Full transcript
İlişkiler ve Bağıntılar
0:02Bunun sürekliliği yani keos kozmos
0:04sürekliliği bu dönüşüm anlamında
0:07sürekliliği gerçekliğin kendisidir.
0:10>> Gerçeklik budur. Peki bu gerçekliği
0:13nerede sabitliyorum?
0:16Kavrayışımda. Kavramda sabitliyorum.
0:19Logos tüm varoluşun
0:23yok oluş ve varoluş, değişim, dönüşüm
0:25hepsi
0:27kavramda
0:28formüle ediliyor. Formüle ediliyor.
0:31Forme ediliyor. İddiaya eee sabitleniyor
0:35dedik işte E= MS kare diyorum. Bu bir
0:38formül.
0:39Bir formül ama saltık bir formül. Ne
0:43demek?
0:44Varoluştaki hangi nesneyi enerjiye
0:47dönüştürüp
0:49eee ölçersem aynı bu formüle uygun. E
0:53uranyumda başardım.
0:55Nedir o? Platinyumda başardım. Diğer şey
0:58elması yapsak belki de evreni yerinden
1:01uğratacağız. Yani karbonların dik üçgen
1:04olarak birbirleriyle olan örtme. Aslında
1:06elmas dediğin şey kömür değil mi? Şeker
1:08değil mi?
1:10Şeker, kömür, elmas aynı şey.
1:14Tez olarak, madde olarak, cevher olarak
1:16aynı ama ilişkileri,
1:19geometrik yapısı, kuvvetler dengesi
1:22farklı olduğu için elmas en sert,
1:25şeker en eriyen şey. İkisi aynı şey ama
1:28hepsi karbon.
1:29>> Şimdi bunu nasıl anlayacağız? Bak, töz
1:31değilmiş.
1:33Töz dediğin işte karbon.
1:35>> Evet.
1:36Ama ilişkiler, bağıntılar ve o
1:39bağıntıların yeniden örgütlenmesi,
1:41maddenin eee değişik formlara geçmesi.
1:44Eee her değişik form bir kelam,
1:48bir kavram.
1:50O zaman bütün bu evren
1:53değişimlerdeki aldığı formlarda birer
1:56kelam oluyorlar.
1:58>> Ama tümü ne? Tümü öbür roman.
2:02Çok romantik oldu be. Peki bu Platon
2:04>> çok romantik
2:05>> Platon bağlamında bahsettiğiniz
2:08>> eee yok varlık mümkün mü?
2:11>> Mümkün
2:12>> değil mi?
2:12>> Mümkün bu demek
2:13>> yani. Mümkün
2:16daha henüz de eee varoluşa geçmediği
2:18için de yok varlık.
2:20>> Evet. Bu anlamda
2:21>> ama var olacak.
2:22>> Evet
2:23>> gelecek.
2:24>> Evet
2:24>> ama gelmediği için yok varlık. Geldiği
2:27için de mümkün. Bravo. O zaman da Platon
2:30o zaman diyorlar yani bunun dayanağı ne?
2:33Gerçekliğini neye dayandıracağız?
2:35Episteme nedensel bilgi demek.
2:38Epistemeye nasıl dönüştürüyor? Bu doksa
2:39değil mi? Yani bu yanılsama değil mi?
2:42Evet diyor. Aslında yanılsama gibi
2:43görünüyor diyor Platon. Ama diyor şeyi
2:47eee unutuyorsunuz. Bu hareket dediğimiz
2:49şey Kinesis.
Mümkünatın içindeki nedensellik
2:51>> Hı hı.
2:51>> Ama bu Kinesis'in
2:54o oluşum nedenselliği onun bilgi
2:57yapacak. O nedensellik bu mümkünatın
3:00içinde yani meunun içinde var.
3:02>> Evet.
3:03>> Nedir o diyorlar?
3:06>> Ne diyor?
3:08>> Ben daldım.
3:09>> Ha ne güzel. Sohbete daldı. Kinesisin
3:13kinesisin meonun mümkünatın
3:16>> gerçeklikle bağı bağ onu gerçeklik kılan
3:21onun içinde dışında değil içinde nedir?
