Full transcript
Metin Bobaroğlu, İsmail Emre’nin 0258 no’lu “Kanaat köşkünde benim oturan” isimli doğuşunu okuyor.
0:02Peki
0:04şimdi bakın.
0:06Allah Allah.
0:10Kanaat köşkünde benim oturan,
0:13sabır illerine mekanı kuran, bildim
0:18gelip geçer durmadan devran nasip
0:21eylemiştir. Hazreti Rahman
0:23bütün varlıkların sahibi benim. Nefahtü
0:27canımdır her varlık tenim.
0:30Fihi min ruhi söyleyen benim. Bu
0:33sözlerden anlar kimde var iman.
0:37Sadık olanlara derim haberi. Çünkü onlar
0:40durmaz hiç benden geri. Sadıklarım girer
0:44candan içeri. Bilip inanmışlar
0:47kalmamıştır zan. Kimse bilmez nice beden
0:51giyerim.
0:53Devran her varlıktır Ademdir yerim.
0:57Aslım vahit durur, yoktur diyerim. Nokta
1:01iken beni görürler. Elvan.
1:03>> Nokta iken beni görürler.
1:05>> Elvan.
1:06>> Elvan.
1:06>> Elvan yani renk renk.
1:07>> Renk renk.
1:09>> Yine benim helvan gören gözlerden.
1:12>> Hah.
1:13>> Ben severim hiç ayrılmam sizlerden.
1:17Tecellim var aşk için dilsizlerden.
1:21Dilsizler Tarkan. Aşkım nerede? Ben
1:24orada kurdum mekan.
1:27Aşık olur kalmaz benim kararım. Aşkı
1:31bulur beni benden ararım. Aşık görsem
1:34kalmaz hiç benim varım. İnanmazsa tarif
1:38ediyor Kur'an.
1:40Ben yarattım Adem'e verdim kanı.
1:44Nef eyledim ona ben verdim canı.
1:47Musallat eyledim derhal şeytanı. Çün
1:50bilirim Adem'e etmez iman.
1:53Adem içinde gizlenen ben idim. Ruhlara
1:57secde eyleyin dedim. Ben secdede o
2:00şeytanı görmedim. Baktım gördüm. Odur
2:04inatta duran.
2:06>> Yine benim ona veren inadı. Secde etse
2:09kabul olur muradı. Adem ile etmemeli
2:13cihadı. İnatlıktan başına verdim tufan.
2:16>> Hı hı.
2:18>> Devir ettim görün hali hazırı. Benim
2:22bütün devredenin nazırı. Delil ettim
2:26arayana Hızırı. Beni bulur bilip Hızı
2:29uyan.
2:33Ben ederim Adem'den beri devri.
2:36Kah ölürüm, kah olurum ben diri.
2:39Gezdiririm hak denilen cevheri. Şimdi
2:42benim emrede karar kılan
2:48>> İsmail Emre. Şimdi emrinin kendisi mi
İsmail Emre ve doğuşları
2:52söylüyor?
2:53Aynı Yunus gibi bakın.
2:55>> Evet.
2:55>> Onun dilini hak söylüyor. Hak dile
2:57geliyor. Şimdi bu neşeyi almayan bunlar
3:00işte şatahat yapıyor. Bunlar kendilerini
3:03şey ediyorlar filan. Yüceltiyorlar.
3:05Kendilerini tanrıyla bir olduğum
3:06zannediyor filan gibi böyle ayrılıkta
3:09olan insanlar bu tür insanları, bu
3:11arifleri, bu sohbet ehlini eee şey
3:14ediyor, telin ediyorlar. Onların da
3:17bilinci öyle olduğu için
3:19>> Evet.
3:20Öyle olur.
3:20>> Eyvallah. Yani başka tık olmaz.
3:23>> Hakikaten kendisine de sorsak ne
3:25söyledin diye o da soracak. Nitekim
3:27doğuşlardan sonra soruyor musunuz?
3:28>> Soruyor
3:29>> soruyorlar.
3:29>> Ne çıktı
3:30>> bilmiyor yani.
3:31>> Hatırlamıyorum.
3:32>> Kendi kendi öylese.
3:34>> Evet.
3:34>> Hatır yahut bilir yani işte tam aşkla
3:37akıl yok hakikaten
3:38>> işte. Yok gördüğünüz gibi al belgesi
3:42>> hak dile geliyor.
