Full transcript
Tevrat-ı Şerif, İncil-i Şerif, Kuran-ı Kerim
0:02Torayla, Tevrat'la İncil arasında bir de
0:06tabii şey var. İster istemez eee
0:09mezmurlar var. Bir de hatta Süleyman'ın
0:11hikmeti, meseleleri var, wisdom'ı var.
0:14Bu böyle bir geçişle e İncil'e geliyor.
0:18Sonra bunlar derlerim toparlanıyor. Bir
0:20de Kur'an'a geçiyor.
0:23Bunların eee kendi dönemlerinde ve geçiş
0:26geçişe girdiklerini yani göçe
0:28gittiklerinde neyi aleviye olarak
0:30götürüyor? Yani örneğin tora incile neyi
0:33taşıyor?
0:34>> H
0:35>> neleri geride bırakıyor? Ya da
0:37>> tabii
0:38>> kitapların arasında çok büyük biçimsel
0:41farklar da var. Biz tora dediğimiz zaman
0:44Musa Aleyhisselam'a verilmiş eee kitap
0:46Tevrat-ı Şerif diyoruz adına. Ancak eee
0:49niteliksel olarak İsa'ya verilmiş olan
0:52eee tevdiye edilmiş olan İncil
0:54kitabından farklıdır. Çünkü Tevrat 1200
0:57yılda yazılmış olan çok peygamberlerin,
0:59çok dillerin, çok kültürlerin içinde
1:01anıldığı bir eee tarihsel de bir
1:04metindir. Uzun bir tarihsel süreci de
1:07içinde barındırır. Çok diller vardır.
1:09>> 1200 yılda yazıldı.
1:10>> 1200 yılda yazıldı. çok peygamberler
1:12tarafından dolayısıyla kullanılmış çok
1:14diller var.
1:16Eee, sadece Musa'ya verilmiş bir kitap
1:20olarak verirsek Musa'nın anlayışında ve
1:22Musa'nın kattında temellendirmiş oluruz.
1:24Halbuki Musa'yı önceleyen babalar
1:26vardır. Haz İbrahim gibi, Haz İshak,
1:29İsmail ve Yakup gibi,
1:30>> Yusuf gibi, Haz Yusuf gibi. Eee,
1:33bunların her birinin bir dünyaya bakışı
1:35vardır. Bir, eee, ortaya koyduğu yaşam
1:37önerisi vardır. Gelenekçi bir yapıdadır.
1:41Eee, Musa kendinden önceki köklenmiş
1:44büyük bir geleneği ki bu gelenek biz
1:46İbrani olarak düşünüyoruz. Çünkü
1:49Tevrat-ı Şerift'ten okuyoruz bunu.
1:50Halbuki içinde eee, Mısır'ı bulmak
1:53mümkün. İran'ı bulmak mümkün. Eee,
1:55Yunan'ın kendi derinliklerini bulmak
1:58mümkün.
1:59>> Eee, bunu pozitivist tarih anlayışı
2:02içerisinde sağdan soldan toplanmış bir
2:04metin olarak okuyanlar var. Bu bir okuma
2:07biçimidir. Kendi iç tutarlılıkları da
2:09vardır mutlaka. Bizim bakış açımız biraz
2:11daha farklı. Biz tarihin kutsanması
2:13olarak bakarız. Kendi dışında hiçbir
2:16kutsalı bırakmamış. O kutsalı içinde
2:18barındırmış, aşağılamamış. Onu kendine
2:21katıp yüceltmiş. Evet. Dolayısıyla
2:23Musa'yı tek birğil
2:27olarak görür ve tüm dinlerin eee
2:30taşıdıkları erdemlerin orada barındığını
2:33kabul ederiz.
2:34>> Dolayısıyla Tevrat çok uzun bir
2:36yolculuktur. Çok uzun bir maceradır.
2:38Kendini de bir yolculuk olarak tanımlar.
2:40Çünkü durmaksızın yürürler.
2:42Bu yürüyüş eee bir yerden çıkış, bir
2:45yere ulaşma çabasıdır. Çıktıkları
2:47yerettir.
2:50Eee
2:52eee zorlanmış oldukları
2:55dayatılmış olan bir yaşam biçiminden,
2:58eee kendi bireyselliklerini,
3:00özgürlüklerini aramak için yola çıkıştır
3:03ve Tevrat macerasında biz bu özgürlüğü
3:05ararız. Yürüyenlerle beraber yürürken
3:09neyi arıyoruz biz? Özgürlüğü ve barışı.
