Full transcript
Marifet Nedir?
0:02Bu marifet nedir? Eee şeyini eee
0:05sorusunu soruyor. Kendisi soruyor
0:08kendisi eee anlatıyor. Bakın şöyle
0:10diyor. İslamiyeti diyor anlatırken
0:13onun marifet dini olduğunu ve marifetin
0:16de şeriatı, tarikatı, hakikati kendinde
0:20topladığını söylemiştim.
0:23Bunları bir cevize benzetelim.
0:26marifeti tam olarak anlayabilmek için bu
0:29ceviz misalini bir kere daha
0:32tekrarlamakta yarar var diyor. Daha önce
0:34sohbetlerinde bunu tekrarlamış.
0:37Cevizin yeşil dış kabuğu
0:40şeriat,
0:42sert kabuğu tarikat,
0:46içi
0:48hakikat.
0:50Tümü de marifettir. Tümü
0:52>> tümü marifettir. Marifet tüm aşamaları
0:55kapsayan irfaniyet, anlayış, şuur
0:58anlamında kullanılıyor. Şeriat dış
1:01kabuğudur. Çünkü şeriat yasa demek. Eee,
1:05şera bağlıdır yasalar, koşullar. Yani
1:09şeriat şeraitsiz olmaz. İşte o nedenle
1:12farklı çağlarda farklı toplumlar farklı
1:15koşullarda yaşadıkları için coğrafi
1:17koşullar, tarihi koşullar, kültürel
1:18koşullar farklı olduğu için yasa
1:23orada o koşullara uygun bir biçimde
1:26şekil
1:26>> uyarlanıret
1:27>> ve çağlar değiştiği için uygulamalar,
1:30huylamalar değişir ama yasa değişmez. Ne
1:34demek istiyoruz? Adalet.
1:37Adalet 1000 yıl önce de adalet için
1:40birtım çalışmalar yapılmış. 2000, 3.000,
1:4330.000 neyse
1:46milyon yıl sonra da olsa insanlar bir
1:48arada yaşayacaksa adalet yasadır. Yasa
1:51olan adalettir. Ama adaleti nasıl
1:53uygulayacağız?
1:55coğrafi koşullar, kültür, insanlara
1:58alışkanlıkları, eee, öğrenebilme
2:00kabiliyetleri filan ona göre uyarlandığı
2:03için yasa tektir.
2:07Özgürlük yasası, hak yasası hep hepsi
2:10eee ilke olarak, yasa olarak tek ama
2:13uygulama farklılıkları ve çokluğu
2:18çıkartıyor. Bu anlamda
2:21efendim
2:25şimdi nasıl o acı dış kabuk olmaksızın
2:29ceviz yetişemez ve dış etkenlerden
2:31korunamazsa şeriat olmadan da hakikat ve
2:35marifet gelişip korunamazsınız.
Anlamları değiştirilen, dışlanan kelimeler, kavramlar
2:39Burada eee bu sözcükler günümüzde çok
2:43pejoratif bir şekilde eee
2:47anlamları
2:48>> değiştir
2:49>> değiştirilmekten öte aşağılandı,
2:51dışlandı. Yani şeriat sen şeriatçı
2:53mısın? Vay tarikatçılar işte bu
2:55tarikatlar işte bak bunlar toplumdaki
2:59birtım eee örgütlenmeler birtım kişiler
3:02üzerinden eee olumsuz etkileri olan
3:06insanlar üzerinden eee kavramların
3:09kendileri de eee dışlandı. Hatta işte
3:13biz sofrada bu terimleri, kavramları
3:15kullanınca aa siz kimlerdensiniz? Demek
3:18ki filancalardansın. Vay anasını hala
3:20bunları mı kullanıyorsunuz? Bu gibi bir
3:23şey oluyor. Tepki oluyor.
3:26>> Bu bu demek kaçınılmaz bir şey tabii bu.
3:28Ama burada kavramlar, hariflerin
3:31kavramları klasik 1000 küsur yıllık.
