Free YouTube Transcribe

Video transcript

Çilingir Sofrası 230 / Marifet ve Şuur

Çilingir Sofrası · 2,499 words · 12 min read

Want to search this transcript, jump the video from any line, or download it as TXT, SRT, or VTT?

Open in the transcript tool

Full transcript

Marifet Nedir?

0:02Bu marifet nedir? Eee şeyini eee

0:05sorusunu soruyor. Kendisi soruyor

0:08kendisi eee anlatıyor. Bakın şöyle

0:10diyor. İslamiyeti diyor anlatırken

0:13onun marifet dini olduğunu ve marifetin

0:16de şeriatı, tarikatı, hakikati kendinde

0:20topladığını söylemiştim.

0:23Bunları bir cevize benzetelim.

0:26marifeti tam olarak anlayabilmek için bu

0:29ceviz misalini bir kere daha

0:32tekrarlamakta yarar var diyor. Daha önce

0:34sohbetlerinde bunu tekrarlamış.

0:37Cevizin yeşil dış kabuğu

0:40şeriat,

0:42sert kabuğu tarikat,

0:46içi

0:48hakikat.

0:50Tümü de marifettir. Tümü

0:52>> tümü marifettir. Marifet tüm aşamaları

0:55kapsayan irfaniyet, anlayış, şuur

0:58anlamında kullanılıyor. Şeriat dış

1:01kabuğudur. Çünkü şeriat yasa demek. Eee,

1:05şera bağlıdır yasalar, koşullar. Yani

1:09şeriat şeraitsiz olmaz. İşte o nedenle

1:12farklı çağlarda farklı toplumlar farklı

1:15koşullarda yaşadıkları için coğrafi

1:17koşullar, tarihi koşullar, kültürel

1:18koşullar farklı olduğu için yasa

1:23orada o koşullara uygun bir biçimde

1:26şekil

1:26>> uyarlanıret

1:27>> ve çağlar değiştiği için uygulamalar,

1:30huylamalar değişir ama yasa değişmez. Ne

1:34demek istiyoruz? Adalet.

1:37Adalet 1000 yıl önce de adalet için

1:40birtım çalışmalar yapılmış. 2000, 3.000,

1:4330.000 neyse

1:46milyon yıl sonra da olsa insanlar bir

1:48arada yaşayacaksa adalet yasadır. Yasa

1:51olan adalettir. Ama adaleti nasıl

1:53uygulayacağız?

1:55coğrafi koşullar, kültür, insanlara

1:58alışkanlıkları, eee, öğrenebilme

2:00kabiliyetleri filan ona göre uyarlandığı

2:03için yasa tektir.

2:07Özgürlük yasası, hak yasası hep hepsi

2:10eee ilke olarak, yasa olarak tek ama

2:13uygulama farklılıkları ve çokluğu

2:18çıkartıyor. Bu anlamda

2:21efendim

2:25şimdi nasıl o acı dış kabuk olmaksızın

2:29ceviz yetişemez ve dış etkenlerden

2:31korunamazsa şeriat olmadan da hakikat ve

2:35marifet gelişip korunamazsınız.

Anlamları değiştirilen, dışlanan kelimeler, kavramlar

2:39Burada eee bu sözcükler günümüzde çok

2:43pejoratif bir şekilde eee

2:47anlamları

2:48>> değiştir

2:49>> değiştirilmekten öte aşağılandı,

2:51dışlandı. Yani şeriat sen şeriatçı

2:53mısın? Vay tarikatçılar işte bu

2:55tarikatlar işte bak bunlar toplumdaki

2:59birtım eee örgütlenmeler birtım kişiler

3:02üzerinden eee olumsuz etkileri olan

3:06insanlar üzerinden eee kavramların

3:09kendileri de eee dışlandı. Hatta işte

3:13biz sofrada bu terimleri, kavramları

3:15kullanınca aa siz kimlerdensiniz? Demek

3:18ki filancalardansın. Vay anasını hala

3:20bunları mı kullanıyorsunuz? Bu gibi bir

3:23şey oluyor. Tepki oluyor.

3:26>> Bu bu demek kaçınılmaz bir şey tabii bu.