3:11adaleti. Çünkü buna ihtiyaçları var. Bu
3:15yoktu.
“Kölelik evinden alıp sizi, özgürlük evine götürmedim mi?”
3:16>> Hatta orada şey var değil mi? E kölelik
3:18evinden alıp sizi özgürlük evine
3:21götürmedin mi?
3:22>> Açıkça böyle.
3:23>> Çok net yani temel omurga zaten
3:25kendisinde var. Biz onu ona
3:26yüklemiyoruz. Yani zaten bunu
3:28bulabilirsek eğer hakikatlerini bir
3:30metnin ve amaçlarını o zaman onu
3:33okuyabiliriz. Yoksa düşüncelerimizi
3:36giydiririz, seçeriz içinden bazı
3:38şeyleri. Bu benim anlamımı doğuruyor
3:40gibi. Orada ana tema özgürlük.
3:43Kölelikten özgürlüğü göç. Şimdi bu
3:45manevi olarak nasıl olur? Sosyal olarak
3:48nasıl olur? Kültürel olarak nasıl olur?
3:50Bir çöl macerasıyla eğitim, çöl içindeki
3:54eğitimle nasıl ona ulaşılır gibi birtım
3:57kurumlar da var şeyde Toran içinde.
4:00Biraz ondan söz et. Böyle çölde biraz
4:03macera ilginç. geçtiğini hep okuyoruz.
4:06Eee
Hukuk ve Kanun’ların bir emir olarak verilmesi
4:07>> tabii o babalardan sonra eee bizim
4:11Kur'an-ı Kerim'den de tanıdığımız büyük
4:13babalar İbrahim, Ishak Babalı eee
4:17babalardan sonra Toran'ın gelişi yani
4:20hukuk ve hükümlerin, kanunların eee
4:24teklif değil bir emir olarak verilişi.
4:26Buna göre bir toplum yaratacaksınız. Sen
4:28yaratacaksın. Musa'ya doğrudan verilmiş
4:31olan emir ve bunun etrafında şekillenen
4:34bir toplum çabası. Eee, tarihsel bir
4:36metin olarak bakıldığında Ortadoğu
4:38coğrafyasının küçük bir alanında geçmiş
4:40gibidir. Ama esaretten özgürlük evine
4:42doğru geçiş olarak bakıldığında bütün
4:44dünyayı içine alan ve bütün tarihi içine
4:46alan bir arayıştır bu. Eee, bu arayış,
4:50eee,
4:52özgürlüklerin ancak bir devlet yapısıyla
4:54olabileceğinin fark edildiği yerde
4:57Hazreti Davud'u karşımıza çıkartıyor.
4:59Bir krallığa dönüşmenin, adaletin eee,
5:02krallığı nasıl olabilir? Ve oğlu olan
5:05Süleyman'da çünkü eee Davud'un oğlu
5:08Süleyman'dır. Eee, onda da hikmet,
5:11hikmet ve adalet bir eee, krallıkta
5:14nasıl görünür? Bunu izliyoruz. eee
Tevrat-ı Şerif’in biçimsel farkı
5:17biçimsel farkı şöyledir. Eee Torada,
5:21Tevrat'ta Mezmurları dışarıdan, şeyleri
5:24Davud'un zeburunu dışarıda bıraktığımız
5:26zaman, eee, Tevrat'ın genelinde
5:30söz Tanrıdan insana doğrudur. Tanrı
5:32Musa'ya der ve Musa' gider söylenenleri
5:35yapar. Bize burada bu tam tersi
5:37yönlüdür. Davut Tanrı'ya söyler. Onun
5:40kutsiyeti farklıdır. Yani o e genel
5:43olarak bildiğimiz bir metni kutsal yapan
5:45onun tanrıdan verilmiş olmasıyla ilgili
5:47değil. Tanrıya karşı yapılmış olan bir
5:49feryat ve yakarış da aynı derecede
5:51kutsal kabul edilir. En azından Kur'an-ı
5:53Kerim bunu kutsal kabul eder. Davud'un
5:55feryat ve yakarışlarını
5:57>> tabii
5:57>> bütün bu yakarışların özünde aslında
6:00özgürlük ve eee birey olabilme aranır ve
6:04eee hep bunun arayışı vardır. Bireyler
6:07olarak ortaya çıkışını görürüz ama eee
Kelam-ı İlahi ile insanın insanla konuşması
6:10insanlığa bir müjde olarak sunuşu
6:12İncilde karşımıza çıkar.