3:35Hatta tam tarihini şey etsen eee tabii
3:39canım. Milattan önce 1800'lerden falan
3:41başka gel bugüne kadar. Sadece
3:43peygamberlik e felsefe hakeza öyle. eee
3:47milattır önce 350'lerde filan
3:49Pitagoraslar, şeyler, Platonlar değil
3:52mi? Her neyse tarihi o kadar önemli
3:54değil. Demek istediğimiz şey şu. Bu
3:56kavramlar bir ideoloji, bir inanç
3:59pazarlama filan amaçlı konuşulmuyor. Her
4:02biri yaşamla ilgili bir modernize
4:06edebilirsiniz bu terimlerin yerine. Eee,
4:08Türkçeler kullanabilirsin,
4:10İngilizcesini, Fransızcasını
4:11kullanabilirsin. Arapça olması şart
4:13değil. Ama Arapça kavramlar, Arap
4:16terimleri üzerine kavramlaştırılmış ve
4:19çok kullanılmış eee literatürümüz
4:21bununla dolu olduğu için bu sözcükleri
4:23tanımadan o literatüre ulaşamaz insan.
4:26Bu nedenle biraz dikkat çekmek istedim
4:28özür dileyerek. Eee, şimdi demek ki
Şeriat
4:31şeriat olmadan yani belirli prensipler
4:35olmadan, eee, insan kendi, eee,
4:40yolunu, yordamını, hakikatini ve
4:43marifetini koruyamaz.
4:46Bu bir ahlak sorunu. E şeriat, buradaki
4:49şeriat
4:51insanla yakışır, ahlaklı,
4:53>> vicdan sahibi bir insan olması
4:55anlamındadır.
Hakikat
4:58>> Cevizin içi yani yenecek kısmı ise
5:01hakikattir. Buna koz derler, değil mi?
5:02Cevizin kozu.
5:04Hatta Yunus Emre'nin de böyle bir şey
5:06var. E cevizle ilgili çok güzel bir
5:10deyişi var. E onu ayrıca bir ele alırız.
5:15Şimdi bu kozu hakikattir diyor. Çünkü
5:18asıl yenecek ve bedene gıda verecek
5:21hatta deva olacak mineraller işte
5:25proteinler filan ne varsa onda. Cevizin
5:29esas korunması gereken kısmı da
5:31burasıdır.
5:34>> Çünkü
5:36o iç olmazsa, o kozu olmazsa cevizin
5:40>> yeşil kabuğuyla kumaş boyamaya, sert
5:43kabuğuyla da soba yakmaya
5:47yarar ama başka bir işe yaramaz. Kozu
5:51yok. Sert kabuğunu sobada yakıyoruz.
5:53Doğru. Bir güzel yakıt ama e cevizin
5:56yeşil şeyiyle hatta saç bile
5:59boyuyorlardı eskiden. Kumaş boyarlar çok
6:01da güzel olur. [kahkaha]
6:03E benim annem yapardı tabii de şey
6:06ederdi. Ceviz eee
6:08>> o dış kabuğu yeşil kabuğuyla e beyaz
6:11kumaşlara böyle renk verirdi. Çok çok
6:13güzel bir renk. Evet.
6:15Ama başka işe yaramaz.
6:17Ancak ceviz sadece içte değildir. Sadece
6:21kozu değildir. O sevilerek yenen ceviz
6:24içinin tonlarcası
6:27ister iç olarak ister yağı ya da usaresi
6:31çıkarılarak ekilsin. Yeni bir ceviz
6:33ağacı meydana getirmez. Hadi buyurun
6:35bakalım.
6:36>> Evet.
6:37>> Değil mi?
6:38>> Çok
6:39>> cevizin işte yağı kardeşim. Ceviz yağı
6:42veya ceviz kozu işte böyle içi. Ondan
6:45şey yaptık hatta.
6:47Ne derler? Marmelatlar filan. Neyse ben
6:49anlamadığım şeylere girmeyeyim ya. Onan
6:51yemekler falan şey hepsi harika. Güzel
6:54de
6:55>> eksen biter mi?
