Full transcript
241.Bölümden devam; İzzet Erş: Kur’an-ı Kerimde “Beni” (Oğullar) kavramı
0:03Kur'an'da geçen beni yani oğullar
0:06kelimesi insanın fikirlerine,
0:08fiillerine, ilmine nihayet manevi olan
0:10tüm oluşlarına işaret eder.
0:13İmanın oğlu birliği kabul eden annenin
0:16rahminden çıkar. Eğer bu kadın tevhide
0:19gebe kaldıysa çocuklar arasında ayrılık
0:21olmaz. Ama kalbi tevhidi, kalbi tevhidi
0:24kabul etmediyse düşmanlık hasıl olur.
0:28Tevrat'ta Yakup ile Esaf Hazreti Yakup
0:31ve Esa üzerinden anlatılan bu mesele
0:35göre
0:37çekişmeleri annenin rahminde
0:39başlamıştır. Bu çekişme ruhu temsil eden
0:42Yakup ile nefsi temsil eden Eshab
0:44arasındadır. Kendilerine doğan oğullar
0:47da ruhun ve nefsin işlerini temsil
0:49ederler. Her ikisinin de çocukları olur.
0:52>> Tabii tabii. Fiilleri var
0:55>> yani. Eee, beni İsrail denilen o, eee,
0:58Hazreti Yakup'un kendi çocuklarıdır.
1:00İsrail
1:01>> dönüştükten sonra ruhsal fiiller
1:03çocuklardır. Esav'ın çocukları nefsi
Rahmet ve Egoizm üzerine fiiller ve Platon’da Psukhe Kavramı
1:05işleri, nefsi bedene göredir. Eee,
1:07içgüdine göre yapmıştır. O zaman burada
1:10ayrım, eee, fiillerin ayrımı birisi
1:14rahmet üzere fiil işliyor. birisi ego
1:17egoizm kendi çıkarları üzerine ve bütün
1:20tarihte bu ikisinin arasındaki
1:22çatışmadan oluşuyor. Sembolik olması da
1:25bu demek. Hala öyle yani hala Yakup'la
1:28Esaf arasında yani hala bir bedende
1:31ruhsallığımla iç güllerim arasında bir
1:33çelişki yaşıyorum. Nefs de bu ikisinin
1:37bilinçli yani ben bilinci olan bir
1:40düşüncenin de devreye girdiği bir aşama.
1:42Yani nefs dediğimde hem ruh var hem
1:44içgüdü var hem beden var.
1:46Bu Pratonda var biliyorsunuz. E tumos.
1:50Tumos iç güdü. Eee epitumai arzular.
1:55Logos bilinç. Üçü diyor psikedir.
1:59Bu üçünün birliği püsükir. Şimdi biz
2:01burayı unutuyoruz. Sonra nefs deyince
2:04böyle bir şey var. Ruh deyince başka bir
2:06şey var. Beden deyince başka bir şey var
2:09zannediyoruz ve işin içinden
2:10çıkamıyoruz. Tevhit yok. Tevhit bunların
2:13birlikte çalışan aslında tek bir
2:15varlığın veheleri,
2:17yönleri olduğunu anlamak. Semeçullah
2:20yani buyurun.
İzzet Erş: İnsana bahşedilen her kudret iki yönlüdür
2:23Meselde Yakup Esab'ı himayesi altına
2:26alınca ona Allah'ın ruhu ismi verildi.
2:31Meselin devamında oğulların kendisinin
2:33sınav olduğunu zira insana bahşedilen
2:35her kudretin iki yönlü hareket ettiğine
2:38işaret vardır.
2:39>> Bağlanan çözülür, yükselen alçalır. Bu
2:43çekişme daima vaki olmuştur. Adem'in
2:45irfanı Havva'nın rahminde iki oğulla
2:48temsil edilmiştir. Eşi Adem onu bilince,
2:52eşini bilince gebe kalır ve doğurduğu bu
2:55iki oğlu arasında çekişme yaşanır. Bu
2:58çekişmeden ölüm ve sürgün hasıl olur.
3:01Bunlar şeytanın iki vasfıdır. Ancak
3:04ikisinin ardından Şit doğar. Şit
3:07aleyhisselam.
3:09Arabi'nin yorumunda Adem alemin
3:11yokluktan Adem varlığa vücut hareketi
3:15halikin sevgisinin varlığa doğru
3:17hareketidir. Şit hup yani sevgi ile
3:21bilinir. Bu şeytandan değildir. Çünkü
3:24şeytan sevgisizdir. İbrahim'in iki oğlu
3:27İshak ve İsmail'in çekişmesi.
