Free YouTube Transcribe

Video transcript

Çilingir Sofrası 220 / Sofrada Gülgün Türkoğlu Pagy (7) - “Varlık bir gölge…”

Çilingir Sofrası · 3,060 words · 14 min read

Want to search this transcript, jump the video from any line, or download it as TXT, SRT, or VTT?

Open in the transcript tool

Full transcript

Gülgün Hanım tekrar hoşgeldiniz. Serhan geçmiş olsun, geçici olsun.

0:00Efendim

0:02hoş geldiniz soframıza tekrar. Ne kadar

0:04güzel oldu. Arayı böyle hakikaten sıkı

0:07tutalım. Fazla da açmadan böyle böyle

0:08gidelim inşallah.

0:09>> Olur.

0:10>> Nasıl İzmir'de her şey havalar işler

0:12güzel.

0:13>> Şahane. Çok mutluyum. Tekrar buradayım.

0:15Teşekkür ederim.

0:15>> Biz de

0:16>> biz teşekkür ederiz. Hoş geldiniz.

0:17>> Ayaza sağ olun.

0:18>> Bu sofra için geldiğini İzmir'den

0:20söyleyordu.

0:23>> Sağ olsun.

0:25saet

0:27Serhan.

0:29>> Serhan biliyorsun gitarın için elinde

0:32değil di sorabilirsin. Göstersene el.

0:34>> Evet. Evet.

0:34>> Ne oldu? Özellikle geçmiş olsun. Çok

0:37teşekkür ederim. Sağ olun. Bir iki

0:39haftası kaldı. Eee bağ edelenmesiymiş.

0:43>> H

0:44>> evet. Ve

0:45>> meslek hastalığı mı?

0:46>> Yani onu sordum doktora. Doktor da ani

0:49bir hareketle olabilecek bir şey diyor.

0:51Ama öyle bir şey de hatırlamıyorum ondan

0:53sonracığıma. Bir ik hafta böyle kalacak.

0:56Bir bir aydır sargılıydı. İki hafta daha

0:58kalacak. Ondan sonra fizik tedavi. Ondan

1:00sonra yavaş yavaş iyileşmeye gidecek

1:03inşallah.

1:03>> İnşallah. O çünkü parmakların tekrar şey

1:05kazanması zaman

1:07>> fizik tedavi çok önemli. Tekrar

1:08[boğazını temizler] işte mana çalışıyor

1:10zaten. Öyle çalışıyor.

1:11>> Kendi kendime de böyle çalışıyor.

1:13>> Geçmiş olsun.

1:14>> Sağ olun.

1:15>> Geçmiş olsun yani canım

1:16>> ruhuyla burada. Güzel

1:17>> geçici olsun.

1:18>> Olmasın yani. Tabii tabii. Evel Allah

1:21>> canım benim. E biz yine eee musiki ile

1:25başlayalım.

1:26>> Başlayalım değil mi efendim? Haydi dest

1:28o zaman.

1:28>> Hep müzik müzik diyorlar. Ben de musiki

1:30diyorum arada bir şey edenler var. Ya

1:33kardeşim niye eski dil kullanıyor?

1:35Musiki müzik desene filan. Halbuki

1:37Grekçe bir sözcük ve Grekçede musikidir.

1:41>> Bahsetmişler müzlerden

1:43geliyor. Hatır söyorsun. Ve rahmetli

1:46Zeki Mürel.

1:47>> Evet.

1:47>> Her zaman musiki musik. Şimdi o o zaman

1:51böyle şey gibi hava olsun diye söylüyor

1:53zannedilirdi. Halbuki Grekçesi musikir

1:55tabii.

1:56>> Eyvallah. Hadi biraz

1:57>> teşekkür ederim.

Sinan ve Serhan Yasdıman, güftesi İbrahim Yurtören, bestesi Tahir Karagöz’e ait “Sevgi Baht Olmuş Ezelden Bize” isimli eseri meşk ediyorlar.

2:01Sevgi baht olmu

2:05ezelden

2:07bize.

2:10Sevgi baht olmuş

2:14ezelden

2:16bize.

2:19Siz de bir türlü

2:23bizde bir türlü.

2:27Allah sizde bir türlü,

2:31[müzik] bizde bir türlü

2:36ağlaca düşmüş

2:40gördü bize.

