Free YouTube Transcribe

Video transcript

Çilingir Sofrası 191 / Sofrada Gülgün Türkoğlu Pagy (4) - Kainat Kitabını Okumak

Çilingir Sofrası · 2,425 words · 12 min read

Want to search this transcript, jump the video from any line, or download it as TXT, SRT, or VTT?

Open in the transcript tool

Full transcript

İlişkiler ve Bağıntılar

0:02Bunun sürekliliği yani keos kozmos

0:04sürekliliği bu dönüşüm anlamında

0:07sürekliliği gerçekliğin kendisidir.

0:10>> Gerçeklik budur. Peki bu gerçekliği

0:13nerede sabitliyorum?

0:16Kavrayışımda. Kavramda sabitliyorum.

0:19Logos tüm varoluşun

0:23yok oluş ve varoluş, değişim, dönüşüm

0:25hepsi

0:27kavramda

0:28formüle ediliyor. Formüle ediliyor.

0:31Forme ediliyor. İddiaya eee sabitleniyor

0:35dedik işte E= MS kare diyorum. Bu bir

0:38formül.

0:39Bir formül ama saltık bir formül. Ne

0:43demek?

0:44Varoluştaki hangi nesneyi enerjiye

0:47dönüştürüp

0:49eee ölçersem aynı bu formüle uygun. E

0:53uranyumda başardım.

0:55Nedir o? Platinyumda başardım. Diğer şey

0:58elması yapsak belki de evreni yerinden

1:01uğratacağız. Yani karbonların dik üçgen

1:04olarak birbirleriyle olan örtme. Aslında

1:06elmas dediğin şey kömür değil mi? Şeker

1:08değil mi?

1:10Şeker, kömür, elmas aynı şey.

1:14Tez olarak, madde olarak, cevher olarak

1:16aynı ama ilişkileri,

1:19geometrik yapısı, kuvvetler dengesi

1:22farklı olduğu için elmas en sert,

1:25şeker en eriyen şey. İkisi aynı şey ama

1:28hepsi karbon.

1:29>> Şimdi bunu nasıl anlayacağız? Bak, töz

1:31değilmiş.

1:33Töz dediğin işte karbon.

1:35>> Evet.

1:36Ama ilişkiler, bağıntılar ve o

1:39bağıntıların yeniden örgütlenmesi,

1:41maddenin eee değişik formlara geçmesi.

1:44Eee her değişik form bir kelam,

1:48bir kavram.

1:50O zaman bütün bu evren

1:53değişimlerdeki aldığı formlarda birer

1:56kelam oluyorlar.

1:58>> Ama tümü ne? Tümü öbür roman.

2:02Çok romantik oldu be. Peki bu Platon

2:04>> çok romantik

2:05>> Platon bağlamında bahsettiğiniz

2:08>> eee yok varlık mümkün mü?

2:11>> Mümkün

2:12>> değil mi?

2:12>> Mümkün bu demek

2:13>> yani. Mümkün

2:16daha henüz de eee varoluşa geçmediği

2:18için de yok varlık.

2:20>> Evet. Bu anlamda

2:21>> ama var olacak.

2:22>> Evet

2:23>> gelecek.

2:24>> Evet

2:24>> ama gelmediği için yok varlık. Geldiği

2:27için de mümkün. Bravo. O zaman da Platon

2:30o zaman diyorlar yani bunun dayanağı ne?

2:33Gerçekliğini neye dayandıracağız?

2:35Episteme nedensel bilgi demek.

2:38Epistemeye nasıl dönüştürüyor? Bu doksa

2:39değil mi? Yani bu yanılsama değil mi?

2:42Evet diyor. Aslında yanılsama gibi

2:43görünüyor diyor Platon. Ama diyor şeyi

2:47eee unutuyorsunuz. Bu hareket dediğimiz

2:49şey Kinesis.

Mümkünatın içindeki nedensellik

2:51>> Hı hı.

