Free YouTube Transcribe

Video transcript

Çilingir Sofrası 241 / Gökler, Yer ve İkisi Arasındakiler

Çilingir Sofrası · 2,733 words · 13 min read

Want to search this transcript, jump the video from any line, or download it as TXT, SRT, or VTT?

Open in the transcript tool

Full transcript

“Erenler, bu geleneğin içinde, taa Davut Nebii’den beri, sohbetlerde araya musiki girer.”

0:02Şimdi Erenler hani Erenler bu hakikati

0:05Erenler anlamında

0:07>> Erenlerim şimdi çok entelektüel şeye

0:09felsefeye doğru böyle kaydık değil mi?

0:11Konuş gereği buydu

0:12>> ama şimdi bu ne yapıyor? Aklını daha çok

0:15öne çıkartıyor. Duygular arkada kalıyor.

0:18Doğrular yanlışlar işte o nedendi filan

0:20filan. Nedensellik zinciri bir şey zihni

0:22yoruyor.

0:24Dolayısıyla bu geleneğin içinde ta Davut

0:28nebiden beri araya musiki girer.

0:32Niye? Duyguları da devreye sokmak.

0:34Ruhsal eee şeyleri de aklın

0:38tamamlayıcısı olarak devreye sokmak

0:40gerekiyor. Bu nedenle biz de şimdi

0:42sofrada niye müzik yapıyorlar?

0:43Eğleniyorlar mı? Hayır. Bütünleyici,

0:46duygu ve ruhsallıkları devreye katıcı.

0:49Akılla onları dans. Ne akıl duygu

0:53olacak, ne duygu akıl olacak. Ama dans

0:55edecek.

0:55>> Kavuştay yapıyoruz.

0:57>> Bu da güzelmiş. Bu yeni bitirim.

0:59>> Eee, literatüre girdi. Kavuştay.

1:02>> Dans yani dans ediyor. Tamam. Ne? Eee,

1:05şeyde bir dam, bir de kavalye var. Tamam

1:09da ne dam kavalye olacak ne kavalye dam

1:12olacak. Ama ikisi birlikte raks

1:15edecekler ve Shiva'nın dansına

1:17dönüşecek. Daha önce sözü ettik

1:19açmayacağım. Şimdi bu şeyi, entelektüel

1:23şeyi ne diyelim? Eee, kilidi sizlerin

1:28açması. Çünkü neticede hep konuştuğumuz

1:30şey hakikatte insanın benliği nedir?

1:34Tartıştığımız bu. Yani insan nedir yani?

1:36Bizim Anadolu'nun bağrından çıkan

1:40Veysel,

1:41>> Aşık Veysel bu anlattığımız entelektüel

1:44dünyayı hiç tanımayan bir insan ama bize

1:47yol gösterecek. Şimdi buyurun efendim.

Serhan ve Sinan Yasdıman, Aşık Veysel’e ait “Hiçbir türlü bulamadım ben beni” isimli deyişi meşk ediyorlar.

1:51>> [müzik]

1:52>> Yıllarca [şarkı söyleme] aradım kendi

1:56kendimi.

2:00[müzik] Hiçbir türlü [şarkı söyleme]

2:02bulamadın

2:04beni.

2:06[müzik]

2:09Hayal miyim mi rüyamı

2:12[şarkı söyleme][müzik]

2:13bilinmez?

2:15Hiçbir türlü [şarkı söyleme] bulamadım

2:18[müzik] beni.

2:21Ben [şarkı söyleme] beni.

2:23[müzik] Hiçbir türlü bulamadım

2:27beni.

2:31[müzik]

2:32Hayalim [şarkı söyleme]

2:34rüyamı

2:35[müzik] bilinmez.

2:38Hiçbir türü [şarkı söyleme]

2:40bulamadım

2:42beni.

2:44Ben beni [müzik]

2:46ben [şarkı söyleme] beni

2:49[müzik]

2:50[şarkı söyleme] insan mıyım mahluk muyum

2:54otum?

2:57Ekir biçilir [şarkı söyleme][müzik]

2:59birine batmayı.