2:44Ağlaca düşmüşüş

2:47gördüümüze.

2:51Bizde bir türlü.

2:55Bizde bir türlü.

2:58Ay sizde bir türlü,

3:02bizde bir türlü.

3:06[müzik]

3:06Donandı bahar,

3:10bahar olunca

3:14donandı dağlar.

3:17Bahar olunca

3:21gölgem kayboldu.

3:25Gönlüm dolunca

3:28ay hayg

3:30kayboldu.

3:33Seni bulunca [şarkı söyleme][müzik]

3:36güzeli görmek

3:40boylu boyunca

3:44[şarkı söyleme] güzeli görmek.

3:48Boylu boyunca

3:51sizde bir türlü

3:55bizde bir türlü.

3:58Allah sizde bir türlü

4:02bizde bir türlü.

4:06Ey oğul bir di

4:10kap değişse su.

4:13>> [müzik]

4:14>> Ey ol birdir,

4:17kapteşse

4:19suvarlık [müzik]

4:21[şarkı söyleme]

4:22bir gölge,

4:25benlik bir pusu. Hay haylık

4:29bir gölge,

4:32benlik bir kusur.

4:36Ne diyeyim [şarkı söyleme] ki

4:40Rabbin duygusu.

4:44Ne diyeyim ki? [şarkı söyleme]

4:47Rabbin duygusu.

4:51Sizde bir türlü.

4:55Bizde bir türlü. Ay hay sizde bir türlü.

5:01Ay bizde bir türlü.

5:07Eyvallah.

5:09>> Çok güzel. Varlık

Sümerler, Akatlar, Mısır, Uzakdoğu, Hint gelenekleri, öğretileri

5:11>> bir gölge,

5:12>> benlik

5:13>> bir pusu.

5:14>> Vay canım.

5:15>> Cüme. [boğazını temizler]

5:16>> Ne diyorsunuz?

5:18>> Müthiş.

5:19>> Yani kitaplar yazılır ya. Bir cümle de

5:22yazalım. Buyurun efendim.

5:23>> Eyvah. [kahkaha]

5:26>> Bir sayfa çevirelim. Varlık bir bölge,

5:29benlik bir pusu.

5:30>> Bir pusu. Müthiş.

5:31>> Ne diyelim ki doğrusu diyor. Doğrusunu

5:33da millet tastıkları. İşte bu gelenek

5:35tabii ta şeyden anlatıyoruz ya ta

5:37hermetik. Eee ondan da önce

5:39Mezopotamya'da filan da vardı. Ondan

5:42sonra işte Sümerler, Akatlar, ondan

5:44sonra Asurlar, Hititler filan böyle

5:46geliyor. Mısır, Mısır'dan sonra diğer

5:50bütün şeylere yayılıyor. A uzakdğu değil

5:53mi? Orada yine gölge dediğimiz onlar

5:56ilüzyon anlamında.

5:59Maya diyorlar değil mi? Hint, Hintliler

6:01Hint öğretisinde

6:03>> işte ego, ego tuzak insanın eee egodan

6:06kasıt yani böyle benlik, benliksiz

6:08olalım filan değil aslında. Herkes öyle

6:10zannediyor. Benlik esas ama hani self

Ego, Ben, Benlik ve Ene’l Hakk, Hallac-ı Mansur

6:14diye söylersek eğer batı dillerinde

6:16[homurdanır] bir de ego. Ego self farklı

6:19ya da ne diyelim ben ve benlik.

6:24Şimdi ego kendini ayırmak e ve diğer

6:27şeye diğer var olanlara karşı eee hakd

6:30etmek.

6:30>> Evet.

6:31>> Ego sahibi olmak bu demek. Eee o nedenle

6:34hani bir Enel hak sözü vardır ve

6:36genellikle işte Hallacı Mansur atfedilir

6:38ve birçok kişi de söylemiştir. Batıda

6:41doğduğu eskiden filan. Bu Enel hak bende

6:45anlamında ya da ben hakkım diye de

6:48çeviriliyor malum. Şimdi derler ki, eee,

6:52hallaç enel hak dedi. Berdar oldu, para

6:55çekildi. Eğer innel hak deseydi iş tamam

6:59olurdu.