2:51>> Ama bu Kinesis'in

2:54o oluşum nedenselliği onun bilgi

2:57yapacak. O nedensellik bu mümkünatın

3:00içinde yani meunun içinde var.

3:02>> Evet.

3:03>> Nedir o diyorlar?

3:06>> Ne diyor?

3:08>> Ben daldım.

3:09>> Ha ne güzel. Sohbete daldı. Kinesisin

3:13kinesisin meonun mümkünatın

3:16>> gerçeklikle bağı bağ onu gerçeklik kılan

3:21onun içinde dışında değil içinde nedir?

3:25böyle bir soru soruyor

3:28ve yanıtını veriyor. Felsefe başlıyor.

3:30>> Şimdiye kadar olmuş olanlar mı yani?

3:32Bilmiyorum.

3:33>> Hayır. Hayır. Olmakta olan. Bak şimdi

3:35şeyin eee o hareketin kendisini

3:37düşünelim. Olasılık mümkünat şöyle de

3:39olabilir, böyle de olabilir, böyle de

3:41olabilir. Olasılık demek mümkünat.

3:43>> Ama

3:44>> dönüşüyor. Şu oluyor, su oluyor. E

3:47>> iki hidrojen, bir oksijenle su yapıyor.

3:48Sonra ayrışıyorlar. başka bir şeyle

3:51birleşimle başka bir şeye dönüşüyor.

3:54>> Hidroksit oluyor, bilmem ne oluyor filan

3:55yani değil mi?

3:56>> Evet. Evet.

3:57>> E şimdi bu olasılıkları Hı hı.

4:00>> Determine ederek, belirleyerek, belirli

4:01bir forma, belirli bir kelama

4:03dönüştüren, kavrama aynı zamanda bir

4:05olguya dönüştüren Hı hı. eee bir

4:08gerçeklik bilgisini bize veren eee

4:12doğada oluşun içinde nedir ki bu bir

4:16doksa bir sanı olmasın bir gerçek olsun

4:19ve bilim yapalım.

4:20>> Kuvvet.

4:21>> Kuvvetçisi

4:23neydi?

4:26Kinesisin şeyi karşıtı.

4:31Kinesiz potansiyel

4:33>> yani potansiyel kelimesinin

4:36>> eee şeyi potansiyel

4:37>> potansiyel

4:38>> potansiyel.

4:39>> Şimdi potansiyel

4:41kuvvet olarak kinesisi yaratıyor. Yani

4:45kinesi hareketin

4:48oluşmasını sağlayan kuvvet.

4:50Peki bu da ilginç bir şey. Kuvvet etki

4:54eden demek ya. koza eee şey diyoruz ona.

4:59Koza finalist değil de koza efekt

5:01diyoruz. Ya efek efekt bir eee bir eee

5:04şey bir biçim verme bir nesne bir biçim

5:07verme. Ona bir kuvvet biçim bir kuvvet

5:09uyguluyorsak bir biçim veriyoruz. Tamam.

5:12E bu kuvvet eee biçim veriyor. Tek yönlü

5:16bir kuvvet var nesneye biçim veriyor

5:19gibi.

5:19>> Evet.

5:20>> Ya da şöyle düşünelim. Eee yine

5:22Platon'un anlatımlarına var. Bu eee bir

5:24ustasın nedir? marangoz ustasısın.

5:27Elinde bir ahşap var. Ona bir kuvvet

5:29uyguluyorsun. Elindeki eee rendeyle,

5:31şeyle, çekiçle işte delme makinelerıyla

5:35filan bir sandalye yapıyorsun. Yani bir,

5:37eee, ergon, bir ürün yaratıyorsun. E,

5:41kuvvetler uyguladım. Evet. Tek yönlü,

5:44eee, o ahşabı bir forme ederek sandalye

5:47haline getirdim.

5:49Bu evet bir şeyde e zanaatkarlıkta

5:53böyle doğanın kendisinde böyle mi acaba?