3:03Yoksa görünüşte [şarkı söyleme]

3:05bir [müzik] sıfat mıyız?

3:09Hiçbir türlü [şarkı söyleme]

3:10bulamadım

3:12beni. [müzik]

3:15Ben beni

3:17beni.

3:19Hiçbir [müzik] türlü [şarkı söyleme]

3:21bulamadım

3:23beni.

3:25[müzik]

3:28Leyla [şarkı söyleme] mıyım, Mecnun

3:30muyum, çöl müyüm? [müzik]

3:36Ağrı mıyım, [şarkı söyleme]

3:37[müzik] çiçek miyim, bal mıyım?

3:44[müzik] Kölemim

3:45bir [şarkı söyleme] güzele

3:48kul muyum? [müzik]

3:50Hiçbir türlü [şarkı söyleme]

3:52bulamadım.

3:53Ben beni [şarkı söyleme] ben beni

3:57[müzik]

3:58hiçbir türlü bulamadım [şarkı söyleme]

4:02beni.

4:04[müzik]

4:08Varlığım [şarkı söyleme]

4:09yokluğun bir veysel adı [müzik]

4:14kalacaktır gök [şarkı söyleme] kubbede

4:18ses kadir. [müzik]

4:2053 [şarkı söyleme] yıl kendi kendim

4:24aradım.

4:25[müzik]

4:26Hiçbir [şarkı söyleme] türlü bulamadım.

4:30Ben beni

4:32ben beni [müzik]

4:34hiçbir türlü [şarkı söyleme]

4:36bulamadım

4:38[müzik] beni.

4:41Hiçbir türlü bulamadım [şarkı söyleme]

4:44beni. [müzik]

4:47Ben beni

4:49hiçbir [müzik]

4:50türlü [şarkı söyleme]

4:51bulamadım

4:53beni.

4:56[müzik]

4:57>> Eyvallah.

4:59Muhteşem. Şimdi bakın, Anadolu irfanı

Anadolu İrfanı

5:01yok diyen birçok entelektüel var.

5:03Yazıyorlar, çiziyorlar. Onların bakış

5:05yerinden eee bir felsefe, batı felsefesi

5:08gibi bir felsefe beklentileri olduğu

5:10için Anadolu Aydınlanması diye bir şey

5:12yok, Anadolu'da irfan diye bir şey yok,

5:14bu uydurulmuş bir laftır filan diyorlar.

5:16Çünkü bildikleri rasyonel birtım eee

5:19entelektüel eee düzenli

5:20[boğazını temizler] yazılar, mantıksal

5:23yazılar filan. E bunlar yapılmamış.

5:24Şimdi nerede irfan var? İşte irfan.

5:27Şimdi şunun

5:29bu deyişin tüm dediklerini anlamlandırma

5:34için bir

5:35abartıyorum zannedilmesin bir doktora

5:37yapılsın. Tüm diğer değil mi şeylerle

5:40eee felsefi görüşlerle filan

5:43ilişkilendirilip ortaya ne dediğini

5:45ortaya çıkartalım.

5:46>> İnanamayacaksınız. O kadar yüksek

5:48düzeyde bir şey ifade bulunuyor ki bir

5:50kere bir bugünkü insanlar neyi

5:52tartışıyor? Modern insanlar biz bir

5:54simülasyonun içinde mi yaşıyoruz? Evet.

5:56Orada ne diyor? Ben bir sıfat mıyım?

5:58Yani bir görünüş müyüm? Fenomen. Yani on

6:01sıfat dediğine batılılar fenomen diyor.

6:03Yani ben bir fenomen miyim yoksa

6:06hayatımın şey ya bir köle miyim? Bir

6:08güzelleğe köle ol hangisiyim ben? Şimdi

6:10ben bulamadım ben beni diyor ama burada

6:12gizli olarak bir şey var. Kendini

6:14bulamayan

6:16ne değil olduğunu söyleyemez.

6:18>> H

6:19>> işte ariflerin böyle [homurdanır] bir

6:21erdemi var. Bir doktrin, bir iddia

6:24ortaya koymazlar. Ne değilime, la ilahe

6:28ne değilimi üzerinden keşfe bırakırlar.

