Full transcript
Serhan Yasdıman ve Sinan Yasdıman güftesi (Malatyalı) Niyazi-i Mısri’ye ait “Can yine bülbül oldu” isimli eseri meşk ediyorlar.
0:03[müzik]
0:09[müzik]
0:13Can yine bülbül oldu. [müzik]
0:17Can yine bülbül oldu. [müzik]
0:22Araçılık gül oldu. Medet medet [müzik]
0:27medet.
0:30Araçılık gül oldu. [müzik]
0:34Göz kulak oldu her yer.
0:38[müzik] Göz kulak oldu her yer.
0:43[müzik] Her ne kibar oldu
0:46medet medet medet.
0:51Her [müzik] ne kibar oldu
0:55gönül o bahre daldı.
1:00Gönül ol bahre daldı.
1:04[müzik] Dilim tutuldu
1:06kaldı. Medet medet medet.
1:11Dilimuldu [müzik]
1:14kaldı.
1:16Girdim anın zikrine.
1:20[müzik] Girdim anın zikrine.
1:25Azalarım dil [müzik] olduk. Medet medet
1:30medet
1:33azalarım din [müzik] oldu.
1:37Ferhat bugün ben oldum.
1:41Ferhat [müzik] bugün ben oldum.
1:46Varlık dağını
1:48delim. [müzik] Medet medet medet
1:53varlık [müzik]
1:54dağını
1:56delim.
1:58Şirinime [müzik]
2:00varmaya,
2:03şirinime varmaya.
2:07[müzik] Her canibim yol oldu. Medet
2:11medet medet. [müzik]
2:15Her can evim yol oldu.
2:19Geç [müzik] akile karadan.
2:23Geç akile karadan.
2:28Halkı çıkar aradan.
2:31Medet [müzik]
2:32medet medet.
2:35Halkı çıkar aradan.
2:39[müzik]
2:40Niyazi döndü burada.
2:44>> [müzik]
2:45>> Niyazi dön buradan
2:48[müzik] durma sana gel oldu medet medet
2:55medet
2:57durma [müzik] sana gel oldu.
3:01>> İşte budur.
3:04[müzik]
3:07>> Geçip akla karadan değil mi?
“Çekil sen aradan, kalır sana Yaradan.”
3:11>> Halkı çıkar aradan. İşte çekil aradan
3:14kalsın yaradan
3:16geçip la illadan daimi hu derler. Dah hu
3:22zatın gösterilmesidir. Ho zat
3:26>> hüve
3:26>> hüve
3:28zat parçalanmaz bölünemez
3:31ama parçalan bölünemezse bilinemez de o
3:34zaman
3:35>> ki sorsun aşktan sonra
3:36>> he
3:37>> artık
3:37>> hüve hüve zatında hüve olan sıfatların
3:42cemminde Allah'tır.
3:44efalinin tevhidinde de ratir. O zaman
3:48zat, sıfat
3:50eee fiil
3:52>> tekimi iledince nefs, kendilik ortaya
3:56çıkar.
3:57Nefsi de arıtıp temizleyip aşk ile de
4:01meşk ile de zevke daldırınca ona nefis
4:04denir.
4:05Nefs nefis olur. Güzelleşir.
4:08O zaman o safiyet içinde insan hakkın
4:12aynası olur. İşte mirat-ı Muhammed'ten
4:15Allah görünür daim dediğimiz budur.
4:20>> Zevk. Zevk
4:22>> bu zevk. Şimdi Yunus gezgin bir derviş
Yunus Emre - “Yersiz, yurtsuz, gezgin derviş” - Atopos
4:25biliyoruz değil mi?
4:26Anadolu'da gezgin derviş. Bu abdalan da
4:29öyledir. Abdallar Pir Sultan öyledir.
4:33İşte Dehşet Ertaş öyledir. Bunlar
4:34aptaldırlar. Daha nice Kaygusu aptalı
4:37öyledir. Her ne kadar bir dergah kurup
4:39oraya yerleşmiş iseler de
4:41>> eee bir gezginlik vardır.
4:43>> Evet.
4:45>> Yani eee eee Gezgin Derviş yersiz
4:49yurtsuzdur.
4:51Atopos derler Grekler. Platon der ki
4:54atopos. Atopos yani yersiz. Peki
4:58yersizse onu bir yerleşme arzusu yok mu?
5:02Tabii ki var. Ona da ütopya. Yersiz yer.
5:07>> Hem bulunduğu yerde yeri yok. Bir de
5:11yersiz bir yer arzuluyor.
5:12>> Konum atamıyor ama bilen biliyor.
