Full transcript
Radyo’da Füsusu'l Hikem
0:02Bu sefer ben her peygambere ya bende de
0:06bunlar var diye başladım okumaya. Sonra
0:09bir baktım herkeste var
0:11>> ve okumalar böyle başladı. O arada e bir
0:15arkadaş radyoda program yapıyordu. Metin
0:18Abi'ye de beraber program yapmak üzere
0:22teklifte bulunuyor. Eee dedi ki ya
0:24Mehmet abin ne yapalım? Üstelik
0:26memleketlim falan.
0:28Biz radyoda küssül ikem anlatmaya
0:32kalktım ki zor yani. Niye hikmet
0:35anlatılıyor ondan sonra fakat bir şey
0:39tecrübe ettim. Onu söylemek ihtiyacı
0:42duyuyorum. Bu arkadaş da küsülü ikem
0:45anlatımında
0:47Adem,
0:48Idris, Nuh falan konuşurken anlatıyor.
0:52İbrahim'e geldiğinde İbrahim bahsi
0:54anlatıldığında hep radyodan atıldılar.
0:57üç kere atıldı
0:59>> dedim. Yani burada İbrahim'in
1:02feta özelliği,
1:05kapı açma özelliği o kadar önemli ki
1:08müheyyeme
1:10esmasıyla.
1:12Bu benim çok dikkatimi çekti.
1:14Toplumlardaki dönüşümde İbrahim'in ayrı
1:17bir yeri var diye ben kodlandım orada.
1:21Yani bu benim keşfettiğim bir şey.
1:23>> Evet. İbrahim bahsi başka bir bahistir.
1:27Zaten milletlere baba yapacağım seni
1:29dediği hikayeyi ben orada anladım. Yani
1:33kutsal metinlerde okuyorsun ama bunun
1:36toplumlarda veya bireylerde psikolojik
1:39ve sosyolojik
1:41yansımalarını
1:43sen kendin de görünce emin
1:45olabiliyorsun. Hüsilikem konusuna
1:47çalışmaya başlayınca sonra dedim ki ya
1:52bu çalışmaları
1:53es geçme. Çünkü İslam literatüründe
1:57Muhidtin Arabi'nin en fazla şerh edilen,
2:01yorumlanan, üzerine eser yazılan kitabı
2:05bu literatüre giriyor. Yani 40 şerh, 120
2:09mukaddime. Yani mukaddime dediği şu. O
2:13şerhte anlatılan peygamberlerin o
2:15esmasının vahdetel vücudu anlatma
2:18biçiminin ya ben bu vahdetel vücudu
2:21nasıl anladım diye 13. yüzyıldan 20.
2:26yüzyıla kadar değişik ariflerin
2:30anlayışlarına göre küsüstaki bu
2:33hikmetleri ele alınışını görünce dedim
2:36ya sen de fukara Mehmet Bilginle ne
2:40yaparsan yap. Ben de yola çıktım.
2:42Bunu kendi zevkime göre anlattım. Ha
2:46dersen ki çok mu kamil? Hayır değil.
2:49Bugün anlatsam Davutel Kayseri'nin
2:52mukaddimesi ve şerhini okuduktan sonra
2:55orada
2:56ne eksiklikler, ne hatalı yaklaşım ama o
3:00mertebede o öyle. Mertebe meselesini
3:03orada anladım. Hiçbir zaman bu işin sonu
3:06yok. mertebe açıldıkça,
3:09eee, sendeki zevk değiştikçe, hallere
3:12büründükçe yol alıyorsun. Benim ilk
3:16etapta buradan çıkarttığım sonuç şu.
3:19Düşünme yöntemleri çok önemli. Çünkü
3:23rahmetini veriyor Allah her yere
3:25yağdırıyor. Alan kab o kadar mı?
3:27Bakalım. O zaman Muhidtin Arabi'nin o
3:30sözüle ben bu bölümün düğümünü
3:34atabilirim. diyor ki Allah'ın rahmeti
3:38her daim yağar. Eksiksiz her zaman yağar
3:43var eder. Ama sen istidadın kabın kadar
3:47alabilirsin. O zaman eee aldığına rahmet
3:52alamadığına gazap diyor.
