Free YouTube Transcribe

Video transcript

Aslımın Derdi

Çilingir Sofrası · 2,268 words · 11 min read

Want to search this transcript, jump the video from any line, or download it as TXT, SRT, or VTT?

Open in the transcript tool

Full transcript

Halil Develioğu: “Üç’e eyledim taksim, kimse bilmez bunlar kim.” 225.Bölüm’den Devam

0:02Evet. Eee, Halil Debelioğlu'nun üç

0:04Eyledik Taksimi, eee, sözünü ettik. Onu,

0:07e, tamamlayalım.

0:08>> Evet.

0:09>> Bu üç kişiden söz ettik, değil mi? Bir

0:10tanesi Aziz Şenol Efendi diyelim. Yani

0:14bir hürmeten. Ondan sonra İsmail Efendi,

0:17İsmail Emre Efendi. Ondan sonra diğeri

0:20de Mahmut Gülcüler Efendi. Bu Taksim

0:22neymiş? Üç eyim taksim. Evet.

0:24>> E diyor ki eee bu Halde Veloğlu'nun

0:27bizzat kendisinin eee yazıları var.

0:30Söylemiş. Diyor ki eee ilmimi Azize'e

0:34verdim.

0:36Halimi Mahmud'a verdim. Aşkımı Emre'ye

0:39verdim.

0:41Bakın bu üç eylediğim takdim böyle bir

0:43şey. Nitekim eee Mahmut Gülcüler böyle

0:48konuşan işte yazıları çıkan, söylemleri

0:50olan birisi olarak bilinmez. Yani çok

0:53kimse de hiç duymamıştır adını. Ancak

0:55yakinen tanıyanlar. İsmail Emre mesela

0:58kendisini sürekli ziyarete gider. Hal

1:00ehli. Hal ehli konuşmaz.

1:03Duruşu yeter. Hale bürünürsün. Yanına

1:06gittiğin zaman böyle melt al olursun. A

1:09filan. Tasavvufta bunlar. Bir de nazar

1:11ehli vardır. Nazar ehline gidersin. Bir

1:13bakar irşat eder.

1:16>> Eee alimin arifin yanına gidersin. Aklın

1:18kelamlarla donanır filan. Aşk ehli

1:21gittin mi hepsini yakar.

1:24Şimdi bu böyle bir gelenek e bugün eee

1:28eğer deneyimlememişsek insanlara nasıl

1:30anlatılır bilemiyorum

1:31>> ya.

1:32>> Değil mi? Böyle bir dedikodu yapıyoruz.

1:35>> Yapacak bir şey yok. Elimizden gelen bu.

1:38Evet. Buyurun efendim. Ağzınıza sağlık.

1:40>> Evet. Buyurun efendim.

1:41>> Onlar öyle dediler. Siz de böyle

1:42dediniz. Bize teşekkür ederiz.

1:44>> Allah eyvallah.

1:45>> Buyurun efendim.

Serhan ve Sinan Yasdıman, güftesi Yunus Emre’ye, bestesi ise Selahattin Pınar’a ait “Dertli Ne Ağlayıp Gezersin Burada”” isimli eseri meşk ediyorlar.

1:51Eee, şeyi

1:53>> dertli mi? Hangi ne istiyorsun şimdi?

1:55>> He, dertliği.

1:55>> Dertli.

1:56>> Tamam.

2:07>> [müzik]

2:16[müzik]

2:31[müzik]

2:38>> H [müzik]

2:43[müzik]

2:49[müzik]

2:57[müzik]

3:02[müzik]

3:08>> [müzik]

3:15[müzik]

3:17>> Defline [şarkı söyleme]

3:19alayı

3:23[müzik] gezersin

3:25burada.

3:28[şarkı söyleme]

3:29[müzik]

3:30Dertini alayım.

3:34[şarkı söyleme]

3:36gezersin

3:38[müzik] burada.

3:43Ağlatırsan [şarkı söyleme]

3:45mevlam

3:47[şarkı söyleme]

3:49[müzik] yine güldür.

3:52[şarkı söyleme]

3:56Ağlatırsam [şarkı söyleme]

3:57[müzik]

3:58evlam

4:02[şarkı söyleme]

4:03yine güldürürüm. [müzik]

4:09Nice [şarkı söyleme]

4:10aşık

4:11kondu,

4:15göçtü [şarkı söyleme]

4:16buradan.

4:19[müzik]

4:22Nice [şarkı söyleme] aşık kondu, [müzik]

4:29göçtü [şarkı söyleme] burada.