6:58>> Demek bunlar da yeterli değil yani. Dış
7:00kabuğunu beğenmedi. Beğenmedi değil bu.
7:03Çok güzel. Sanki böyle beğenmedi gibi
7:05görünüyor değil mi? O değil bu değil
7:06dediği zaman beğenmekle ilgisi yok.
7:09Şimdi bir şeyi sorgularken bu ceviz
7:11olur. Ceviz üzerine zaten aslında
7:14marifeti sorguluyor. E düşünmeyi
7:16öğretiyor bize.
7:17>> Evet.
7:18>> Yani bu tümü olmazsa dedi ya başta
7:21marifet tümüdür. Tümü olmazsa eksen
7:23bitmez. Kabuğu yok gene olmaz. Dış
7:27kabuğu yok olmadı. Kozu yok olmadı.
7:29Yalnız kozu işte yersin içersin ama
7:34kendini yeniden üretmez. Aslında sır
7:37burada.
7:38kendini yeniden üretmek.
Serhan Yasdıman’ın sorusu: “Eğitilmemiş düşünce nasıl tetiklenir?”
7:43>> Bir şey eee geldi aklıma da sormak
7:45isterim.
7:45>> Güzel.
7:47>> Eee
7:50tam nasıl toparlayacağımı düşünüyorum da
7:52düşünmeyi öğretir dediniz bunların
7:54üzerinden. Bu örnekler üzerinden
7:55düşünmeyi öğretir. Yani eee peki düşünme
7:59öğrenilmezse
8:02yetişkin bir bireyde nasıl düşünce
8:04oluşur? Yani ne nasıl düşünceler oluşur?
8:07>> Evet. ve neyi yani eee ne onun
8:10düşüncelerini tetikler o zaman?
8:12>> Hem de
8:12>> eğitilmemiş düşünce nasıl tetiklenir?
8:14>> Çok güzel. Harika. Şimdi daha öncesi
8:18var. Daha öncesi de şu. Ne diyorsunuz?
8:21Yani biz düşünmüyor muyuz diyor
8:23insanlar.
8:24>> Yani
8:26>> yani herkes düşünüyor. Düşünmeyen
8:27görmedim ki diyor.
8:29>> Ha böyle hakikaten düşünmek. Bak
8:32konuşuyorum o halde düşünüyorum.
8:35E işte düşüncelerimi arka arkaya
8:36koyuyorum. Daha ne yani?
8:39>> Kitap okuyorum, kitap yazıyorum. Hatta
8:41>> diyor izin sağlam.
8:42>> Demek ki eee düşünüyorum. Şimdi eee bu
8:46tabii düşünme meselesi
8:48öğrendiklerimizi tekrar etmek demek
8:50değil. Bir papağan da insanın söylediği
8:54tüm sözcükleri kullanabiliyor.
8:56>> Doğru.
8:56>> Birebir bir teyip de teybee şimdi artık
9:00teype yok tabii. Ne var? İşte dijital
9:03kayıt cihazları var. Telefonumuza
9:05kaydediyorum.
9:06>> Bir şeyi, müziği veya bir konuşmayı
9:10kaydediyorum ve oradan dinliyorum. Şimdi
9:13o cihaz düşünmüş mü oluyor? Düşünmüyor.
9:17Papağan düşünmüş mü oluyor? Düşünmüyor.
9:19Ama sözcükler çıkıyor.
9:22>> Sözcüklerin anlamları da var ama kendisi
9:25o anlamları bilmiyor.
9:26>> Evet.
9:27>> Sesleri çıkartıyor. Anlamları yok. Şimdi
9:30düşünmek,
9:31kullandığımız sözcüklerin
9:33ne anlama geldiğini, ne kastettiğini,
9:37nedenselliklerini,
9:40eee, imgelerini, betimlemelerini,
9:43kavrayışlarını türetebilmelerini,
9:46akla uygun olup olmamasını
9:48denetleyen bir düşünme, bir eee Evet. O
9:52da düşünme. Demek ki o zaman düşünme
9:54faaliyeti demek ki o zaman düşünme Evet.
9:58En sıradan çocukta bile var.