3:44At bı
3:45>> hadi bakalım
3:46>> ya.
Serhan Yasdıman ve Sinan Yasdıman güftesi Genç Abdal’a, bestesi ise Hüseyin Sebilci’ye ait “Gaflet Uykusunda Yatar Uyanmaz ” isimli eseri meşk ediyorlar.
3:51>> [müzik]
3:59[müzik]
4:03>> Gaflet uykusunda [müzik]
4:07yatar uyanmaz.
4:10Hay hay gaflet [müzik] uykusunda
4:15yatar uyanmaz.
4:18>> [müzik]
4:19>> Can gözü kapalı
4:22ya filan çokturdur.
4:26Can göz [müzik]
4:28kapalı
4:30filan çok zor.
4:33[müzik]
4:34Hak sözü dinlemez.
4:38Asla inanmaz.
4:40Hay [müzik] hay sözü dinlemez.
4:45Asla inanmaz. [müzik]
4:49Kalbi çürük fesat. [müzik]
4:53Cahilan çokturdur.
4:56Kalbi çürük fes
5:00[müzik] cahilan çokturdur.
5:04Taştan katı ve [müzik]
5:08söyler sözünü.
5:11Hay hay [müzik] taştan katı ver.
5:15Söyler [müzik] sözünü.
5:19Nefsiyle oynaşan [müzik]
5:23pehlivan çoktur.
5:27Nefsiyle oynaşan
5:30pehlivan [müzik]
5:32çoktur.
5:34Her yüze güim
5:38dost olursan [müzik]
5:41v ay her yüze güler
5:45dost olur sanma [müzik]
5:49içi kafir dışı
5:53Müslüman çoktur
5:56[müzik] hiç kafir dışı
6:00Müslüman çoktur
6:04Genç [müzik] abdal herkesi
6:08mest olursan [müzik]
6:11haydal
6:13herkesi
6:15[müzik]
6:16mest olursan var.
6:19Her kurban derisi
6:23postur [müzik]
6:25var.
6:27Her kurban delisi [müzik]
6:31dost olursam.
6:34[müzik]
6:39Ne kadar güzel söylemiş yani değil mi?
Derviş’in herkesi mest etme derdi yoktur, neşesine bakar.
6:42Tertemiz.
6:43>> Vay canım. Bir kere herkes mest olur
6:46sanma bir kere her şey. Şimdi bu da bir
6:48iddia taşımasın yani. Herkesi mest
6:51edeceğim.
6:52>> Niye bunlar niye mest olmuyor? Allah
6:55>> üzme kendini diyor ya. Üzme
6:56>> dervişin böyle bir derdi olmaz.
6:58>> O kendi neşesine bakar ya.
7:00>> Evet.
7:00>> Etrafında onla birisini bir yerde
7:03görüyorsun neşelenmiş oynuyor. Ne
7:05yaparsın ya? Gider delin delin teker
7:08gider. Senin işin var giderim.
7:09>> Yanına oturursun senşin
7:11>> ya da a ha oyna bir de ben oynayayım
7:13yani
7:15>> iddiası yok. Terk davadır tasavvuf.
7:18Terki-i davadır.
7:19>> Dava varsa orada tasavvuf yok. İddia
7:21varsa
7:22>> iddia
7:22>> zevk varsa var.
7:24>> Var iddia yok.
7:25>> Değil mi ya?
7:26Şimdi ancak hakikatin varoluş
“İnsanlara akılları ölçüsünde söyleyiniz.”
7:28katmanlarındaki bu tezahür, bu
7:30anlattıklarımız
7:32insanların
7:33idrak gücünü zorluyor.
7:37>> E tabii şimdi güzel Muhammed'in
7:39deyişiyle
7:41kellimunas
7:42ve ala kaderi
7:45insanları akılları ölçüsünde söyleyin
7:47>> evet
7:48>> diye buyuruyor. Çünkü
7:51kabı o kadar.
7:53>> Evet.
7:53>> Yani şöyle derler tasavvuf. Yani pirzola
7:57yetişkinler için çok güzel bir gıdadır
7:59ve de mangalda da iyi olur hakikaten.
8:02Ama bunu bebeğe yedirebilir misin?
8:04Bebeğe süt vereceksin. Ondan daha
8:06kıymetlisi yok.
8:07>> Evet.