4:32[müzik]

4:36Ağlatırsam [şarkı söyleme][müzik]

4:38mevlam

4:42yine [şarkı söyleme][müzik] güldürür.

4:47>> [müzik]

4:48>> Ağdatırsam [şarkı söyleme]

4:52[müzik]

4:52evlam

4:55yine güldürürüm.

4:59[müzik]

5:05[müzik]

5:12>> [müzik]

5:22[müzik]

5:26>> Sevdaya [şarkı söyleme] salıma

5:30şu [müzik]

5:32verip başına. [şarkı söyleme]

5:38>> [müzik]

5:39>> Sevdaya

5:41[şarkı söyleme] salma

5:43şu [müzik]

5:45garip başını

5:52[müzik]

5:53aktır gözünden [şarkı söyleme]

5:59kanlı yaşı

6:02[şarkı söyleme][müzik]

6:06akut

6:06>> [şarkı söyleme]

6:07>> gözünden [müzik]

6:12[müzik][şarkı söyleme] kanşını

6:19kerimdir [şarkı söyleme]

6:20onar

6:25[müzik] kulun [şarkı söyleme] işi

6:31[müzik]

6:32kerimdir [şarkı söyleme]

6:33ona Ağır

6:37[şarkı söyleme]

6:38kulun

6:39şiiri [müzik]

6:45ağlatırsam [şarkı söyleme]

6:46[müzik]

6:47mevlam

6:50[şarkı söyleme]

6:51yine [müzik] güldür.

6:55[şarkı söyleme]

6:57>> [müzik]

6:58>> Ağlatırsan

7:00mevla [şarkı söyleme]

7:04[müzik]

7:05yine [şarkı söyleme] güldü.

7:13[müzik]

“Gaflet Uykusundan Uyanmak”

7:15>> Gönlüne sağlık.

7:17>> İşte bu.

7:18>> Eyvallah.

7:18>> İşte dert değil mi? Dertten söz ediyor

7:20işte. Biraz önce de biz

7:24>> dertli divaniden söylemiştik. Dert. Bu

7:26dert

7:27>> eee tabii bütün dertler bunun içine

7:29girer ama burada sözü edilen dert

7:33aslının derdi.

7:35Şimdi efendim

7:37eee gaflet uykusundan uyanmaktan söz

7:39etti biraz önce dertli divanı ve ne

7:42dedi? Cahiller kendini aklar, kamiller

7:46özünü yoklar. Gerçekten öyle bir cahille

7:49konuşulduğu zaman bu hangi anlamda

7:52cahil? Bu mana ehlinin dışında kalan ve

7:56bunu anlamayan burada ne oluyor bitiyor

7:58bilmeyen insanlar için

8:01>> ve onların bu neşede olmamalarını

8:04kendilerine bir biçimde ihsas

8:07ettirildiğinde onlar kendilerini

8:09savunmaya geçerler.

8:10>> Evet. [homurdanır]

8:11>> Rasyonalizasyonlar başlar.

8:13>> Yani şirket gerekçesi bu da vaktim var,

8:15işim var, gücüm var. Yani şimdi bunlara

8:16vakit mi ayrılır? Siz ne diyorsunuz?

8:18Dünya hallerinden haberiniz yok mu filan

8:20gibi birçok şeyler duyarız. Yani siz boş

8:23vakit buldunuz herhalde bu işler filan.

8:26Eee bu e buna cahiller kendini aklamaya

8:29çalışır ama kamiller kendilerini

8:32savunmazlar. Yani kamili nasıl ayırt

8:34edeceğiz? Kendilerini söz konusu

8:36ekmezler. [homurdanır]

8:37>> Onlar özünü yoklar. Özünde ne zevk varsa

8:41onu masaya sunar. Yani ortaya koyar.

8:44İsteyen içer, isteyen yer, isteyen

8:47bırakır.

8:47>> İkram eder, koyar.

8:48>> İkram eder. Evet. Mükrimdirler. İkram

8:50ederler. Şimdi gaflet uykusundan uyanmak

8:54eee dediğimizde hani orada dedi ki eee

8:58şeye gafletten uyandığımda doğru yola

9:01bastın. Kadem sıratel müstakim'e adım

9:04attım.

9:06>> Kadem kıdem şey adım atmak.

9:08>> Evet.

9:09>> Ha gaflet uykusuna uyanmak ise derdi

9:11düşmekle mümkün. Yani adım dediği o ilk

9:14adım derde düşmek. Sizin biraz önce icra

9:17ettiğiniz gibi.