6:32İrfan, Anadolu irfanı insanı keşfe davet

6:35eder. [homurdanır] Batı irfanı öğretir.

6:38Doktrin haline getirir. İnanılmasını

6:40ister.

6:42Böyle de bir şey var. Bir fark var. Biz

6:44devam edelim efendim entelektüel

6:46maceramıza.

İzzet Erş: “Arı mıyım, çiçek miyim, bal mıyım?”

6:47>> Arı mıyım?

6:49>> Çiçek miyim?

6:51Bal mıyım?

6:51>> Bu yazının konusu bu

6:52>> değil mi? Tab çünkü baba, anne ve çocuk

6:56sembolik değeri üzerinden aslında

6:58sorguladığı bu.

6:59>> Evet. Çocuk

6:59>> bu İbnü Lerabi'nin açıklaması bu yönde.

7:01>> Öyle mi?

7:02>> Bakalımin devamında var.

7:03>> Demek ki kadim öğretimizde var zaten.

7:05>> Var.

7:06>> Ele alınmış.

7:09Bu sembolik ifadede ev halkının

7:11kullanılması imanın kalp evinde tecelli

7:13etmesi ile ilgilidir. Tasavvufi ifadeyle

7:16kalp Allah'ın evi olan Beytullah'tır. Eş

7:19ve çocuklar ise seçim ve bu seçimin

7:21neticelerini ifade eder. Zira kişi eşini

7:25seçer. Çocuklar da bu seçimden doğar.

7:28Zahiri olarak eşler anlaşamıyorsa

7:30ayrılabilir. Ancak ruhsal seçimler

7:33yürüye nakş olur. Burada ayrılık değil

7:36arınma esastır. Ayetin imanın gayesine

7:39hizmet etmeyen seçimleri düşman olarak

7:42nitelemesi, üstelik bunu aile fertleri

7:44üzerinden anlatması ruhsal boyutun

7:47derinliği ile ilgilidir. Ayeti bu

7:49şekilde yeniden okuduğumuzda hitap mümin

7:52olan kişiye yani sadık ve samimi

7:55olanadır. uyarı da iman edenin neyi

7:58istediğini bilmesi ve seçimlerine dikkat

8:01etmesi zira seçimlerinin sonuçlarıyla

8:03yaşamak zorunda kalacağını gösterir.

8:06Ayette eş ve çocuk olumsuz bir şey gibi

8:09kullanılır. Halbuki olumsuzluk aile

8:12fertlerine değil bu fertler ile temsil

8:14edilen ilişkileri dikkat çeker.

8:18Önemli bir ayrım da min

8:21yani bazı olarak tercüme edilen kelimede

8:24saklıdır. Sözcüğün bazı olarak tercümesi

8:28iman edenlerden ancak bazılarının eş ve

8:31çocuklarının kendilerine sınanma

8:33olduğunu ama diğerlerinin olmadığı

8:35anlamını sunar. Halbuki iman edenlerin

8:38tümünü içine alan bu uyarıda çünkü ey

8:41iman edenler diyor. Ey bazı iman edenler

8:43demiyor.

8:49Tümünü içine alan bu uyarı da ayrım

8:52özele indirgenemez. Yani uyarı iman

8:55edenlerin tümüne olup hususi fiillerin

8:58sınama olacağı yönünde anlaşılacaktır.

9:01Bu eylemler ortaya koyulduğu üzere eş ve

9:04çocuklar diye sunulan başkalarına ait

9:07olmayıp doğrudan iman eden herkese ait

9:10olacaktır.

9:11>> Kendi fiilleri çünkü kendi yaptıkları,

9:13kendi seçimleri

9:14>> bu kadar. Dolayısıyla cümle yapısı

9:18iman edenlerin bazı fiilleri kendileri

9:21için sınanma ve düşmanlık şeklinde

9:22biçimlidir. İşte bu böyle okumadığı

9:25sürece insan literal olarak okuduğunda

9:27tamamen sapkın bir şeye gidebilir.