3:30Süleyman'ın vefatından sonra iki oğlu
3:33Efoboam ve Yeroboam arasında yaşanan
3:35ayrılık da budur. Bunlar mümin olanın
3:39sınavı kendisine düşmanlık eden ayrılık
3:41durumuna işarettir.
3:42>> Kendini hepsi yani
3:44>> dışarı birisi değil yani.
3:45>> Evet.
3:47Kur'an ayetlerinin ayetinin devamında
3:50dile getirilen Allah'ın bağışlayan,
3:53gaffur olması onun lütfudur. Rahim
3:56olması da ayrılıkları birliğe getiren
3:58rahim ifadesidir.
4:01Allah'ın büyük mükafatı budur. Yani
4:03ayetin içerisindeki kelimelerin
4:05karşılıkları.
İzzet Erş: Habil ve Kabil
4:08Oğullar bu anlamda şüphe edilen ayrılık
4:10durumuna işarettir.
4:12Kain Kabil Habil'den şüphe etmiş.
4:16Şüphesi onu kalbinde ayrılığa
4:17götürmüştür. Zira Habil sevgiye, kain
4:22ihanete delalet eder.
4:24>> Hain yani batılılar, batılılar H'yi
İhanet sevgiyi öldürür.
4:27kullanamadığı için eee çevirilerde k h
4:30diye
4:31>> kahin diye şey diyorlar. Ve bizler de
4:35oradan tercüme ederek kain
4:37>> diye veriyoruz.
4:38>> Hain
4:39>> ihanet eden demek.
4:40>> Evet. Ama Kur'an-ı Kerim'de kain yani
4:44hain geçmiyor. Kabil geçiyor.
4:48Kabil geçiyor. Yani kabul edilen ve
4:50kabul eden geçiyor. Bu da Kur'an-ı
4:53Kerim'in nihayet kitabı olduğu yani
4:56ahiret kitabı olduğu işin sonucuna
4:58vardığı zaman bu ihanet
5:01aslında Adem'in kendine ihaneti.
5:04Eee hub Adem'in kendi özüne olan
5:07sevgisi. Rabbine olan dediğimiz kendi
5:08özüne olan sevgisi. kendi özüne olan
5:11sevgisiyle, kendi özüne olan yaptığı
5:13davranışlardan dolayı ihaneti çelişiyor,
5:17çatışıyor ve sonuç ihanet sevgiyi
5:20öldürür.
5:23Hain yani kain
5:26>> şeyi habili hubbu öldürdü. İh yani halen
5:29geçerli. Adem öyle bir şey halen.
5:32>> Yani demin konuştuğumuz güven sarsıldı.
5:34>> Bitti
5:35>> de. Güven çok önemli dediniz ya demin.
5:37>> Esas ihanet sevgiyi öldürür. Güven
5:40>> bir sevgi var. Sonsuza kadar gider.
5:42Hayır.
5:43>> İhanet sevgiyi öldürüyor. Peki o zaman
5:46çaresiz kalıyor Adem.
5:49>> Ne yapacağım yani? Ben yaptım olmadı.
5:52>> Durum bu.
5:53>> Ne yapacağım o zaman? teslimiyete
5:55geçiyorsa eğer ki öyle o zaman Rabbi
5:58yani kendisini yaratan
6:01>> eee öznenin
6:04eee onu terbiye etmesi anlamında Rab,
6:07yaratması anlamında Allah işte çeşitli
6:09isimler varoluşu anlamında hak işte şu
6:12sıfat-ı rahim, şu sıfat-ı Rahman diye
6:14onları çoğaltabiliriz. Ama asıl olan ne?
6:17Asıl olan ben bu egoyla yani bu bu
6:21benliğimle bu işi çözemiyorlar. H
6:25>> ne yapmalıyım? Kendindeki yeteneklerine
6:29yani yaratılış yeteneklerine teslim
6:32olmak. Teslim olşağı bekle demek değil.
6:35>> Onları faaliyete geçirici
6:37>> eylemlerde bulunmak. Buna ibadet
6:39diyoruz. İbadet aslında Rabbi hoşnut
6:42edecek olan yani yeteneklerimizi açığa
6:44çıkartacak olan işte müzik çalışması,
6:47resim çalışması, iş çalışması, iyi bir
6:50marangoz olmak filan. İyi bir marangozla
6:52bir filozof arasında fark yoktur diyor.
6:54Şey Platon aynıdırlar. İkisi de
6:57filozoftur diyor.