7:01Peki o zaman bilmiyor muydu? Yani hiç

7:02böyle kamil bir insan dedi de demedi

7:05filan gibi. Ha en hak dedi. Hak bende

7:09ama hak bizdeye yani cümleye eee vahdete

7:14taşımalıydı.

7:16Peki taşımadı mı acaba? Yani

7:19>> orada irade olarak

7:20>> öyle miydi yoksa nakledilen bu muydu

7:22filan. Bunlar cilve diyoruz biz bunlara.

7:25Eee, ariflerin dilinde cilveler vardır.

7:28[homurdanır]

7:29>> Evet. Böyle bir egzantrik bir şey

7:32yapıyorlar ve sonra herkes bunu

7:34tartışmaya başlıyor. Öyle miydi böyle

7:36miydi? Çekiştiriyoruz filan. Bu e yorum

7:39bilimi herkesin işe katılmasını,

7:42anlamaya çalışmasını sağlayan bir şey.

7:44[homurdanır] Yoksa diskursif bugünkü

7:46gibi, öğreti gibi, doktrin gibi

7:49anlatılsaydı o zaman katılamıyorsun.

7:51Hani açık yapıt diye bir şey var modern

7:53değil mi? Anlatımda açık yapıt okuyanın

7:56da özneleşmesi

7:59ve o metnin içine girebilmesi, yeniden

8:02üretebilme olanağı. Şimdi bu eskiden

Mitos, Şiir, Sembol

8:04tabii açık yapı filan öyle modern eee

8:06şeyler terimler bilinmiyordu. Ne vardı?

8:11Mitos dedikleri ya da destanlar vardı.

8:15İşte mitosta eee şeyler vardır. Örtük ve

8:19açık şeyler anlatılar vardır. Yani şiir

8:21şiir dili

8:22>> sembolik. Şimdi sembol bir şeyi açarken

8:27hani daha önce konuştuk bir şeyi açarken

8:29eee aynı zamanda kapatır. Dolayısıyla

8:32eee dekoltedir derim ben. Sembol

8:34dekoltedir.

8:36>> E apaçık değildir. Apaçık olan

8:38felsefedir, kavramlardır. Nettir. Bilinç

8:40onu tanır. Ama semboller ruhsaldır.

8:44Dolayısıyla ruhsallık böyle bilince,

8:47akla tam aktarılamaz. Yani örneğin

8:50seviyorum dediğimiz zaman söz dilimden

8:53çıktı. Aklımda bu sevgi nedir dedi. İşte

8:57birinin ötekinde kendini bulmasıdır

9:00filan bir kavram. A ne kadar iyi. Sevgil

9:03ne ilgisi var? Ya da sevgiye dair hiçbir

9:05şey veriyor mu?

9:07Sevgi yaşantısı olan bir insana ha biz

9:11[boğazını temizler] bu böyle bir şey mi

9:12yapıyorduk galiba filan değil mi? böyle

9:14biraz garipseten bir şeydir. Eee, demek

9:17istediğim şu, akla ait bilimler, eee,

9:21felsefeler, bilimler teori teoridir.

9:24Kuram oluşturur.

9:26Eee, içinde imge yoktur, simge yoktur.

9:29Her şey açıktır. Bir kuramdır. Ama bir

9:32de eee, zihin dediğimiz,

9:36>> zihin, duyularla birlikte olan düşünme

9:39tartımız. E, onda da, eee,

9:41algıladıklarımızı konuşuruz. günlük

9:43yaşamı idame ederiz filan. O da zihin.

9:46[homurdanır] Eee, bir de ruhsallık var.

9:50İnsanın ruhsal deneyimleri var. Ve

9:53ruhsallık eee,

9:56en öz varlığımız, öz benliğimiz olan

9:58tırnak içinde görünmez ama etkileri

10:01bilinir olan. O nedenle ruh yani rüzgar

Ruh, Ruhsallık, Kalp

10:04denmiştir. Rüzgar hani kendisi görünmez.

10:06Şeyleri, yaprakları uçurduğu görülür.

10:09Eee, ruhsal. Şimdi benle konuşurken hep

10:12alışkanlık oldu. Gülgün Sinan'la bir

10:16şeyim var. H

10:17>> eee

10:19bazen de Serhan tabii Serhan şimdi böyle

10:21oldu. Böyle dönersem sofraya yüzümü

10:24dönmüş olacak böyle. Ondan sonra eee

10:27şeyler haklı olarak izleyiciler diyor ki

10:30e niye hiç Gülgün Hanı'a bakmadı bu

10:31adam?