9:19>> Eee, Muhidin Ihya, mürşid-i kamilim

Muhiddin İhya Efendi: ”Bedende buluğa erdim, başladı eş arama derdi, akılda buluğa erdim, başladı aslımın derdi.”

9:22benim. Muhittinya efendi şöyle der: "Ee

9:25bedende buluğa erdim.

9:28Başladı

9:29eş

9:31arama derdi."

9:33Değil mi? İnsan öyledir. Yani buluğa

9:35erdiğimiz çağda, ergenlik çağında artık

9:38karşı cinsi fark ederiz. ondaki e

9:41cazibeleri eee temaşa ederiz. Hangisine

9:44çekiliyoruz, hangisine çekilmiyoruz

9:46değil mi? O kendiliğinden olan bir şey.

9:48Ergen olmayan bir çocukta böyle bir şey

9:50olmaz.

9:51>> Evet.

9:52>> Dolayısıyla [homurdanır] o yani ben bunu

9:53metot olarak yapıyorum. Kendime bir eş

9:55arıyorum değil. İçindeki o dert eee

9:58ergenliğin getirdiği dert kendini eş

10:01arar böyle. Ama diyor akılda bulua

10:04erdim.

10:05başladı aslımın derdi. O nedenle Kerem

10:08ile aslı meselesi de budur. Evet. Kerem

10:11dışarıda bir aslı diye bir kıza aşık

10:13olmuş diye anlatılıyor öykü ama aslı

10:16kendi aslının arayışıymış.

10:19>> Bu tasavvu işte böyle sembolik alakolik

10:20anlatımlar. Bir bakıyorsun dışarıda bir

10:22masal ama arkasındaki anahtarları

10:26açtığın zaman arkasında bir mana dünyası

10:29ve ne yapmak gerektiğine dair bir yol

10:31haritası. Bir navigasyon diyorlar bugün.

10:34Yol haritası. O da güzel. Navigasyon

10:37şeyi de ilginçtir. Navigation'dan

10:39geliyor değil mi? Denizcilik yani.

10:41>> Demek ki deryada seyahat etmek için

10:43aslında seyir var, kaptan var, seyir

10:45defteri var ama deryadasın.

10:47>> Aman Allah.

10:48>> Rota önemli.

10:49>> Evet. Şimdi Niyazi tabii Niyazi

Derman arardım derdime, derdim bana derman imiş.

10:52Malatyeviyi

10:54derman arardım derdime. Bakın gene dert.

10:57Derman arardım derdime. Derdim bana

11:00derman imiş.

11:02Burada çok ilginç. Hak derdine düşen

11:05tabii durup dururken olmaz bu bir

11:07dertliğe

11:08uğramak lazım ki derdin aşısını alalım.

11:12Ya bir dertli göreceğiz. Vay canına bu

11:15neyin derdinde değil mi? Mal mülk

11:18derdinde mi? Makam mevki derdinde mi?

11:20Halinden, kelamından anlarızsın.

11:22>> Ama aslının derdine düşmüş bir insanda

11:25dışarıya yönelik hiçbir şey görmüyorsun.

11:27Hal ehli dediğimiz bu. gidiyorsun. Bir

11:30dert dertli ama böyle ağlak bir şey

11:33değil. Derin

11:34>> reklamını yapmıyor derdinin.

11:36>> E bravo.

11:37>> Derin bir duruş içinde ama derdi

11:40olduğunu anlıyorsun.

11:41>> Şimdi bu neyin derdinde?

11:43Bunu bana öğretemez ki. E ne olacak?

11:48Oradan aşılanıp nasıl ağacı aşılıyorsun?

11:51Meyvesi

11:52>> tatlanıyor.

11:53>> Oradan eee o hal dediğimiz evvela hal

11:56gerek neylesin?

11:58Bu hale aşine olanlar

12:01sonra gayri ihtiyari, irade dışı

12:05kendilerinde bir hasret başlar.

12:11>> Onlar hasrettedirler.

12:13Hasretin derde düştüler. İşte bu dert

12:16kendisi yol gösterendir. Rehber odur.

12:19Bir kişi değil.

12:20>> Hepsi konuşuyor artık. Bütün alem

12:22konuşuyor. Her biri

12:23>> değil. Eee, o zaman, eee, derman arardım

12:27derdime. Derdim bana derman armış.

12:31>> Sorardım aslımdan.

12:34Aslımdan soruyormuş. Aslından sorardım

12:37aslımdan.