3:55Ben de dedim ki peki ne yapacağız? Çünkü
3:58ben artık eee düşünce ve tefekkürde
4:01Muhittin Arabi'nin o eserlerini okurken
4:04bir yandan da soruyorum. Sordukça cevap
4:07alıyorum. Böyle bir diyalog var. Eee
4:10psikolojik bir şey. Ondan sonra
4:13kaplarını genişleteceksin diyor. Kaplar
4:15ne? İlahi isimler. Onlar yetiler olarak
4:19bizde var. Ben sonunda dedim ki ya bunu
4:22büyütsek büyütsek ne olur?
4:24>> Tabii bunun cevabını ben orada
Mehmet Genç’in Metin Bobaroğlu’na gazap ve rahmet sorusu.
4:25bulamayınca Metin abiye sordum. Dedim
4:28abi gazaba dökülmesin diye rahmetin eee
4:33kapları büyütmek, istidadı geliştirmek
4:35lazım. E bu ne kadar genişletsek bu
4:38mümkün değil ki o zaman dedi Mevlana'nın
4:41dediğini yap dedi. O nedir dedim? Kır
4:44kabları bırak aksın gitsin. E peki ne
4:48olacak? Sen temaşa et. O temaşada zikrin
4:52neyse, düşüncen neyse onlar olacaksa
4:56zaten olur dedi. Ve eee bunlar benim
5:00mesela akışkanlıkta,
5:03dinamizmde, ruhlanmada, yol almada eee
5:07anahtar kilitler böyle olsun diyor.
Akıl kaplarımız
5:09>> Tam da böyle. Nitekim kaplar işte
5:11kapların kırılması. Şimdi o kap aynı
5:13zamanda akıl değil mi? Fikrimiz, aklımız
5:16bir kap. O fikrimizle, aklımızla
5:19alabileceğimiz var. Ama onun kapsamı
5:23daha genişse, akıl da almıyorsa
5:26bu akıl, bu fikirle Allah bulunmaz.
5:29Şimdi bu genelde tasavvuf eee ile ilgili
5:33olan insanlar akıl ve fikri kenara
5:35atılım zannediyor. Akılla fikirle
5:38bulunmaz. Hayır bu akılla y bu kapla, bu
5:42fikirle Allah bulunmaz. O zaman onun
5:45genişletilmesi tam da Mehmet'in
5:47söylediği gibi böyle tam kritik bir
5:49nokta. İşte orada eğer eee kendi
5:53kapasiteni gene geliştiriyorsun,
5:55alıyorsan gene gaz var. Gene eee o kabın
5:59içinde eee şeyle alabildiğinle
6:01alamadığın
6:03ayrımı var. Bu ayrımı nasıl
6:04kaldırabilirsin? Kır kabı. Bu akıl ve bu
6:08fikir değil.
6:10lütfedilen külli akılla külli aklın eee
6:15lütfuyla ancak bilebiliriz. Buna da
6:17vahiy deniyor. Hadi bu akıl fikirle
6:20Allah bulaı bir görelim.
6:24İşte kalpleri hemen nasıl gelir gelmez
6:26açtı.
6:28>> Oh
6:29Allah Hoş geldin kardeşim.
Programımızda Sinan ve Serhan Yasdıman, Yunus Emre’ye ait “Bu akl’ü fikrle Mevla bulunmaz” isimli eseri meşk ediyor.
6:46Dua
6:48fikrine
6:50mevla olmaz.
6:53Bu ne yaradir ki merhem
7:00ya Allah.