5:14>> Bilen biliyor. [kahkaha]
5:16Yersiz ve akan bir nehir gibidirler.
5:19Eee her yerlekleşirler.
5:23etkileştir yerde alüviyonlar toplarlar,
5:25götürürler. Yani ilişkilendirirler
5:28kültürü şeyi o yerleşik kültürün
5:31içindeki eee göletler gibi düşünelim
5:35insanların yaşantılarını. Bu gezgin
5:37dervişler onları birbirine bağlayarak
5:39eee bir manevi akış ortamı yaratırlar ve
5:44o alivyonlar günümüze kadar taşınır ve
5:46bizim de soframıza gelir, dillenir. İşte
5:49böyle
5:50>> değil mi? O ta ne tarihleri, yaşadıkları
5:53ortamlar
5:54>> ama zevkleri hala yaşıyor.
5:56>> En besleyici delta y
5:57>> değil mi?
5:58>> Ummana karıştı.
5:59>> Ummana karış. Şimdi bu göçebek kültürü
6:02eee
6:04eee içinde ortaya çıkan bir durum olduğu
6:06için göçebe halklar da eee tarihi
6:09etkileyen ve tarihi dönüştüren
6:11halklardır. E mesela Hibru diyoruz.
6:14Hraniler. Evet. Eee, onlar ibr ibran
6:19göçebe demek. Ibru göçebe.
6:23Eee, Türkler, törükler yörük
6:26törüktürler. Yani yürüyen töredirler.
6:30Bir töre üzere yürürler. Ota Asya'dan
6:33çıkmışlar ta şeyden. Bütün Avrupa'ya
6:37gelmişler. Tekrar dönmüşler bu
6:39Ortadoğu'ya, Anadolu'ya sürekli bir eee
6:42şey var. Seyahat var, gezi var, göçebe.
6:46Halbuki eee dünya zaten böyle değil mi?
6:50Dünya burası yerleşecek bir yer değil.
6:54Geldik gidiyoruz değil mi? Nereden
6:59geldik?
7:01Neredeyiz ve nereye gidiyoruz? Asıl soru
7:03bu. İnsan e esas bu soruyu kendine sordu
7:07mu tefekküre girmiştir. Tefekkür ateşi
7:10onu bırakmaz. Bir daha yakasını
7:11bırakmaz. Diyorlar ki, "Nasıl gireceğim
7:13yola?" Bir kere soru sor. Nereden
7:15geldim? Ama sor bunu
7:17>> samimi
7:18>> ya. Nereden geldim? Burada ne işim var?
7:21Nereye gideceğim?
7:23E canım hayvanlar da böyle gelmiş
7:26yaşayıp ölüp gidiyor. Tamam buyurun.
7:28Öyle de yaşayabilirsiniz. Herkes sanatçı
7:30olmayacak. Herkes şair olmayacak. Herkes
7:33edip olmayacak. Herkes heykel
7:36tıraş olmayacak. Bunun gibi herkes de
7:38sofie olmayacak. Herkes de Arif
7:39olmayacak. Yani sanki bu herkese bu
7:42gelin bu iş bu herkese açık herkese açık
7:48eee liyakat onun çalışmasıyla o arınma
7:53safiyet irfaniyet aşkla mümkün olduğunu
7:55söylüyorlar.
7:57>> Biz dillendiriyoruz tabii. Biz soframıza
7:58taşıyoruz dillendiriyoruz. Şimdi gezgin
8:02derviş
8:04kendisini dış görünüşüle
8:06sınırlandırmıyor.
8:08İyilik ve tapımlarını açığa vurmuyor.
8:11Yani ibadetlerini, iyiliklerini gösteriş
8:15için yapmıyor ve gösterişten sakınıyor.
Melamet Ehli
8:19Dolayısıyla bunlara melamet ehli denir.
8:22Melamet ehli
8:24bir melamet hırkası giymiştir. Kınanmayı
8:27seçer. eee nasıl ibadet ediyor, nasıl
8:32yakarıyor, nasıl işte ne bileyim eee bir
8:36şov yok yani hayat
8:37>> kısaca. Hatta o kadar ki bir diojen gibi
8:41fıçıda da durmuyorlar. Diojen de bir
8:43klinik olarak bir melamet ehlidir ama o
8:47biraz şey şehrin kenarında fıçının
8:49içinde duruyor sorgulamak için. Yani ben
8:52sizin o lüks yaşamınızda bulamadığınız
8:55mutluluğu bir fıçının içinde buldum.
8:58Sorgulayın. Yani beni görün ayet gibi
9:01diyor hocam. Beni görün ey Atinalılar
9:04kendinizi sorgulayın. Ve Gezgin
9:06Dervişler de öyle. Yunus Emre de öyle.