10:01>> Konuşuyor çünkü ise
10:04ismini biliyorsa bir takım şeylerin
10:06tabii ve kendisine şunu getir götür yani
10:09bir fiil
10:11murat ettiğimiz zaman yerine getiriyorsa
10:13düşünüyor.
10:13>> Hı hı.
10:14>> Düşünüyor tabii ki. Ha buradaki düşünme
10:18eee tüm süreci kapsıyor.
10:21Çocukluğundan arif olmasına, alim
10:23olmasına, ne bileyim eee işte
10:26üniversitede hoca olmasına,
10:29kaşif olmasına kadar hepsi düşünüyor. O
10:32halde demek ki düşünüyorum veya
10:34düşünüyor musun sorusu
10:37hangi düzeyde, hangi mertebede
10:40düşünüyoruz?
10:42Soru bu.
10:43>> Dönü
10:44>> hepimiz düşünüyoruz. Doğru. Ama her
10:47düşündüğümüz, her konuştuğumuz, her
10:49yazdığımızı anlıyor muyuz? Anlam sorunu.
10:53>> Evet. Anlam düzeyi.
10:54>> Anlam düzeyi. O halde bu herkese açık
10:58mı? Herkese açık.
10:59>> Evet. Baş.
11:00>> Herkes anlama ulaşabilir, marifete
11:02ulaşabilir. Ama bunun bir yolu, yordamı,
11:05yöntemi varsa onu yapmak kaydıyla.
Platon’da marangoz örneği
11:09marangoz
11:10>> da olmak isteseniz bir marangoz
11:12ustasının size yol göstermesi lazım.
11:15Bunun gibi. Nitekim bu marag marangoz
11:18şeyi de örneği de Platon'dandır. Platon
11:22filozof anlatırken diyor marangoz da
11:24diyor filozoftur. Aa diyor lan nasıl
11:27yani? E çünkü diyor bir şeyi eee bir
11:31sandalyeyi en ideal
11:34>> formdaş. En ideal formda bir ahşaptan,
11:37bir ağaçtan kesip o ideal forma onu
11:40götürebilmek için o ideal formu
11:44bilincinde ide olarak taşıyor olması
11:46lazım. Ona uygun bir şey yapıyor. Ergon
11:50ürün meydana getiriyor. İşte bunu
11:52yapmaya ustalık denir. Bu ustalık da
11:54aretedir. Bir ahlak verir insana.
11:57Ustalık ahlakı. İşte bu da marifettir.
12:00İşte bu da felsefedir diyor. Şimdi bakın
12:02ne ilginç.
12:03>> Ne kadar güzel.
12:03>> Ne kadar ilginç. Ne kadar yaşamla ilgili
12:06böyle gökyüzünde bir nane değil.
12:08>> Aynen. Uzaklardan alıp da getirmedi
12:09yani.
12:10>> Getirmedi. Çünkü şimdi herhangi bir
Çırak - Kalfa - Usta
12:12insan
12:14gitti marangoz ustasının yanına. Artık o
12:17herhangi bir insan değil. Niye? Çırak.
12:19Çünkü çırak. Marangoz ustası. Şu odunu
12:22seç getir. Şu odunu yont getir. Sonra
12:28tut bakalım şu sandalyenin şuralarını
12:30monte edelim mi? Kalpa oldu. Yardım
12:32etmeye başladı ustaya. Sadece getir
12:34götür değil yardım ediyor. Hadi burayı
12:36da sık. O mengeneyi öyle tutma filan.
12:39Kalpa oldu. Sonra da usta der ki ya bir
12:42sandalyede sen yap da görelim.
12:45Eğer kendi o sandalyeyi tek başına değil
12:49belki gene yardım asistanlık yapacak
12:52birisi olsun ama ustanın
12:55bilgisi, ustalığı ona geçmişse
12:59o da yapar. Değil mi?
13:00>> Şimdi iki tane usta olmaz.
13:03Usta tektir
13:05ama iki kişi usta oldu. Ellar aynı. O
13:09zaman der ki sen bir marangozane aç.