5:56Ya doğada böyle bir şey bir usta var da

5:58habire bu şeyleri eee gördüğümüz

6:02varoluşları yani birer sandalyeler gibi

6:04ağacı işte çiçeği şunu bunu hayvanları

6:07filan böyle birisi oturup yapıyor mu?

6:10Kuvvet tek yönlü mü bu? Bu işte eee

6:14Platona diyalektik dediğimiz bir

6:16kuvvetler karşıtlığı meselesine

6:17totonteron dediği ve bir kuvvet varsa

6:21doğada karşı bir kuvvet var.

6:25bir kuvvet karşı bir kuvvetle

6:28o hareketi formasyon bir biçime

6:31kavuşturuyor. Eee bu çağımızdaki en

6:35gelişmiş felsefe diye söylenen Hegel

6:37felsefesinde de aynen doğa felsefesinde

6:40etki tepki yasası olarak doğayı

6:42belirleyen nedir? Etki tepkinin

6:45birliğidir diyor. Etki tepki karşıtlı

6:48kuvvetlerin birbirleriyle çatışması

6:50demek. Onun forme ettiği şey doğadır

6:53diyor. Bakın şimdi bunlar bu kavramlar

Kainat kitabını okumak

6:57bunlar kainat kitabını okumak.

7:00Var varlığın kendisini var oluşun daha

7:03doğrusu kendisi varlığı değil onu değil

7:05meu. Ha o halde Platon felsefesi veya

7:08İbn Arabi felsefesi. Felsefe denmek İbn

7:11Arabi'de peki tam uygun değil ama

7:14felsefeye olanaklı eee sezginin en

7:17yüksek biçimleri yani onu felsefeye

7:19dönüştürebilirsiniz. Nitekim Hegel'de

7:22kendisinden önceki İbn Arabi tarzındaki

7:25şeyleri eee sezgisel anlatımları eee

7:29kavramsal bir sistemaya, bir bütünlüğe

7:32kavuşturarak felsefe haline getirmiştir.

7:35Yani eee İbn Arabi'nin eee şeyi eee

7:39üzerine çalışan onu felsefeye çeviren

7:41eee örneğin şey var. Kendi oğlu

7:45>> Konevi.

7:46>> Konevi var. Konomi metafizik diye bir

7:48kitap yazıyor. O metafiziğe bakın e

7:51başlı başına felsefedir o. Ama İbn

7:54Arabi'nin o büyük sezgisel eee şeyini

7:58boca ettiği eee eee karmaşayı

8:02>> Hı hı.

8:03>> kavramlar hakikatleriyle yani

8:05kavramlarıyla alıp metafizik haline

8:07getirmiştir. E Hegel'i bakıyorsun eee

8:10geriye bir döndüğüm zaman Jacob Bohme'yi

8:12görüyorum ben içinde. Spinoza'yı

8:14görüyorum. İşte şeyi görüyorum. daha

8:17önemli bir takım isimler de var şimdi

8:18anımsamadığım. E onlar ayrı. Onlar

8:21felsefenin içindeler. Mesela Maestart'ı

8:24görüyorum. Maestart filozof değildir.

8:26Bir sufidir. Yani o da bir Hristiyan

8:28sufisidir. Ama eee onda görüyorum şeyi.

8:33Yani Mevlana'nın eee öğretisine

8:35baktığımız zaman felsefe yok.

8:38Bir şiir var. bir betimleme, bir mitos

8:41var ama şeyine, hakikatlerine iniyorum.

8:46Aslında arkasında sağlam bir felsefe

8:47var. Felsefenin kavramlarını

8:51eee zemine çekip fenomenlerini,

8:55ifadelerini sanatsal dışa vuruma

8:57getirdiniz mi adım mitos olur.

9:00Mitosun içinde felsefe örtüktür.

9:04Felsefeyi oradan bulup çıkarttığım zaman

9:06bu sefer imgeler, görüler, simgeler arka

9:10tasara geçtiği için onlar görünmez

9:12oluyor.