3:25böyle bir soru soruyor
3:28ve yanıtını veriyor. Felsefe başlıyor.
3:30>> Şimdiye kadar olmuş olanlar mı yani?
3:32Bilmiyorum.
3:33>> Hayır. Hayır. Olmakta olan. Bak şimdi
3:35şeyin eee o hareketin kendisini
3:37düşünelim. Olasılık mümkünat şöyle de
3:39olabilir, böyle de olabilir, böyle de
3:41olabilir. Olasılık demek mümkünat.
3:43>> Ama
3:44>> dönüşüyor. Şu oluyor, su oluyor. E
3:47>> iki hidrojen, bir oksijenle su yapıyor.
3:48Sonra ayrışıyorlar. başka bir şeyle
3:51birleşimle başka bir şeye dönüşüyor.
3:54>> Hidroksit oluyor, bilmem ne oluyor filan
3:55yani değil mi?
3:56>> Evet. Evet.
3:57>> E şimdi bu olasılıkları Hı hı.
4:00>> Determine ederek, belirleyerek, belirli
4:01bir forma, belirli bir kelama
4:03dönüştüren, kavrama aynı zamanda bir
4:05olguya dönüştüren Hı hı. eee bir
4:08gerçeklik bilgisini bize veren eee
4:12doğada oluşun içinde nedir ki bu bir
4:16doksa bir sanı olmasın bir gerçek olsun
4:19ve bilim yapalım.
4:20>> Kuvvet.
4:21>> Kuvvetçisi
4:23neydi?
4:26Kinesisin şeyi karşıtı.
4:31Kinesiz potansiyel
4:33>> yani potansiyel kelimesinin
4:36>> eee şeyi potansiyel
4:37>> potansiyel
4:38>> potansiyel.
4:39>> Şimdi potansiyel
4:41kuvvet olarak kinesisi yaratıyor. Yani
4:45kinesi hareketin
4:48oluşmasını sağlayan kuvvet.
4:50Peki bu da ilginç bir şey. Kuvvet etki
4:54eden demek ya. koza eee şey diyoruz ona.
4:59Koza finalist değil de koza efekt
5:01diyoruz. Ya efek efekt bir eee bir eee
5:04şey bir biçim verme bir nesne bir biçim
5:07verme. Ona bir kuvvet biçim bir kuvvet
5:09uyguluyorsak bir biçim veriyoruz. Tamam.
5:12E bu kuvvet eee biçim veriyor. Tek yönlü
5:16bir kuvvet var nesneye biçim veriyor
5:19gibi.
5:19>> Evet.
5:20>> Ya da şöyle düşünelim. Eee yine
5:22Platon'un anlatımlarına var. Bu eee bir
5:24ustasın nedir? marangoz ustasısın.
5:27Elinde bir ahşap var. Ona bir kuvvet
5:29uyguluyorsun. Elindeki eee rendeyle,
5:31şeyle, çekiçle işte delme makinelerıyla
5:35filan bir sandalye yapıyorsun. Yani bir,
5:37eee, ergon, bir ürün yaratıyorsun. E,
5:41kuvvetler uyguladım. Evet. Tek yönlü,
5:44eee, o ahşabı bir forme ederek sandalye
5:47haline getirdim.
5:49Bu evet bir şeyde e zanaatkarlıkta
5:53böyle doğanın kendisinde böyle mi acaba?
5:56Ya doğada böyle bir şey bir usta var da
5:58habire bu şeyleri eee gördüğümüz
6:02varoluşları yani birer sandalyeler gibi
6:04ağacı işte çiçeği şunu bunu hayvanları
6:07filan böyle birisi oturup yapıyor mu?
6:10Kuvvet tek yönlü mü bu? Bu işte eee
6:14Platona diyalektik dediğimiz bir
6:16kuvvetler karşıtlığı meselesine
6:17totonteron dediği ve bir kuvvet varsa
6:21doğada karşı bir kuvvet var.