13:12Değil mi?
13:12>> Hı hı.
13:13>> Şimdi insanın insan olması da marifette
13:17aynen böyle.
13:19>> Marifette arif olan kişi artık e yeni
13:23çıraklar, yeni kalpalar yetiştirecek.
13:26Eee öteki de yetişen de gidecek başka
13:30dostlar edinecek. Onlara çıraklıktan,
13:33kalfalıktan ustalığa taşı. Demek ki
13:35ustalaşmak
13:36ama buradaki sözünü ettiğimiz ustalaşmak
13:39insan olmak.
13:41İnsan olmak.
13:43Tamam. Marangoz olmak da insan olmanın
13:45bir şeyi. İşte ne bileyim kava yapardı.
Ahilik, 12 Meslek, 12 Tarik
13:48Eskiden böyle 12 meslek vardı. Eee şeyde
13:51ahilikte.
13:53ahilikte eee çok ilginçtir.
13:56Eee 12 meslekten olanların 12 tarikte
14:00eee yol ve yortamları vardı. Yani
14:02maneviyatları da 12'ydi.
14:05Eee meslekleri de 12'ydi. Tabii bu şey
14:07dönemi, zanaat dönemi olduğu için,
14:09manufacture dönemi olduğu için o döneme
14:12ait. Yani bugün sanayi bambaşka bir
14:14boyuta geldi. Artık bunlar illa o öyle
14:17olacak. Yani sen de marangoz ol, sen de
14:19yastıkçı, yorgancı olacaksın filan diye
14:21böyle bir şey kalmadı. Ama bir dönemin
14:25eee yaşamını bize çok iyi eee çünkü
14:30şöyle söyleyeyim. Bir eee
14:33ayakkabı ustası ahi ise eğer ayakkabı
14:37ustası ayakkabıyı yaparken kime
14:39yapıyorsa
14:41ona ya bunu yapayım işte. Tamam al
14:44kardeşim ver parayı değil. O bununla
14:47yolda yürürken hayağı şey eder mi?
14:50İncinir mi, incinmez mi? Güzel görünür
14:52mü? Ona yakışır mı? Bunları düşünür.
14:54Bunları her ayakkabıcı düşünür. Ama
14:58bununla hayırlı yollar yürüsün.
15:01>> Bu bu ayakkabıya hayra vesile olsun.
15:04>> Niyet yüklemek
15:05>> niyet yüklüyor.
15:06>> Niyaz yüklüyor. Değil mi?
15:08Görünürde bir şey yok ama niyet söz
15:11kelam yüklüyor. Neyse o artık yani
15:15>> bu niyeti eee bir şey ürünü yaparken
15:19artık o bir sadece bir ürün ve gidecek
15:21ve ücret alacağım değil. Orada bir başka
15:24bir manzume var değil mi? Bir insani bir
15:26şey hikaye var.
15:28Hatta eee ona sunarken de eee bir
15:35kraliçe diyelim veya da bir krala şimdi
15:37bunlar tabii şey dünyevi laflar pek hoş
15:39olmadı ama daha ilerisi var da yani
15:42tanrı sunağına, tanrıya ikram edilecek,
15:46ona layık bir ürün yapabilecek
15:50e niyet taşımak.
15:53Yapabilir, yapamaz ama niyet bu. İşte bu
15:57herhangi bir şey çayı öyle demlemek
15:59mesela. Bunu bir ben duyduğum zaman
Çay Demleme Niyeti, Çay Seremonisi, İnsana Saygı
16:03gençtim ya. Bir bir şey sohbette bir
16:07efendi öyle dedi ya. Çayı rabe ikram
16:11edecek gibi demlemek dedi. Ne diyor
16:14acaba dedim ya çay? Evde bir çay
16:16yapıyorum da Rabbim ya Rabbi işte çay
16:18senin için yapıyorum işte estağfurullah
16:20yani ne böyle bir şey mi diye. Sonra
16:25Japonların çay seremonisini gördüm.