3:28Ama burada kavramlar, hariflerin

3:31kavramları klasik 1000 küsur yıllık.

3:35Hatta tam tarihini şey etsen eee tabii

3:39canım. Milattan önce 1800'lerden falan

3:41başka gel bugüne kadar. Sadece

3:43peygamberlik e felsefe hakeza öyle. eee

3:47milattır önce 350'lerde filan

3:49Pitagoraslar, şeyler, Platonlar değil

3:52mi? Her neyse tarihi o kadar önemli

3:54değil. Demek istediğimiz şey şu. Bu

3:56kavramlar bir ideoloji, bir inanç

3:59pazarlama filan amaçlı konuşulmuyor. Her

4:02biri yaşamla ilgili bir modernize

4:06edebilirsiniz bu terimlerin yerine. Eee,

4:08Türkçeler kullanabilirsin,

4:10İngilizcesini, Fransızcasını

4:11kullanabilirsin. Arapça olması şart

4:13değil. Ama Arapça kavramlar, Arap

4:16terimleri üzerine kavramlaştırılmış ve

4:19çok kullanılmış eee literatürümüz

4:21bununla dolu olduğu için bu sözcükleri

4:23tanımadan o literatüre ulaşamaz insan.

4:26Bu nedenle biraz dikkat çekmek istedim

4:28özür dileyerek. Eee, şimdi demek ki

Şeriat

4:31şeriat olmadan yani belirli prensipler

4:35olmadan, eee, insan kendi, eee,

4:40yolunu, yordamını, hakikatini ve

4:43marifetini koruyamaz.

4:46Bu bir ahlak sorunu. E şeriat, buradaki

4:49şeriat

4:51insanla yakışır, ahlaklı,

4:53>> vicdan sahibi bir insan olması

4:55anlamındadır.

Hakikat

4:58>> Cevizin içi yani yenecek kısmı ise

5:01hakikattir. Buna koz derler, değil mi?

5:02Cevizin kozu.

5:04Hatta Yunus Emre'nin de böyle bir şey

5:06var. E cevizle ilgili çok güzel bir

5:10deyişi var. E onu ayrıca bir ele alırız.

5:15Şimdi bu kozu hakikattir diyor. Çünkü

5:18asıl yenecek ve bedene gıda verecek

5:21hatta deva olacak mineraller işte

5:25proteinler filan ne varsa onda. Cevizin

5:29esas korunması gereken kısmı da

5:31burasıdır.

5:34>> Çünkü

5:36o iç olmazsa, o kozu olmazsa cevizin

5:40>> yeşil kabuğuyla kumaş boyamaya, sert

5:43kabuğuyla da soba yakmaya

5:47yarar ama başka bir işe yaramaz. Kozu

5:51yok. Sert kabuğunu sobada yakıyoruz.

5:53Doğru. Bir güzel yakıt ama e cevizin

5:56yeşil şeyiyle hatta saç bile

5:59boyuyorlardı eskiden. Kumaş boyarlar çok

6:01da güzel olur. [kahkaha]

6:03E benim annem yapardı tabii de şey

6:06ederdi. Ceviz eee

6:08>> o dış kabuğu yeşil kabuğuyla e beyaz

6:11kumaşlara böyle renk verirdi. Çok çok

6:13güzel bir renk. Evet.

6:15Ama başka işe yaramaz.

6:17Ancak ceviz sadece içte değildir. Sadece

6:21kozu değildir. O sevilerek yenen ceviz

6:24içinin tonlarcası

6:27ister iç olarak ister yağı ya da usaresi

6:31çıkarılarak ekilsin. Yeni bir ceviz

6:33ağacı meydana getirmez. Hadi buyurun

6:35bakalım.

6:36>> Evet.

6:37>> Değil mi?

6:38>> Çok

6:39>> cevizin işte yağı kardeşim. Ceviz yağı

6:42veya ceviz kozu işte böyle içi. Ondan

6:45şey yaptık hatta.

6:47Ne derler? Marmelatlar filan. Neyse ben

6:49anlamadığım şeylere girmeyeyim ya. Onan

6:51yemekler falan şey hepsi harika. Güzel

6:54de

6:55>> eksen biter mi?