12:39Bürhan bir delil. Bir delil ver. Aslımı

12:44arıyorum ama bir delil, bir yol

12:46izleyeceğim. Bir işaret, bir şey ver.

12:48>> Aslın bana bürhanmiş. Allah.

12:51>> Niyazi ne kadar derin bakın. Ne kadar

12:54dinek.

Aşık Yunus: “Derdim vardır, inilerim.”

12:55Şimdi gene dertten gidiyoruz tabii. Aşık

12:58Yunus.

13:00Ben bir usanmaz ozanım.

13:03Derdim vardır. İnilerim.

13:06>> H

13:06>> aa derdi nasıl onlar gerçekten inler?

13:12İnlemek diye bir bir tabiri var. Şimdi

13:14nasıl tarif edersin? Ah oh mu diyor?

13:18>> H im ne diyor? Ne yap

13:20>> bunu taklit edemezsin.

13:22>> Eyvallah. Dertlin

13:24derin

13:25>> ona has

13:26>> inlemesine tanık olman lazım. Müşahede

13:29>> şahit olman lazım. O zaman bana

13:32sorduğunda eee Serhan e abi sen dertli

13:35gördün mü?

13:37>> Ah

13:39gördüm. Görmenin bir ahı var.

13:42>> Ben onunla ona anlar. O bu adam dertliği

13:46görmüş. Kendi de derde düşmüş.

13:49>> Eyvallah. Şimdi put sufi yolu böyle bir

13:51şey.

13:53Böyle laflar, o lafları öğrenmeler,

13:55kitaplardan araştırmalar yapay zekayla

13:57da indiriyorsun. Harika tasnifler,

13:59müthiş filan ama hal yok.

14:02Hal olmayınca bu yoldan söz etmiyoruz.

14:05Ona şeytaniyet diyorlar.

14:08>> Halsiz ilim şeytaniyet,

14:13ilimsiz hal meczubiyet.

14:16ilmi hal

14:19sıratel müstak

Aşık Veysel

14:22>> e aşık veysel de büyük aşık

14:26>> gizli dertlerimi sana anlattım

14:29çalıştım sesimi sesine kattım bebe gibi

14:32kollarımda yaylattım

14:35hayali hatır et ben unutma sazına

14:38söylüyorum

14:41sazına söylüyorum

14:42>> Allah

14:43>> onlay ömür boyu sazıyla dertleş

14:48Aslının derdini sazıyla paylaşmış. Öyle

14:51insanlara ş olsun diye şarkı söylemiş

14:53filan değil. Derdini sazıyla paylaşmış

14:56ve hani gitar gibi işte Serhan değil mi?

15:00bir bebek gibi koynumda diyor kollarımda

15:03yaylattım diyor.

15:05>> Ve inanın şey bile vardır. Yani kimse

15:07yokken eee kendi kendisine sazıyla

15:11kaldığında söylediği ve asla

15:14kaydedilmemiş o kadar nefesi vardır ki

15:17belki bir bu kadar da bilinmeyen ve o

15:19anda

15:20>> eee uçmuş gitmiş olan da var.

15:21>> O an zor Evet. Evet.

15:23>> Belki İsmail Emre'nin de çünkü diyor ki

15:25altta kaydeden bu.

15:26>> Evet. Yani İsmail Emre'nin de

15:28kaydedilmemiş bir sürü olduğu kendisi

15:29mesela

15:30>> kendisi söylüyor. Kendisi söylüyor. Bu

15:31hal geldiği zaman diyor.

15:32>> Evet.

15:33>> Kendim kontrol edemediğim için bu hal

15:35geldiği zaman sokak aralarına kaçardım

15:38ve doğuş tamamlanınca kendime gelip

15:40uyanıp ondan sonra hayata devam ederdim.

15:43>> Evet. O doğuşları bilmiyoruz.

15:44>> Bilmiyoruz. Binlerce var tabii.

15:46>> Tabii.

15:48>> Aşk söyletir, dert dinletir.

15:50>> Dinletir.

15:52>> Bu sözü hepimiz biliyoruz. Yani bu

15:53Anadolu'da bu sözler ekilmiş yani hep

15:56varlar. Hanımsatmak sadece

15:59>> böylece dertlerle aşıklar buluşurlar ve

16:03sohbet muhabbet başları işte sohbet

16:05muhabbet dedikleri dertliyle aşık

16:07buluşması. Maracel Bahreyni yeltekan

Sûre-i Rahmân 19 ve 20.Ayetler: “(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar. (Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.”