16:28Şimdi YouTube'da falan da var. İsteyen
16:30merak merak eden onlar bakabilir. Bir
16:33çay seremonileri var.
16:37Sadece o seremoniye katılmak ibadet.
16:42Peki çay ya ama o çayı alışı on
16:48demlendikten sonra ikram edişi
16:51bir çaya ve çayı dostlarıyla paylaşmaya
16:55bu kadar ihtimam göstermek insana saygı
16:58değil mi? Şimdi o düzeye çıkmak yani
17:01işte sandalyeyi öyle yapmak, ayakkabıyı
17:03öyle yapmak, eee, kelamı öyle kullanmak,
17:07incitmeden, incinmeden, karşındaki o gün
17:12rahatsızdır, öfkelidir, bir şey olur.
17:14Seni incitmek isteyebilir ya da elinden
17:17gelir ya da belki de kızgınlığına
17:19yapıyordur. Bunu tolere edebilmek değil
17:22mi? İşte bunlar olgunluk.
17:24>> Olgunluk dedikleri bu. Yoksa böyle kamil
17:26gökyüzünde şey rütbeli filan demek
17:29değil. Genelde öyle zannediliyor. Hani
17:31bir otorite birilerini kumanda ediyormuş
17:34gibi anlaşılıyor maalesef günümüzde.
17:37Ceviz hayasın.
17:41>> Eee
Marifet, Şuur, İrfan
17:44yani marifet diyor cevizi tüm
17:47tabakalarıyla bütünüyle kapsar.
17:50Tabii dinde de durum böyledir. Bunu
17:54söylemeye hacet yok. Demek hacet yok
17:56diyor. Lafetinden hacet olmaz. Olur mu
18:01ya? Din de böyledir diyor. Şeriatı
18:03olmadan olur mu? Olmaz diyor. Tarikatı
18:05olmadan olur mu? Olmaz. Yani bunların
18:08gerçek anlamlarını kullanarak söylüyor.
18:10İşte hakikati olmadan olmaz. Demek ki
18:12marifet şuur demek. Marifet tüm bunları
18:15kapsayan
18:16>> yekün. yekün olan nasıl ceviz
18:19öyleydiyyse insanın din dediği kendisi
18:22için din dediği de böyledir.
18:26Marifet
18:28marif-i ilahiye sahip olmak demektir.
18:30Marifetullah tabii. Çünkü marifet bilgi
18:33ama e tanıma bilgisi. Eee yapabilme
18:36bilgisi, ustalık bilgisi demek. Marifet
18:39ilimden farklı irfan. Yapabilme bilgisi.
18:42Hustalık bilgisi demek. Arete işte
18:44grekçesi ard
18:48bir de marifetullah.
18:51Marifetullah. Peki Allah'ı bilmek. O
18:54Allahı nasıl bileceksin? Yani cüz küllü
18:57bilmez.
18:58O zaman aynı ceviz gibi
19:01onun yarattıkları,
19:03eee, bildirdikleri,
19:06eee, varoluşumuz yani onun
19:10bütün var olanların bir yaratıcı
19:13tasarımından bir o yaratıcının eee,
19:16enerjisinden, kudretullah'tan çıktığı
19:18düşüncesiyle yola çıkmak. Ama aşama,
19:21aşama, aşama e şey gibi cevizdeki o
19:24aşamalar gibi tümüne
19:27nail olabilecek bir serüven.
19:30Marifetullah'a erişmiş.
19:33Nereden bilelim?
19:35Yani birisi erişti mi, erişmedi mi?
19:36Nereden bilelim?
19:38Marif yani ariflerin şahidi ariflerdir.
19:43>> Evet. Yani bu şeyde de bilimde de
19:46böyledir. Bir bilimsel bilgi
19:48yayınlandığı zaman bir başka bilim
19:51kurulu laboratuvarda onu test eder,
19:54deneyler. Aynı şekilde sonuç alırsa evet
19:58doğrudur der. O zaman bir bilimsel
20:00bilginin onanması başka bir bilimsel
20:03kurul tarafından herkes tarafından
20:05değil. Evet.