6:25bir kuvvet karşı bir kuvvetle
6:28o hareketi formasyon bir biçime
6:31kavuşturuyor. Eee bu çağımızdaki en
6:35gelişmiş felsefe diye söylenen Hegel
6:37felsefesinde de aynen doğa felsefesinde
6:40etki tepki yasası olarak doğayı
6:42belirleyen nedir? Etki tepkinin
6:45birliğidir diyor. Etki tepki karşıtlı
6:48kuvvetlerin birbirleriyle çatışması
6:50demek. Onun forme ettiği şey doğadır
6:53diyor. Bakın şimdi bunlar bu kavramlar
Kainat kitabını okumak
6:57bunlar kainat kitabını okumak.
7:00Var varlığın kendisini var oluşun daha
7:03doğrusu kendisi varlığı değil onu değil
7:05meu. Ha o halde Platon felsefesi veya
7:08İbn Arabi felsefesi. Felsefe denmek İbn
7:11Arabi'de peki tam uygun değil ama
7:14felsefeye olanaklı eee sezginin en
7:17yüksek biçimleri yani onu felsefeye
7:19dönüştürebilirsiniz. Nitekim Hegel'de
7:22kendisinden önceki İbn Arabi tarzındaki
7:25şeyleri eee sezgisel anlatımları eee
7:29kavramsal bir sistemaya, bir bütünlüğe
7:32kavuşturarak felsefe haline getirmiştir.
7:35Yani eee İbn Arabi'nin eee şeyi eee
7:39üzerine çalışan onu felsefeye çeviren
7:41eee örneğin şey var. Kendi oğlu
7:45>> Konevi.
7:46>> Konevi var. Konomi metafizik diye bir
7:48kitap yazıyor. O metafiziğe bakın e
7:51başlı başına felsefedir o. Ama İbn
7:54Arabi'nin o büyük sezgisel eee şeyini
7:58boca ettiği eee eee karmaşayı
8:02>> Hı hı.
8:03>> kavramlar hakikatleriyle yani
8:05kavramlarıyla alıp metafizik haline
8:07getirmiştir. E Hegel'i bakıyorsun eee
8:10geriye bir döndüğüm zaman Jacob Bohme'yi
8:12görüyorum ben içinde. Spinoza'yı
8:14görüyorum. İşte şeyi görüyorum. daha
8:17önemli bir takım isimler de var şimdi
8:18anımsamadığım. E onlar ayrı. Onlar
8:21felsefenin içindeler. Mesela Maestart'ı
8:24görüyorum. Maestart filozof değildir.
8:26Bir sufidir. Yani o da bir Hristiyan
8:28sufisidir. Ama eee onda görüyorum şeyi.
8:33Yani Mevlana'nın eee öğretisine
8:35baktığımız zaman felsefe yok.
8:38Bir şiir var. bir betimleme, bir mitos
8:41var ama şeyine, hakikatlerine iniyorum.
8:46Aslında arkasında sağlam bir felsefe
8:47var. Felsefenin kavramlarını
8:51eee zemine çekip fenomenlerini,
8:55ifadelerini sanatsal dışa vuruma
8:57getirdiniz mi adım mitos olur.
9:00Mitosun içinde felsefe örtüktür.
9:04Felsefeyi oradan bulup çıkarttığım zaman
9:06bu sefer imgeler, görüler, simgeler arka
9:10tasara geçtiği için onlar görünmez
9:12oluyor.
9:13>> Sorun burada salt felsefeye gittik mi,
9:16salt rasyonalizme gittik mi, imgeleri,
9:19duyguları,
9:21eee, göstergeleri, simgeleri,
9:23işaretlerini hepsini reddetmiş oluyoruz.
9:26Nedir? Hakikatlerini kavrayalım diye.
9:28Güzel. Orada kalırsak yandık, robot
9:31çıkar karşımıza.
9:33Salt rasyonalizm, robotizm.
9:36Tekrar o imgeleri ortaya çıkarttıracak
9:39olan nedir? Sanat. Sinema yapacaksın.
