Full transcript
239.Bölüm’den devam - Yorumlama
0:02Buyurun efendim.
0:04>> Dolayısıyla belli [boğazını temizler]
0:05bir topluluğa özellikle kafirler ya da
0:07iman edenler diye değil Ademoğulları ya
0:10da ey insanlar dediğinde hepinizi
0:12söylüyorum.
0:13>> Burada istisnai bir durum yok.
0:15>> Hangi topluluğa ait olursanız.
0:17>> Tabii tabii. Diğer şeylerde mesela kafir
0:21o dönemin kafirleri var. Evet. Ama
0:24kafirlik evrensel. Her dönemin
0:26kafirleri. O zaman tipoloji ortaya
0:28çıkıyor değil mi? Bir bir okumada yorum
0:31bilim yapabilmek için tipoloji,
0:34karakterler, ayağa sabiteler, mizaçlar,
0:38>> eğilimler
0:39>> çok geniş bir algoritmik. Böyle yani
0:41kademe
0:42>> yani bunları bilmeden herkes ben bunu
0:44anlıyorum ben bunu anlıyorum paylaşıyor
0:46ediyor bulandırıyor suyu
0:47>> bulandırıyor
0:49>> donmuş bir de suyu bulandırıyor şimdi
0:51buna da bir isim koyuyor kutsal bir
0:53metin gibi tasavvuf diyor bu tartışılmaz
0:56böyle bu mukaddes bir şey yani bu
0:58kimsenin bilmediği bizler biliyoruz o
1:01kimlerse insanlar şimdi bu şehvet
1:04>> eee aslında denetimsiz gibi duruyor
1:08çünkü eskiden denetlenirmiş Ş.
1:10[homurdanır] Eee, şeyi varmış yani bu
1:12işin ustaları devredeymiş. Şimdi herkes
1:14merdiven altı
1:15>> güzel. Ben bunu söylemekle birilerini
1:17ayıplamak için değil, [homurdanır] bu
1:20işin bir bilim olduğunu, yorum bilimi
1:22olduğunu, bunun hermetik köklerin
1:24olduğunu, İslami literatürde bunun süreç
1:27içinde tezahür tecellilerinin,
1:29yazılarının, çizilerinin olduğunu
1:31söylemeye çalışıyorum.
1:34Buyurun efendim.
izzet Erş: Mesajın Evrenselliği
1:36Buradaki hususiyet
1:38bir kişiye değil, bir kişide tecelli
1:41eden özel durumadır. Yoksa mesajın
1:43evrenselliği ile çelişki taşıdığından
1:45değil. Bu özel durum daha ziyade kulluk
1:48ile tanımlanır ve burada nida ey kulum
1:51şeklinde tecelli eder.
Kulluk ve Yol
1:55Kendisinin afçık
1:56>> kul aşağılanan bir söz gibi modern
1:57dünyada. Kul musun? Köle misin? Ya ne
2:00kulu ya? Dinler zaten insanı
2:02kullaştırıyor. Kul köle demek
2:03köleleştiriyor. Ya olur mu böyle bir
2:06şey? Şu haksız mı? Değil. Yani eğer bu
2:09anlamdaysa haksız değil insanlar ama bu
2:13anlamda değil. Hangi anlamda?
2:15[homurdanır]
2:16Bir idealin
2:19kölesi olmak demek. Mesela özgürlüğün
2:21kölesiyim ben.
2:23Özgürlükten ödün vermem. Kendi
2:26özgürlüğümden mi? Kendi özgürlüğümdense
2:28kendi çıkarlarım demektir. Ötekinin
2:31özgürlüğünden aynı inançta olmasa, aynı
2:33milletten olmasak, aynı kültürden
2:36olmasak da onun özgürlüğünü
2:38savunabiliyorsam ben özgürlüğü
2:40savunuyorum.
2:41>> Evet.
2:41>> Özgürlüğün kölesiyim. Özgür kişilerin
2:44kölesi değilim. Özgürlüğün kölesiyim.
2:47Şimdi böyle anlamadığın zaman ya bir
2:49kullukta boş ver ya bu işler geçmişte
2:51kaldı falan diye başlıyoruz. Ya peki
2:54bunlar olmasın mı? Tabii olsun.