6:15Tevrat'ta tanrı insanla konuşurken
6:18Zeburda insan tanrıyla konuşmuştu. Artık
6:20şeyde İncil'de insanla konuşur ama
6:23kelam-ı ilahi.
6:25>> İsa Tanrının sözüyle konuşur ama
6:27tanrıdan bildirildiğiyle değil. Eee,
6:30veledi kalp olduğu için kendi yüreğine
6:34ikah edilmiş olanı söyler. E, İncil'de
6:37Tanrı eee, İsa ile hiç konuşmaz. Tanrıın
6:39adı bile geçmez.
6:40>> İsa'nın kendi doğur.
6:41>> Ama orada Tanrı'yı her cümlede görürüz.
Toplanma Çadırı ve 40 Yıllık Yolculuk
6:45Evet. Aslında bu bir de şeyden söz eder
6:47misin? Bu tabernakı diyı çölde eğitim
6:49böyle bir çadır, bir toplanma çadırı.
6:51Hani bir gün bugün biz ona bir cem
6:54çadırı diye söyleyebiliriz. Cem aini
6:56gibi söyleyebiliriz. Orada bir ritüeller
6:58var. Sonra birlikte kuruyorlar. Birlikte
7:00kaldırıyorlar. Tekrar taşıyorlar. Bir
7:02daha kuruyorlar yolda. Fakat şey
7:05geçilecek. Oradaki çöl geçilecek. Belki
7:0715 günde geçilebilir. Yani 40 yıl
7:10geçemiyorlar. Bunlar bilmiyorlar mı yani
7:12ki bir prens var. Eee Musa nebi bir
7:15prens. O dönemin en büyük devletinin en
7:19şeyi eğitimli insanı. Yani oraya
7:22defalarca geçip gidip gelmişler yani
7:24değil mi? Sonra orada bir tur atıyorlar
7:26çöl içinde habire. Amaçları ne? Ne
7:28oluyor?
7:29>> Niye 40 yıl?
7:30>> Evet. Evet. Buna eee geleneğin
7:32içerisinde birçok ifadeyle karşılanır.
7:36Eee en hoş olanı eee bu maceranın
7:40insanın kendi hayat macerasına eee
7:43işaret ettiği dolayısıyla bir ömre eee
7:46gönderme yaptıır. O 40 yıl çölde gezilen
7:4940 yıl bir insan ömrü olarak düşünülür.
7:51Bir ömür gezersin nihayetinde eee
7:54vadedilmiş olan özgürlüğe ulaşabilmek
7:57için. eee çölde
8:00Tanrı Musa'ya ve e Musa'nın yanında
8:03kendisiyle birlikte görevlendirilmiş
8:05olan 70'lere 72 olarak da geçer. 70'lere
8:10eee sizinle konuşacağım zaman bir araya
8:12geleceksiniz ve çadırı kuracaksınız der.
8:15Çadırı kuracaksınız. İçinde sizinle
8:17üzerinden konuşacağım. Ahit sandığını da
8:19ortaya koyacaksınız ve ben sizinle o
8:21zaman konuşacağım diyor. Yani bir
8:24arkadaşla yolda yürürken ya bir şey
8:27soracağım gibi değil de
8:28>> eee bunun için hazır olacaksınız, temiz
8:31olacaksınız ve eee bizim bugün ritüel
8:34dediğimiz ama o gün bir zorunluluk
8:35olarak ibadetin zorunluluğu olarak eee
8:38belirtilen kurallar var. Bu kurallar
8:40yerine getirilecek ruhbanlar tarafından.
8:43Yorik ruhban dinidir. Eee, ruhbanlar
Ruhban Sınıfı Kohenler - Kahinler
8:46tarafından yerine getirilecek ve çadırın
8:49içerisinde 70'ler buluşacak ve ben sizin
8:52aranıza ineceğim diyor.
8:53>> Bu rupalara ne deniyor?
8:55>> Kohenler.
8:56>> Kohenler.