10:32>> Allah Allah.

10:33>> Ben en iyisi böyle yapayım değil mi?

10:35>> Gülgün'le konuşayım. Siz orada sizinle

10:37epeydir konuştum. Gel bekleriz.

10:39[kahkaha]

10:41>> Şimdi ruhsallık dediğimiz şey, eee,

10:44özellimizin etkilendiği örneğin sevgi.

10:47Sevgi akılsal değildir. Zihinsel de

10:50değildir. Sevgi ruhsaldır.

10:53[ani nefes alır]

10:53Tabii sadece sevgi değil. Ama şimdi bu

10:56kadarla bırakayım. Bir de kalp diye bir

10:58şey var. Kalp ruhla akıl arasında bir

11:01şeydir. Bir ne diyelim? eee görünmez bir

11:05organdır. Kalp tekallen hale geçmeyi

11:08anlatır ya. Gene sen bak. Gene senana

11:12bakıyorum yani. Olacak işim. Şimdi ben

11:14dürt.

11:15>> Tamam. [kahkaha]

11:17>> Şim dolayısıyla kalpte halden hale

11:19geçme. O da duygular.

11:20>> Hı hı.

11:21>> İnsan zaten ne bedende yani içküllülerle

11:25işte ruhsallığıyla psikolojik anlamda

11:29ondan sonra bilinç dışı bilinç filan bir

11:31modern şeyler terimler var.

11:32>> [homurdanır]

11:33>> Şimdi bütün bunlar eee dile geldiği

11:36zaman bir benlik olarak çıkıyor.

11:39>> Yani bir bütünlük olarak konuşuyoruz.

11:41Halbuki içeride parçalı

11:43ama birbirinden kopuk değil. Birbiriyle

11:46hem ayrı hem aynı olan bir organik bir

11:49yapı var. Dolayısıyla eee şeyler

11:54eee varlık dediğim zaman

“Varlık bir gölge…”

11:58niye gölg varım? Varsam bu bir hakikat.

12:03Ama varlık bir gölge,

12:06illüzyon maya. Sen var mısın kardeşim?

12:10Buradaki söylenen söz aslında geçici

12:12olduğumuzu söylüyor. Geçicisin, kalıcı

12:16değilsin. Çünkü varlık kalıcılık verir.

12:19Peki kalıcı olan ne? Kalıcı olana hak

12:23denmiş.

12:25Hak ne? E hakikat olan. E hakikat ne?

12:27Kalıcı olan. Hayda değil mi? döndüğün

12:31bir peki o zaman eee enel hak hım enel

12:37hak dediği zaman varlık bir gölge

12:38olmaktan çıktı

12:40>> yani.

12:41>> Peki o zaman ego enel hak demiş olmuyor.

12:45>> Gölgem kayboldu seni bulunca diyor

12:47zaten. Gölgem kayboldu. Ego kalktı seni

12:50bulunca hakkı bulunca. Çünkü hak kaim.

12:54Hak varlığın bizzatihi varlık olması.

12:57İşte buna tanrı diyoruz. eee varlık

13:00diyoruz. Eee şeyde tasavvuf

13:03terminolojisinde hariflerin dilinde hak

13:07Allah demek değil. Eee ama Allah'ın eee

13:12hakikatte hak olduğunda dolayısıyla hak

13:15bir sıfat. Uluhiyetin bir sıfatı

13:18anlamında. Yani nedir o sıfat? Varlık

13:20sıfatı. Ama şimdi Allah vardır anlamında

13:24bir sıfat mı? Hayır. Allah varlık verir.

13:28Varlık vermek ayrı bir şey, var olmak

13:30ayrı bir şey. Şimdi dolayısıyla hallaç

13:34enel hak dedi, berdar oldu.

13:38Yani hata etti ve işte katledildi filan.

13:44Ya da

13:46enel hak dedi. Egosu berdar oldu.

13:51>> Hak

13:52>> eyvallah. Gölgesi o zaman kayboldu.