9:30>> Bununla da ilgili bir ayet var. Bu

9:32ayetlerle kimi doğru yola iletilir,

9:34kimisi de küfre gider diyor. Aynı

9:37ayetler

9:38>> sapkınlığa

9:39>> sapkınlığa götürür. Aynı ayet ya nasıl

9:41hidayete götürmesi lazım? Hem sapkınlığa

9:44götürür hem okuma biçimine göre,

9:47anlamaya göre.

9:49>> Aslında

9:49>> o zaman çok basit değil işler.

9:51>> Aslında görev veriyor yani onlar.

9:52>> E [boğazını temizler] sorumluluk

9:53yüklüyor. Sorumluluk yüklüyor.

9:54>> Kür olsun.

9:55>> Evet. Buyurun efendim.

İzzet Erş: İman; eminliğin içselleşmesi, doğruluğu, kalpte güven ve bağlılıkla korumaktır.

9:58Buna göre iman, eminliğin içselleşmesi,

10:02doğruluğu kalpte güven ve bağlılıkla

10:04korumaktır. Kur'an eş ve evlat üzerinden

10:07imanın kalplere yerleşmesini engelleyen

10:10iki temel kudrete işaret etmiş olur.

10:12Bunların ilki müminlik niteliğinin

10:15karşıtı olarak zikredilmiş şüphe. Diğeri

10:18ise rayp, rahip anlamında şüphe. Diğeri

10:22ise hakikatin doğruluğunu bildiği halde

10:25kibir nedeniyle ona teslim olamamayı

10:28betimler. Kur'an'a göre bu niteliklerin

10:30ikisi de şeytanın vasıflarıdır ve şeytan

10:33racim yani uzaklaştırılmayı temsil eder.

10:38>> Kendinden uzaklaşma, hakikatinden

10:40uzaklaşma. Evet.

10:44Bu iki eee ayrılığı açıklıyor. Kibir

10:48büyüklenmektir ve insan haklı olarak

10:51kibirlidir. Zira insan Tevrat'ta olduğu

10:55gibi Kur'an'a göre de Allah'ın suretinde

10:57yaratılan ve bununla yaratılanların en

11:00üstünü olan varlıktır. Bu nedenle ona en

11:03güzel biçimde yaratılan anlamında ahseni

11:06takvim denilmiştir. Öyleyse kibir günah

11:08değil, yaratını bizde tecelli eden

11:11suretidir.

11:13Ancak insanın büyüklüğü kendi elinin

11:15kudretinden değil, onu yaratının

11:17büyüklüğünden gelir. Kur'an şöyle dile

11:19getirir. Göklerde ve yerde yücelik ona

11:24aittir.

11:25>> Evet.

11:26Bu nedenle insanlar için içinde en büyük

11:29olan büyüklüğü onu yaratana rücu

11:32edenidir.

11:33Edep, haya ve vefa kavramları bununla

11:36ilgilidir. İnsanın yaratılış gayesi

11:38kibriya olmak değil, sufi diliyle

11:41söylersek ekberin suretine kul olmaktır.

11:45Dolayısıyla iman kavramı üzerinden

11:47yapılan bu yoruma göre ayet artık aile

11:49içi ilişkileri değil mümin oğlanın

11:52kaidesini işaret etmiş olur. İman ise

11:55tam teslimiyet olduğundan onda aranan eş

11:58koşmamak yani eşsizliktir. Şimdi biraz

Güvenilir İnsan Olmak

12:02evvel Veysel'in gene şeyine dönecek

12:04olursak deyişine [homurdanır] ne diyor?

12:08Ben beni aradım. Bak başka bir şey

12:10aramıyor. Beni peki o aradığın benle o

12:13değil bu değil de güvenilir insan olmak.

12:16>> Evet

12:17>> iman arıyormuş.

12:18>> Emin

12:19>> emin ol. Emin. Ben benden eminim değil.

12:22Benden emin olak.

12:24Evet.

12:24>> Yani insanların güveneceği insan yani bu

12:26yaşamda ideal nedir diye sorulacak

12:29olursa yani ne yapıyor bu? Çalışıyoruz

12:31ediyoruz da yani sona ne isteniyor

12:33bizden?

