Full transcript
Serhan Yasdıman ve Sinan Yasdıman bestesi Şeyh Sadık Efendi’ye ait “Ey Aşık-ı dildade” isimli eseri meşk ediyorlar.
0:02[müzik]
0:07[müzik]
0:12Ey aşıkı
0:14dildade
0:17[müzik] gel nuş edelim
0:20bade.
0:22Bir bade gerekma
0:26kim içile mevvad
0:31can Allah, [müzik]
0:33canan Allah canlar sana kurban Allah.
0:40Hay [müzik] kalbim
0:42zikrullah.
0:45La ilahe illallah [müzik]
0:49Muhammed
0:51resulullah.
0:54Bir kez içen aşıktır.
0:59Aşkın da olsa,
1:05hem [müzik] layıktır.
1:08Mecnun ile ferhade
1:12[müzik]
1:12can Allah.
1:14Canan Allah, canlar sana kurban [müzik]
1:20Allah. Hay kalbim
1:24zikrullah.
1:26La ilahe
1:28illallah. [müzik]
1:30Ali
1:32velullah.
1:35Eşit bu sezaiden
1:40ne gördü fenaiden
1:44dost yüzünü [müzik]
1:46gösterdi
1:49mirat-ı mücelladan.
1:53[müzik]
1:54Can Allah
1:56can Allah canlar sana [müzik]
2:00kurban Allah. Hay kalbim.
2:05>> [müzik]
2:05>> Zikrullah.
2:07La ilahe illallah
2:12Muhammedin
2:14resulullah.
2:19[müzik]
Aşk deminde gidiyoruz; Meister Eckhart
2:22>> Aşk olsun. V
2:23>> ol.
2:24>> Nur olsun ha baba.
2:25>> Nur olsun. Can görüyor musun nasıl
2:27>> canlar
2:28>> kaynıyor? Vay canım.
2:32Aşktan aşk deminde gidiyoruz. Devam.
2:35>> Evet. Gene Mayard'tayız efendim.
2:37Tanıtıyoruz Mayard'ı bilmek için. Tabii
2:40kimdir, nedir onlara ansiklopedik
2:41bilgileri vermiyoruz ama Alman olduğunu
2:44söyledik. Mevlana tarzında bir şeyi
2:49söylemi olduğunu da söylemiştik. Şimdi
2:50bakalım zaten kendisi dile gelsin.
2:53>> Alman ozanı mı yani? Alman aşıyorum mu?
2:55>> Alman Alman [kahkaha]
2:56Alman Mevlanası.
2:59eee şöyle diyor. İnsanın kendisini yani
3:02nefsini bilmesinin ancak öncelikle
3:05terki-i dünya ile eee olanaklı olduğunu
3:08söylüyor. İleri sürüyor. Terk dünya bu
3:10bizde de var. Terk dünya, terk-i ukba,
3:12terk-i terk diye tasavvufta. Bu şimdi
3:15herki dünya tabii bir huzlete çekilmek,
3:17kenara çekilmek, e günlük yaşamı terk
3:20etmek bile bu bir dönem dervişlerinin
3:23eee hatta hırsan keşişlerinin yaptığı
3:25bir şey.
3:26>> Ama daha sonra tabii bunun karşıtları da
Halveti - Uzleti - Celveti
3:28gelişti. Bunlara halveti denir.
3:31Yalnızlığa çekilmek, huzleti,
3:33uzaklaşmak, kültürden, günlük yaşamda.
3:37Sonra celetiler çıktı. Tabii celetiler.
3:40Hayır, yaşamı terk etmek değil. yaşamın
3:43içinde eee bu zevkler tadılır, yaşanır.
3:47Yaşamdan kopmak değil. Çünkü
3:49Muhammedilikte eee tevhit vardır. Tevhit
3:52dünya ahiret bir aradadır. Hiç
3:55ölmeyecekmiş gibi dünyaya yarın
3:57ölecekmiş gibi ahiretine çalış diye bir
4:00mottosu da var.