8:57>> Kahin diye tercüme edilebilir ama bizim
8:59bildiğimiz anlamda kahin, e, gelecekten
9:01sadece haber vermekle sınırlı bir eee,
9:05ifadesi vardır bizim düşüncemizde.
9:07Eskatolojiktir bu. Yani gelecekten haber
9:10verme. Kahillerin görevi biraz daha
9:12geniştir. Aynı zamanda öğretmendirler.
9:14Eee, hastalıkları iyi eden doktorlardır.
9:17Yani cüzzama tutulmuş biri de oraya
9:20gelir. Aynı zamanda eee, kefaret
9:22takdimini tanrının adına kabul eden
9:25kişilerdir. Meyancı,
9:27>> arabulucudur.
9:28>> Yani Tanrı nerede ki ben ona kurban
9:30edeyim? Hayır, sen kurbanı isteyeceksin.
9:34Bunun bedelini ödeyeceksin. Biz senin
9:36takdimini Allah'a ulaştıracağız.
9:38Dolayısıyla e kurban vermek isteyenler
9:41takdim Allah'a ulaşıp ulaşmadığını
9:43bilmezler ama ruhbanı emanet ettikleri
9:45için günahı ona yükler. Ulaşmadıysa bu
9:48artık senin sorunundur.
Çadır’ın içinde neler vardı?
9:50>> Peki bu eee çadırların içerisinde
9:53tanrının kendileriyle konuşacağı zaman
9:57oluşturulan ortam hakkında elimize
9:59ulaşan bilgiler var mı? Yani nasıl bir
10:01oda, nasıl bir ortam, ne var?
10:04>> Planlı program var. Planlı program
10:06>> köşesinde ne var? üstünde altında ne var
10:08gibi
10:09>> şey gibi mimar nasıl inşa edileceğini
10:11söylüyor. Sonra içeriden çekiyor.
10:13İçeride ne olduğunu minemar da bilmiyor.
10:16>> Ama eee takdime arz edilir. Yani bu
10:19takdim arz edildikten sonra içeri
10:21geldiği zaman bir ekmek masası var.
10:23>> H
10:24>> eee bunların hepsi ritüeliktir. Yani
10:26yiyip içmek için değil sadece
10:28>> yiyip içiyorlarsa bile bunu doymak için
10:30değil bir takdime olarak yapıyorlar.
10:33eee, Aronakod eşlenilen tanrı, tanrının
10:36e Musa'ya verdiği iki levha üzerinde 10
10:39emirin yazılı olduğu ve bir görüşe göre
10:42Tevrat'ın tamamının eee, bu levhalarla
10:45ifade edildiği ve kitap lev şeylerinin
10:49eee,
10:50scroll
10:54>> eee
10:55>> kitap şeyler,
10:57>> el yazmaların, yazmaların, el
10:59yazmalarının
11:00>> eee, içinde bulunduğu bir lahit.
11:06Eee, onun içinde bulunduğu söyleniyor.
11:08Ve bir şamdan var. Menora denilen bir
11:11şamdan. Bunların hepsi ritüelde var.
11:13Çerah
11:14>> eyvallah.
11:14>> Eee, çerağı aydınlatacaksın, ekmeği
11:17takdim edeceksin ve Rabble konuşacaksın.
11:20Bu tabii çok ayrıntılı olarak sayfalarca
11:22devam eden bir, eee, betimlemesi vardır.
11:25O levhaların içine koyulacağı kutu nasıl
11:29olacaktır? İşte onun tutulacak yeri
11:31nedir? hangi malzemeden yapılacak?
11:32>> Her sorunun karşılığı orada var yani ama
11:35bir açıklama yok. Çünkü bu felsefi bir
11:37metin değil. Açıklama yapmaz. Emirler
11:40verir, olaylar anlatılır. Yorum geleneği
11:42de buradan doğuyor. Bu kadar ayrıntılı
11:45olarak anlatılan şey arkasında ne ifade
11:47ediyor? Bir yer gelir. Bir peygamberin
11:50çocuğuyla ilgili iki satır yazarken
11:52makbul bulunmamış bir kişinin tüm soyu
11:55için koca bir bölüm ayrılıyor.
11:57>> Neden diye hepsi bir araya geliyor.
11:59Neden?
12:00Neden orada yok? Sabahlara kadar düşünüp
12:03bunu bulmaya çalışıyor ve bu bir yorum
12:06geleneği, yorumlama, yorumsama geleneği
12:08>> eee bir eee gruba ait değil. Bir eee
12:12kültüre ya da bir topluma da ait değil.