2:56Bu yanılsamalar olmayacak mı? Sorunlu
3:00arifler buna bakmaz. Önüne bakar.
3:03Yürüyeceği yola bakar. Onun için yol
3:06üstündür.
3:09Yol önde bir yol var. Sen onu yürüyorsan
3:12bir yoldan gidiyorsun. Bu yeni değildir.
3:15Ne zaman o yol yeni olur? uçuruma
3:17geldiği zaman
3:20o yolla gidersin. Yani eskilerin
3:23kadim klasik eee öğretilerin yolunu
3:27izlersin izlersin uçuruma gelirsin. Kaos
3:32karşıya geçiş yoktur, köprü yoktur. Bir
3:35ağacın şeyine bir ip sallayıp oradan
3:37oraya atlayamazsın. Zıplasan arası
3:39uçurumdur. Geçemezsin. İşte buna kaos
Kaos (Uçurum) - (Nirvana) Fenafillah
3:42denir. Uçurum.
3:44Karmaşa demek değil. Bu uçuruma geldiğin
3:47zaman yol bitmiştir.
3:49Orası o boşluk nedir? Nirvanadır. Buna
3:52biz fenafillah diyoruz. Orada artık sen
3:56kendi bilginle, tecrübenle, geçmişteki
3:58insanların bilgisi ve tecrübesiyle yol
4:01alamazsın. E ne olacak?
4:04Teslimiyete geç.
4:06Rabbin sana yol göstersin. Artık onun
4:11çölde izleyeceği bir iz yoktur. Ama onun
4:16çölde her bastığı yer bir izdir.
4:18Arkadaki onu takip etmek istese,
4:23tam ona kavuşacağı sıraya kadar onu izle
4:26izleyecek olsa, biraz yorulsa, biraz
4:29yorulsa rüzgar izleri siliyor.
4:32>> Evet.
4:33>> Takip edemezsin. Kendi kendi izlerini
4:35bulman lazım. Kendi izini bulmayan ferdi
4:38hikmete gelemez.
4:40Başkasını taklitte kalır ve taklidiyle
4:43tok olan hakikatte açtır. Bektaşi kelamı
4:47ne gene kelammış değil mi? [homurdanır]
4:49Dolayısıyla mizaç, tipler, karakterler
4:52filan burada rol oynuyor.
4:53>> Buyurun efendim.
4:55>> Muazzam.
4:56>> Çok bereketli bir yazı. neler
4:58söyletiyor?
İzzet Erş: Teğabun Suresi 14.Ayet
5:02>> Kendisinin apaçık [boğazını temizler]
5:04olduğu ve okuyanın zorlanmaksızın
5:06doğrudan anlaşılacağını ifade eden bu
5:08metinde kimi ayetler okuru şaşkınlığa
5:11uğratır.
5:13Fazla sert veya fazla genellemeci
5:15ifadeler metnin geri kalanındaki detaylı
5:17yaklaşımlarla
5:19çelişki gibi durur. Bu şaşırtıcı
5:21ayetlerden biri Tevabun suresinin 14 ve
5:2515. ayetleridir. Ayet şöyle tercüme
5:27edilir. Ey iman edenler, eşlerinizden ve
5:31çocuklarınızdan bazıları size düşmandır.
5:35Onlardan sakının ama affeder, hoşgör,
5:39bağışlarsanız Allah da bağışlayandır,
5:41esirgeyendir. Mallarınız ve evatlarınız
5:45fitnedir. Büyük mükafat Allah'ın
5:48indindedir.
5:50Ayet bu.
5:53Bu ayeti Kur'an'ın önerdiği yalınlıkla
5:55okumak ona iman eden biri için
5:58zorlayıcıdır. Zira inançlı biri
6:00Allah'tan geldiğini kabul ettiği kitabın
6:02sözlerine iman eder ve ona bağlanır.
6:05Öğdünü tutar, emirlerine uyar. Bunun
6:09yanında sağlıksız zihin her şeyi
6:12yapabilir. Ama sağlıklı bir zihne sahip
6:14her kişi çocuğunu sever. Canı parsına
6:18onu korur. Gözetir. Hatalarını görür.