9:09Ve diğerleri de
9:11gittikleri yerde yani bir ayet gibi ona
9:15bakıp kendisini insanlar sorgulayıp
9:17bizim yaşadığımız da yaşam mı? Biz kendi
9:20değerimizi, hayatımızı anlamlandırmış
9:22mıyız?
9:24Bu anlamda bu da gezgin dervişleri
9:27gizemli kılıyor.
9:29>> Gizemliler
9:31tam tanımlayamıyoruz. Yani gördüğümüz
9:33zaman a ben bilirim o kimdir filan
9:35diyemiyoruz.
9:36>> Gizemli tüm dinlerde bir yazılı metne
9:40bağlı kuralları düzenli bir yaşam
9:42tasarımı tasarısı ortaya koyan, öneren
9:45bir gelenek. Bir de sözel kültür diye
9:48adlandıracağımız dinamik sohbeti esas
9:51alan iç gelenek vardır. Yani bir dış
9:54gelenek var. Töre biliriz. Eee
9:58şeyleriyle, davranışlarıyla,
9:59ritüelleriyle. Ama bir de sözel bir
Sözel ve Yazılı Gelenek
10:03gelenek vardır. Yazıya dökülmez o.
10:05Şimlerde hepsi yazıya döküldü ayrı konu.
10:08Yani kaybolmasın diye kaydolsun dedik.
10:11Doğru. Ama sözel gelenek, sohbet ve eee
10:16türkü geleneği, değişeneği aslında canlı
10:19bir mit.
10:21>> Yani kulaktan a dilden kulağa, kulaktan
10:24dile, dilden kulağa bu sürekli herkesin
10:27tavrı, neşesi, hali yansıyor. Ötekine
10:31gidiyor onun hali, onun neşesi yansıyor.
10:33Ve dirimli bir şey var. eee
10:37türkünün kendisi bir özne haline
10:39geliyor.
10:41Artık türkü canlı. Gittiği yeri
10:44diriltiyor, gittiği yeri üzüyor. Gittiği
10:46yeri aşkın terennümlerine daldırıyor.
10:49Böyle canlılık var. Şimdi tabii bunlar
10:51şeye paketlenip de bir nevi ekonomi
10:55politik içinde de bunu zikredebilir.
10:57Paketlenmiş ve bir konser için
10:59kullanılıyorsa o artık diri değil.
11:02>> O paketlenmiş helva. Feradi gene helva
11:05tabii halva ya halva şarkı
11:09>> gibi konserve demişti ya
11:11>> konserve ama trimli değil. O nedenle
11:14sözel kültür günümüzde yatsınıyor hep
11:17yazılı kültür, kayıtlı kültür. Sözel
11:19kültür işte kaybolur uçar haval filan.
11:22Halbuki o uçan bir kuş yakalanmaz. Evet.
11:27>> Her konuda
11:27>> ama
11:28>> ama o kuş olduğu için gelir birinin
11:30omzuna konar ve öter.
11:33Bu Hz. İsa'nın eee şeyde Erde nehrinde
11:38Yahya peygamberin kendisini vaftiz
11:41etmeye yani abdest aldırma ilahi abdest
11:44aldırırken o sırada eee incele der ki
11:47gökten bir güvercin geldi ve İsa'nın
11:50omzuna kondu. Bu vahiydir. Ya da bu işte
11:56e Hacı Bektaşi Veli'nin Horasan'dan
11:58gelip Anadolu'ya gelirken bir güvercin
12:01donunda gelmesi yani barış güvercin.
Barış, İslam, İman
12:04Barış insanların
12:06eee yaşamlarını mutlu kılacak olan en
12:09temel özellik. Buna biz İslam diyoruz.
12:13Barış İslam'a girin, barışa girin. Ama
12:15bu yeterli mi? Hayır. İman kalplerimize
12:18yerleşmedi. O halde imanın kalpleri
12:20yerleşmesi insanın varabileceği en
12:22yüksek şey güvenilir olmaktır.
12:26>> İman. Yani bu yaşamlar deseler ki
12:28kardeşim yani tamam onu yaptınız, bunu
12:30yaptınız, şöyle en yüksek geldiğiniz yer
12:33ne olabilir?
12:35İman ehli, mümin olmak. Ama bu kelimeyi
12:37söylediğiniz zaman insanlar ne anlama
12:39geldiğini düşünmedikleri için dini bir
12:41söylem sadece bir bir meçhul bir tanrıya
12:44tapınmak inanmak gibi anlıyorlar. Hayır.