7:01Ya Allah Allah Allah Allah
7:06ya Allah ya Allah
7:10Allah Allah Allah Allah Allah Allahunun
7:15derdine
7:17derman bulur
7:20şu benim derdime
7:23derman vur
7:26ya Allah ya Allah
7:30Allah Allah
7:33ya Allah ya Allah Allahyar
7:42içinde
7:43susuzu gezerim
7:47beni kandıracak
7:50umman
7:53ya Allah ya Allah
7:56Allah Allah Allah
8:01ya Allah
8:03Allah Allah
8:06aşkın pazarında
8:10canlar sanı
8:13susatlarım
8:15canımı
8:16ağlan bu
8:20ya Allah ya Allah Allah Allah
8:26ya Allah ya Allah Allah Allah Allah
8:33Yusufu
8:35yitirdim
8:37keran elinde
8:40Yusuf
8:41bulunurut
8:45olmaz
8:48ya Allah
8:50Allah
8:52Allah ya Allah ya Allah
8:57Allah
9:00Yun söldünüyor
9:03selam verilen
9:07ölen hayvanimiş
9:10aşıklar
9:11ölmez
9:13ya
9:15Allah
9:16Allah Allah
9:20ya Allah ya Allah
9:24Allah Allah
9:28>> eyvallah
9:31nur olsun nasıl çok zevkli değil mi
9:34>> muhteşem
9:36biliyor musimin
İlahi tecelli
9:38dediği gibi ilahi tecelli ruhta
9:43şey eder eee kalpte ve ruhta tecelli
9:46ettiği için eee zihn ve akıl bunu
9:49kavrayamaz.
9:51Yani bunu aşan bir eee ruh hali. Eğer
9:55ruhunda bu dönüşüm, bu yaşantıyı bir
9:58insan yaşamazsa, eee, sözle bunu bir
10:03başkasını yaşamayan bir insana
10:04anlattığımız zaman o zihnindeki
10:07kalıplarla,
10:08imgelerle, dünyadaki tanıdığı şeylerle
10:12benzeterek anlamaya çalışır ve bir
10:15müddet sonra da kendisinde böyle bir
10:16şeyin olmadığını eee, dolayısıyla
10:19anlatılanı reddetmeye gider. Yani demek
10:22istediğim şu, dinlerin özü, estetik özü
10:25ve ruhsal özü gnostiktir. Tasavvuftur.
10:30Yani eee sofya dediğimiz hikmete binaen
10:35bir şeydir, anlayıştır. Eğer bu hikmete
10:38ulaşamazsa insan hikmetli bir insanın
10:40kelamından sadece eee laklakasını anlar.
10:46Şimdi bir eee öykü vardır. Hazreti
Hz.Süleyman’ın Leylek ve Bülbül ile ilgili hikayesi
10:48İbrahim'in eee kuş kuşlarla ilgili
10:51öyküsü malum anlatılır.
10:54Kuşları eee çağırmış. Hepsi gelmişler.
10:58Bu demiş ki Süleyman sizi cennete
11:02yolluyorum. Cennete gidin ve oradan bana
11:05haber getirin.
11:07Bu da manevi sembolik bir anlatım. Hani
11:09Süleyman kuş dili bilir dediler.
11:11Dedikleri aslında kuş dili sembolik.
11:14Sembollerin dili. anlatıp herkes onu
11:16anlayamaz. Kuş dilini yoksa kuşlarla
11:19konuşuyordu filan gibi zahiri anlamlar
11:21çıkartmaya çalışıyor insanlar. Bunda da
11:23bir hikmet yok. Yani kuşlarla konuşsan
11:26ne olur? Ama sembolik bir dili çözmek
11:28anlamında. Neyse şeyler kuşların bir
11:32kısmı diyorlar ki ya biz ne kadar uzak
11:34biz oraya gidemeyiz. Kanatlarımız eee
11:37şey etmez. Yetmez yani. Ondan sonra
11:40vazgeçiyorlar. Yarısı yolda telef
11:43oluyor. Fakat
11:45eee şey çok istekli bir kuş var. Eee
11:50serçe büyüklüğünde bir kuş.
11:53E çok istiyorum gitmekte. Pır pır pır
11:55pırp böyle çırpınıyor filan. Fakat
11:57hakikaten çok küçüğüm. Mesafe çok
11:59uzakmış. Ondan sonra kanatlarım da gücüm
12:02de yetmez. Ne yapayım?
12:05O sırada bakmış kuşların arasında bir
12:06tane büyük bir kuş var. Kanatları da çok
12:08büyük. O böyle görkemli duruyor. Belli
12:12ki bu gidecek yani o mesafeyi katedecek.
12:15Leylekmiş o kuş. Aa bu küçük serçe gibi
12:19olan kuş eee şey etmiş. Eee gidip e
12:25demiş ki ya benim yüküm hafif. Eee Leyle
12:29senin sırtına konu versem de birlikte
12:31uçsak gitsek olmaz mı? Bir kon bakalım
12:34demi bak. Aa dedim senin hiç ağırlığın
12:37bir şey değil demiş filan. Uçmuşlar.