9:13>> Sorun burada salt felsefeye gittik mi,

9:16salt rasyonalizme gittik mi, imgeleri,

9:19duyguları,

9:21eee, göstergeleri, simgeleri,

9:23işaretlerini hepsini reddetmiş oluyoruz.

9:26Nedir? Hakikatlerini kavrayalım diye.

9:28Güzel. Orada kalırsak yandık, robot

9:31çıkar karşımıza.

9:33Salt rasyonalizm, robotizm.

9:36Tekrar o imgeleri ortaya çıkarttıracak

9:39olan nedir? Sanat. Sinema yapacaksın.

9:44Yani bir takım hakikatleri anlatmak

9:45istiyorsun. Sinematografik bir dille,

9:48imgeyle, oradaki yaşamın içindeki

9:50ilişkilerle. Ama insanlar izlediği zaman

9:53ha burada şu ahlakı

9:56şey ediyor aslında. Görüş tiyatroyla,

10:00resimle. O nedenle çağdaş mitoloji, bu

10:04toz grafyası değil. Eee, aynı zamanda

10:08grafya yani bir sinema yapmakadır.

10:12Bir heykel yapmak

10:14yani imgeye biçim vermektir. Dış

10:17nesnelere imgeyi gidirmek demek. Ama

10:20baktığım zaman eee yani örneğin eee

Mona Lisa ve Leonardo Da Vinci

10:24Leonardo'nun şeyine bakalım. O ünlü

10:27tablosuna

10:28eee bir çağ değiştiren sanatta bir

10:31devrim olan Leşekom

10:35eee neydi o şey hatunun ismi?

10:39>> Monalisa.

10:39>> Monalisa. Şimdi eee şeyde dünyada en

10:43meşhur kadınmış. Y Hazreti Meryem'den

10:46daha çok tanıyormuş.

10:47>> Tabii eee Meryem Müslümanlar, Yahudiler

10:51ve Hristiyanlar arasında biliniyor.

10:53Budistler şunlar bunlar bilmiyorlar.

10:55Merremden haberler yok ama Monalis'i

10:57bilmeyen ne Çinli var ne Japon var.

10:59>> Monalise bütün dünya biliyormuş.

11:03Nedir oradaki şey? Böyle bir hatun

11:04duruyor böyle bakıyor. Arkasında da flu

11:07bir şey var işte. Ne? Hatta kasabın

11:10karısıymış biliyorsunuz.

11:11>> E onu almış şey model olarak bir resim

11:14yapı dünyanın en devrim yapan şeyi

11:18oluyor. Sanat niye? E işte sanat tarihi

11:22öyle diyor. O halde öyledir.

11:24Yani kavramı nerede? Niye ben bunu başat

11:27bir eser olarak kabul edeyim? Hatta

11:29Leonardo'nun öyle şeyleri var ki,

11:31eserleri var ki Laci Kontur'un yanında.

11:34>> Allah Allah bu niye bu böyle?

11:36>> Çünkü ondan önceki resim sanatında

11:41kontür senatı var. Yani bir çizginin

11:45içine eee form yerleştiriliyor.

11:48Form çizgiyle

11:51kontürle belirleniyordu.

11:54>> İlk kez

11:56Leonardo

11:57kontür kullanmıyor, çizgi kullanmıyor,

12:01Trump kullanıyor.

12:03Noktalar gibi düşünün. noktaların

12:05yoğunlaştığı yer

12:08formu şey ediyor, belirliyor. O

12:11noktaların uzaklaştığı şeyde arka

12:13fonlarla belirliyor. Orada başka bir şey

12:15gösterecekse noktalar orada biraz

12:18yoğunlaşıyor. Noktalar yoğunlaşıyor.