13:54>> Gölgesi kayboldu. Hak zuhur etti. Eee,

13:57yani onun dilinden egosu ben demedi. Ben

14:00hakkım demedi. Hak hak onun dilinden ben

14:04hakkım de. Hani Cenabı Nebi eee Kur'an'ı

14:08söyledi. Söz sözle kendisi söyledi ama

14:12söyleyen o değildi. Onun dilinden hak

14:15söyledi.

14:16>> Kur'an hak dilidir.

14:18>> Şimdi bunlar eee gerçekten

14:22çok zarif, dikkat isteyen bir seyri

14:26sürülük gerektiren konuları olduğu için

14:29böyle ortaya söyleyince herkesin eee

14:31kulağında başka şeyler yankılanıyor. Ben

14:33de yaparım diyen bile oluyordur.

14:34>> He tabii. Hatta modern insanın en

14:36sevdiği şey ben dikkat ediyorum

14:38>> işte ben hakkım falan böyle yani

14:40özgürlük konuştuğum hak hani öyle öyle

14:43bir yere gidiyor.

14:44>> Eee dolayısıyla bunları böyle açmadan

14:47hepsini e tam öğreti haline getirmeden

14:51insanlara ulaştırmak mümkün değil. Biz

14:53ne yapıyoruz? Sofras sofra yani biraz

14:55ondan biraz bundan ordından

14:58atıştırıyoruz. eee sezgi uyandırmak.

15:01İnsanların bu konularda kendileri arzu

15:04edenler, bilenler biliyor. Bilmeyene

15:06selam olsun. Onlar da değil mi?

15:09Selametli olsunlar manasına selam olsun.

15:11Aman eline dokunm [boğazını temizler]

15:15>> şifa olsun. Şifa olsun yani. Evet. içine

15:18yani varlık

15:20varlık kendi egosuna varlık vermek

15:23anlamında bir gölgedir. Yoksa hak var

15:27vardır. Varlık verir ve bizatihi olduğu

15:31için bizatihi demek zatından var demek

15:35bir sebepten dolayı var değil. Kendisi

15:39varlığıyla kaim olmak demek.

15:42>> Sebep aramanın anlamı da yok zaten. Bir

15:44zattan bahsediliyorsa değil mi? Tabii o

15:47zaman yani sebep varsa zatiyet sebebe

15:49gider.

15:51>> Yani bir şeyin varlığının sebebi dışında

15:53>> başka bir sebepten dolayı varsa o zaman

15:56zatı kendinde değil zatı

15:58>> dışarıdır.

15:58>> Sebepte olur. Nitekim rasyonel

16:01rasyonalite dediğimiz şey de budur de.

16:03Nedensellik yani.

16:04>> Yani bir bilimde de herhangi bir şey

16:06vardır. Ne ile vardır diye sorarız. şu

16:10nedenle vardır. O zaman o neden onu var

16:12edendir. Bu bir kuvvettir. Tabiat

16:15kuvvetleridir. Bu ruhsal kuvvetlerdir.

16:17Ama bir şey ki

16:19sebebi yoktur. İşte o bizzatidir. Eee

16:23hak dediğimiz o. Hı hı.

16:25>> Eee bu hem felsefede bildiğimiz bir şey.

16:29Yani felsefe dışı bir şey değil bu. Hem

16:31bilimde enerji yağı olarak söylediğimiz

16:34bütün varoluşun nedeni enerji yağadır.

16:36Enerji yağanın nedeni nedir?

16:38Ev

16:38>> kendisidir yani.

16:39>> Evet.

16:40>> İşte bizatilik bu demek.

16:44>> [homurdanır]

16:47>> Şimdi insanın tabii bugün modern dönemde

16:49de özellikle yani bütün tarih boyunca da

16:52eee zihniyle beraber dış dünyaya

16:54açıldığı için ilişkilerinde, işlerinde

16:57eee toplumsallaşma sürecinde filan bu

17:00sefer zihin eee ayna gibi ilişkileri

17:05yansıtıyor ve kendisiyle perdeliyor. Y

17:09insan kendi öz varlığı zihninde

17:12perdelenmiş oluyor. Ama zihnimde

17:14düşüncelerim, dilim, hayallerim ne

17:17yapabilirim? Yani demek ki kendiliğinde

17:19bir şey bu bir hata yapıyor değiliz.

17:22kendiliğinden zihnimiz bir bilme,

17:26anlama, e, dile getirme, temsil etme,

17:29her türlü eee özelliğini yaparken aynı

17:33zamanda kendisini perdeliyor.