16:11>> yani iki deniz kavuştu.

16:13>> Hı hı.

16:14>> Ama

16:14>> karışmazlar. Kavuşurlar ama karışmazlar.

16:18Dertliyle aşık bu. Ama başka anlamlara

16:21da Evet. Her mertebede farklı anlamı

16:23var.

16:24>> Aşkla, dertle de gene aynısı. Maracel

16:27Bahreyn, yeltek. Kav onlar kavuşurlar.

16:30İki iki derya ama karışmazlar.

16:33Bu tatlı su, deniz suyu gibi de

16:35sembolize edilmiştir. Evet. Kavuşurlar.

16:38>> Evet. Şeylerden biri tuzlu biri şey

16:41>> ve karışmaz. Kavuşurlar.

16:43>> Hatta nehir e şeyde vardır. O kaşta

16:46falan da vardı. Denizin içine akar.

16:49Orada tatlı su bakarsın şeydir ve

16:52kendini korur yani. Hayırdır?

16:53>> Amerika dönüşündüe okyanusta da aynı

16:55şeyi uyarıyordu kaptan pilot. Biraz

16:57sonra göreceksiniz. Bakın hakikaten

16:59böyle çizgi renkler de parçal. Şimdi

17:00bunu mucize diye almaya gerek yok. Bu

17:02bildiğimiz fiziki bir olay. Ama bu

17:04sufiler bunu hemen bu sembolik

17:07>> benzetiyor. Bir şeye benzetiyor.

17:09Kendindeki bir şeye benzetiyor.

17:11>> Ama öyle yapacak işte.

17:12>> Evet.

17:12>> Ki taşınsın bugüne kadar.

17:14>> Fihi mafih. Dünya bende. Ben dünyadayım.

17:16>> Evet. İçindeki içinde. Ben onun içinde.

17:19O benim içimi. Şimdi hakikaten

17:20>> o zaman benzetebilirim dünyayı kendime.

17:22>> Aynen. Bedenimiz şu anda zaten evrenin

17:25içinde değil mi?

17:26>> Açık net.

17:27>> Peki evren bilgi olarak bilincimizin

17:31içinde değil mi?

17:32>> İçindeki içinde.

17:33>> İçindeki içinde.

17:33>> Fihi ma fih.

17:35>> Mevlana selam olsun.

17:37>> Selam olsun.

17:38Bilgelik sohbet muhabbetle gönüllere

İhvan - Gönül Kardeşliği

17:41çalan, mayayla manevi kardeşlik bağı

17:45oluşturuyor. Buna eee innemel muni

17:49ihfetün ihvan sözü onun için tasavvufta

17:52hep ihvan. İhvan kardeş demek ama hal

17:55kardeşi başka bir şey.

17:57>> E mana kardeşi anlamında kullanılır. O

17:59zaman hani yüzük kardeşliği filan

18:01vardır. Böyle filmler filan çekiyorlar.

18:03Yok bilmem ne taş kardeşliği ama bu

18:06gönül kardeşliği.

18:07>> Evet.

18:07>> Onlar aynı anadan aynı babadan

18:10doğamadılar. Bedenleri farklı farklı

18:12genetik soylardan geldiler. Ama bir

18:15gönül mabedinde onlar hal eee

18:19birbirlerine bulaştırdıkları halle

18:21hallenirler.

18:23İşte hal ehli dertli dedi. On onların

18:26derdi var. Bu manevi bir ortam tabii

18:29değil mi? Bir bilgelik ortamı aynı

18:31zamanda. Eee ve bu neşet eder. Yani

18:35orada coşar, kaynar, buharlaşır ve

18:39yankılanır, yansır diğer insanlarda

18:41tetikler.

18:42>> Bu illa doğrudan karşılaşması da

18:44gerekmez. Onun kelamı da gittiği zaman

18:46tetikler. iç alemi uyandırır. Uykudan

18:49uyanma dedikleri de böyle bir şey. Tabii

18:53bu ortam edep erkan gerektirir. Böyle

18:56dangıl dungıl bir ortam değildir.

18:58Muhabbet ortamı, sohbet ortamı bir edep

19:00erkanı vardır. Ve buna ahlak-ı hamide

Ahlâk-ı Hamîde

19:03denir. Yani sufilerde aranan birinci ya

19:07bunlar sufi mi değil mi kardeşim ne

19:09bileyim ben diye bak bakan insanlar için

19:12onlarda ahlak-ı hamide vardır. Övgüye

19:15layık ahlak demek.