12:14Tarih boyunca her bir eee her biri
12:16tarafından
12:17her bir mümin tarafından
12:20>> eee her bir geleneğin üyesi tarafından
12:22yapılmış eee kapsayıcı yorumlar kendi
12:26dilleriyle yapmış olabiliyorlar. Ama
12:29dediğim gibi derinlemesine gidildikçe
12:31aynı dili konuşan kişilere dönüşüyorlar.
“Kabala” Yahudi tasavvufu demektir.
12:35>> Bir de şey var. İçeriden okuyanlar
12:37diyelim. Eee, metnin içeriden okuyanı
12:39müminler.
12:40>> Dolayısıyla ruhban diye söylenebilir.
12:42İşte halar, hikmet sahipleri değil mi?
12:45Ve onlar kendileri eee, bunu zaten bir
12:47gelenek olarak nesiller nesili de
12:50aktararak, eğiterek yorumu
12:52sürdürüyorlar.
12:52>> Evet.
12:53>> Eee, onlar kendi içinde ayrılıyor değil
12:55mi? Bazı şeyler, görüş ayrılıkları
12:57filan. ya da farklı bakışlar diyelim
13:00daha doğrusu eee yapıyorlar. Ama bir de
13:03akademizm dönüp aynı metinleri okuyor
13:06>> işte. Ondan sonra akademik uzmanlar
13:07senin gibi eee özel olarak bu konuya
13:10bakanlar yani hem dıştan akılla akademik
13:13bir bakış hem de içeriden imanla eee
13:16bakan bir yorum şeyi çıkıyor. Onun
13:19tadına vardı mı? Nasıl şeyler aldı? Yani
13:21ne
13:22>> zevkler aldı? Genel olarak buna gelenek
13:24denir.
13:24>> He. Orijinal e şeylerde söyleyelim.
13:27Kabala.
13:28>> Kabala. Kabala. Kabala Yahudi tasavvufu
13:30demek.
13:31>> H
13:31>> gelenek bu demek. Kabul etmek ve almak
13:33demek.
13:34>> Çünkü eee gelen bir geleneğin
13:36aktarımında eee bir upa gurulardaki gibi
13:40bir şeyi verip al bunu sana hediye
13:42ediyorum tut gibi değil. Anlayışı
13:44aktaracaksanız
13:45e aktardığınız kişinin de bunu kabul
13:47ediyor olması lazım.
13:49>> E yaz onları ben tutayım benden
13:50sonrakilere veririm. Bunu yapan din. Din
13:53kendine emanet edilmiş olan kitabı
13:55kendinden sonraki nesillere aktarır. Bir
13:58de anlayışın aktarımı vardır. Kitapta
14:00yazılı olanlar tamam ama ne demek
14:01istiyorunun aktarımları var. İdrakin
14:04>> eee farklı gruplar, farklı insanlar,
14:07farklı yatkınlıklar, meşrepler eee bu
14:10gelenekte kendine farklı yerler
14:12bulmuşlar. İlmi derinliğe sahip olanlar
14:15olmuş. Pelifi eee olarak eee bu yola
14:18bağlan bağlananlar olmuş. Mesela
14:21Maymores, eee, bunun felsefi ve anlayış
14:24boyutlarına eee, içine girmiş ve ben bu
14:27yolu yürüyeceğim demiş ve eee, mistik
14:29boyutları dışarıda tutmayı tercih etmiş.
14:31Çünkü
14:31>> Moşe Maymunes,
14:32>> Moşhe Maymunides bizim İslam geleneğinde
14:34İbn Meymun,
14:35>> İbni Meymun diye bilini. Evet.
14:37>> Eee, en güçlü eseri İslam'a göre
14:39dalaletül Hayirin olarak kabul edilir.
14:42Eee, Mişne Toran'ın da yazarıdır aynı
14:43zamanda. günlük ritüelleri de organize
14:46eden eee nasıl ibadet edileceğini yine
14:49sembolik bir yapı içerisinde inananlara
14:52sunan çok büyük bir şahsiyet ama mesela
14:55o mistiyi dışarıda bırakır. Çünkü mistik
14:57boyut herkes için değildir.
14:58>> Evet.
14:59>> Bu
15:00>> bireyseldir.