4:01>> Madde mana atbaşı derler.
4:02>> Atbaşı. Dolayısıyla maddeyi terk etmek
4:05yok. Yaşamı terk etmek yok. Yaşamı
4:07dönüştürmek var. Ama biz şimdi tabii
4:10Master Kart kendi dönemi için böyle bir
4:12şey söylüyor ve böyle bir uygulama var
4:15zaten. Ne diyor? terki-li dünya olmadan,
4:18eee, eee, insan arınmadan, bu arada
4:22arınma esas, insan arınmadan tanrıya
4:25kavuşmak ya da onun kendi ruhunun
4:29derinlerinde tanrısal bir yansımayı, bir
4:32tecelliyi bulmak mümkün değildir. Yani
4:35zihin dünyayla meşgulse yani ne
4:37yapacağım, ne edeceğim, işim, gücüm, e
4:40bu tabii insanın kendisini yaşama
4:43vermesi anormal değil. Ama o anlarda eee
4:47tanrısal bir zevke ulaşamazsın diyor.
4:49>> Eli işte gönlü haktadır.
4:51>> Evet. Şimdi o zaman şöyle diyor ki
4:53burada tanrısal bir kıvılcım bulunur
4:55diyor. Terki dünyayla ya da kendini
4:59arındırarak kendi eee iç dünyana
5:02sükunetle, sekineyle çekilirse bir
5:05insan, o zaman orada bir tanrısal
5:07kıvılcım bulunur ki bu ateşlenir ve eee
5:11aşk dediğimiz ilahi aşka dönüşür. bir
5:14ateşleme yeri gibi.
5:17Ruhun en temeli olarak ruhun en arı
5:19durumudur bu diyor. Ve buna bu union
5:23mistika diyor. Yani mistik birlik.
5:27Eee ancak o zaman gerçekleşir. Union
5:30mistika. Bir de Aziz Teresa vardır. Bu
5:32da Hristiyan azizlerinden, azizelerinden
5:35bir hanımefendi. O da bu şeye, Yuno
5:38Mistika deneyimine karanlık gece diyor.
5:41Bize de ehadiyet nuru denir. Karanlık
5:44gece.
5:45Bu durumda zaman ve uzam kaydı silinir.
5:49Eee, an-ı daime girilir.
5:53An-ı daim deneyimi de böyle bir şey.
5:55Zaman ve uzam tanrıyı müşahede etmeye
5:58engeldir diyor. Çünkü parça buukları,
6:01eee, bölünmüş varoluşları seyrediyorsun.
6:05Tanrısallık bir bütünlük,
6:06bütünselliktir. Holistik bir durumdur.
6:09Dolayısıyla zamanda ve uzamda
6:13seyredilemediği için şöyle denmiştir. La
6:15zamandır, la mekandır, la kuyut.
6:18Kayıtsızdır.
6:20>> Yani zamansız, mekansız kayıtsızlık. O
6:23zaman yunuyor mistika, karanlık gece.
6:26Şimdi de sonsuzluğa girme. Ancak temaşa
6:29ilahi temaşanın
6:31>> eee
6:33zaman ve mekanı aşan kaydı aşan bir
6:35deneyimidir demiş oluyor.
6:38>> Düşünce ise zaman ve uzama sınırlıdır. O
6:40halde bu düşüncenin işi değil.
6:44>> Düşünerek değil.
6:46Çünkü düşündüğümüz şeyler zaman ve
6:48uzamdadır ve kayıtlıdır.
6:52İnsan geçici güzellikleri doğada
6:54müşahede edebilir, toplumda müşahede
6:57edebilir. Kültür nesnelerinde sanat
6:59nesnel müşahede edebilir. Ama salt
7:01güzellik.
7:03Salt yani koşulsuz
7:05eee ancak kalbe tecelli eder.
7:08Dolayısıyla hani alemlere sığmadım.