6:58>> Demek bunlar da yeterli değil yani. Dış

7:00kabuğunu beğenmedi. Beğenmedi değil bu.

7:03Çok güzel. Sanki böyle beğenmedi gibi

7:05görünüyor değil mi? O değil bu değil

7:06dediği zaman beğenmekle ilgisi yok.

7:09Şimdi bir şeyi sorgularken bu ceviz

7:11olur. Ceviz üzerine zaten aslında

7:14marifeti sorguluyor. E düşünmeyi

7:16öğretiyor bize.

7:17>> Evet.

7:18>> Yani bu tümü olmazsa dedi ya başta

7:21marifet tümüdür. Tümü olmazsa eksen

7:23bitmez. Kabuğu yok gene olmaz. Dış

7:27kabuğu yok olmadı. Kozu yok olmadı.

7:29Yalnız kozu işte yersin içersin ama

7:34kendini yeniden üretmez. Aslında sır

7:37burada.

7:38kendini yeniden üretmek.

Serhan Yasdıman’ın sorusu: “Eğitilmemiş düşünce nasıl tetiklenir?”

7:43>> Bir şey eee geldi aklıma da sormak

7:45isterim.

7:45>> Güzel.

7:47>> Eee

7:50tam nasıl toparlayacağımı düşünüyorum da

7:52düşünmeyi öğretir dediniz bunların

7:54üzerinden. Bu örnekler üzerinden

7:55düşünmeyi öğretir. Yani eee peki düşünme

7:59öğrenilmezse

8:02yetişkin bir bireyde nasıl düşünce

8:04oluşur? Yani ne nasıl düşünceler oluşur?

8:07>> Evet. ve neyi yani eee ne onun

8:10düşüncelerini tetikler o zaman?

8:12>> Hem de

8:12>> eğitilmemiş düşünce nasıl tetiklenir?

8:14>> Çok güzel. Harika. Şimdi daha öncesi

8:18var. Daha öncesi de şu. Ne diyorsunuz?

8:21Yani biz düşünmüyor muyuz diyor

8:23insanlar.

8:24>> Yani

8:26>> yani herkes düşünüyor. Düşünmeyen

8:27görmedim ki diyor.

8:29>> Ha böyle hakikaten düşünmek. Bak

8:32konuşuyorum o halde düşünüyorum.

8:35E işte düşüncelerimi arka arkaya

8:36koyuyorum. Daha ne yani?

8:39>> Kitap okuyorum, kitap yazıyorum. Hatta

8:41>> diyor izin sağlam.

8:42>> Demek ki eee düşünüyorum. Şimdi eee bu

8:46tabii düşünme meselesi

8:48öğrendiklerimizi tekrar etmek demek

8:50değil. Bir papağan da insanın söylediği

8:54tüm sözcükleri kullanabiliyor.

8:56>> Doğru.

8:56>> Birebir bir teyip de teybee şimdi artık

9:00teype yok tabii. Ne var? İşte dijital

9:03kayıt cihazları var. Telefonumuza

9:05kaydediyorum.

9:06>> Bir şeyi, müziği veya bir konuşmayı

9:10kaydediyorum ve oradan dinliyorum. Şimdi

9:13o cihaz düşünmüş mü oluyor? Düşünmüyor.

9:17Papağan düşünmüş mü oluyor? Düşünmüyor.

9:19Ama sözcükler çıkıyor.

9:22>> Sözcüklerin anlamları da var ama kendisi

9:25o anlamları bilmiyor.

9:26>> Evet.

9:27>> Sesleri çıkartıyor. Anlamları yok. Şimdi

9:30düşünmek,

9:31kullandığımız sözcüklerin

9:33ne anlama geldiğini, ne kastettiğini,

9:37nedenselliklerini,

9:40eee, imgelerini, betimlemelerini,

9:43kavrayışlarını türetebilmelerini,

9:46akla uygun olup olmamasını

9:48denetleyen bir düşünme, bir eee Evet. O

9:52da düşünme. Demek ki o zaman düşünme

9:54faaliyeti demek ki o zaman düşünme Evet.