15:01>> Her eee isteyen bu kapıdan giremez.
15:04Öyledir. Hayatın içerisinde öyledir. Ama
15:06bunun karşısında bir Abuafya var.
15:08Abulafya da der ki ben sadece mistik
15:11tarafıyla ilgileniyorum. Çünkü Tanrı
15:14söyledi ve kainat yaratıldı. Madem ki bu
15:17bir sözle yaratıldı, doğru söz
15:19telaffuzlarıyla yar tamam. Çünkü tanrı
15:22değilim ama yaratışa katılabilirim.
15:25>> Evet.
15:25>> Eee, tanrıın nasıl yarattığına katılmak
15:28tanrıyile bir birlik içerisinde olmak
15:30demektir.
15:31>> Aşk ifadesine benzeyen bir tabir
15:33kullanırlar. Deve kut derler. Par birlik
15:36haline gelmek demek.
15:39>> Eee,
15:39>> Abraham Abulfya. Abraham Abuafya
15:42Endülüs'ün önemli şahsiyetlerinden
15:44>> biridir. Devekutta bir şey var. Bu tam
15:46bir vuslak değil de tanrının tahtının
15:49önüne gelmek
15:50>> ki böyle bir karışma yok. Yani bir şey
15:53>> huzura gelmek gibi sanki değil mi? Öyle
15:55bir şey. O bir fark değil mi?
15:57>> Tabii. Çünkü diğeri büyük bir küfürdür.
16:00Tanrıda kaybolma fikri bu eee güçlü
16:03gelek içerisinde doğrudan kabul edilmez.
16:06Tanrıyle birlik haline geldim dediğin
16:09zaman oradaki M harfi zor
16:11>> birlik durumunda ya tanrı yok oldu ya
16:13sen.
16:14>> Tabii
16:14>> eee bunu daha ziyade tanrının tahtı
16:16tahtının önüne ulaşabilmek
16:19>> merkaba denir buna.
16:20>> Eee tanrının sarayına ulaşılır. Saraya
16:24girilir.
16:24>> Evet.
16:25>> Eee ve sarayın içerisinde tahtının
16:27önünde
16:28>> eğilir. Tanrıyla tanrının önüne gelmek
16:30bu demek. Ve Kabal'ın tüm öğretileri bu
16:33deneyimi yaşayabilmek içindir.
16:35>> Aslında yüz yüze yani Facebook
16:36>> yüz yüzelik.
16:37>> Eee bunu da o şekilde ifade eder. Yani
16:40eee insanlığın en hayırlısı
16:42Musa'dır Yahudilere göre ve eee onun da
16:46yapabildiği panel panel yüz yüze gördüm
16:49demektir.
16:51>> Yakup'ta da bu vardır. Çünkü açıkça
16:53torada yazıldıdır. Der ki kimse rabbin
16:55yüzünü göremez.
16:56>> Gören yaşayamaz. H
16:58>> tasavvuf buna mistik boyutlar kattı.
17:00Tabii gör ve yaşama eee ölüler kitabı.
17:03Mısır'ın ölüler kitabı da burada
17:04temelliş
“Erini Ya Rabbi, Len Terani.” (A’raf Suresi 143.Ayet)
17:05>> ama Musa gördü ve yaşadı ve yaşattı.
17:09Gördü, yaşadı ama en başta Musa
17:12göremezsin dedi. Sonra gördü.
17:14>> Yani önce göremezsin demişti şeyde
17:16dağdan, ateşte
17:18>> görmek istedi. Fakat daha sonraki
17:20şeylerde, ayetlerde
17:21>> tabii birlikte yiyorlar, içiyorlar.
17:23>> Eee, gördü. Evet. Ve birlikte oldu diye
17:26var. Şimdi bu mutlaklaştırılıyor. Mesela
17:28Musa e göreyim dedi. Erini ya Rabbi
17:32lenterani göremezsin dedi ve bu bitti.
17:34Yani bu konu böyledir. Hayır da öyle
17:37değil. İlk Tevrat-ı şerifte ilk e şey
17:40dağdaki karşılaşmada eee Evet duyuyor.