6:21kendisine de gösterir. Bunları
6:23düzeltmesi konusunda rehberlik eder ve
6:25onu bir düşman olarak görmez.
6:28Öyleyse doğrudan okuyan ve onda şüphe
6:31etmeyen bir kişi, bir kişi için bu ayet
6:35bir çelişkidir. Zira ayet inançlı. Bu
6:38kişiden açıkça kendisine gözetip
6:40koruması için emanet edilen çocuklarını
6:43bir düşman olarak görmesini öğütler.
6:45Aynı düşmanlık vurgusunu bir gerekçe
6:48göstermeksizin eşleri için de yapar.
6:50evini, hayatını paylaştığı eşin bir
6:53düşman olarak görülmesini bekler. Eğer
6:56iman ediyorsa
6:57>> Evet.
6:58>> olacak işte değil mi?
7:00>> Eğer böyle anlaşılırsa literal yazıldığı
7:03anlamda
7:04>> bakars
7:05>> anlaşılırsa tüm insanlar psikopat olur.
7:08Yani
7:09>> ne yapacak yani?
7:12Bir yönden Allah'a iman ediyor ve sözünü
7:14tam tutmak istiyor. Diğer yönden canı
7:17>> canından nefret.
7:20>> Bu ayetin katmanlı oku eee yorumuna
7:23geçmeden önce müfessirlerin bu tarihsel
7:25bir işaret olarak gördüğünü ve İslam'ın
7:28tebliğ edildiği ilk yıllarda iman
7:30edenlerin kendi aileleri tarafından
7:32maruz kaldığı zorluklara
7:35ve dışlanmalara karşı bu ayetin geldiği
7:37düşünülmüştür.
7:39Bu yorum tarihsel bakış açısıyla oldukça
7:42geçerli ve anlaşılırdır. Bunun benzerini
7:44Hristiyanlığın ve diğer dinlerin ilk
7:46yayılışlarında da görmek mümkündür. Zira
7:49dinsel bilinç doğası gereği
7:51muhafazakardır ve kendini içinde bulduğu
7:53dini korumaya iyedir. Bunun hangi din
7:56olduğu önemli değildir. Dinden her dönen
7:59o dinin kafiridir ve tekfir edilmesi
8:01doğaldır. İlginç olan ise bu ayetin
8:04merkezi figürünün baba olmasıdır. Zira
8:07çocuk din değiştirdiğinde baskı
8:09ebeveyinden gelir. Tarihsel
8:11baktığımızda, baktığımızı unutmazsak 7.
8:14yüzyılın gerçekleri içinde kadını din
8:16değiştirmesi veya buna benzer bir eee
8:18bağımsızlık göstergesi erkek tarafından
8:21sert bir müdahaleye maruz kalacağı
8:23açıktır. Zira evin reisliği erkeğe
8:25verilmiştir. Ancak erkeğin kendi ailesi
8:28üzerinde şartsız egemenliği olan bir
8:30toplumsal yapıda eşin ve çocuğun baskısı
8:33pek bir şey ifade etmeyecek. Baba ne
8:35derse o olacaktır.
8:38Bu tarihsel okuma yani eee yorumun
8:40katmanlarının bir katmanı da bu. Buna
8:43tarihsel de bakmak zorundayız ama bu
8:45tarihsel yapılan yorum kendi içinde
8:47çelişkili. Yani kadın erkek eşittir
8:49değildir başka bir şey. 7. yüzyılın
8:52şartlarında
8:53kadın kadının ve çocuğun erkeğin imanı
8:57üzerinde ya da seçimleri üzerinde bir
8:59etkisi yok.
9:00>> Tarihsel bir çelişkidir onu
9:02müfessirlerin o şekilde yorumlaması. Ama
9:05yine de tarihsel dinamiklerden yola
9:07çıkarak yapılan bu sosyolojik yorumun
9:09ilk Müslümanlara verildiği, verdiği
9:11özgüveni ve kazandırdığı asi ruhu
9:14düşününce belli ölçüde kabul edeceğini
9:16düşünüyoriz.