12:19Noktalar yani kısaca ışık ve gölgeyi ilk

12:23kez resme uygulayan insan. Işık ve

12:27gölgeyle ışığın saltanatıyla

12:30>> ortaya çıkan bir eser. Şimdi orada

12:32baktığım zaman artık o kadın değil. onun

12:34arkasındaki resimsel şeyler değil. O

12:36çerçevenin içindeki eee kompozisyon

12:38filan değil. Onu sanat esik kılan ışığın

12:42gölge ve ışıkla yaratımın gösterilmesi.

12:47Bir hakikatin dışa vurumu olduğu için o

12:51başatmış sanat. Sanatı görmek eee işte

12:54bu felsefi kavramlar olmasa göremezsin

12:57bu anlamda. Yoksa çok methedilmiş dünya

13:00çapında veya işte korunuyor. E lur

13:03müzesinde filan korunuyor. İşte

13:05Amerika'ya sergiye götürülürken hatta

13:07onun eee kopyası derler. E iki

13:10kurvazörle götürülüyor filan. E ne

13:12oluyor? E karşısına götürün bir şeyi.

13:14Halkı da götürün işte bakın bu resim

13:17dünyanın en şey başat resmiymiş filan.

13:19Bu kadar pahalı da bir de üstelik filan

13:20işte korunuyor filan. Ne buluyorsun? Bu

13:23kadın niye öyle masum bakıyor der. İşte

13:25ellerini böyle koydu. Ondan mı acaba?

13:27Ondan sonra işte

13:29>> gizli tebessümü var.

13:30>> Gizli tebessümü var. Tebessümle şey ar o

13:32mu acaba filan.

13:34>> Hatta bu ne ya? Bu resim mi der? Geçer

13:36gider.

13:38Ama ışık ve gölgenin sanatsal dışa

13:41vurumda bir hakikatin tüm evreni anlatan

13:45>> tüm evren bir ışık ve gölgenin eee

13:47şeyidir. Bunu kavrama taşıyan, resimsel

13:50bir ifadeye, dile dönüştüren bir eylem

13:53olduğunu gören ancak o sanatı görebilir.

13:57>> Gene geldik Platona. Eğer ona

13:59eğitilmezsen onu göremezsin.

14:01>> Ya bu hayret gelmez.

14:04>> Ne yaptılar biliyor musunuz? Çok ilginç

14:05bir şey. Lafı uzattım belki ama özür

14:07diliyorum. Eee, bir deney bu gerçekten.

Ayçiçekleri - Vincent van Gogh deneyi

14:11Eee, ünlü, eee, ressam Vangoh'un

14:16papatyaları var. Şey, güne bakanlar

14:18diyoruz ona. Papatya değil,

14:19affedersiniz. Güne bakan.

14:21>> Yok, yok. Hayır. Şey,

14:23>> ayç,

14:23>> ayç, ayçiçeği derler. Güne bakan derler.

14:26O kocaman kocaman böyle çok da güzel

14:28yapmıştır onları. Hatta öyle şey eee

14:31nasıl diri yani şeyden çıkacakmış gibi.

14:35Ha bunların reprodüksüksiyon mu

14:37diyorsunuz bunu şey? Evet. Büyük eee

14:40şeylere eee yansıtmışlar.

14:43E prese etmişler ya götürmüşler çayıra

14:46bırakmışlar. Sergi

14:49>> ineklerin olduğu yere. İnekler yemeye

14:51kalkmış. Evet.

14:54O kadar canlı ki inekler gerçekten onu

14:56şey zannederek

14:58>> eee çiçeği yemeye çalışmış. Ha çok güzel

15:01bu işte. Bu çok iyi bir deney. Yani

15:05doğal bilincin önüne oangoun

15:08o eserini koyduğunuz zaman doğal bilinç

15:10onu doğadaki bir ay çiçeği nin orada ne

15:14güzel benzetmiş filan der. Hatta aa ne

15:17kadar gerçekçi filan. A ne kadar

15:19becerikliymiş. Orada gerçeği var. H o

15:23zaman gerçeğin mukallidi, taklidi olur.

15:26>> Niye benzetmekle uğraşsın yani?