12:34>> Güvenilir insan olmak.

12:36>> En üst bunun daha yukarısı yok.

12:38>> Evet. O yüzden ey iman edenler, ey ey

12:41güvenilir insanlar

12:42>> evet

12:43>> diye söyünü güven bütün diğer şeylerin

12:46eee belirleyicisidir. Güvensiz bir

12:49insan, güvenilmez bir insan ne aklına,

12:52ne zihnine, ne işine, ne şuna buna

12:54güvenmiyorsak orada insan yok.

12:58iman bu kadar şeyin merkezinde oturuyor.

13:00Öğretinin merkezinde oturuyor.

İzzet Erş: Eş’sizlik - Göklerin, Yerin ve İkisi Arasındakilerin Rabbi

13:07Ancak eşsizliği evlenmemek anlamında bir

13:10gaye olarak koyarsak yorum bilimin

13:12önemli bir ilkesine aykırı hareket etmiş

13:14oluruz. Eğer aşırı bir yoruma

13:16gidilmiyorsa yapılan yorum metnin

13:18birincil anlamıyla çelişmemeli. En fazla

13:20ona derinlik kazandırmalıdır.

13:23Kur'an evlenmemeyi tavsiye etmez.

13:25Dolayısıyla yorum eşsizliği değil ama

13:27eşler arasında bir ayrılık olmamasında

13:30kurulmalıdır. Öyleyse eşin barışçıl,

13:34eslim olanı tevhide, düşman olanı

13:37ayrılığa ve kibre götürendir. Evlat yani

13:40çocuklar, tekili belettir. Çoğul evlat

13:45ise bu eşten zuhur edenlerdir.

13:51İslam

13:51>> düşmanlıktan doğan fiiller var.

13:54eee, teslimiyet, imandan, güvenden,

13:56özgüvenden doğan fiiller varmış.

13:58>> Bunların ikisi de çocuklar.

13:59>> Bunlara çocuklar deniyor. Hatta şeyle de

14:01ilgili değil mi bu? Eee, Habil Kain

14:04meselesi. Adem'in iki çocuğu var.

14:06>> Değil mi? Tam da onunla ilgili.

14:08>> Evet. Tamam.

14:08>> Buyurun.

14:11>> İslam hermenitiği içinde bu sembolik

14:13okumayı en yetkin biçimde İbnü'l

14:15Arabi'de görürüz. İbnü'l Arabi Fütuhat-ı

14:17Mekkiye eserinde uluhiyet ve tecelliyi

14:20baba, anne ve çocuk sembolleri üzerinden

14:22okur.

14:23[homurdanır] Ona göre baba etkin, fail,

14:26anne ise edilgin kabiledir.

14:30Kabul eden.

14:31>> Evet. meful yani

14:32>> arayla

14:33>> fail meful

14:35>> ve varlık bu iki nispet üzerinde

14:38kuruludur. Bu nedenle baba göklerle anne

14:41yerle temsil edilir. Kur'an'ın sıkça

14:44tekrar ettiği gökler

14:47yer ve ikisi arasındakiler ifadesi de bu

14:50sembolik okumada gök ile yer arasındaki

14:53tüm oluşları yani bu iki ilkenin

14:55birlikteliğinden meydana gelen çocukları

14:57temsil eder. Müminin sınavı bu çocuklar

15:01mahali olan berzahta tecelli eder.

15:03>> Şimdi nitekim fenomenler yani

15:04>> Evet.

15:05>> Tüm fenomenler.

15:06>> Özür dilerim. Bu evlat babanın sırrıdır

15:10meselesi de bu oluyor. O zaman

15:12>> hem annenin hem babanın sırrı oluyor. Ya

15:14o tabi geniş bir bölüm. Buraya almadım

15:16ama yani onun tamamını almadım ama İbnü

15:18Arabi'nin söylediği eee gökler ve yer ve

15:22arasındakiler dediği zaman gökler ve yer

15:25>> ilişkisi yoksa bunlar iki farklıdır.