6:59>> E şimdi ne demek? Bir işi kaliteli
7:01yapmak yeteneklerini açığa çıkarttığı
7:03için seni olgunlaştırıyor zaten. Peki
7:07o zaman ilahi bir sevgi Kur'an-ı
7:11Kerim'de de diğer şeylerde İbn Arab'in
7:13anlatımlarında da ataullah diye geçen
7:16>> şit. Şit diyor ataullah'tır. Ne demek?
7:19Allah'ın bağışıdır. Hata bağış Allah'tan
7:24bağış. Yani sen kendi çalışmaların,
7:26egonun anlayışınınla sen kendi
7:29hakikatlerini açığa çıkaramazsın.
7:32>> Sana Allah'ın bahşettiği yetenekleri
7:34harekete geçirirseniz.
7:37>> Ancak eee o zaman bir bağıştır bu bağış.
Varoluşumuz bağıştır.
7:41Hatta hatta daha derinde var mı dış
7:44bağış? Sen mi kazandın yani?
7:46>> Evet.
7:47>> Bunu sen mi yaptın kardeş? E bir yapan
7:49yok mu? E yok. Ben görmedim. Etmedim ya.
7:52Görme. Sevgiyi gören var mı? Yok mu yani
7:55sevgi?
7:57Sevgi Allah'ı temsil eden en yüksek
7:59şeydir. Terimdir.
8:02Görünmez ama bilinir.
8:04Sevgiden hiç kimsenin kuşkusu yoktur.
8:07Kanıtla kanıtlayamazsın. İşlerinle
8:10kanıtlamaya kalkarsın. İşlerin
8:12değişebilir. Onları sahte de yapıyor
8:14olabilirsin.
8:15>> Ama sevginin kendisi
8:18görünmez ama bilinir. O yüzden Allah
8:21görünmez
8:23ama bilinir. Halbuki Allah zahirdir.
8:25Kur'an-ı Kerim'e göre ne demek zahir?
8:28Görünür.
8:29>> Görünür.
8:30>> Herkes göremediği için gören görüyor. O
8:34zaman diyor ki sen bilirsin bunları
8:37şeyde söylüyoruz. Eee, ilahiler diye
8:39filan. eee görene göre köre ne yani bir
8:44kör burada e bir özürlüğü aşağılamak yok
8:48biliyorsunuz kör yani renkleri ayırt
8:51edemez bilemez. Işık nedir bilmez. Işık
8:53yok mu yani onun algısında yok.
8:57Bütün bağlatılar böyle bir şey
9:00zaten çok güzel anlatıyor. Ben oraya
9:02teşne oluyorum. Ne yapayım? Kusura kalma
9:04coşturuyorsun bizi.
İzzet Erş: Hz.Yusuf, Şüphe, Reyb
9:09>> Hz. Yakup'un oğulları kardeşleri Hz.
9:11Yusuf'a bildirilen haberden şüphe
9:13etmişler. Kendisini kibriyadan sandığını
9:16düşünmüşlerdir. Oysa Yusuf bana söyle
9:20bana gösterildi diyerek kendisine
9:22büyüklük atfetmemiş ama gösterinin
9:24büyüklüğünü dile getirmiştir. Kardeşleri
9:27onu kuyuya atmak suretiyle
9:29uzaklaştırmışlar. Ama lütuf Yusuf'ta
9:31taşındığından uzaklaşan kendileri
9:33olmuşlardır.
9:35Uzaklaşmaları özünde
9:38hep şüpheyle ilgilidir.
9:39>> Evet. İşte bu müşebbehe, teşbih, şüphe
9:44[homurdanır]
9:45insanı imandan uzaklaştırıyor. Bak
9:47güvenden.
9:49>> Evet.
9:49>> Değil mi?
9:50>> Evet.
9:50>> Şüphe götürdü.
9:52>> Buyurun.
9:53Şüphe bir etkinlik olarak kişinin doğru
9:56bildiği bilincine konu olan her şeyi
9:58sistemli olarak sorgulaması fehim ve
10:01keşf ile doğru bilgiye ulaşmasının
10:03yoludur. Ancak yaptığımız yorum
10:06bağlamında şüphe bilincin nesnesini
10:08sorgulaması değil varlıksal mahiyetidir.
10:11Kur'an kavramsallığında
10:13bu şüphe rap olarak adlandırılır ve rap
10:17zihinsel bir etkinlik değildir. Alınan
10:20kararların ve eylemlerin sonunda vaki
10:22olan vicdani
10:24bir ayrılık durumuna işaret eder. Bu
10:28ayrılığın tekrar suretiyle vicdana
10:30yerleşmesi onu mülk durumuna getirir.