7:11Mümin kulumu kalbine sığdım. Bu
7:12tecelliden dolayı bir yansıma ama bütün
7:16bütünlüklü bir yansıma. İşte bu aşkın
7:19eee terennüm edilmesi bu deneyimlerden
7:22sonra oluyor. Eğer bu deneyimleri
7:24yaşamamışsa insan aynı sözleri
7:26söyleyebilir. Ozanların söylediği gibi
7:28söyleyebilir. Ama bu bir taklittir.
7:31Taklidiyle tok olan hakikatte açtır
7:33derler. Bu Bektaş sözüdür. hakikate
7:37tahkikle gidilir. Ama tahkik de nihayet
7:41bulur, terk edilirse, araştırma da sona
7:44erer ise zaman ve mekanda zihnin
7:48koşluğu, kayıtlılığı terk edilirse bu
7:52hal yaşanır. Peki nasıl terk edeceğim?
7:54Bir araç lazım, bir şey lazım. Bir
7:56manevel işte buna aşk deniyor. Aşk zihni
8:00baypas etmeye ve o deneyime girmeye
8:03araçtır. Aynı zaman demek ki aşk amacı
8:05değil.
8:07Aşk, araç.
8:08Evet. Şimdi
8:10>> aşkın sonrası da var. Yani
8:12>> asıl
8:13>> aşk bir nevi. Eee, şeyin eee,
8:18odunları yakalım, kömürleri yakalım gibi
8:20bir şey değil mi? Yanıyor, yanıyor. Kül
8:22olduğu zaman kül yanar mı?
8:24>> Kül sözü de çok ilginçtir. Hem Türkçede
8:26kullanıyoruz, kül diyoruz. Bildiğimiz
8:28yanan bir odunun veya kömürün külü var
8:31demiş oluyoruz. Ama aynı zamanda kül
8:33Arapçadan girmek, tasavvufta kullanılan
8:37küllilik, bütünlük demek.
8:40O zaman bütünlük yanmaz, parçalanmış
8:43değil. Bunlar hep kinayeli, sembolik
8:45anlatımlar. Günlük dilden manevi dile
8:48aktarılan şeyler. Şimdi Aziz Yohanna'da
8:51Aziz Yohanna eee Tanrı aşktır. Deus
Tanrı aşk’tır.
8:56karitasest
8:58ve aşk tanrıdır. Aşkta duran tanrıdadır
9:02ve tanrı onda durur.
9:05Ekart yine tanrı aşktır sözünü bir de
9:08şöyle anlatıyor. Tanrı aşktır denmekle
9:11aşk yeteneği olan ve aşk ortaya
9:14koyabilen her şeyi Tanrı kendisini
9:17sevmek için tahrik eder demektir.
9:20>> H
9:21>> tahrik eder. Yani
9:23>> tanrının ağzından gibi bir şey olmuş.
9:26Evet neredeyse.
9:26>> Evet. Tanrı var olanlar özellikle
9:29insanları kendisine dönsünler diye
9:31tahrik ettiğini söylüyor.
9:34Bu tahrikin adı aşktır diyor.
9:35>> Mürşit de oldu. Şimdi
9:36>> kendisine çağırmak.
9:39Tanrı kendi sevgisiyle varlıklara
9:41varlıklarını yaşamlarını bağışladığı ve
9:44aşk ve onları aşkıyla yaşamda tuttuğu
9:48için Tanrı aşktır diyorum diyor. Bu
9:51tasavvufta da aşk-ı zati bir esmadır. O
9:53nedenle Kur'an'da gizlenmiştir,
9:56zikredilmemiştir. Muhabbet vardır,
9:59meveddet vardır, vedut vardır. Ama e şey
10:03aşk Kur'an-ı Kerim'de zikredilmez.
10:05>> Evet.
10:07Ekarda göre saf saf varlık tanrıdır. Saf
10:12varlık çünkü bölünemez, parçalanamaz
10:14olmaz. Ve bu saf varlık eee şey değil.