17:44Bir ateşten konuştuğu duyuyor ama öyle
17:46bir ateş ki nur yaktığı şey çalılıkta
17:49çalılığı yakmıyor. Bir böyle bir ateş
17:52bir nur var. oradan konuşuyor ama görmek
17:55istiyor. Görme arzusu şey diyor ki
17:57göreyim mi? Hayır göremezsin diyor. Ve
18:00bu mutlaklaştı zannediliyor. Daha sonra
18:03görüyor. Yüz yüze gördüğünü yazıyor
18:06Tevrat.
18:07>> Evet.
18:07>> Birlikte yediler, içtiler ve zevk
18:10ettiler.
18:10>> Evet. Evet. eee tercümelerde bunu çok
18:13yakalayamasak da eee orijinal metinde.
18:16Çünkü kutsal metin çalışmalarında
18:17orijinal metin önemlidir. Yoksa, eee,
18:20tercümanın tercih ettiği kültürel
18:23kelimelerle karşılamak zorunda kalırız
18:25kavramları ve bu içerik açısından bize
18:27büyük bir problem yaratır.
18:30Allah'ı görmek istediği zaman Allah
18:32nesini gösterecek?
18:34>> Yani benim yüz yüzüm var. Hangisini
18:36görmek istiyorsun? Örle.
18:38>> E bana cemalini göster dediği zaman
18:40cemalini görebilirsin. Şurada bana eee
18:44işte Selim ismini göster dediği zaman
18:46Selim'i gösterebilir ama Allah benim
18:48yüzümü göster deyince neyini gösterecek?
18:51bunun gibi isimler öğretisi vardır. Eee,
18:53Kabala'da yine eee, 99 yerine 72 olarak
18:57tanımlanıyor. Sabiteler gibi,
18:59>> ayağını sabiteler,
19:00>> idealar gibi.
19:01>> Tabii fiil üstünden göreceksin.
19:02>> Fiil üstünden.
19:03>> Bu, bu nedenle mesela kendi içlerinde
19:05yine bir ayrıma gidiyor. Abah'nın eee,
19:07önerisini, o mistik düşüncesinin karşı
19:11bir görüşünü savunanlar da var. Diyor
19:13ki, "Senin söylediğin çok öznel. Kendi
19:15içine dönüp kendi aydınlanmayla
19:17ilgilenmektir bu. ve toplumu dışarıda
19:20bırakıyorsun. Bu çok öznel. Eee, doğru
19:23değil. Bizim kendi inanç sistemimize
19:26aykırı.
19:27>> Bunu nasıl
19:27>> bu Budist bir tercih gibi
19:29>> nasıl öğreteceğiz bunu? Nasıl eğitime
Tikkun ve Ahlak
19:30alacağız? Herkese nasıl yaptıracağız?
19:33>> Kendi içime dönüp kurtulacağım. Gemime
19:34biniip kurtulacağım gibi. Karşı görüşte
19:37diyor ki mesela Tikkum düşüncesi vardır.
19:40Dünyanın onarımı
19:41>> yani hizmet edeceksin dünyanın daha iyi
19:44bir yer olmasına.
19:46Bütün bu yaşadığın zaman eee sende e
19:50tecelli edeceğini düşündüğün hallerin
19:52hepsi hizmetle olacaktır. Kendi içine
19:55döndüğün zaman yaşayacakların sınırlı
19:58bir de Anadolu Bektaşiinde hizmet hak
20:00için değil mi?
20:01>> Tabii kökenlerin nereden geldiği belli.
20:04Yani bu kadar
20:05>> eee şey arada bin yıllar var ama söz
20:08hala korunuyor.
20:09>> Hala yaşam ilkesi olarak korunuyor değil
20:11mi? Evet.
20:13eee Tikun'un
20:15>> tikun çok önemli yaşamı onarmak. Yani
20:18insan düşmüş,
20:20eee, bedere düşmüş, hayvan donuna düşmüş
20:23ama insanlığa tekrar dönmek bir pilgrim.
20:26Burada bir geri dönüş, bir yere haca
20:29gitmek ama aslına gitmek anlamında.
20:31Bunun için de kendini onarması
20:33gerekiyor. Bu onarma ahlak değil mi? Ar
20:36>> ahlak, ahlakla onarılarak tanrının
20:39huzuruna çıkmaya layık olmak. arınma
20:42filan veya bütün o süreçler ritüellerde
20:45bunları koruyor değil mi?
20:46>> Tabii.
20:47>> Evet.
20:48>> Eee, dolayısıyla çok anlayışlar olsa da
20:50ortodoksinin temeline ahlakı koyarlar.