8:07>> E kim bil kaderi insanların akılları
8:11ölçüsünde onlara söyleyin demek işte
8:13onları aşağılayın filan demek değil.
8:14Aksine pedagojik davranın.
8:17Onları onlara hizmet edin. Yani kendiniz
8:19ben bunu böyle söylerim değil mi?
8:22Dolayısıyla bu sofraları da olsun diğer
8:25işte yazılı metinlerde dillerde
8:27ozanların dilinde olan genellikle
8:29sembolik bir dil kullanmalarının nedeni
8:31bu.
8:31>> Hı.
8:33>> Evet.
8:33>> Yani keşfedecek olan biraz emek versin,
8:36>> biraz zaman ayırsın. Eee, kendisini
8:40eee, biraz şey etsin. Nasıl? Tahammül ve
8:43tenezzüle razı olacak hale gelsin ki
8:46kendisine sunulsun.
8:48Sabırsız gidiyorsun mutfağa diyorsun ki
8:50hadi helva nerede ya? Daha kavuruyoruz.
8:54Helvayı verim. Helvayı al çeyi ye. Olmaz
8:57onun gibi.
8:59Nereden çıktı bu?
9:00>> Yok güzel.
9:01>> Yok çok güzeldi abi vallahi.
9:03>> Kaygusuz da aşık gerek sırrı daim.
9:07Biganeden pinhan gerek.
9:11>> Yani bigane olanlardan
9:13gizlenmesi gerek.
9:14>> Gizlenmiş olması lazım.
9:17Ve yine kaygısuzun sırrını sakın
9:19arifsen, sakın arifsen naşiye verme. Her
9:25bir habere mahrem esrar demek olmaz.
9:28Yani herkese
9:30>> sırrın, esrarın açıklanması gerekmez.
9:34>> Söylesem
9:36oda yakarlar. Sabredersem ölürüm. O
9:40sebeptendir sözümü şöyle muğlak
9:42söylerim. İşte bu şeyin kaygusuz
9:45>> sembol.
9:46>> Bunu çok güzel anlatıyor. Yani şu şu
9:49sözde tüm tasavvuf eee mit, mitoloji
9:54hepsi var. Şimdi diyor ki
9:57söylesem ateşe yakarlar.
9:59>> Evet.
10:00>> E söylemesem ben ölürüm. Yine Yunus Emre
10:03diyor ya
10:05söylemeyeyim de ya öleyim mi diye değil
10:06mi? Yunus Emre'n de var. Peki diyor. O
10:09zaman sözümü Buğlak söylerim. Muğlak
10:11askıda.
10:12>> Hı hı. Hıda söylemek yani sembolik.
10:15>> Sembolik sen çöz.
10:17>> Anlayan anlar anlamayan da yanından
10:19geçer gider.
10:20>> Kuş dili.
10:21>> Yunus da aşkım galip geldi. Yüreğim
10:24harlar.
10:25Aşık olan arun namusunu eyler. Be hey
10:28Yunus sana söyleme derler. Ya ben
10:31öyleyim mi söylemeyeceğim?
10:32>> Ne yani
10:33>> önemli
10:34>> diyerek bu paradoksu dile getirişte
10:36paradokstan söz etmiştim. Bu sözler
10:38insanı hayret deryasına düşürür.
10:41düşürmezse
10:42o zaman uğurlar olsun. Kaygusun ismi de
10:46çok hoşuma gidiyordu. Doğru kaygısuz
10:48hatta yarınmış 10 dakika sonrası kaygısı
10:50endişesi hiç yok. Rızada rahatsız.
10:54>> Dolayısıyla herkes o halde olamayacağı
10:55için o bir şey. E aktör o.
10:59>> Eyvallah. Gıptilecek aktör.
11:01>> Ondan aşı alacaksın.
11:03>> Onu onun o usta işte. Yani
11:06>> sen de öyle ustalaşırsa onun gibi
11:08yapmazsın ama sen de kaygısız olursun.
11:10Herkesin kaygısı olması kendine ait.
11:13>> Vakitsiz yani. Kaygısız vakitsiz
11:16zamansız.
11:17>> Ne kadar güzel. Tam teslim.
11:18>> Mekansız.
11:19>> Evet. Ne hoşayım. Şimdi Sümerliler
Yaratıcı Söz - Ateşli Söz - Logos - Memra
11:21biliyorsunuz prototip oldukları da
11:24söylenir ya. Hiç de önemli değil.