9:58En sıradan çocukta bile var.

10:01>> Konuşuyor çünkü ise

10:04ismini biliyorsa bir takım şeylerin

10:06tabii ve kendisine şunu getir götür yani

10:09bir fiil

10:11murat ettiğimiz zaman yerine getiriyorsa

10:13düşünüyor.

10:13>> Hı hı.

10:14>> Düşünüyor tabii ki. Ha buradaki düşünme

10:18eee tüm süreci kapsıyor.

10:21Çocukluğundan arif olmasına, alim

10:23olmasına, ne bileyim eee işte

10:26üniversitede hoca olmasına,

10:29kaşif olmasına kadar hepsi düşünüyor. O

10:32halde demek ki düşünüyorum veya

10:34düşünüyor musun sorusu

10:37hangi düzeyde, hangi mertebede

10:40düşünüyoruz?

10:42Soru bu.

10:43>> Dönü

10:44>> hepimiz düşünüyoruz. Doğru. Ama her

10:47düşündüğümüz, her konuştuğumuz, her

10:49yazdığımızı anlıyor muyuz? Anlam sorunu.

10:53>> Evet. Anlam düzeyi.

10:54>> Anlam düzeyi. O halde bu herkese açık

10:58mı? Herkese açık.

10:59>> Evet. Baş.

11:00>> Herkes anlama ulaşabilir, marifete

11:02ulaşabilir. Ama bunun bir yolu, yordamı,

11:05yöntemi varsa onu yapmak kaydıyla.

Platon’da marangoz örneği

11:09marangoz

11:10>> da olmak isteseniz bir marangoz

11:12ustasının size yol göstermesi lazım.

11:15Bunun gibi. Nitekim bu marag marangoz

11:18şeyi de örneği de Platon'dandır. Platon

11:22filozof anlatırken diyor marangoz da

11:24diyor filozoftur. Aa diyor lan nasıl

11:27yani? E çünkü diyor bir şeyi eee bir

11:31sandalyeyi en ideal

11:34>> formdaş. En ideal formda bir ahşaptan,

11:37bir ağaçtan kesip o ideal forma onu

11:40götürebilmek için o ideal formu

11:44bilincinde ide olarak taşıyor olması

11:46lazım. Ona uygun bir şey yapıyor. Ergon

11:50ürün meydana getiriyor. İşte bunu

11:52yapmaya ustalık denir. Bu ustalık da

11:54aretedir. Bir ahlak verir insana.

11:57Ustalık ahlakı. İşte bu da marifettir.

12:00İşte bu da felsefedir diyor. Şimdi bakın

12:02ne ilginç.

12:03>> Ne kadar güzel.

12:03>> Ne kadar ilginç. Ne kadar yaşamla ilgili

12:06böyle gökyüzünde bir nane değil.

12:08>> Aynen. Uzaklardan alıp da getirmedi

12:09yani.

12:10>> Getirmedi. Çünkü şimdi herhangi bir

Çırak - Kalfa - Usta

12:12insan

12:14gitti marangoz ustasının yanına. Artık o

12:17herhangi bir insan değil. Niye? Çırak.

12:19Çünkü çırak. Marangoz ustası. Şu odunu

12:22seç getir. Şu odunu yont getir. Sonra

12:28tut bakalım şu sandalyenin şuralarını

12:30monte edelim mi? Kalpa oldu. Yardım

12:32etmeye başladı ustaya. Sadece getir

12:34götür değil yardım ediyor. Hadi burayı

12:36da sık. O mengeneyi öyle tutma filan.

12:39Kalpa oldu. Sonra da usta der ki ya bir

12:42sandalyede sen yap da görelim.

12:45Eğer kendi o sandalyeyi tek başına değil

12:49belki gene yardım asistanlık yapacak

12:52birisi olsun ama ustanın

12:55bilgisi, ustalığı ona geçmişse

12:59o da yapar. Değil mi?

13:00>> Şimdi iki tane usta olmaz.

13:03Usta tektir

13:05ama iki kişi usta oldu. Ellar aynı. O

13:09zaman der ki sen bir marangozane aç.