15:28>> Anladın mı? Ama bir sanata eğitilmiş

15:30sanat tarihinde sanatın evrimini ve

15:33hangi hakikatlerini hangi bir formlarla,

15:35hangi biçimlerle ya da deforme ederek ya

15:38da nasıl ifade ediyor ve orada kastın

15:40nediri eğitilmiş olan bir insan şeyine,

15:43sergisine eee sergiyi oraya taşıdığın

15:47zaman o insanlar onu çiçeğe ne kadar iyi

15:50benzedi, çiçeği ne kadar güzel yansıttı

15:52diye okumuyor.

15:54oradaki sanatsal eee şeyi anlatıyı

15:58hakikatin dışa vurumunun bir dilini

16:00görüyor.

Erdemlere eğitilmeden felsefe yapamayız.

16:01>> Dolayısıyla şunu demek istiyor. Platon,

16:03Platon, Platon değişiminin ısrarla

16:05sebebi şu. Arete'ye, erdemlere

16:08eğitilmeden filozofos olamayız.

16:11Filozofos felsefe yapmak değil. Eee,

16:13sanatsal ifadeleri, doğanın kendisinin

16:16ifadesinin arkasındaki hakikatlerin

16:17nasıl tezahürettiğini algılayamayız,

16:19anlayamayız.

16:21Buna eğitilmek gerekiyor. Şimdi eğitim

16:23esas. İnsan eğitim varlığıdır. Beşer

16:27değil. Beşer eğitim varlığı değildir.

16:29Beşer doğal varlıktır.

16:32Eğitilerek insan olur. Neye eğitilecek?

16:34Kendi yeteneklerini açığa vurmaya.

16:37küsikte ruhunda ne yetenek varsa bunu

16:40işleyerek açığa vurduğu zaman bu sanat,

16:43düşünce akımları işte ekonomi, politik

16:46eee yaşamına ilişkin zanaatler filan eee

16:49Antik Yunan'da sanat zanaat ayrımı yok

16:52ki.

16:53Bilim felsefe ayrımı yok ki. Hepsine

16:55tekne diyor. Tekne tekne etkinliği. Biz

17:00bugün teknoloji diyoruz. Mekanik şeyleri

17:02anlıyoruz. Elektronik, mekanik. Bunlara

17:04teknoloji diyoruz. Antik filozofya,

17:07teknoloji,

17:10sanat, teknoloji, şiir, teknoloji,

17:14eee, müzik, teknoloji, dans, teknoloji,

17:17bilim, teknoloji, felsefe, teknoloji,

17:20ART, ahlak, teknoloji.

17:23Bakın çok ilginç.

17:25Bambaşka bir şey. Şimdi buna ben kadim

17:27gelenek diyorum. Yani ben demiyorum.

17:29Deniyor. Ve daha üst bir şey tanımı

17:33filasofya perennis. Kadim felsefe. Kadim

17:36felsefe her dönemde

17:39eee hakikatini korur. Yani klasiktir,

17:42korunmaktadır ve onun faaliyetleri her

17:45çağda o çağın koşullarına göre dışlaşır.

17:49Şimdi modern çağdayız. Modern dışlaşmak

17:52filozofya perenis gene yani insanın

17:55gerçekliği, hakikati demek. Bunun dışa

17:57vurumlarının formları değişti. Şimdi

18:01dilleri değişti. eee biçimleri artık

18:05forme etmek değil biçimleri bozmakla

18:07biçimi buldurmaya çalışıyor. Örneğin

18:09Picasso biçimleri bozuyor ama biçimlerin

18:13arkasındaki esasları buldurmak için

18:14yapıyor bunu.

18:16E o kadar şey ediyor ki eee soyutluyor

18:19ki eee çizgi bir çizgiyle dans. Onun bir

18:23dans şeyi vardır. eeea bir, eee, bir

18:28kadın, bir erkek dans ederken bir böyle

18:31salt çizgiyle yaptığı bir şey vardır.