11:26Sümerde sözün yaratıcı gücünden söz
11:28ediliyor.
11:29>> Sözün
11:30>> sözün yaratıcı gücü. bir cümle.
11:33>> Antik Hint kültüründe om sesiyle
11:35dünyanın yaratıldığı ve bu sesin her
11:37yeri doldurduğu söylenir.
11:41>> İncile göre başlangıçta logos vardı.
11:44Kelam Havari Yuhanla Logos insan olup
11:48aramızda yaşadığı kelam bedenlendi ve
11:52aramızda yaşadı
11:54diye yazar. Kur'an-ı Kerim'de Allah'ın
11:56evreni kün diyerek yarattığı söylenir.
12:01Bakın burada bir de yaratıcı söz.
12:05Her mesne diyordu insan sözle terbiye
12:08edilir. Sözle yaratılır. Şimdi hakikaten
12:11dili alın. Bilinç var mı?
12:16>> Yok.
12:16>> Çok ilginç.
12:18>> Dil düşünce.
12:20>> Evet.
12:20>> Dilsiz düşünce olmaz. Düşüncesiz dil bir
12:23işe yaramaz.
12:24>> Evet.
12:25Bu içsel diyalektik, dil düşünce tüm
12:28varoluşumuzu şekillendiren,
12:30anlamlandıran. Yoksa Mevlana'nın dediği
12:33gibi sen düşünceden ibaretsin.
12:36Eğer düşünce değilsen et, kemik, yağdan
12:39ibaretsin diyor. Sen bir düşüncesin. Sen
12:42bir idrak varlığısın. İdrak et kendini
12:45idrak ile. Yoksa
12:49>> et kemik beden ne nedir yani? Değil mi?
12:51Sana bir şey iletemiyorsam yalnızım ben
12:53yani.
12:54>> Kendinde kendinde de yalnızsın.
12:56>> Kendimde de. Evet. Yani
12:59>> sadece bir şeyler var. Bir şeyler
13:00hissediyorum ama
13:01>> insan logosla yaratıyor.
13:03>> Ateşli söze logos denir. Ama insanı
13:07yakar yandırır.
13:09Yunus Emre. Söz ola kese savaşı. Bakın
13:12yine söz.
13:13>> Söz ola kestire başı. Söz ola avula aşı.
13:17Yağ ide ile bal ile ide bir söz. Bakın
13:19söz.
13:20>> Evet söz. 87
13:24>> o ünlü filozof Bilge aynı zamanda Firaun
13:28bu İskenderiyelim firavun Platon
13:31felsefesi ile Musa peygamberin
13:33bildirdiği tora arasında logosu
13:35üzerinden kalkarak anlam birliği kuran
13:38bir bilgedir ve aynı zamanda filozoftur.
13:42Aik üzerine arami diliyle yapılan
13:44yorumlarda memra sözcüğü logos veya
13:47kelam anlamında kullanılır kullanılır
13:50demiştir. Memra yani logos, kelam, eee,
13:55kün bütün bu kavramlar aynı zamanda
13:58ahik'te de var diyen fil. İbn Arabi'ye
14:01göre Kur'an-ı Kerim Kelamullah'tır.
14:05>> Yani kelamdır.
14:07>> Diri kelamdır.
14:08>> Hı hı.
14:09>> İnsanı diriltir.
14:11>> Hı hı. Böyle bir kelamdan söz ediyoruz.
14:13Yani kelama nosis de denmiştir. Nasis
14:18hikmet
14:20bu Sofya da denmiştir.
14:22>> İlk sohbetimize yara diye.
14:24>> Ha o yara çat.
14:25>> Evet.
14:26>> Hakim bilge kendini kelam hikmet ile
14:29tanır ve olgunlaştırır. Amaç hikmetle
14:33benliği dönüştürmek.
14:35Amaç benliği dönüştürmek. Nereden
14:38nereye? Kurtçuktan kelebeğe yani
14:41>> hayvansal,
14:43doğal, bedensel varlığımızdan spiritüel,
14:47manevi bir varlığa dönüşmek. Hikmet ile
14:51bakan şeylerin doğasını görür. Doğasının
14:54hakikatlerini ve ona göre davranır.
14:57Hikmetin verdiği, kazandırdığı şey bu.