13:12Değil mi?

13:12>> Hı hı.

13:13>> Şimdi insanın insan olması da marifette

13:17aynen böyle.

13:19>> Marifette arif olan kişi artık e yeni

13:23çıraklar, yeni kalpalar yetiştirecek.

13:26Eee öteki de yetişen de gidecek başka

13:30dostlar edinecek. Onlara çıraklıktan,

13:33kalfalıktan ustalığa taşı. Demek ki

13:35ustalaşmak

13:36ama buradaki sözünü ettiğimiz ustalaşmak

13:39insan olmak.

13:41İnsan olmak.

13:43Tamam. Marangoz olmak da insan olmanın

13:45bir şeyi. İşte ne bileyim kava yapardı.

Ahilik, 12 Meslek, 12 Tarik

13:48Eskiden böyle 12 meslek vardı. Eee şeyde

13:51ahilikte.

13:53ahilikte eee çok ilginçtir.

13:56Eee 12 meslekten olanların 12 tarikte

14:00eee yol ve yortamları vardı. Yani

14:02maneviyatları da 12'ydi.

14:05Eee meslekleri de 12'ydi. Tabii bu şey

14:07dönemi, zanaat dönemi olduğu için,

14:09manufacture dönemi olduğu için o döneme

14:12ait. Yani bugün sanayi bambaşka bir

14:14boyuta geldi. Artık bunlar illa o öyle

14:17olacak. Yani sen de marangoz ol, sen de

14:19yastıkçı, yorgancı olacaksın filan diye

14:21böyle bir şey kalmadı. Ama bir dönemin

14:25eee yaşamını bize çok iyi eee çünkü

14:30şöyle söyleyeyim. Bir eee

14:33ayakkabı ustası ahi ise eğer ayakkabı

14:37ustası ayakkabıyı yaparken kime

14:39yapıyorsa

14:41ona ya bunu yapayım işte. Tamam al

14:44kardeşim ver parayı değil. O bununla

14:47yolda yürürken hayağı şey eder mi?

14:50İncinir mi, incinmez mi? Güzel görünür

14:52mü? Ona yakışır mı? Bunları düşünür.

14:54Bunları her ayakkabıcı düşünür. Ama

14:58bununla hayırlı yollar yürüsün.

15:01>> Bu bu ayakkabıya hayra vesile olsun.

15:04>> Niyet yüklemek

15:05>> niyet yüklüyor.

15:06>> Niyaz yüklüyor. Değil mi?

15:08Görünürde bir şey yok ama niyet söz

15:11kelam yüklüyor. Neyse o artık yani

15:15>> bu niyeti eee bir şey ürünü yaparken

15:19artık o bir sadece bir ürün ve gidecek

15:21ve ücret alacağım değil. Orada bir başka

15:24bir manzume var değil mi? Bir insani bir

15:26şey hikaye var.

15:28Hatta eee ona sunarken de eee bir

15:35kraliçe diyelim veya da bir krala şimdi

15:37bunlar tabii şey dünyevi laflar pek hoş

15:39olmadı ama daha ilerisi var da yani

15:42tanrı sunağına, tanrıya ikram edilecek,

15:46ona layık bir ürün yapabilecek

15:50e niyet taşımak.

15:53Yapabilir, yapamaz ama niyet bu. İşte bu

15:57herhangi bir şey çayı öyle demlemek

15:59mesela. Bunu bir ben duyduğum zaman

Çay Demleme Niyeti, Çay Seremonisi, İnsana Saygı

16:03gençtim ya. Bir bir şey sohbette bir

16:07efendi öyle dedi ya. Çayı rabe ikram

16:11edecek gibi demlemek dedi. Ne diyor

16:14acaba dedim ya çay? Evde bir çay

16:16yapıyorum da Rabbim ya Rabbi işte çay

16:18senin için yapıyorum işte estağfurullah

16:20yani ne böyle bir şey mi diye. Sonra

16:25Japonların çay seremonisini gördüm.

16:28Şimdi YouTube'da falan da var. İsteyen

16:30merak merak eden onlar bakabilir. Bir

16:33çay seremonileri var.