20:53>> Eee, esas olan ahlaktır. Ahlakı
20:56koruyacaksın. Çünkü ahlakı korumadan
20:58diğerlerini koruyamazsın.
20:59>> Evet. Burada zaten şeyde eee genellikle
21:02eee dünyada ideolojiler, dinler, e
21:05kültürel farklılıklar oldu. Farklı
21:08gelenekler, farklı
21:09>> alışkanlıklar filan olduğunu biliyoruz.
21:11E peki bir genel olarak bir insan desek
21:14>> ya soyutlasak
21:15>> Evet.
21:16>> tüm insanlık için bir insan sözünü
21:18kullansak ölçüt nedir?
21:20>> İnsanların ölçüsü nedir? Neyle ölçelim
21:23insanları? İşte dinine göre eğer
21:26ölçersen orada diğeri de kendi dinine
21:28göre, öteki de kendine göre. Burada bir
21:31ölçü olmaz. Herkes kendi dinini öne
21:34sürer ölçü olarak. Diğer dek hayır der.
21:36Benim o halde dinlerin de kendi içinde
21:39veya ideolojilerin, felsefelerin kendi
21:42içinde bir ölçütleri olması lazım insan
21:44için. Bu da ahlak işte. O nedenle ahlak
21:48eee temel ölçüt. çatır.
21:50>> Hangi hangi dinden olursan ol ha ya da
21:52hangi ideolojiden olursan ol bu
21:55inançların, bu davranışların, bu
21:57kültürün sana doyum verebilir ama diğer
22:00insanların sana güvenebilmesi için senin
22:03inancın ve dininin olması değil, senin
22:05ahlakının
22:06>> ne olduğudur.
22:07>> Dolayısıyla insanlar arasında ilişki eee
22:10ve tekrar bir tek bir insanlık onarımı
22:13tikunu yani tikunun onarımın bütün
22:15insanlık için yapılabilmesinin ölçütü
22:18ahlak. Ama şimdi ahlak da sorun değil
22:20mi? Yani eee bir toplumun diyelim
22:23Spartalıların ahlakı eee yakalanmayınca
22:27hırsızlık mübahtır.
22:30Atina'da bu yok. Atina'da olur mu? Bu
22:33erdemsizliktir. Yani yakalanmasan bile
22:35bunu yapıyorsan sen erdemsizsin. Ama
22:38Spartalı diyor ki bu bir cesaret. Yani
22:41yakalanmadan bunu yapıp sonradan da ilan
22:43etmek. Ama
22:44>> ben siz beni yakalayamadınız ama ben
22:46bunu çaldım. Bu bugünkü hackerlar gibi.
22:49>> Hacker gibi.
22:50>> E şeyde var Amerikalılarda filan. Bizde
22:53mesela bir hacker olduğu zaman bir
22:54devlet dairesinin bilgisayarına
22:57dışarıdan hackleyerek girerse bile bir
22:59ceza alır. Yatırırlar geldim değil mi?
23:01>> Huka. Amerika'da ona ödül veriyorlar ve
23:03işe alıyorlar.
23:04>> Yani bunu nasıl becerdin? Demek ki sende
23:06böyle bir yetenek var. O zaman niye
23:08çaldın? Demek ki paran yoktu. Gel o
23:10zaman al maaşı çalış. Çalmazsın ama işi
23:12yap. Değil mi? onu telef etmiyor.
23:14>> Aa, Ispartalılar aşağı yukarı böyleydi
23:17>> şeyde, Antik Yunan'da. Şimdi demek ki
23:20eee, etos etik eee de bir ölçüt istiyor.
23:26Y temel bir ölçüt işte eee şeyde Hizret
23:29kardeşimin sizlerin de bildiğiniz gibi
23:31eee Sokrates eee Platon'un
23:34diyaloglarında bunu sorguluyor.
23:37>> Yani doğru eee şey eee ahlak nedir?
23:42Ahlakın doğrusu neye? Çünkü orada bir
23:45gelenek var. Herkes bir şeyi yaşıyor.
23:47Öbür toplumda da bir gelenek var. Ama
23:48bunların hangisi doğru? evrenseli
23:50kapsayacak şekilde
23:51>> işte evrensel ölçüt araması insanın
23:53ölçütü evrensel ahlak olarak şey ediyor
23:56yani karşımıza çıkıyor. Ev