12:48Amene iman
12:50insanın güvenilir kişi olması demek.
12:53>> Kalbinde olur bu. Zihninde pazarlık
12:56vardır. Acaba şöyle mi böyle? aklında
12:59teoriler vardır ama kalbinde kalbinde
13:05samimiyet, vicdan ortaya çıkar ve
13:09vicdanın dilidir aşk dili. Vicdan dile
13:13geldiği zaman akıl kenara çekilir. Der
13:17ki bülbül geldi onu dinleyelim.
13:21Biz şimdi lak lak etmeyelim der. Leylek
13:23gibi şey etme laklak etmeyelim. Efendim,
13:26eee, zihin de aynı şekilde kenara
13:28çekilir. Vicdan bülbülü öter, terennüm
13:32eder.
13:35Eee,
13:36birinci gelenek yani bu, eee, iki
13:39gelenekten söz edik. Birinci gelenek
13:41toplumsal bir düzen amaçlıyor. Bunda bir
13:43anormallik yok. Dürüstlük, adalet,
13:45kurallar, ritüeller, törenler.
13:49İkinci gelenek ise bireysel ve
13:51derinlikli bir deneyimi içerir. Aşk,
13:54cezbe, müzik, şiir, dans, coşku,
14:00sevinçli kılar. O zaman her ikisi de
14:04biri toplumsal, biri bireysel. İç içe.
14:07Birini atıp örün tutalım değil. Eğer
14:10toplumsallığa atarsak herkes delidanalar
14:12gibi ortalıkta dans eder. Çılgın
14:14çılgınlık o dizoinlerine döner.
14:17Apollon'u reddetmiş oluruz. Hani
14:19Greklerde anlatmıştık. Apollon akıl,
14:22düzen, toplum, mantık, felsefe demek.
14:26Ama öngörü de oradan geliyor. Kahindir
14:29di Apollon kahindir. Yani gelecek,
14:32geleceği bilim göre yani öngörebilmek
14:34bilimsel bilgiyi gerektirir.
14:36>> Ama sürekli bunu yaptığınızı düşünün.
14:38Toplu toplum için, düzen için
14:41çalışıyorsunuz. Birey olarak neşeniz
14:43yok, sevinciniz yok, coşkunuz yok. Hep
14:47nizam, intizam, kurallara bağlılık
14:49insanı öldürür. O zaman Dionizos lazım.
14:52Coşmak, iç kütlerimizi yansıtmak,
14:55sezgiler, coşkular, danslar. O zaman
14:58demek ki içe her birinin zamanı var.
Vakt-i Merhun
15:01Süleyman Peygamber öyle diyor. Kendi
15:03şeyinde, anlatısında her şeyin vakti
15:06vardır diyor. Her şeyin vakti. Güneşin
15:09doğma vakti var, batma vakti var.
15:12İnsanın doğma vakti var, ölme vakti var.
15:15Her olanın vaki olanın vaki olma vakti
15:18var. Şimdi buna biz vakti merhum
15:21diyoruz. Yani vakti gelince ortaya
15:23çıkmak. Mesela doğum vakti merhundur.
15:29>> Bir şey eee hamile kalan bir anne
15:34bebeğini zamanı gelince doğurur. Bugün 7
15:38ayla 9 ay arası değil mi? 7 aylıkta
15:40doğuyor. 9 aylıkta doğuyor. Şimdi peki
15:44vakti gelmesi ne demek? İçeride
15:46olgunlaşıyor.
15:47Bebek olgunlaşıyor ve artık dışarı
15:49çıkmak istiyor. O olgunlaşarak dışarı
15:52çıkması vakti geldi. Buna baktı vakti
15:54merhum. O zaman bir insanın da
15:56kendisinde bu sevinci, neşeyi, aşkı,
16:00ilahi aşkı bulabilmesi vakti merhum
16:02olarak kendisinde olgunlaşmayı
16:05gerektiriyor. Her insan kendi kemaline
16:07tutkuludur.
16:09Başkasınınkine değil, başkasınınkine
16:11hayran olabilirsiniz ama aşık
16:13olmazsınız. Kendi eksikliğimizin
16:16kemalini gördük mü coşkuyla onu isteriz.
16:21Talip oluruz. Onu meşkimiz, aşkımız
16:24hepsi onun için olur. Kendi kemaline
16:26tutkuluddur insanlar. Bilseler ya da
16:28bilmeseler fark etmez. Gezgen dervişler
16:32bir yandan buldukları toplumun düzenine
16:34uyarlar ve onun için görünmez olurlar.
16:37Diğer yandan da bireysel coşkularıyla
16:40toplumu derinden etki ederek söylem ve
16:42davranışta bulunurlar.