16:37Sadece o seremoniye katılmak ibadet.

16:42Peki çay ya ama o çayı alışı on

16:48demlendikten sonra ikram edişi

16:51bir çaya ve çayı dostlarıyla paylaşmaya

16:55bu kadar ihtimam göstermek insana saygı

16:58değil mi? Şimdi o düzeye çıkmak yani

17:01işte sandalyeyi öyle yapmak, ayakkabıyı

17:03öyle yapmak, eee, kelamı öyle kullanmak,

17:07incitmeden, incinmeden, karşındaki o gün

17:12rahatsızdır, öfkelidir, bir şey olur.

17:14Seni incitmek isteyebilir ya da elinden

17:17gelir ya da belki de kızgınlığına

17:19yapıyordur. Bunu tolere edebilmek değil

17:22mi? İşte bunlar olgunluk.

17:24>> Olgunluk dedikleri bu. Yoksa böyle kamil

17:26gökyüzünde şey rütbeli filan demek

17:29değil. Genelde öyle zannediliyor. Hani

17:31bir otorite birilerini kumanda ediyormuş

17:34gibi anlaşılıyor maalesef günümüzde.

17:37Ceviz hayasın.

17:41>> Eee

Marifet, Şuur, İrfan

17:44yani marifet diyor cevizi tüm

17:47tabakalarıyla bütünüyle kapsar.

17:50Tabii dinde de durum böyledir. Bunu

17:54söylemeye hacet yok. Demek hacet yok

17:56diyor. Lafetinden hacet olmaz. Olur mu

18:01ya? Din de böyledir diyor. Şeriatı

18:03olmadan olur mu? Olmaz diyor. Tarikatı

18:05olmadan olur mu? Olmaz. Yani bunların

18:08gerçek anlamlarını kullanarak söylüyor.

18:10İşte hakikati olmadan olmaz. Demek ki

18:12marifet şuur demek. Marifet tüm bunları

18:15kapsayan

18:16>> yekün. yekün olan nasıl ceviz

18:19öyleydiyyse insanın din dediği kendisi

18:22için din dediği de böyledir.

18:26Marifet

18:28marif-i ilahiye sahip olmak demektir.

18:30Marifetullah tabii. Çünkü marifet bilgi

18:33ama e tanıma bilgisi. Eee yapabilme

18:36bilgisi, ustalık bilgisi demek. Marifet

18:39ilimden farklı irfan. Yapabilme bilgisi.

18:42Hustalık bilgisi demek. Arete işte

18:44grekçesi ard

18:48bir de marifetullah.

18:51Marifetullah. Peki Allah'ı bilmek. O

18:54Allahı nasıl bileceksin? Yani cüz küllü

18:57bilmez.

18:58O zaman aynı ceviz gibi

19:01onun yarattıkları,

19:03eee, bildirdikleri,

19:06eee, varoluşumuz yani onun

19:10bütün var olanların bir yaratıcı

19:13tasarımından bir o yaratıcının eee,

19:16enerjisinden, kudretullah'tan çıktığı

19:18düşüncesiyle yola çıkmak. Ama aşama,

19:21aşama, aşama e şey gibi cevizdeki o

19:24aşamalar gibi tümüne

19:27nail olabilecek bir serüven.

19:30Marifetullah'a erişmiş.

19:33Nereden bilelim?

19:35Yani birisi erişti mi, erişmedi mi?

19:36Nereden bilelim?

19:38Marif yani ariflerin şahidi ariflerdir.

19:43>> Evet. Yani bu şeyde de bilimde de

19:46böyledir. Bir bilimsel bilgi

19:48yayınlandığı zaman bir başka bilim

19:51kurulu laboratuvarda onu test eder,

19:54deneyler. Aynı şekilde sonuç alırsa evet

19:58doğrudur der. O zaman bir bilimsel

20:00bilginin onanması başka bir bilimsel

20:03kurul tarafından herkes tarafından

20:05değil. Evet.

20:06>> Yani halk da o bilimsel bilgiyi

20:09onaylayacak. Böyle bir şey. Bu

20:11demokratik mi? Demokratik hakikat olmaz.

