zamanın şeyleri tekeli
19:32bizim bu gazinolar var. Gazino kültür
19:33diye bir şey var. Eee, işte onlar da
19:36kendi müzik dallarında bütün gazinoların
19:40hepsinin vokalleri. Kız vokal var, erkek
19:42vokaller var ama
19:43>> vall
19:43>> aralarına insan giremiyor. Yani şeyler,
19:46üstatlar o konuda eee 3 be kişiler böyle
19:49hani toplasan 10 kişidir. O bütün işte
19:51bizim o zamanki şeyleri unut Maxim Çakıl
19:54falan işte oralarda şey
19:56>> bizde hani girmek istiyoruz ama biz de
19:58tabii çok yeniyiz. Yani dese ki
19:59repertuarın ne dese repertuar yok işte
20:01müzik biliyor [kahkaha] musun yeni
20:02girdik yani
20:03>> okuldayız
20:04>> okuldayız bir şey çalıyor musun yok
20:06öğreniyoruz işte daha olmamış yani.
20:09Ondan sonra biz de tabii girmek
20:10istiyoruz. Para lazım tabii öğrenciyiz.
20:12Şey var çok da böyle zenginlik falan da
20:14yok. Sinan abi sağ olsun oradan bizi bir
20:16yere yollar. Oradan kasetçiler şey var
20:19tabii o zamanlar bizim un kapanında
20:22kayıtlar olur. O kayıtlara da onlar
20:24gidiyorlar falan.
20:25>> İşte bize de onlar bir şeyi işlerini
20:27yaparken bize de aşağı şuraya biz
20:29gidemiyoruz sen gitsene işte bilmem ne
20:31abi var onun kaydına emisyon var ya
20:33oraya gitsene falan. Oradan çok ekmek
20:35yedik. Şey, öğrencilik zamanlarında bize
20:38hakları var üstümüzde. Yani
20:39>> kaç yıllık dostu görüyor musun?
20:41>> Yani kaç yıllık?
20:43>> Sonra bir de bir şey mi alacaktın sen?
20:45Bas gitar mı?
20:47>> Cana geldiğini hatırlıyorum. Ha kontur
20:48bas şeyleri tabii çok pahalı
20:51enstrümanlar zaten. Yok
20:53>> şey zaten pahalı bulamıyorsun şeyleri.
20:56İşte onları babanın Beşiktaşlı
20:59>> şimdi Bahçeşehir Üniversitesi galiba
21:00orada bir dükkan vardı eski
21:02>> işte gidiyoruz şey yapmaya. Şemsi
21:04yastımandan bahsettiğimiz belki
21:06>> bilmeyenler olabilir.
21:09Doğru.
21:10>> Ondan sonra ben dükkanda hani gittim
21:11gördüm tanışmakta aileden dolayı da
21:13biliyorum. İşte oraya gidiyoruz oradan
21:15bize şey verecekler. Enstrüman işte
21:17öğrenci işi yapıyor, indirim yapıyor
21:19almıyor işte sonra getirirsin falan
21:21filan diyor vesaire.
21:23>> E emek yani yolda giderken biz böyle
21:26şeyden arkadan gökten geldi bir anda bir
21:28yere oturdu gibi oluyor. Öyle olmuyor.
21:30Çok emek geçiriyorsun. Çok yol
21:32geçiriyorsun. Yok bizim sizin bizim
21:34konservatuar
21:36eee ondan sonra konturbas tavsiye
21:39ettiğiniz mesela biri normal birine
21:41söylesek o ne biliyor ki derm ne işi
21:44eczacı kontani nereden biliyor bilmiyor
21:47işte
21:48>> tabii konservatora girecek mi hangi
21:50enstrüman işte
21:51>> piyano zaten onlara temel şey verecekler
21:54>> ondan sonra işte keman ve şu bu filan
21:56onu çok yapan var büyük orkestrada yer
21:59bulabilmesi için kontur basık yap şey
22:02edelim. Hakikaten şeyde konservatuarda
22:05öğrencisi yok
22:06>> ve o şöyle bir avantaj oldu. Bizim Kerim
22:08Soys hoca o karakucusu bir gidiyorsun
22:11tek öğrenci öbür taraf 30 kişi başa
22:13başsın yani bir de bu avantaj tabii
22:15yiğit var o anlamda hocay tabii kont
22:18dedim şey bir de biz tabii müzik
22:20dinleyiciyiz o zaman
22:21>> tab
22:22>> e işte erken abi gene gündür
22:23>> tabi benzaj dedim ama hani müzik
22:25biliyorlar dans biliyorlar istüyorlar
22:28şey e şimdi bas diye Türkçede var işte
22:30kontr bas filan bas
22:33>> base
22:33>> base temel demek [boğazını temizler]
22:35>> müziğin temeli base'dir yani.
22:38Eee, Türk müziğinin biraz böyle uçucu
22:40bir müzik olmasının nedeni Türk klasik
22:43müziğinin
22:44>> Evet.
22:45>> eee, beyzi olmadığı içindir. Derinliği
22:48yoktur.
22:49>> Peki
22:49>> hep yukarıda gezinir. Rüzgar gibidir.
Kontrbas, Bass, Ritim
22:53Şeyde tekemizinde mesela bu şeyler nedir
22:56o? Daireler işte benderlar filan
22:59>> basedir. On
23:00>> kudüm. Kudüm tabii.
23:02>> Kudüm. Kudüm o kadar değil değil mi?
23:03Kudüm
23:05>> gideri veriyor. Kudüm.
23:06>> Evet. gideri verir,
23:07>> derinliği vermez. Şimdi batı müziğindeki
23:10klasik müziğinde de asıl mesele bu
23:13>> çekti mi boşlu ve boşlu
23:17basitaristi kimdi rahmetli
23:19>> yeni
23:20>> yok eski eski rahmetli
23:21>> değil
23:22>> stanko değil seda ya ona çalard onu onu
23:26abi değil o da şey
23:28>> haruk olacak olabilir o da bas çal
23:30>> ben çalmazsam duyarsın istedik
23:32>> he
23:33>> h ben çalmazsam duyarsın
23:34>> bez yok yan
23:35>> tabii zaten
23:36>> bez nerede temeli Yavuz değil bir
23:39dilimin ucunda gelmedi.
23:40>> Gelir.
23:41>> Müziğin temeli ritim
23:43>> ve bezdir. Diğer her şey onun üzerine
23:45bir inşa edilir.
23:47>> Yani bunlar teknik meseleler gibi ama
23:49dediği gibi olmadığı zaman ne yok?
23:51>> Boş bir çekilsin geri boşluğa düşün.
23:54>> Boşluğa düşün.