15:28Evlilik esas nikah gerekiyor.

15:31>> O nikahtan doğan evlatlar

15:33>> evlat çocuklar ben oradayım diyor. Ben o

15:37ilişkide saklayayım diyor. Babanın sırı

15:39de gökteki baba.

Hz.Musa ve Firavun’un tartışması

15:40>> Hatta şeyle eee Musa'yla

15:43>> eee Firavun'un tartışmasında var bu

15:45biliyorsunuz. Firavun diyor ki, "Ben

15:46sizin rabbiniz değil miyim? Yani

15:50yöneticiniz, efendiniz değil miyim?

15:52Çünkü yaşamınız da, ölümünüz de benim

15:54elimdedir.

15:56Size yaşama hakkı tanımayabilirim,

15:57öldürürüm. O halde yani ben sizin

16:00rabbiniz değil miyim? Senin rabbin kim

16:02diyor. Yani sen bundan daha büyük bir

16:05laf mı ediyorsun? Musa'ya Musa diyor ki,

16:08"Benim rabbim

16:10göklerin, yerin ve arasındakilerin

16:13rabbidir. Fiiller üzerinden tanımlıyor.

16:16Senin fiillerin bozuk diyor.

16:19Çocukların senin asih. Fiillerin kötü.

16:23Fiilleri arada koymadığı için Firavun

16:25başta haklı gibi görünüyor. Musa bunu

16:28söylediği zaman, "E ne dedik?" Yani

16:30bugün modern bir insan bu şeyleri

16:32bilmiyorsa, bu irfaniyeti bilmiyorsa e

16:35ne dedi ki yani? olsa daha iyi bir şey

16:37söylemiş olsun. Adam gökler yerler dedi.

16:40E ben efendinizim istersem öldürürüm

16:42istersem diriltirim. E daha ne? Ya

16:45diriltmek orada ölüyü diriltmek değil.

16:47Yani canlı bırakırım ya da öldü.

16:50>> Efendin değil miyim?

16:51>> Musa diyor ki benim rabbim

16:55göklerin, yerin ve arasındakilerin

16:57rabbidir. Şimdi burada bir şey daha var.

17:00Sen kendi nefsine tapıyorsun ve evet

17:03bunu egemen kılıyorsun. Tamam.

17:06Ama ben kendi nefsime değil,

17:09göklerin, yerin arasındakilerin rabbi

17:11olan yani doğayı yapan, kozmosu yaratan,

17:14insanı yaratan bir gücün, sadece güç

17:17değil tabii ama böyle diyelim bir gücün

17:21eee boyun yani şeyim ona ona teslim

17:24olmuşum ben. Ben hakikatin kölesiyim. E

17:27sen kölesin. Ben efendiyim. Bak ama ben

17:29hakikatin kölesiyim. Sen nefsinin

17:31kölesisin. Aradaki fark o. İkisi de köle

17:33aslında. Şimdi hangimiz köle değiliz?

17:36Şimdi çağdaş insan ne köeler falan.

17:39>> İşinin kölesisin, eşinin kölesisin,

17:41çocuğunun kölesisin. Yani kölelik demek

17:44onun için karşılıksız bir şey yapıyorum.

17:49>> Yani menfaat olmaksızın

17:51>> bir iş yapıyorum demek. Eee, aslında

17:53baktığın zaman

17:55bütün menfaatler de aslında bu

17:56karşılıksız kölelikten doğuyor. Yani

17:59menfaatler sonradan rabbin armağanları

18:01gibi. Evet. Şey, bulandırmayayım şimdi.

18:05Mevlana kızar. Bulandırma fazla.

İzzet Erş: Kalem ve Lehv-i Mahfuz

18:12Buna göre ilk yaratılan yani İbnü

18:14Lerabi'nin yorumunun devamında buna göre

18:16ilk yaratılan varlık olan kalem etkin

18:19fail ilk babadır. Lef mahfuz her şeyin

18:23kendisine yazıldığı ise ondan bilgiyi

18:26kabul eden ilk annedir. Anne ve baba

18:28diye bunları anlıyor.