12:40Gitmiş gitmiş gitmiş gitmiş gitmiş. Hani
12:43az gitmiş uz gitmiş tepe. Düz gitmiş ve
12:46cennetin kapısına gelmişler.
12:49Ondan sonra fakat şey leylek çok
12:51yorulmuş. Çok uzun uçmuşlar. Bizim küçük
12:54kuş da leyle şeyinde sırtında a key
12:59tüylerin arasında çok rahat. O
13:01yorulmamış tabii. Cennetin kapısı
13:04açılmış. Gıcır gıcır gıcır gcur gıcır
13:07gc. Pek yağlamamışlar yani kapıyı.
13:09Onları
13:10>> pek giren yok herhalde uzun zaman. Uzun
13:12zamandır takır tukur takır tukur filan
13:15açılmış.
13:17E tam içe girecek bizim leylek ama
13:19yorgunluktan baygın düşüyor. Şeyde
13:23sırtındaki küçük kuş da pır diye içeriye
13:25uçuveriyor.
13:27Sonra leylek tam ayılıyor kendine
13:29geliyor. İçeriden bakıyor ki e
13:31sırtındaki o kül renkli eee kuş
13:36rengaarenk geliyor. giderken cik cik cik
13:39cik diye konuşan o kuş gelince şarkılar
13:43söylüyor, ilahiler söyleyerek geliyor ve
13:46cennetin kapıları takır takır takır
13:48takır kapanıyor.
13:50Biniyor sırtına hadi dönelim. Dönüyorlar
13:53geliyor. Hazreti İbrahim'in İbrahim
13:56nereden? İbrahim İbrahim başı yaşın eee
14:00Haz Süleyman'ın huzuruna geliyorlar.
14:03Kral Süleyman aynı zamanda peygamber
14:05Süleyman ve Hikmetli Hikmetin peygamber
14:08Süleyman diyor ki gittiniz mi? Gittik
14:11efendim eee hadi gördüğünüzü anlatın.
14:14Leylek tabii kocaman muhatap da o. Anlat
14:18bakalım diyor. Tak tak takı
14:23tak tak diyor. Ya iyi gidiyor ya. Peki
14:27diyor bir tane kuş vardı. O nerede filan
14:29diyor. Pırt diye çıkıveriyor. Orta e
14:31giderken bu şeydi kül renkliydi. Bu ne
14:34rengarenk olmuş giderken söyle bakalım
14:38sen ne gördüm? Başlamış ötmeye kuş. Öyle
14:41şarkılar, öyle şarkılar. Oo demiş ya sen
14:45cik cik gittin bülbül geldi
14:48yani. Dönüşmüş.
14:50Şimdi o eee leylek içeri giremeyen yani
14:55kapıya kadar giden işte bu akıl fikir
14:58>> h
14:58>> oraya kadar gidince kapının açılıp
15:01kapanması onun takırtısından başka bir
15:03şey, laklaktan başka bir şey yani
15:05kelimeleri tekrarlamaktan başka bir şey
15:08bilmez. Ama içeri giren
15:12içe içe girmek neyse içeri giren çıktı
15:15mı bülbül kesilir. Şimdi burada bir
15:16dönüşümden bahsediyor aslında. Gene
15:19sembolik anlatayım. Oradaki leylek beden
15:22ve zihin ve o bülbül de ruh.
15:26İçeri giren daima ruh. Beden hiçbir
15:28zaman içeri giremez ve ruhsallığa
15:31giremez. ve bir perdedir. Hani eee
15:35sensin bize bizden yakın görünmezsin.