10:33Herkesin kendi mülkünde kral olması
10:35bundandır. Halbuki Kur'an melikin
10:38malikel mülk yalnız Allah olduğunu
10:40bildirir. Öyleyse izzeti Allah'a vermek,
10:43kibrin ancak ekbere ait olduğunu
10:45kavramak ve bu idrak ile vicdanında
10:48tecelli edecek tüm ayrılıkları
10:50temizlemek müminin vazifesidir.
Reyb Ejderhası, Âmâk-ı Hayâl
10:52>> Aynen böyle. Hatta şey var ya amakahde
10:55Şependerzade
10:57şeyi söyletiyor. Orada diyor ki reyp
10:59ejderhası ejderha değil mi? Hatta yedi
11:02başlı
11:03>> kuyunun içinde rey ejderhası var.
11:05İnsanın kuyu, kendi bedeni
11:07>> Evet.
11:07>> eee iç dünyası ama reb ejderhası yani
11:11eee burada ikisine de şüphe diye
11:13çevirmek mümkün değil. Şüphe ayrı bir
11:15şey bu. Yani eee fenomenlerin
11:19görünüşünde hakikatleri saklama
11:21anlamında şüphe. Dolayısıyla o şüphe
11:23kaldırıldığında hakikati bulursun. Ama R
11:26ejderhası psikolojik bir şey. İnsanın
11:28içsel e şeyi canavar
11:32yani bir türlü hakikate karar veremez.
11:35İş güdüleri ona engel olur. O zaman
11:37diyor ki reb ejderhasını yenmek
11:41>> işte o zaman ne çıkıyor karşımıza?
11:43Muhalefetün nefs kendinle mücadele. Buna
11:46ne? Cihad-ı ekber demiyor muyuz? E
11:48tamam. Cihad-ı ekber yapmayanlar
11:50başkalarını aydınlatıyoruz.
11:52>> Cihadı ekberde değiliz. Herkesi
11:54aydınlatıyoruz. Ne olacak? Tweet
11:56atıyorum ya. Ne var?
11:57>> Tabii. Y
11:58>> copy pas'le yaşıyorsun.
12:01>> Hayır o da olacak ya. Ne yapalım yani?
12:03Ayetin kendisi.
12:05Buyurun efendim.
Velhâsıl-ı kelâm
12:06>> Vel hasıl.
12:07>> Vel hasılla geldik. Oo. Hadi bakalım.
12:10>> Biraz daha var.
12:11>> Hasıl
12:13sözcükler çok ilginçti burada. Mahsulün
12:17mahsulü toplamak demek. Hasıl belasını
12:19kelam demek gerekir.
12:20>> Evet. Kelamın o mahsulünü toplamak.
12:24Neticesinde hasılatı yapalım.
12:26>> Yapalım.
12:27>> Surenin bu bu iki ayeti
12:30>> yani 14 ve 15. ayetleri yalnızca aile
12:33fertleriyle yaşanabilecek sınamalara
12:36anlatan bir uyarı olarak okumaya müsait
12:38değildir. Bu anlam katmanı nüzül ortamı
12:41bakımından geçerliliğini korusa da
12:44Kur'an'ın sembolik dili ayeti insanın iç
12:46dünyasına doğru daha derin bir okumaya
12:48davet eder. Kur'an'ın hitabı görünürde
12:51eşe ve çocuklara yönelse de gerçekte
12:54müminin kalbinde iman ile ayrılık
12:56arasında süre gelen mücadeleyi dile
12:58getirir. 5 insanın yöneldiği tercihleri,
13:02çocuklar ise bu tercihlerin zaman içinde
13:05doğurduğu sonuçları temsil eder. İnsanın
13:07karşısındaki düşman hariçteki insanlar
13:10değil.
13:12Kalbin emniyeti bozan şüphe, hakikati
13:15örten kibir ve bunlardan doğan
Müminler
13:17ayrılıktır.
13:17>> Tabii şimdi orada özneyi değiştirse, "Ey
13:19kafirler" dese arkasından bu sözcükleri
13:22söylese kafirler onu yapamaz. Çünkü
13:24mümin
13:26güveni,
13:28güvenilir olmayı kendine kıble edinmiş
13:31mümin ancak tasfiye yapabilir. Müşrik
13:35yapamaz bunu.
13:36>> O yüzden müşriklere mesela demiyor. Ey
13:39müşrikler, eee, eşleriniz ve
13:41çocuklarınız size fitnedir ve düşmandır
13:44demiyor.
13:45>> Neres?
13:46>> Çünkü imanı korumak, bunların tasfiye
13:48edilmesi
13:50müminler yapabilir, diğerleri yapamaz.
13:54Aslında yani kitabın tek muhatabı mümin.