18:34Bir resmi vardır. O resimde

18:37çizgi eee, şeyin en temelidir. Eee,

18:40çizimin en temelidir. Yani tüm o, eee,

18:44renkler, formlar, çevre filan hepsini

18:47soyutluyor. Salt bir çizgide bir şey,

18:51eee, ortaya koyuyor ki dansın ta

18:53kendisi. hareketin, dans hareketinin tak

18:56kendisini görüyorsun. Hakikati

18:58görüyorsun. Şimdi ne yapıyor? Yani

19:00aslında soyutlayarak

19:03eee esasını buldurarak eee onu

19:05gösteriyor. Şimdi eee bunu şey normal ne

19:09demekse normlar değişti. eee ne diyelim

19:12manzara resmi eee işte grotex resimler

19:16ya da eee bildiğimiz işte doğayı taklit

19:20eden resimler re eee doğal bilinç olarak

19:23aa bak bizim köye benziyor. Bak şu nehir

19:26ne güzel ayda ne güzel parladı filan.

19:28Onlara hayran olan bir insanın karşısına

19:29koy. Bu onlardan üstündür de kabul eder

19:31mi?

19:35>> Ha bu ne ya der.

19:36>> Ben de yaparım.

19:37>> Hatta bunu ben de yaparım der. Halbuki

19:40orada eee dans denen dans hakikatinin

19:45en yalın

19:48en yalın eee anlatısını görürsün. Ama

19:52onu giydir, şapka koy işte elbise giydir

19:55ona. Kadın onu da erkek olarak iyice

19:58böyle dış duyusal dünya taşı. öyle bir

20:01fotoğraf haline getir ya da bir yal boya

20:03resim haline getir. Eee, duyusal bilinç

20:06onu seçer. Hangisi güzel dersin bu der.

20:09Çünkü duyuları onu doyuruyor. Ama

20:13soyutlamayı, felsefeyi,

20:15bilimin esaslarını

20:17eee eğitilmiş olan insan bu gördüğünüzün

20:22iskeleti diyelim. Hani o anlamda işte

20:25budur.

20:26Bu görünüşü ortaya çıkartan aslında

20:28hareket bu. Bu burada ifade edilmiştir.

20:32>> Bunu kaldırırsan o yok.

20:33>> Ah işte ya. Ben bu kadar anladım. Bu

20:36adam öyle işte.

20:37>> Bu Sinan

20:39>> bak şimdi bu kadar kaç saattir

20:40konuşturuyorsun beni de. Yani bunu

20:42kaldırırsan o yok. Olduğu şey

20:44hakikattir.

20:46>> Ha görünüşleri

20:48eee kaldırırsan hakikat oradadır. Yeni

20:51görünüşlere bürünür. Ama hakikat

20:53kalırsın o görünüşler kaybolur.

20:54>> Evet. Y soyutla somutlaştırmış.

20:57>> Somutlar eee aslında soyutun

21:00tezahürleridir.

21:02Şimdi ne güzel söyledi bitirdi işi. Buna

21:05felsefede sinekanun diyoruz değil mi?

21:08>> Evet. Bu konun uzmanı yanımızda. Biz de

21:11ahkem kesiyoruz.

21:12>> Evet.

21:13>> Bu kadar laftan sonra ve tövbe

21:16estağfurullah derler ya. Tövbe

21:17estağfurullah. Şimdi konuğumuza lütfen.

21:20Efendim eee Can Bey, vicdanımın sesi.

21:23Neredesin?

21:24>> Buradayım efendim. Burad.

21:25>> E sizin sorunuza yanıt aldınız mı

21:27efendim?

21:27>> Hayır.

21:28>> Allah Allah.

21:29>> Hayır.

21:30>> Niye? Ben araya girdim. Gevezelik. Bu da

21:32azgmiş oldu

Recently added transcripts

Browse the whole transcript library

This transcript was generated from the captions YouTube publishes for this video. Get the transcript of any YouTube video atfreeyoutubetranscribe.com, free, unlimited, no sign-up.