17:36>> Demek ki illüzyon zihin,

17:39hak değil, doğa değil. Şimdi doğa

17:43simülasyon bu

17:45>> yaz bugünkü anlatılan simülasyonla

17:47bilgisi yok. bir bir alegori olarak

17:50böyle benzetme anlamında

17:51söyleyebilirsin. Ama eee doğa doğa

17:56nesnelerin hepsi değişir birbirine

17:59değişirler dönüşürler ama ortadan

18:03kalkmaz. E ama küllü küllüen aleyfan

18:06demiştir. Her şey yok olacaktır. Ama

18:09arkasında var Allah'ın yüzü baki

18:10kalacak. O ne? İşte bizzati hak. Yani

18:14enerji halden hale geçebilir. Tüm şeyler

18:18infilak edebilir. Gönlü gezegenler işte

18:20bildiğimiz

18:21>> eee şeyler ne derler? Fiziki sonuçlar.

18:24Ama enerji oradan kalkmaz. Buna bir

18:26kudretullah da denir.

18:28>> Kudretullah.

18:29>> Kudret eee enerji e Allah ha eee

18:33Allah'ın kudretiyse o zaman Allah'ın

18:35kalkması lazım ki kudret kalksın.

18:38Kalkmayacağına göre kalkmaz. İşte

18:40dolayısıyla hatta İbn Arabi bu bizim

18:42gölge varlık dediğimiz kendisi de gölge

18:44varlık diyor. Eee tabiatta gölge varlık.

18:47Bizlerin bedenleri hep gölge varlık

18:49diye. Bu tabii bir metafor olarak gene

18:52gölge varlık. Eee bunu böyle koyuyor.

18:56Fani dünya, geçici dünya, gölge varlık.

18:58Bizler de öyleyiz. Ama arkasında diyor

19:01ki bunlar hayanı sabitelerle tespit

19:05edilmiştir. Yani ilahi kudretle, ilahi

19:09sıfatlarla

19:10desteklenmiştir.

19:12O zaman da eee ilk önce fani dedi,

19:14geçişçi dedi ortadan kalkar dedi. İkinci

19:17aşamada diyor ki Allah var oldukça onlar

19:19da vardır. Kalkmaz.

19:22>> Sabitlenmiştirler. ayağını sabite yani

19:25sabit özler özlerdir. Demek ki bütün bu

19:28varoluş bir yanıyla gölge gölge varlık

19:32ama bir yanıyla da hak. Ha o zaman

19:35insana geldiğimizde insanın üzerine işte

19:38uygulandığında

19:40eee bakacağız kendimizde gölge varlık

19:43olan ne? Ne diyorum? Kim demiyorum tabii

19:46değil mi? Ne? Köszsel olarak o o siyasi

19:49ne? Bir de hak olan ne? İşte tasavvuf

19:54irfanın da bu gölge varlık dediği beden.

19:59Beden şeyden devşirilmiştir. Tabiattan

20:03devşirilmiştir.

20:04Tabiata iade edilecektir. Yani

20:06mineraller, su, hava işte ne varsa

20:09tabiattan alınmış değil mi? Bu beden

20:11tabiattan alınmıştır. Evet. E tekrar

20:14iade edilecektir oraya. Demek ki eee

20:18beden

20:20insan için, insanın kendisi için bir

20:23gölge varlık, bir geçici varlık. Eee

20:26[boğazını temizler] insanın ruhu ise

20:28ona, eee bir ilahi, eee, bağış olarak

20:33söylenir. İlahi bağış olarak, ilahi

20:36bağış olarak verilmiş olduğu için eee,

20:38ruh rabbin emrindir ayeti gereği. O

20:40zaman o kalkmaz. Demek ki hak olan ruh

20:44efendim batıl değil geçici olan yani

20:48fani olan beden. Şimdi gölge ile hak

20:51meselesi. Şimdi varlığın kendisi hak

20:55fakat kendine gölge eee yani bedenin

21:00bilincindeki bene, egoya varlık vermek.