13:57>> Tabii.
13:57>> Şimdi ey kafirler diyor. Kafirler bu
13:59kitabı zaten reddeden
14:01>> okunmayacak olanlar ya da okusa da buna
14:03iman etmeyecek olanlar. Kafir nid
14:06müminlerin anlaması için tek muhatap
14:09mümin.
14:09>> Tabii tabii tabii.
14:10>> İmandan başka muhatap yok.
14:11>> Çünkü tek eee aradığımız şey güvenilir
14:13insan.
14:14>> Evet.
14:15>> Yani başka ne arıyoruz ki?
Gaffur ve Rahim
14:19Böyle okunduğunda ayetin sonunda
14:20zikredilen Allah'ın gaffur ve rahim
14:23oluşu da yine yeni bir anlam kazanır. Bu
14:26bağlamda bağışlama işlenmiş bir günahın
14:30affı değil ayrılığın yeniden birliğe
14:32döndürülmesidir. Rahmet ise parçalanmış
14:35olan rahimde yeniden toplayan, dağılmış
14:37olanı tevhide ulaştıran ilahi kudrettir.
14:40Bu nedenle ayetin sonunda vaadat edilen
14:43büyük mükafat ecrun azim
14:46ölümden sonra verilecek bir hediye
14:47olmanın ötesinde hayattayken insanın
14:50kendi içindeki parçalanmış arınarak
14:53yeniden eminliğe ve birliğe ulaşmasıdır.
14:56En nihayet insan için kalbi selim olmak
14:59budur.
14:59>> Evet. [homurdanır]
15:01>> İnsanı dış düşmanlara düşmanlarla değil
15:04kendi içindeki ayrılıklarla yüzleştirmek
15:07ve onu tekrar tevhide vasıl kılmak.
15:10Böylece tehabün günü insanın her
15:13seçiminde tekrar eden varoluşsal bir
15:15yüzleşmeye dönüşür. Kişi eşini yani
15:18yönelişini seçer. Onunla birlikte olur.
15:21Yani yazgısını kendi yazar. Bu
15:24birliktelik çocuklarını yani fiillerini
15:26doğurur. Sonunda ise kendi tegabbülünü
15:30yaşayarak hakiki kazanç ile hakiki
15:33kaybın ne olduğunu idrak eder. Velasıl
15:36Kur'an'ın uyardığı düşman dışarıda
15:38değil. Bu ayrılığı doğuran içsel
15:40tercihlerdir.
İzzet Erş’in sofraya güçlü ikramına mukabele olarak, Serhan ve Sinan Yasdıman, sözleri Cafer Tan'a, müziği ise Nesimi Çimen'e ait “Yarim İçin Ölüyorum" türküsünü meşk ediyorlar.
15:42>> Teşekkür ederiz. Gönlüne sağlık, diline
15:44sağlık.
15:45>> Paydaştığın için sofraya iyi bir şey
15:48geldi bugün.
15:49>> Yani
15:49>> ikram geldi. Muhteşem oldu ya.
15:51>> Güçlü bir ikram daha.
15:52>> Çok güçlü bir ikram. Onu şimdi bir
15:54neşeye çevirelim yani.
15:57>> Değil mi yani? Abi uçuralım yani bunu.
16:01>> Buyurun. [müzik]
16:06>> Yarim için [müzik] ölüyorum. Eller
16:11ne deres [müzik][şarkı söyleme]
16:14sararıp da soluyorum [şarkı söyleme]
16:18yar yar yar [müzik] yar.
16:21[şarkı söyleme]
16:22Eller nederse desin
16:26herkes ne [şarkı söyleme][müzik] derse
16:28desin.
16:32Sararıp [şarkı söyleme][müzik]
16:33da soluyorum
16:37yar yar. Y y [şarkı söyleme][müzik]
16:41herkes neden ise desin
16:46alemde [müzik][şarkı söyleme] de ise
16:48desin.
16:51Caferde [şarkı söyleme] sevdalı oldu.
16:56[müzik] Hazırda paslıde. [şarkı söyleme]
17:01Bir sevda buldu.
17:05[müzik] Mahası [şarkı söyleme] bir paslı
17:07puldu.
17:11Ben bülbülüm [şarkı söyleme]
17:12yarim güldür [müzik]
17:15yar yar [şarkı söyleme] yar yar
17:19herkes [müzik] ner iseedin
17:24alem nerse [şarkı söyleme][müzik] desin
17:30herkes ne derse desin [şarkı söyleme]
17:34[müzik]
17:35alem ner
17:38>> [şarkı söyleme]
17:41[müzik]