10:18Bir duran deniz gibi değil. Aksine bir
10:21enerjiadır. Yani aşktır.
10:23>> Evet.
10:24>> Aslında şöyle var olanların aslı nedir?
10:27Enerjidir. Enerji bütün bu görülen
10:30şeylere, formlara bürünmüyor mu?
10:32>> Evet. Enerjinin kendisi aşktır. Yani
10:34dolayısıyla kainattaki enerji dediğimiz
10:37bizim bir fiziksel
10:40e şey tespit ettiğimiz bir gerçekliği o
10:44aşk diye. Çünkü yaratıcı yani enerji bu
10:47formlara bürünen eee haliyle yaratıcı
10:50değil mi? Dönüşüyor ve bu haller
10:52oluşuyor. Biz buna tabii şeyde
Kudretullah
10:54tasavvufta kudretullah diyoruz. Allah
10:56değil ama Allah'ın kudreti, enerji. Tüm
10:59var olanları Allah kudretiyle
11:02yaratmıştır. Aşkla yaratılmıştır
11:04dedikleri böyle bir şey. Bir duygu
11:06durumu değil. Sadece bir ontolojik, bir
11:09varoluşsal bir eee açıklama.
11:11>> İlmen bakıldığında da elektronun
11:13çekirdeğe cezbesi aşkı değil mi? Yine
11:15>> değil mi? İşte bu bunları Evet.
11:18Hem ateşi hem enerjisi hem dönüşmesi,
11:20yaratması çekmesi
11:22>> birleşmeleri moleküller
11:24>> tümünü içeri içine alan bir anlatı
11:26tabii. Evet.
Aziz Pavlus
11:29Aziz Paulus
11:31sempul diye bilinen değil mi? Bilmez
11:34misiniz ki Allah'ın mabedi sizsiniz
11:38ve Allah'ın ruhu sizde durur? Şimdi
11:40bakın bu çok çok e yüksek bir hal.
11:43>> Evet.
11:44Yani insan Allah'ın mabedi ise Hı hı.
11:47>> o zaman kendisini saf, arı, temiz, dur
11:52hale getirmesi gerekmez mi? Değil mi?
11:54Allah'a yakışır bir muhabbet haline
11:55gelmez mi? O zaman ahlak tasfiyesi,
11:58tesfiyesi, aşkla yakılarak
12:00dönüştürülmesi sadece iyi davranışlar
12:03değil, tamamen kalbin temizlenmesi aşk
12:07ateşiyle mümkün. Dolayısıyla bilmez
12:09misiniz ki Allah'ın mabedi sizsiniz ve
12:12Allah'ın ruhu sizde durur?
12:15İşte insan Allah'ı arıyorsa kendi
12:17ruhunda aramalı.
12:19>> Orada tecelli ediyor. Kendi kalbinde
12:21aramalı orada. O zaman ne ararsın şam?
12:24Buhara. Ne ararsan kendinde ara denen
12:27şey eee temas. Bir insanın ilahi aşkla
12:31teması kendi ruhunda.
12:33>> Evet.
12:33>> Kendi ruhu ateşlendiği zaman işte ilahi
12:35aşkla temas etmiş olacak. Yoksa dışarıda
12:38bir şey aramak, bir yön, bir e ne
12:43diyelim? Nesne şey gibi aramak boşa boşa
12:48bir emek.
12:49>> Eğer bir kimse Allah'ın mabedini bozarsa
12:53Allah onu bozacaktır diyor sempol.
12:56Çünkü Allah'ın mabedi mukaddestir.
12:59O mabet sizsiniz. Bakın çok ilginç.
13:03Eğer siz kendinizi bozarsanız
13:06bakın Allah'ın mabedini bozarsa ne
13:08demek? E siz zaten Allah'ın mabedisiniz.