18:29[boğazını temizler] Bu ayetlerin

18:30yorumunu.

18:34>> Ama anne deyince evdeki anne, baba

18:36deyince evdeki baba değil.

18:37>> Evet. Öyle olunca literal oluyor.

18:39>> O da bir o da kabul edilen bir yorum.

18:41[homurdanır] Ama orada kaldığın zaman

18:42>> o mertebe şey mertebesi yani doğallık

18:45mertebesi. Bu ise manevi bir mertebe.

18:47Semaavat. Yuhut semavat.

18:51>> Kalemin lev üzerine yazdığı ilahi

18:53hükümler tıpkı bir babanın tohumu ile

18:56annenin rahminde şekillenen çocuklar

18:58gibi görünür alemde harfler, suretler ve

19:01varlıklar halinde ortaya çıkar.

19:03>> Bu genetik bilmiyor. Gene bilim yani.

19:05Evet. Böylece ebeveyinlik biyolojik bir

19:07akrabalık değil, etkileyen ve etkilenen

19:11veren ile kabul eden arasındaki

19:13ontolojik ilişkiyi ifade eder. İbnü'l

19:16Arabi bu ilkeden hareketle bütün

19:18yaratılış düzeyini aynı sembolik dille

19:20okur. Her doğuşun bir babası, bir annesi

19:24ve bu birliktelikten meydana gelen bir

19:26çocuğu vardır. Şimdi aslında vahti vücut

Vahdet-i Vücud, Kesret-i Vücud

19:28bu demek biliyor musun?

19:30Aynı ilkeyle her varoluşu

19:33okuyabiliyorsan

19:35vahdete getirmiş oluyorsun. Aynı ilkeyle

19:37tüm şeyleri okuyamıyorsan o kesreet-i

19:40vücuttur.

19:41>> H

19:42>> vahdeet-i vücud yani varlığın vahdete

19:45gelmesi aynı ilkeyle hepsini okumak.

19:49Şimdi burada ilkeye geçtik. Maneviyiz. Y

19:51semavat oldu. Yani genetik bir şey için

19:54sadece değil. tüm etkileyen ve etkilenen

19:56ve onların sonucunda ortaya çıkan

19:59varoluşu. Bu her varoluş için

20:00geçerlidir. Bunu anladığınız zaman

20:03kesre-i vücut vahdeet-i vücuda gelir.

20:05Tevhide kavuşur o insan. Evet. Buyurun.

İzzet Erş: Her iman eden iradesiyle eril, teslimiyeti ile dişi, fiilleriyle çocuktur.

20:13Bu nedenle kutsal metinlerde geçen aile

20:15ilişkileri tarihsel olaylar olarak

20:17değil, insanın iç dünyasında ve

20:21varlığının bütününde sürekli tekrarlanan

20:23manevi süreçlerin dili olarak

20:25okunmalıdır.

20:27Böyle derinlikli yorumla eş kabul eden

20:31yönü, çocuk ise bu kabulden doğan

20:34fiilleri, halleri ve neticeleri temsil

20:36eder. Böylece Kur'an'da aile üzerinden

20:38anlatılan tüm hadiseler müminin kendi

20:42varlığında cereyan eden ruhsal oluşların

20:44sembolik anlatımına dönüşür. Mümin

20:47burada ihtiyar ve irade nedeniyle

20:49erildir. Yoksa erkek bedenine sahip

20:51olduğu için değil. Velasıl her iman eden

20:54iradesiyle eril, teslimiyetiyle dişil,

20:57fiilleriyle çocuktur.

20:58>> Aynen böyle. Şimdi burada ilginç olan

Düşünceler ve Biyolojik varoluşlar.

21:00şey şu ya madem bu sembolikti, madem

21:03maneviydi, e Kur'an-ı Kerim niye bunu

21:06biyolojik yerde şey diyor, vurguluyor?

21:09>> Eğer

21:11yuh semavati vel arz, biz bunu

21:14irfaniyette şöyle de okuyoruz. Bir

21:16mertebede şöyle okunuyor. Düşünceler

21:20ve biyolojik varoluşlar. Sadece

21:23biyolojik değil, fiziksel. Biyoloji

21:24demek fizik ve kimyayı kapsıyor. Hı hı.