9:19Daha katmanlı bir yorum için kelimelerin
9:21kavram olarak anlaşılması ve bu sembolik
9:24ifadenin kendi iç kavramsallığı ile
9:27kavranması gerekmektedir. Ayet başta
9:29vurgusunu yaptığımız üzere genel bir
9:32kullanım değil özel bir işaret üzerine
9:34kurulur. Ve burada özne ne erkektir ne
9:38baba. Zira devamında gelen öğüt
9:41erkekliğin öne çıktığı biyolojik veya
9:43psikolojik bir ifade taşımaz. Öznü
9:46erildir. Evet. Hitap da eril formda
9:49mümin demektedir. Zevcede kadına işaret
9:52ettiğinden hitabın iman eden erkeğe
9:54olduğu açıktır. Ancak bireysellik
9:57vurgusu içinde erkeğin erkeksi değil
10:00iradi bir sakınımı söz konusudur.
10:03Dolayısıyla burada hitap kendini
10:06sınırlama ve koruma ihtiyarına sahip
10:08olan iradeedir.
10:11>> Erilik yani.
10:12>> Evet. cinsiyetçi bir ifade değildir.
10:15Kavamsal iradenin kendisi iril olduğu
10:18için
10:18>> aynen öyle zikrediyor.
10:20[boğazını temizler]
10:21>> Sen de bu ayetin muhatabasın demek.
10:23>> Evet.
10:24Eğer tarihsel bakışta yapılan yorum esas
10:27alınsaydı ayetin erkeklere hitaben ya
10:30eyyüer rical ifadesini kullanması
10:32gerekirdi. Ayette ise özneyi öne çıkaran
10:36erkekliği değil etkin özne olarak iman
10:39etmesidir.
10:40>> Dolayısıyla iman edene derken özne
10:43imanın kendisi oluyor. Ey iman diyor.
10:46Kimde taşınıyorsa.
10:48>> Aynen öyle.
10:50[homurdanır] Özneyi iman olarak
10:51yorumladığımızda düşman imanı sarsan her
10:54ne ise o olur. Bu yaklaşımda eş ve
10:57çocuklar sembolik bir içerik kazanır.
10:59Cümleye mutlaka sembolik ve kavramsal
11:02olarak yaklaşılmalıdır. Aksi halde tüm
11:05iyiliği ve kötülüğü seçimlerde ve
11:07amellerde temellendiren Kur'an'ın hiçbir
11:10gerekçe göstermeden diğer bireyleri
11:12üstelik kişiye en yakın olan ev halkını
11:15düşman adletmesi tutarsızlık olacaktır.
11:18Kaldı ki Kur'an'ın insanın yegane
11:21düşmanının şeytan olduğunu da açıkça
11:22beyan eder. [homurdanır] Şüphesiz şeytan
11:25sizin için bir düşmandır. Siz de onu
11:27düşman edin.
11:29>> Eşlerinizi, çocuklarınızı değil, şeytanı
11:31düşman edin.
11:33Ey Ademoğulları, şeytan sizi aldatmasın.
11:36O sizin apaçık düşmanınızdır. Bunun
11:39dışında düşmanlıkla ilişkilendirilmiş
11:41tüm özneler şeytanın ümmetidir. Bunlar
11:44ya nefsine uyanlar ya da uyulmasını
11:47tavsiye edenler ya da Allah'a düşmanlık
11:49eden ateş halklarıdır.
11:51>> Bu işte.
11:51>> Bunların hepsini Kur'an'da referansları
11:53var.
11:53>> Tabii tabii. Öyle okumadın mı? Literal
İsmail emre:”Bir Bilenden Okunmalı Bu Kitap.”
11:56okudun. Çocuğunu habire döver.
11:58>> Çocuğuna her türlü zulmü yapar. Eşine
12:01döver. Zulüm yapar. Neden?
12:03E Kur'an diyor ki aduvumu apaçık
12:07düşmanın diyor. E bunlar benim
12:08düşmanımmış.
12:09>> Hadi bakalım.
12:10>> Şimdi böyle okumadığın zaman, literal
12:11okuduğun zaman bir kültür sefalete kadar
12:14gidiyor.