9:44Yani bir takım hakikatleri anlatmak
9:45istiyorsun. Sinematografik bir dille,
9:48imgeyle, oradaki yaşamın içindeki
9:50ilişkilerle. Ama insanlar izlediği zaman
9:53ha burada şu ahlakı
9:56şey ediyor aslında. Görüş tiyatroyla,
10:00resimle. O nedenle çağdaş mitoloji, bu
10:04toz grafyası değil. Eee, aynı zamanda
10:08grafya yani bir sinema yapmakadır.
10:12Bir heykel yapmak
10:14yani imgeye biçim vermektir. Dış
10:17nesnelere imgeyi gidirmek demek. Ama
10:20baktığım zaman eee yani örneğin eee
Mona Lisa ve Leonardo Da Vinci
10:24Leonardo'nun şeyine bakalım. O ünlü
10:27tablosuna
10:28eee bir çağ değiştiren sanatta bir
10:31devrim olan Leşekom
10:35eee neydi o şey hatunun ismi?
10:39>> Monalisa.
10:39>> Monalisa. Şimdi eee şeyde dünyada en
10:43meşhur kadınmış. Y Hazreti Meryem'den
10:46daha çok tanıyormuş.
10:47>> Tabii eee Meryem Müslümanlar, Yahudiler
10:51ve Hristiyanlar arasında biliniyor.
10:53Budistler şunlar bunlar bilmiyorlar.
10:55Merremden haberler yok ama Monalis'i
10:57bilmeyen ne Çinli var ne Japon var.
10:59>> Monalise bütün dünya biliyormuş.
11:03Nedir oradaki şey? Böyle bir hatun
11:04duruyor böyle bakıyor. Arkasında da flu
11:07bir şey var işte. Ne? Hatta kasabın
11:10karısıymış biliyorsunuz.
11:11>> E onu almış şey model olarak bir resim
11:14yapı dünyanın en devrim yapan şeyi
11:18oluyor. Sanat niye? E işte sanat tarihi
11:22öyle diyor. O halde öyledir.
11:24Yani kavramı nerede? Niye ben bunu başat
11:27bir eser olarak kabul edeyim? Hatta
11:29Leonardo'nun öyle şeyleri var ki,
11:31eserleri var ki Laci Kontur'un yanında.
11:34>> Allah Allah bu niye bu böyle?
11:36>> Çünkü ondan önceki resim sanatında
11:41kontür senatı var. Yani bir çizginin
11:45içine eee form yerleştiriliyor.
11:48Form çizgiyle
11:51kontürle belirleniyordu.
11:54>> İlk kez
11:56Leonardo
11:57kontür kullanmıyor, çizgi kullanmıyor,
12:01Trump kullanıyor.
12:03Noktalar gibi düşünün. noktaların
12:05yoğunlaştığı yer
12:08formu şey ediyor, belirliyor. O
12:11noktaların uzaklaştığı şeyde arka
12:13fonlarla belirliyor. Orada başka bir şey
12:15gösterecekse noktalar orada biraz
12:18yoğunlaşıyor. Noktalar yoğunlaşıyor.
12:19Noktalar yani kısaca ışık ve gölgeyi ilk
12:23kez resme uygulayan insan. Işık ve
12:27gölgeyle ışığın saltanatıyla
12:30>> ortaya çıkan bir eser. Şimdi orada
12:32baktığım zaman artık o kadın değil. onun
12:34arkasındaki resimsel şeyler değil. O
12:36çerçevenin içindeki eee kompozisyon
12:38filan değil. Onu sanat esik kılan ışığın
12:42gölge ve ışıkla yaratımın gösterilmesi.
12:47Bir hakikatin dışa vurumu olduğu için o
12:51başatmış sanat. Sanatı görmek eee işte
12:54bu felsefi kavramlar olmasa göremezsin
12:57bu anlamda. Yoksa çok methedilmiş dünya
13:00çapında veya işte korunuyor. E lur
13:03müzesinde filan korunuyor. İşte
13:05Amerika'ya sergiye götürülürken hatta
13:07onun eee kopyası derler. E iki
13:10kurvazörle götürülüyor filan. E ne
13:12oluyor? E karşısına götürün bir şeyi.