20:06>> Yani halk da o bilimsel bilgiyi
20:09onaylayacak. Böyle bir şey. Bu
20:11demokratik mi? Demokratik hakikat olmaz.
20:16>> Demokratik hakikat olmaz.
20:19hakikat kendini dayatır.
20:23Eee,
Peygamberler ve nübüvvetleri, Cevâmiu'l-kelîm, Son Nebii Hz.Muhammed (S.A.V)
20:25bu olgunluk yani marifeti,
20:27marifetullah'a
20:29peygamberlikler
20:30eee, sürecinde, serüveninde aşama aşama,
20:34aşama aşama eee ulaşılıyor ya da yolda
20:38olduğu söyleniyor. Bu hem kendilerinin
20:41nübüvvet açısından kapasiteleri
20:44kendilerinin anlayış durumlarıyla ilgili
20:46kuşkusuz ama aslında risalet önemli eee
20:49şeyleri kavimleriyle birlikte o zaman
20:53eee en
20:56en
20:58kapsamlı marifete gelmiş olan son aşama
21:01olması marifet hepsini kapsıyordu ya.
21:03>> Evet. Demek ki şeriat aşamasına eğer
21:06ariflerin dediği gibi Musevi yani Musa
21:10nebiin eee kavmi o dönem için
21:14kullanıyoruz. Kendi kavmi, yaşadığı
21:16dönemdeki kavmi
21:18şeriatın muhatabıydı. Yani hukuku, ilahi
21:22yasayı e benimsemeye ve onu yaşama
21:25geçirmeyle yükümlüydüler.
21:27Ama toplumsal bir şey bu. Sonra tek
21:30bireyler kendilerini bilecekler. İşte
21:33İsa Nebi. İsa nebi bireyselliği anlatır.
21:37Ruhu hep ruha vurgu yapar. Toplum değil.
21:40Musa nebi ha demek ki birisi topluma
21:43yani yasaya, hukuka eee vurgu yapıyorsa
21:48o toplumun ona ihtiyacı var demek ki.
21:50>> Daha sonra toplum zaten eee şeyi
21:53yerleşmiş, hukuku var, hikmeti öğrenmiş
21:55filan. bireyselleşmeye ihtiyacı varsa o
21:58aşamada da İsa Nebi devreye giriyor.
22:00Nübüvveti onun bu insanlara kendi
22:03hakikatlerini, bireyselliklerini yani
22:06eee yansıtıyordu.
22:08Eee Süleyman Nebi de hikmet, her şeyin
22:12hikmeti. Yani bunu ne için, bunu niçin
22:15biliyorum? Bunu niçin yapıyorum? Niçin
22:17yaşıyorum? Bunların sebepleri filan işte
22:21diğerlerini saymak çok uzar gider. Eee
22:24Cenab-ı Nebi'ye geliyoruz. Muhammed
22:26Aleyhisselam'a geliyoruz. Orada cem
22:29ediyor hepsini. Cevamiül kelim
22:32tüm kavramların
22:34cemmi buna marifet bu işte şuur yani.
22:38>> Yani tüm oluşumlar sonuçta bir şuurdur.
22:41Şuurdan öteye bir şey yok. Şuur kendi
22:44içinde gelişir tabii ama şuurdan öteye
22:46bir alem yok. Dolayısıyla marifetullah
22:49bu bakımdan nübüvvetin sonudur. Yani
22:53hatemel nebi niçin? Niçin o son nebi
22:57olsun? Başka nebiler niye gelmiyor?
22:59Şuurdan ötü yol yok da ondan. Ama o
23:03Muhammediyet, şuur sürekli gelişir.
23:06Toplumların yine algısına göre gelişir.
23:09Buna Hakikat-i Muhammedi denir.
23:11Hakikat-i Muhammedi sonsuza gelişir. Ama
23:14Mekke'li Muhammed nebi kendi kavminin
23:17resulüydü.
23:19Nübüvveti orada bitti. Eee, o kavme ait
23:23kaldı değil. Bu böyle zannedildiği için
23:26Arap örf ve adetleri din zannedildi.
23:29H