13:10Siz kendinizi bozarsanız, kirletirseniz,
13:13kötü ahlakla eee bir evin içini çöpler
13:17doldurmuş gibi
13:18>> o kokar ve çirkin olursa siz de
13:21kendinizi böyle Allah da sizi bozar.
13:24Çünkü Allah'ın mabedi mukaddestir.
13:26Mukaddes olan insanmış ya. Bakın Aziz
13:29Paulus
13:32geri o söylüyor. Bakın Aziz Paulus sen
13:34Paul. Bunlar incili şeriften yalnız.
13:36>> Tabii tabii. İncilii şeriften.
13:38>> Eğer insanların ve meleklerin dilleriyle
13:41söylersem. İnsanlar
13:44ve meleklerin dilleriyle söylersin.
13:46Fakat sevgim olmazsa ses çıkaran bir
13:49bakır yahut öten bir zil olmuş olur.
13:53Eğer peygamberliğim olursa
13:56ve tüm sırları ve her ilmi bilirsem ve
14:00eğer dağları nakledecek tüm imanım
14:03olursa fakat sevgim olmazsa ben bir
14:06hiçim.
14:08Ve eğer tüm mallarımı sadaka olarak
14:11yedirsem
14:12ve eğer bedenimi yanmak üzere teslim
14:17edersem fakat sevgim olmazsa bana hiç
14:21yine faydası olmaz. Bakın ilahi aşk
14:25varsa diğerlerinin hiçbir değeri yok
14:27diyor. Hepsi olsa ilahi aşk yok zaten.
14:32Ve arkasından bunun ahlaka intikalini de
14:34söylüyor Aziz Bor diyor ki sevgi çok
14:37sabreder. Şimdi sevgi sabret sevgiyi
14:39özne yaptı. Yani seven tabii sevgi seven
14:43olması sevgi sevgi çok sabreder. Lütufla
14:47muamele eder. Latiftir zariftir. Sevgi
14:51haset etmez. Yani seven haset etmez,
14:56sevgi övünmez,
14:58kibirlenmez,
15:00çirkin muamele etmez, kendi faydasini
15:03aramaz, hiddetlenmez,
15:06kötülük saymaz, haksızlığa sevinmez.
15:09>> Fakat hakikat ile beraber sevinir.
15:13Her şeye katlanır. Her şeye inanır.
15:15Çocuk gibi. Her şeyi ümit eder. Her şeye
15:18sabreder. Şimdi bakın aşıkın halini
15:20nasıl anlattım.
15:22Bu incir şerifte
15:23>> tam da diyecektim ki günümüz insanı.
15:26Peki Metin abi biz neyi seveceğiz
15:28dediğindeki gelmesi gereken cevap nedir
15:31diyecektim. Çok güzel bir şey oldu.
15:33Cevap cevap
15:35>> asırlar.
15:36>> Sevgi asla zeval bulmaz. Fakat
15:39peygamberlikler ise iptal olunacaktır.
15:41Bakın Aziz Paul, "Peygamberlikler iptal
15:43olunacaktır" diyor. Hazreti Peygamberde
15:46eee şey risalet, nübüvvet sona ermiştir.
15:51>> Önceden bak söylüyor. Peygamberlikler
15:53iptal olunacak. Diller ise bitecek.
15:57İlimler de iptal olunacak ama sevki asla
16:00zeval
16:01>> diller bitecek.
16:02>> Evet.
16:03Bir de
16:04>> diller ilim
16:06>> ilim de bitcek yani
16:07>> ilim de iptal olacak. Yani dediği şey
16:10aşk zuhur etmesi için zihnin baypas
16:13olması lazım. Bütün bunlar ona ait.
16:15>> Aşk geldi mi bunlar çekilebilir
16:17>> çünkü diyor. Çünkü var. Çok güzel. Çünkü
16:20cüzi biliriz. Cüzi peygamberlik elçilik
16:23yani ederiz. Fakat kamil olan geldiği
16:26zaman cüzzi olan iptal olunur.