12:15>> Hanede tevhit bitti.
12:17>> İnsanlık bitti.
12:20>> İnsanlık bitiyor.
12:22Onun için bir bilenden okunmalı bu kitap
12:24diye.
12:25>> Evet. Evet. İsmail Emre boşuna
12:26söylemiyor.
12:29>> Dolayısıyla bu iki sembolik unsur eş ve
İzzet Erş: Kur’an-ı Kerim metninde iman
12:31çocuklar imanın iki karşıtıdır.
12:33>> Hı.
12:34>> Bu karşıtların ne olduğunu anlamak için
12:37imanın ne olduğunu Kur'an metninin
12:39kendisinde bulmak zorundayız.
12:41Bu her münetiğin bir ilkesidir.
12:44>> Hı.
12:45>> Dış bir metinden aldığın kavramı içeriye
12:47zorlayamazsın.
12:48>> Tabii
12:49>> metnin kendisi iman için ne diyor ve
12:51mümin için ne diyor? Bunu bilmek
12:53zorundayım. Çünkü bence iman budur. O
12:55zaman sen de imanla ilgili bunu
12:56söylüyorsan diyemezsin.
12:58>> O zaman metinsel metinler arası gidersen
13:01çok zor bir alana girmiş olursun.
13:03Heritin ilkelerini de metnin kavramları
13:05içerisine değerlendirmek zorundasın.
13:12Kur'an'ın kavramsal dilinde iman aynı
13:15kökten türüyen emene, emanet ve emin,
13:18güvenilir kelimeleriyle ortak anlam
13:21içeriğini paylaşır. Bu nedenle Kur'an'ın
13:23iman kavramı zihinsel bir kabul değil
13:26Allah'a güvenmeyi, ona güven içinde
13:28bağlanmayı ifade eder. Böylece iman
13:31şahsi kanaati aşan eminlik, sadakat ve
13:34teslimiyetle tamamlanan manevi bir
13:37yönelişi ifade etmek etmiş olur. Bu
13:40nedenle bir olgu olan iman kanaatten
13:43ayrılır.
13:44>> Kanaatten ayrılır.
13:45>> Tabii ki.
13:46>> Bunun için Kur'an'ın bir şeyi var,
13:48işareti var. Örneğin Firavun için
13:50denmiştir ki vicdanları kesin olarak
13:53kanaat getirdiği halde zulüm ve
13:56kibirlerinden dolayı onlar inkar
13:58ettiler.
14:00>> Kanaat getirmiş.
Çıkarları yüzünden iman etmeyenler
14:01>> Kanaat getirdi.
14:02>> Doğru ya. Bunlar doğru söylüyor kardeşim
14:04ama kibirleri ve menfaatleri yüzünden
14:08>> iman etmediler.
14:09>> Evet.
14:10>> İnatçılık yani asıl olarak
14:12>> çıkar. İnatçılık niçin? Orada kendi
14:14çıkarları. Evet.
14:15>> Yani bir hakikat uğruna teslim olursam e
14:18bizim ev filan paylaşılacak mı acaba?
14:20Benim mallarıma amel koyacaklar
14:22>> diye hani komünist propagandasının
14:24olduğu dönemlerde kimse komünizmi
14:26sevmemişti. Niye? Bir evi vardı, bir
14:28barkı vardı. Varsa eğer
14:30>> görüşeceğiz
14:31>> ama olmayan Evet. olmayanları
14:32düşünmüyordu.
14:33>> Hiç olmayanlar vardı. kendisininkini
14:36alıp e ortaklaşa bir mal edinecek diye
14:40korkuyordu. Ama hiç olmayanlar, hiç
14:42olmayanlar onun umurunda değildir. Bunun
14:44gibi
14:46zaten bütün devrimcilerin yani Kur'an,
14:49ondan önceki Musa, diğer eee
14:51peygamberliklerin hepsi devrimcidir.
14:54Köleliği, istismarı
14:57yani o dönemin emperyal yani yaygın
14:59herkesin üzerindeki köleleştiri gücünü
15:02kaldırmak. Ama o dönem için yapılan,
15:06önerilen kaldırıcı eylem, salih amel bir
15:10sonraki dönem için o koşullar
15:12değiştiğinden dolayı geçerli değildir.