19:18ahlak Kur'an-ı Kerim'de çok ilginç.

19:20Fatiha suresi, giriş, anahtar, miftah.

19:23>> Eee, hatta o çerçeve içine alınıp

19:25Kur'an-ı Kerim'in şeyinde böyle eee,

19:28giriş şeyinde bir tek başına konur. Ön,

19:31ön söz gibi. Sonra Kur'an-ı Kerim başlar

19:35ve Fatiha suresi. Bu giriş, miftah,

19:37açılış suresi ilk ayeti. Elhamdü lillahi

19:43rabbil alemindir. Hemen bununla başlar.

19:46Yani hamtle başlar, övgüyle başlar.

19:51alemlerin rabbine övgü

19:53[boğazını temizler] denen söz eder. İşte

19:55ahlak-ı hamide onun mazharı olan yani

19:59hakkın mazharı olan kişideki o edep ve o

20:02erkana duyulan saygıyı söyler. O zaman

20:06onlar evet bir ihvfandırlar,

20:09kardeştirler. bir gönül bağıyla

20:11birbirlerine bağlıdırlar ama

20:13birbirlerine öyle saygılı, öyle hürmetli

20:17hepsi hakkı diğerinde görerek hakka

20:21boyun eğdikleri için o sofrada, o sohbet

20:25ortamında

20:26ahlak-ı hamide ışıldar

20:29ve onun eee şeyleri hem hali var hem de

20:33bugün artık öyle söyleyebiliriz. Eskiler

20:36buna feyz diyorlardı. Feyz feyyaz eder.

20:38Yani radyasyon demek. Ev

20:41>> ışıma demek face değil mi? [homurdanır]

20:43Şimdi ne diyoruz? Beyin dalgaları

20:45yayılıyor. İşte ölçülüyor, mölçülüyor.

20:48Alfası, bet'sı, gamması filan falan.

20:50İşte eskiler de buna feyz diyorlar. Yani

20:53öyle bir sohbette feyz yayılır dünyaya

20:57ve rahmettir diyorlar. Rahmet. O yüzden

21:00elhamdülillahi rabbil alemin.

21:02>> Hamd alimlerin rabbi olan çünkü rahman

21:06ve rahimdir. Errahman errahim. O rahmet

21:10yayılır. Yani insana aldığımız zaman bu

21:12sözler

21:14boşlukta kalır.

21:15>> Boş. Eyvallah.

21:16>> Eee ilahi kelamda baktığımız zaman sözün

21:20muhatabını bilmiyorsak o zaman bir Rab

21:22var, bir hak var. Nerede? Kim ne oluyor?

21:26Kimden söz ediyoruz bilinmez. Sözler

21:28askıda kalır.

21:29>> Bir müddet sonra da

21:31>> insanlar ya bunları niye söyleüp

21:32duruyorsun? Yani bir anlamı yok. Sadece

21:35bir övgü. Evet. Kime? al rabbine yani. E

21:39tamam onu söyledim. Ne iyi bir şey

21:42söyledim falan. Ha bir şey mi

21:43bekliyorsun? Yani bunu söylediğin için

21:45sen övgüye layık oldun mu?

21:47>> Hayır. Ödül mü bekliyorsun? Niye

21:49söylüyorsun? İşte irfaniyet bu sözün

21:54anlamını tanımasını

21:56kimden tezahür ediyorsa onu görmesini,

21:59>> onun haline bürünmesini gerektiriyor.

22:01Onun sohbetine girmesini gerektiriyor ve

22:05o halle hallenip övgüye layık bir ahlaka

22:08bürünmesi, edep ve ahlak sahibi olması.

22:11Onlar artık dediğin gibi en güzel şeyi

22:13söyle. Gösteriş için, rüya için,

22:15göstermek için yapma. O halde oldukları

22:17için cazibeler var. Bir gül açtığında,

22:21kokusunu saldığında çıkıp ortalıkta

22:24kendini değil mi? Bağırmıyor.

22:27>> Ama öyle bir cazibesi var ki, öyle bir

22:28cezbediyor ki gidip onu görmek ve

22:31koklamak istiyorsun. İşte hal ehli

22:33böyledir. Propaganda ehli değildirler.

22:36Onlar dertleri var yani dertliler.

Recently added transcripts

Browse the whole transcript library

This transcript was generated from the captions YouTube publishes for this video. Get the transcript of any YouTube video atfreeyoutubetranscribe.com, free, unlimited, no sign-up.