21:05Gölge, illüzyon maya. Şimdi bu böyle

21:08anlaşılmayınca o insanlar işte ben yokum

21:12galiba yoksam bu ne filan gibi böyle eee

21:15işin kavramsal yapısını anlam deneyim

21:19yaşantı olmaksızın eee okumalarla

21:23dinlemelerle birbirleriyle konuşan

21:25insanlar beni çok çevremde tanıdığım

21:27için yani yıllardır eee bir konfüzyon

21:30var, bir bunalım var. Yani dini

21:33anlayamıyor, geleneği anlayamıyor

21:36insanlar. felsefeye e yatkın değiller,

21:39çalışmıyorlar. Her neyse böyle bir sorun

21:41var. Eee ama ne yapalım ki hayat böyle.

İnsan gariptir, gurbettedir.

21:46Fakat insanın asıl şeyi gurbette olmak.

21:50>> Gurbette

21:52ne demek? Gurbette

21:54garibiz.

21:56Dünyaya indirilmiş varlıklar olarak

21:59gurbetteyiz. Gurbette olmamız

22:02>> vatanımızda değiliz. Asıl vatanımızda

22:06değiliz. Gur o halde gurbette olan

22:08gariptir. Bakın bu kavramlar

22:10Türkçeleştirelim mi ya da başka? Bunlar

22:12Türkçe zaten ama başka bir dile

22:14çevirelim. Acaba aynı anlamı verir mi

22:15onu bilmiyorum. Y gurbet garip. Bakın

22:18aynı sözcüğü değil mi kullanıyoruz? Bu

22:21gariplik yabancılaşma.

22:23İnsan kendine yabancılaşıyor.

22:26Dünyaya gelerek kendine yabanc işte bu

22:30şeyde Platonda da vardı değil mi? eee

22:33bedene

22:35>> Evet.

22:36>> Soma beden bedene ruh hapsolmuştur

22:39diyor. Psüke somaya hapsolmuştur. Evet.

22:43Ve

22:44amneziye uğramıştır. Kendi aslını

22:47unutmuştur.

22:48İşte gariplik dediğim bu.

22:50>> Peki o zaman ne olacak? Kendini bulması

22:53lazım. Anam nesiz? Kendini anımsaması

22:56lazım. Nasıl olacak? Bir şeyi ona

22:59hatırlatması lazım. Kardeşim sen bu

23:01değilsin.

(Malatyavi) Niyazi-i Mısri

23:02>> Niyazi Baba ben taşlardan olacağın

23:04içinde can

23:05>> değil mi? Ev Niyazı Mısır'nin bu Mısır'ı

23:07ve Malat TVi şimdi ben eee ikide bir

23:10Mallat TV diye sanki düzeltiyormuş gibi

23:12olduğumu söylüyorlar. Yani her Niyazı

23:14geçtiğinde sen illa Malatyevi diyorsun

23:17yani. Tamam anladık bir karik Mısırı.

23:20İşte şimdi Mısır'da şey eğitim gördüğü

23:24için memleketine döndüğü zaman da

23:26nereden geldi? Mısır'dan geldi. Mısır

23:28demişler. Böyle bir unvan bu. Eee ama

23:31aslında Malatya'da onu

23:33>> Şemsi Tebrizi dedikleri gibi

23:34>> dediği gibi Tebriz Malatyalı Anadolu

23:37çocuğudur. Bunu Mısırlı zannedilmesin

23:38diye ne olacak? Mısırlı olsa ne olur?

23:40Yani bir şey sorun değil ama aynı

23:43zamanda Mısırlı demek zorundayım. Niye?

23:45Kendisi mahlası olarak kullanıyor şey

23:49>> biraz.

23:49>> Evet. Yani Malatyavi demiyor kendi için.

23:52Mısırı diyor. Çünkü öyle bilinmiş.

23:53Nereden geliyor? Mısır'dan gel. O halde

23:56Mısır. Tut bu bunları da böyle bu arada

23:58şey ediyorum sofraya koyuyorum çünkü. Ya

24:00bir de

24:00>> sualler geliyor. Şey

24:02>> geliyor ya ne sualler geliyor. Onların

24:04hepsine yanıt vermeye kalkarsak sofra

24:06şey eder. Eee süre gitmez. Eee ama arada

24:10bir de içinde sohbetin içinde de

24:12yanıtlar veriyoruzdur. Duyan duyuyor.

24:15Şimdi efendim

24:18asıl mesele

Garip - Karip - Akraba

24:20İzmir'den geldi şimdi Gülgün.