15:15Bir önceki devrim onunla yapıldı diye
15:17bir sonrakiler de biz bununla yapılır.
15:19Yapıldı ve başarıldı. O halde şimdi
15:21yapalım. bir örnek vermek istiyorum.
15:23Nereden geldiyse. Şimdi biraz evvel
Marx’ın devrim önerisi, Burjuva devrimi
15:25komünist falan deyince Marx'ın Carl
15:28Marx'ın devrimin devrim önerisinde
15:31teorisinde eee dedi ki eee Burjuva
15:35devrimi şeye karşı yapıldı.
15:38Aristokrasiye.
15:40Çünkü aristokraside doğuştan hak
15:43sahipliği savunuluyordu. Aileler vardı.
15:47Toprak ağları o dönemin üretim biçimine
15:49bağlı olarak herkes onların kölesiydi.
15:52Ya pamuk tarlalarım var. Pamuk işçileri
15:55benim kölem. Ben onlara maaş vermiyorum.
15:59Ben onları aramıyorum. Çünkü herkes o
16:01işi yapabilir. Onlara karları topluğunda
16:04şey kaçmak mı istiyor? Döverim.
16:07Kamçılarım
16:08>> malum işler.
16:09>> Öyle.
16:11>> Burşifa devrimi nereden çıktı? Aileden
16:14zenginliği olmayan o köleler arasındaki
16:16kişiler cesaretleriyle
16:19gemicilik karadan yapamazlardı. Çünkü
16:21engel çok engellenirler.
16:25Deniz, denizde gel beni takip et. Hadi
16:27bakalım. Yelken açıp başka diyarlara
16:30gidip oralarda başka dikkat çekici
16:33ürünler bulup onları getirip ilk önce el
16:35altından
16:37satarak eee para kazananlar. Ama daha
16:40sonra aristokratların da ihtiyacını
16:42getirdiği için ipek getiriyor,
16:44>> baharat getiriyor. Aristokrat bunu
16:46öldürse bunları kimse getirmiyor. Onları
16:48getiriyor.
16:49>> Bir taraf onlar korsan ama eee yani
16:52illegal çalışıyorlar ama bizim de
16:54ihtiyaçlarımızı getiriyorlar.
16:56>> Dolayısıyla onların bu kazanımlarını
16:59hizmet ettiler satın alarak parayla.
17:01Çünkü fakir fukaranın onlara satın
17:03alacak parası yoktu. Böylece
17:05zenginleştiler. Zenginleşince
17:08e iktidara e şey oldu. E destek
17:11verdiler, para verdiler, destek
17:13verdiler. İktidarın aristokrasiden
17:15ayrılıp kendilerinin iradesi altına
17:17girmesine sebep. Karl Marx buna burjuva
17:20devrimi der. [homurdanır] Burjuva
17:21devrimi tamam. Ama şimdi burjuva devrimi
17:24yapılamaz. Şimdi burjuva kapitalizme
17:27evrildi. Kapitalizm de tüm dünya
17:30sermayesinin belirli kişilerin elinde
17:32olup yönetmesi demektir. Şimdi ancak
17:35proliter devrimi olabilir. Yani
17:37emekçilerin
17:39devrimi olabilir. Peki nasıl yapacağız
17:41bunu? Kim yapacak? Emekçi. Emekçi
17:44dediğin işte köle işçi. İşinden atıldı
17:47aç kaldı.
17:49diyor ki hiççi şunu bilmiyor diyor.
17:52Endüstri dönemi için bak geçmiş koşullar
17:54geçerli değil. Endüstri döneminde
17:56fabrika fabrika seri üretim yapıyor,
17:59araba yapıyor diyelim. Sürekli araba
18:01çıkartıyor. Peki neyle yapılıyor bu?
18:04Makine parkı, sermaye,
18:07ondan sonra zeka, akıl,
18:10>> hamdına görecek
18:11>> ama ama bir de işçinin kendisi.
18:13>> Emek,
18:13>> emek.