15:38Hicap nedir? Hicap bedenin kendisi,
15:40zihnin kendisi. Ama ruh girer ve bülbül
15:43kesilir. Dolayısıyla dönüşmekten söz
15:46ediliyor. Şimdi Mehmed'im de anlattığı
15:48kendi seyri sülukunda da var. Ben
15:51pozitivist, rasyonalist, gayet sosyoloji
15:53bilen, eğitimi çok güçlü. eee, sosyal
15:57olaylara, hareketlere, insanları hak ve
16:00hukuklarına eee duyarlı bir insan. Ama
16:03ruhsallık yani o külenkli olan bülbül
16:07kesilmesi için onun bu şeylerle, bu
16:11zihin dünyasıyla eee etkilenmesi veya
16:15aşılanması mümkün değil. Bir ruhtan aşı
16:17alması lazım. İnsanı bilirler bir insan
16:20ile yani bir insanı sevmesi o bir insanı
16:24onun ruhsallık eee şeyini mayasını aldı
16:27mı maya dönüştürüyor. Şimdi bu bu
16:30öyküler hep mayayla ilgili öykü. Şimdi
16:34şeyle felsefeyle aynı zamanda hem
16:35felsefe hem tasavvuf birlikte zevk
16:38ettiğimiz için eee şöyle bir şey vardır.
Merak ve Kuşku = Felsefe
16:41Eee bir yazımda kullandığım eee izin
16:44verirseniz böyle okuyayım değil mi? daha
16:46güzel olur. Şimdi merak insan merak
16:50meraklı varlık. Merak kuşkuyla
16:53birleşirse
16:54felsefe çıkar ortaya. Merak ve kuşku
16:58eşittir felsefe. Felsefe bu kuşkuyu
17:02giderecek olan kartezyen düşüncede de
17:04var değil mi? Her şeyden kuşkulanıyorum
17:06ama kuşkulanıyor olmaktan
17:08kuşkulanmıyorum. O halde düşünüyorum
17:11eee şeyinde kuşkum yok. Düşünüyor
17:14olmaktan kuşkum yok.
17:16Bu felsefenin kapısı,
17:19kogitans dediğimiz
17:21eğer özlem
17:24merak değil de özlem kuşkuyla birleşirse
17:28o zaman aşk zuhur eder. Aşk hasretten
17:31zuhur ediyor. Hasretle kuşku
17:36birleşirse bu kez aşk zuhur eder. İşte
17:40kabı kıran bu. Kabı kıran bu. Felsefe
17:43neden sonuç zinciri
17:46eee ile düşünür bildiğimiz gibi. Neden
17:48sonuç, neden sonuç, koşullara göre
17:50filan. Ama felsefein
17:54şeyine aşka geç geçince aşk ise bu
17:57zincirleri kırar. bu zincirlerden
18:00kurtulur, özgürlüğüne kavuşur. O
18:02serçeyken bülbül olur. Eee, aşaması veya
18:07kurtçuk iken
18:09kelebek olur. Şimdi kelebeğe, kurtçuğa
18:12sorsan kelebekten ne bilir?
18:17Ne anlatacak? Yani o kelebeğin kurtçuk
18:20hali. Larva, larva değil de o gelişmiş
18:23kurt sürüngen değil mi?
18:25>> Ve kelebek varmış. şöyle uçarmış, böyle
18:28kanatları güzelmiş, böyle seyran edermiş
18:30filan. İnanmaz.
18:34Gösterin bana o kuş şeyi kelebeği.
18:37Kelebek gelse yanına konsun
18:42halinden alınamaz. Bir suret görür. Ama
18:44kendisi
18:46dönüşüp kelebek olunca anlar.
18:49>> Değil mi? İşte aşkın eee kurtçu kelebeğe
18:54dönüştürmesi dönüşme
18:57eee kelebeğin uçması, seyran etmesine
19:00neden olan ruh hali. Şimdi bu
19:02yaşanmayınca
19:04bu tasavvuf laklakadan ibaret kalır.
19:07Leylein laklakası. Lafını eder insanlar.
19:10Hali yoktur, duygusu yoktur, zevki
19:12yoktur ama kelimeleri söyler. Hatta
19:15iddialaşırlar. Hayır o kelime öyle
19:16değil. sözlüğü bak ansiklopedi. Ben
19:18filancaın kitabını okudum orada daha
19:21işte anlaşılırdı filan. Ama neyi?
19:23Yaşamadığın bir şeyi, zevkini almadığın
19:26bir şeyi kelama döksen
19:29laklakadan öteye geçmez.
19:31>> Evet.
19:33Muhteşem bir girişti.
19:35>> Evet. Bir artık ikinci şeyine geçelim.
19:39Bakalım arkadan ne gelecek. Merak iç.
19:41>> Şimdi biz özlem içindeyiz. Merak değil.