24:23Bugün için öyle bir şey söylenemez ama

24:25aslında gurbette.

24:27>> Evet.

24:28>> İşte garip yani. Şimdi bunun eğer burada

24:30gerçekten iyi ağırlanır, iyi bir

24:32misafirlik kendisini iyi hissederse

24:36eee gurbette

24:39garip olmaktan karip olmaya,

24:43>> yakın olmaya akraba. [boğazını temizler]

24:46>> Karip, garip, garip. Bakın bu sözcükler

24:50de çok hoş. Hı hı.

24:51>> Gariplikten, gurbetten kurbiyete geçmek.

24:54Kurbiyet. Çünkü eee Kur'an-ı Kerim'de

24:56gene böyle bir ayet vardır. Eee akrabaya

25:00ihsan ile, adalet ile muamele ediniz.

25:05Akraba diyor. Eee ama tabii bu yakın

25:09akraba işte ehlibeyte şey edilir,

25:11yorumlanabilir ama aslında her karip

25:14olan ehlibeyttir zaten. Yani evinde

25:16hissetmesi lazım değil mi? gurbete

25:19çıkmış. Garip ama öyle bir ortama

25:21gelmiş. O karşılanmış ki evimde

25:24hissettim. Eee dediği zaman değil mi?

25:27Gariplikten kurbet. Şimdi bir de bir bu

25:30dünyaya gelişteki gurbet gariplik. Ama

25:34bir de bu dünyadaki yaşantımızda

25:36bulunduğumuz toplumun içinde, kültürün

25:38içinde eee yaşarken başka bir toplumun

25:42içine, başka bir kültürün içine geçmek.

25:44[homurdanır] Dili dilim değil. eee,

25:47adetleri adetim değil ama bir biçimde ya

25:50seyahat için ya iş için gitmişim. Orada

25:53ne yapacağım? Gurbetteyim, garip olurum.

25:56Yani dilimden anlayan var mı? Halimden

25:58anlayan var mı? Beni konuk edecek insan

26:01var mı? Değil mi? Böyle bir duygu. Ama

26:04oradaki her bu ne kadar iyi ağırlanırsam

26:07ağırlanayım.

26:09Hani anavatan diye söyledikleri ya da

26:13anne kasted olunca baba vatan olmaz. Ana

26:17vatan anne dili. Anne anne yuvamız yani

26:22>> değil mi? Evet. O zaman ne kadar

26:23gurbette eee iyi halimiz iyi olursa

26:27olsun o yuvamızı, aslımızı özleriz.

26:31Kendi ülkemizi, kendi memleketimi. Oh be

26:34İstanbul'a indim filan diyorsin değil

26:35mi?

26:37Şimdi bunun her insan için bu böyle.

26:40Eee, hele eski dönemlerde göçebe,

26:42kültürden kültüre geçmeler filan çeşitli

26:45nedenlerle büyük göçler var. Savaşlar,

26:47göçler filan. Aman savaşlar eee şey

26:50olsun, kalksın göçler olabilir. İyi olur

26:53göçler. Fena değil. Şimdi [homurdanır]

26:55bunu eee

26:59arketipal bir yanı da var. Yani her

27:01insanla ilgili kökensel bir yanı var.

27:04Bunu dile döken mitolojide bulabiliriz.

27:09Özellikle dinsel mitolojide eee son

27:12derece eee dikkate değer olarak bunlar

27:16hem anlatılmış hem eee anlatılmasına

27:20anlamlar yüklenmiş, yorumlanmış ve canlı

27:22tutulmuş öyküler var. Bunlardan bir

27:25tanesi eee

27:28köken yani arketipal bir öykü olması.

27:32içinde bir de epik bir yanı var.

27:35Kahramanlık yanı da var. Eee, İbrahim

27:38>> peygamber

27:40>> o dünyada bir yeryüzünde bir yabancıydı,

27:43>> değil mi? O yeryüzünde bir yabancıydı.

27:46Buyurun efendim. Söz sizin.

27:50Nasıl hazırladım, sundum?

27:52>> Ya

27:52>> fena değil mutfağım değil mi? Yani

27:55>> çok lezz.

Recently added transcripts

Browse the whole transcript library

This transcript was generated from the captions YouTube publishes for this video. Get the transcript of any YouTube video atfreeyoutubetranscribe.com, free, unlimited, no sign-up.