21:27>> Mineralleri kapsıyor. Biyolojik varlık,

21:29canlı varlık yani tek amel en son

21:31aşaması.

21:32>> Yuh semavat düşünceler.

21:35V arz beden.

21:39E bunlar arasındaki ilişkiyi kopardın mı

21:41tüm sembolik anlatımlar safsataya

21:44dönüşür.

21:45Çünkü şöyle diyor: "Hüvel evvelü vel

21:47ahirü ve zahirü vel batın." Yani zahir

21:52batının

21:54temelidir.

21:56Bedende karşılığı olmayan sembolik

21:58anlatımlar aslında safsatadır.

22:01>> O nedenle arzı vurgulaması bedeni

22:04bedende nasılsa bak burada da öyledir

22:07demek istiyoruz. Mesela genetik bilimine

22:09bakın. Orada kader yazılmıyor mu? İşte

22:12kaderde neymiş kim yazılıyor? Yazıldıysa

22:14bizim suçumuz ne filan. Hayır, senin

22:16bedenin, genetik kodların, senin

22:19kazanımların değil ki. Anne babadan

22:23>> verili

22:23>> beden için. Sen beden değilsin ama sen

22:27bu beden bir enstrüman. Sana bir araba

22:29armağan edildi. Anne baba gittiler satın

22:31aldılar. Buyurun arabanız bu.

22:34Çok kaliteli bir araba olabilir. Yapay

22:36zekayla çalışama ya da sıradan bir araba

22:38olabilir. Ama çok kaliteli arabayla

22:41arabaya sahip olan kibirli olabilir.

22:44Kendi kişiliği gelişmeyebilir. Yani daha

22:46mütevazı bir arabaya sahip olan arabayı

22:48önemsemediği için kendi kişiliğine daha

22:50çok yatırım yapabilir. Dolayısıyla

22:52burada kader o yaşama girdiğin koşullar

22:57demek. Senin şimdi doğuştan

23:00ses seni sana ait. Bak onda da var,

23:03babada da var.

23:05>> Yani genetik bir gırtlak yapısı var. Bu

23:07sizin elinizde değil.

23:09>> Bir a diyorsun. Benim dediğimden farklı

23:11bir şey çıkıyor. Yani bir ses, fone ama

23:14sen orada yoksun. O senin kaderin. Peki

23:18kazası ne bunun? Yani bu kaderi kazaya

23:21yani yeni bir oluşumlara taşıyacak olan

23:23nedir? Sen bunu nasıl kullanacaksın?

23:26Senin sorumlu olduğun sesini nasıl

23:28kullanıyorsun? buna sahip olmandan

23:30sorumlu değilsin. Ne günahkarsın, ne

23:33bileyim kazanımlısın. Şimdi böyle

23:35baktığınız zaman yuh semavat verz yani

23:38biyolojik varlığımız, bedenimiz ve

23:40düşünce varlığımız ve arasındakiler.

23:44Ne var arasında? Hayal var, tahayyül

23:46var, tasarım var, zihin var, bellek var

23:50>> değil mi? Yani arada bir şey var ama

23:52zirvelerine

23:54>> düşünce aşılamaz.

23:57Yemabat

23:58arz daha başkasına gidemezsin. Gittiğin

24:03zaman geriye gidersin.

24:04[boğazını temizler]

24:05>> Mesela doğada insan bedeninden daha

24:08öncesine gitmek evrimde geçmiş evrim

24:12basama haklarına gitmektir.

24:14>> Yani şeye kadar tek hücreli kadar

24:16gidebilirsin.

24:17>> Ama tek hücrenin senin için vardı. Sen

24:19onun için var değilsin.

24:21>> Buraya atlıyoruz.

Recently added transcripts

Browse the whole transcript library

This transcript was generated from the captions YouTube publishes for this video. Get the transcript of any YouTube video atfreeyoutubetranscribe.com, free, unlimited, no sign-up.