16:44Ya bir taraftan çok uyumlu, bir taraftan
16:46da coşkulu. Mevlana'da olduğu gibi
16:48toplumsal düzen geleneğinde alimler ve
16:52düz yazı kuramsal diskur öğretirken
16:55ikinci gelenekte şiir, coşku ve cezbe
16:57ile veliler, azizler, azizeler,
17:01veliyeler onlar ortaya çıkarmış.
17:03>> Alimler akla seslenirken veliler kalbi
17:06uyarırlar. Hangisinden vazgeçerim?
17:11İkisi de lazım.
Tevhid, Akıl ile Gönül’ün Bir Olması
17:12>> İşte tevhit akılla
17:16gönlün bir olması.
17:19>> Tevhit bu demek. Birinden birini tercih
17:21etmek değil. Genellikle toplumlara
17:24bakalım. Akıl çok önde. Gönül düşürse,
17:27şefkat azalırsa orada zulüm vardır. Ya
17:30da tersi gönül çok önce önde. Akıl yoksa
17:34eee vıcık vıcık düzensiz bir yaşam
17:38vardır.
17:39>> Genellikle dünyada böyle batı ve doğu
17:40diye anlatılır. Çünkü batı eee
17:42genellikle akıl aklı temsil ediyor.
17:44Hakikaten akıl ve düzen ama giderek
17:47dişil enerji yok oldu. Şefkat yok oldu.
17:49Halen günümüzde eee akıl neler
17:53üretiyorş? değil mi? Olağanüstü eee
17:57fakat şefkat yok, zulüm var. E ne işe
18:00yaradı bu akıl?
18:02Bir zeki insan diyor. Bir yan zeki insan
18:06var. Eee diyorum ki zekanız sizi mutlu
18:10etmiyorsa ne işe yarar?
18:13Nasıl zeka bu ya? Nasıl akıl ki? Eee
18:17insanları öldürmek için silah
18:19üretiyoruz,
18:20yarışıyoruz. Devletler savunma adını
18:23koymuşuz. Savunma ve habire aklımızı,
18:28zekamızı
18:29insanları öldürmek üzere.
18:31>> Uçak gemisini hep örnek verirsiniz.
18:33Evet. Ya
18:33>> inanılmaz bir teknoloji.
18:35>> Evet. Eee, doktoralı şeyler, çalışanlar
18:39filan. Evet. Ne yaparsınız? İnsan
18:41öldürürüz. Peki insanları mutlu etsek
18:43yani bütün bu bunları oraya yatırım
18:45yapsak olmaz mı? O zaman şefkat gerekli.
18:48Charity. İlahi şefkat. İnsan ayırmadan
18:52>> o zaman başkasını anlamam gerekecek
18:54benim.
18:56>> Tecelli olacak, yansıma olacak, mücella
18:59olacak. Gönül aynasında birbirini
19:01insanlar tanır.
19:02>> Yatarken kalkmam gerekecek benim. Yani
19:04niye kalkayım ki? Yatıyorum işte. Bırak
19:06beni.
19:07>> Evet. Ama işte o zaman da bu zulmün
19:09içine rıza göstermiş.
19:12Batıda change position diyorlar ya. Sen
19:14geç oraya.
19:15>> Evet.
19:16>> Silahın arkasına geçsin.
19:17>> Evet. Empati
19:19>> ateş etme bana diyecek.
19:21diyecek mi? Yani
19:23geçen gün izledim hani
19:26dakikada 60 saniye var 6.000 Mermi
19:29atıyor
19:32diye ses çıkıyor attığına. Ta ta ta ta
19:34değil artık. Düz ses
19:37ışık gibi görünüyor. Silah bu ne? Bu
19:40>> ne için? Bu insan öldürmek için. Evet.
19:43Namlu ısınmıyor filan. Adam öyle
19:45özellikle anlatıyor. Namlus ısınmıyor
19:46diyor.
19:46>> O zaman diyorlar ki işte ya nedir bu
19:48sizin sohbetler? Aşk meşk filan böyle.
19:50Bunlar romantik işler. Bırakın bunları.
19:52Bunu silah mı yapalım?
19:54>> Hayata bir bakın. Hayatın durumuna bir
19:57bakın. Ondan sonra bunlara ne kadar
19:59ihtiyacımız olduğunu, bunları
20:00dillendirmenin, bunları zevkimizin insan
20:03olmanın
20:04>> tadı olduğuna bir bakın. O zaman başka
20:06bir şey eee tenkit için başka bir şey
20:09bulursunuz. Yani bu bu tenkit edilecek
20:11bir şey değil.