18:14Şimdi dedi ki Marx, "Bakın siz sermaye
18:17onların diyorsunuz. Makine parkı onlara
18:19ait diyorsunuz. Nohow'ı onlar biliyor
18:21diyorsun. Biz ne biliyoruz ki? Biz razı
18:24olalım bu verilen eee ücrete çalışalım.
18:27Çasa iş bulduk yani. Ne yapalım?"
18:29"Hayır" diyor. Siz işi bıraktığınız anda
18:33otomobil çıkabilir mi? Çıkamıyor. Bir
18:36unsur eksik. O zaman siz bu gücü
18:38kullanın. Alacağınız ücreti artırma
18:41şansınız var. masaya oturabilirsiniz.
18:44>> Şimdi bakın bir önceki devrimde, Burjuva
18:47devriminde bu olamazdı.
18:49Farklı bir şeydi. Senin Hindistan'dan
18:51ipek veya baharat getiriyor olman
18:53devrimi [boğazını temizler]
18:54destekliyordu. Şimdi ise endüstri yoktu.
18:58Endüstri döneminin devrimi başka. Bir
19:00önceki devrimsel enstrümanlar bir sonra
19:02geçerdi. Şimdi endüstri devriminin
19:05sonuna geldi. Kaçıncı endüstri devrimi?
19:064üncü filan diyorlar.
19:08>> Evet.
19:08>> Bilgi çağı, bilgi filan.
19:11Herkesin anlayacağı şeyler değil.
19:13>> Şimdi bu ne demek? Şimdi artık
19:15>> emek üretim, emeğin eee boykot yapması,
19:20grev yapması üretimi engellemiyor.
19:23Robotlar bulan üretil.
19:24>> Evet.
19:26>> İşçiye bu anlamda ihtiyaç yok. İnsana
19:28ihtiyaç yok. Değil o işçiye ihtiyaç yok.
19:31Peki o zaman işi bıraktım bak engelledim
19:33üretimi artık geçersiniz. Marx'ın o
19:35önerisi artık geçersiz.
19:39Açıp çare yok mu? Belki bir fikir olsun
Tüketimden gelen güç
19:42diye. Benim her zaman sizinle
19:43paylaştığım ama böyle ortaya
19:45söylemediğim bir şeylerden biri.
19:46Tüketim.
19:48>> Tüketim
19:50artık denetim, devrim tüketimdir. Filan
19:53şeyin malını almıyorum. Çünkü zalim,
19:55çünkü işçisinin emeğini ödemiyor.
19:57Bilmem. o fabrikanın ürünlerini
19:59almıyorum diyebiliyorsa insanlar ve bu
20:03spontan bir şekilde
20:04>> Evet
20:04>> bir birlikte böyle bu karar
20:06varabiliyorsa
20:08artık bu bir devrim şansıdır.
20:10>> Gelecekte tüketimin üzerinden
20:13>> eee şeyler ehilleştirilebilir.
20:16>> Evet.
20:16>> Vahşi kapitalizm.
20:17>> Evet.
20:19>> İkincisi de şudur.
20:21Tamam ben işçiye lüzum kalmadı. Öbürünün
20:23de işçiye lüzum kalmadı. İşsiz insanlar
20:25oluştu. Çok iyi. Tamam.
20:29Ben ürettiğim malı kime satacağım?
20:31Kim alacak? Kimsede para yok. O zaman
20:35ister istemez bu da bu ikinci şey de bir
20:38tüketimin denetlenmesi. İki insanların
20:41satın almasını asgaride bile olsa satın
20:43almasını sağlayacak bir rejim
20:45>> ödem
20:45>> oluşturmak zorundasın. Ürettiğini kime
20:47satacaksın? Ü kişiye mi satacaksın?
20:49>> Yani aynen
20:50>> değil mi?
20:51>> Evet. Buyurun efendim.
20:52>> Üretimden gelen güç tüketimden gelen
20:54güce
20:54>> değil mi? Bak Can devreye girdi sevgili
20:57izleyiciler. Can siz zannediyorsunuz ki
21:00arkada oturmuş böyle kör kör düşünüyor.
21:02Siz zannetmiyorsunuz aynadan hepiniz
21:03görmüştünüz. Bugün ayna yok. [kahkaha]