16:30>> Çocukken çocuk gibi söylerdim. Çocuk
16:32gibi anlardım. Çocuk gibi düşünürdüm.
16:36Büyüyünce, yetişince, adam olunca çocuk
16:39şeylerini bıraktım. Çünkü şimdi ayna ile
16:42muammalı surette görüyoruz.
16:45Aynalı hani biraz önceki gibi
16:47>> ayna ile muammalı surette görüyoruz.
16:49>> Aynaya baktığımız zaman burada gizemli
16:52bir şey. O ben miyim? Ben o muyum? Benim
16:55yansımam mı?
16:56>> H o mu gerçek? Ben mi gerçek?
16:58>> O mu gerçek? Ben mi? [kahkaha]
17:00Muammalı diyor.
17:01>> O mu? aynaya bakıyor beni görüyor.
17:03[kahkaha]
17:04>> Şimdi ayna ile muammalı surette
17:07görüyoruz. Fakat o kamil geldiği zaman,
17:11kamil olan geldiği zaman ya da kemalat
17:13geldiği zaman bir insanın kendi kemalatı
17:16hani çocuktum şimdi kamil oldum. Kemalat
17:19geldiği zaman diyor
17:21yüz yüze göreceğiz.
17:25Huruberuh.
17:27>> Şimdi cüzi biliyorum fakat o zaman
17:30bilindiğim gibi bileceğim.
17:33>> Bilindiğim gibi bilmek Tanrı beni nasıl
17:35biliyorsa ben beni öyle bilmiş olacağım.
17:39Tanrı beni nasıl bileceğimi bana
17:41bildirmiş olacak anlamında.
17:43>> Tanrı bana bilmeyi öğretecek. Yani
17:45bilmeyi öğretmiş olacak.
17:47>> Beni bil beni bilmeyi ama çok ilginç
17:49değil mi?
17:50>> Yani
17:51>> tanrı mesela şöyle bekleriz. Tanrı
17:53insana Tanrının kendisini bildirmeyi
17:56ister.
17:56>> Evet.
17:57>> Halbuki burada diyor ki, "Tanrı bana
17:59benim kamil olarak kendimi nasıl
18:02bileceğimi bildirir.
18:04Onun vahyi
18:05>> evet
18:05>> benim içindir. Beni bana bildir. Çünkü
18:07ben Allah'ın mukaddesiyim. Allah'ın
18:10mabediyim. Allah'ın ruhu bende yaşar.
18:13>> Bakın insan
18:15tasavvufta insan ve tanrı şeyi
18:19>> ne kadar içe?
18:20>> İç içe. Evet. Bu incir şerif.
18:23>> Evet.
18:24>> Sırrımın hitabı gibi.
18:25>> Şimdi ise diyor. Şimdi ise iman, ümit,
18:29sevgi. Bu üçü kalıyor
18:32>> ve bunların en büyüğü sevgidir. Buradaki
18:35sevgi şefkat.
18:37Charity, karitas yani ilahi şefkat,
18:42bağışlama
18:44ve bunların en büyüğü sevgidir.
18:48Şimdi Aziz Paulus Korintoslara mektup
18:50yazmış.
18:52Benim garip gönlüm aşktan usanmaz.
18:56Varır aşka düşer, hiç geri dönmez."
18:58diyen Yunus gibi onlara aşktan
19:02>> söz etmiş. Yok bu okudum son okudum.
19:04Yunus tabii
19:06Aziz Pavlusun
19:06>> gibi tam bir Anadolu ağzı bu di.
19:08>> Hayır biraz önce Aziz Pavlusun imanı
19:10ümit sevgi ve en büyüğü sevgidir deyince
19:13hemen Anadolu'da Yunus'a geçtik. Yunus
19:16>> Anadolu Hatay Tarsus vardı. Pavlus
19:18burada.
19:19>> Aziz Paul biliyorsun
19:21>> Antakyalı.
19:22>> Antakyalı yani.
19:23>> Evet.