20:16>> Demokratik hakikat olmaz.

20:19hakikat kendini dayatır.

20:23Eee,

Peygamberler ve nübüvvetleri, Cevâmiu'l-kelîm, Son Nebii Hz.Muhammed (S.A.V)

20:25bu olgunluk yani marifeti,

20:27marifetullah'a

20:29peygamberlikler

20:30eee, sürecinde, serüveninde aşama aşama,

20:34aşama aşama eee ulaşılıyor ya da yolda

20:38olduğu söyleniyor. Bu hem kendilerinin

20:41nübüvvet açısından kapasiteleri

20:44kendilerinin anlayış durumlarıyla ilgili

20:46kuşkusuz ama aslında risalet önemli eee

20:49şeyleri kavimleriyle birlikte o zaman

20:53eee en

20:56en

20:58kapsamlı marifete gelmiş olan son aşama

21:01olması marifet hepsini kapsıyordu ya.

21:03>> Evet. Demek ki şeriat aşamasına eğer

21:06ariflerin dediği gibi Musevi yani Musa

21:10nebiin eee kavmi o dönem için

21:14kullanıyoruz. Kendi kavmi, yaşadığı

21:16dönemdeki kavmi

21:18şeriatın muhatabıydı. Yani hukuku, ilahi

21:22yasayı e benimsemeye ve onu yaşama

21:25geçirmeyle yükümlüydüler.

21:27Ama toplumsal bir şey bu. Sonra tek

21:30bireyler kendilerini bilecekler. İşte

21:33İsa Nebi. İsa nebi bireyselliği anlatır.

21:37Ruhu hep ruha vurgu yapar. Toplum değil.

21:40Musa nebi ha demek ki birisi topluma

21:43yani yasaya, hukuka eee vurgu yapıyorsa

21:48o toplumun ona ihtiyacı var demek ki.

21:50>> Daha sonra toplum zaten eee şeyi

21:53yerleşmiş, hukuku var, hikmeti öğrenmiş

21:55filan. bireyselleşmeye ihtiyacı varsa o

21:58aşamada da İsa Nebi devreye giriyor.

22:00Nübüvveti onun bu insanlara kendi

22:03hakikatlerini, bireyselliklerini yani

22:06eee yansıtıyordu.

22:08Eee Süleyman Nebi de hikmet, her şeyin

22:12hikmeti. Yani bunu ne için, bunu niçin

22:15biliyorum? Bunu niçin yapıyorum? Niçin

22:17yaşıyorum? Bunların sebepleri filan işte

22:21diğerlerini saymak çok uzar gider. Eee

22:24Cenab-ı Nebi'ye geliyoruz. Muhammed

22:26Aleyhisselam'a geliyoruz. Orada cem

22:29ediyor hepsini. Cevamiül kelim

22:32tüm kavramların

22:34cemmi buna marifet bu işte şuur yani.

22:38>> Yani tüm oluşumlar sonuçta bir şuurdur.

22:41Şuurdan öteye bir şey yok. Şuur kendi

22:44içinde gelişir tabii ama şuurdan öteye

22:46bir alem yok. Dolayısıyla marifetullah

22:49bu bakımdan nübüvvetin sonudur. Yani

22:53hatemel nebi niçin? Niçin o son nebi

22:57olsun? Başka nebiler niye gelmiyor?

22:59Şuurdan ötü yol yok da ondan. Ama o

23:03Muhammediyet, şuur sürekli gelişir.

23:06Toplumların yine algısına göre gelişir.

23:09Buna Hakikat-i Muhammedi denir.

23:11Hakikat-i Muhammedi sonsuza gelişir. Ama

23:14Mekke'li Muhammed nebi kendi kavminin

23:17resulüydü.

23:19Nübüvveti orada bitti. Eee, o kavme ait

23:23kaldı değil. Bu böyle zannedildiği için

23:26Arap örf ve adetleri din zannedildi.

23:29H

Recently added transcripts

Browse the whole transcript library

This transcript was generated from the captions YouTube publishes for this video. Get the transcript of any YouTube video atfreeyoutubetranscribe.com, free, unlimited, no sign-up.