13:14Halkı da götürün işte bakın bu resim
13:17dünyanın en şey başat resmiymiş filan.
13:19Bu kadar pahalı da bir de üstelik filan
13:20işte korunuyor filan. Ne buluyorsun? Bu
13:23kadın niye öyle masum bakıyor der. İşte
13:25ellerini böyle koydu. Ondan mı acaba?
13:27Ondan sonra işte
13:29>> gizli tebessümü var.
13:30>> Gizli tebessümü var. Tebessümle şey ar o
13:32mu acaba filan.
13:34>> Hatta bu ne ya? Bu resim mi der? Geçer
13:36gider.
13:38Ama ışık ve gölgenin sanatsal dışa
13:41vurumda bir hakikatin tüm evreni anlatan
13:45>> tüm evren bir ışık ve gölgenin eee
13:47şeyidir. Bunu kavrama taşıyan, resimsel
13:50bir ifadeye, dile dönüştüren bir eylem
13:53olduğunu gören ancak o sanatı görebilir.
13:57>> Gene geldik Platona. Eğer ona
13:59eğitilmezsen onu göremezsin.
14:01>> Ya bu hayret gelmez.
14:04>> Ne yaptılar biliyor musunuz? Çok ilginç
14:05bir şey. Lafı uzattım belki ama özür
14:07diliyorum. Eee, bir deney bu gerçekten.
Ayçiçekleri - Vincent van Gogh deneyi
14:11Eee, ünlü, eee, ressam Vangoh'un
14:16papatyaları var. Şey, güne bakanlar
14:18diyoruz ona. Papatya değil,
14:19affedersiniz. Güne bakan.
14:21>> Yok, yok. Hayır. Şey,
14:23>> ayç,
14:23>> ayç, ayçiçeği derler. Güne bakan derler.
14:26O kocaman kocaman böyle çok da güzel
14:28yapmıştır onları. Hatta öyle şey eee
14:31nasıl diri yani şeyden çıkacakmış gibi.
14:35Ha bunların reprodüksüksiyon mu
14:37diyorsunuz bunu şey? Evet. Büyük eee
14:40şeylere eee yansıtmışlar.
14:43E prese etmişler ya götürmüşler çayıra
14:46bırakmışlar. Sergi
14:49>> ineklerin olduğu yere. İnekler yemeye
14:51kalkmış. Evet.
14:54O kadar canlı ki inekler gerçekten onu
14:56şey zannederek
14:58>> eee çiçeği yemeye çalışmış. Ha çok güzel
15:01bu işte. Bu çok iyi bir deney. Yani
15:05doğal bilincin önüne oangoun
15:08o eserini koyduğunuz zaman doğal bilinç
15:10onu doğadaki bir ay çiçeği nin orada ne
15:14güzel benzetmiş filan der. Hatta aa ne
15:17kadar gerçekçi filan. A ne kadar
15:19becerikliymiş. Orada gerçeği var. H o
15:23zaman gerçeğin mukallidi, taklidi olur.
15:26>> Niye benzetmekle uğraşsın yani?
15:28>> Anladın mı? Ama bir sanata eğitilmiş
15:30sanat tarihinde sanatın evrimini ve
15:33hangi hakikatlerini hangi bir formlarla,
15:35hangi biçimlerle ya da deforme ederek ya
15:38da nasıl ifade ediyor ve orada kastın
15:40nediri eğitilmiş olan bir insan şeyine,
15:43sergisine eee sergiyi oraya taşıdığın
15:47zaman o insanlar onu çiçeğe ne kadar iyi
15:50benzedi, çiçeği ne kadar güzel yansıttı
15:52diye okumuyor.
15:54oradaki sanatsal eee şeyi anlatıyı
15:58hakikatin dışa vurumunun bir dilini
16:00görüyor.
Erdemlere eğitilmeden felsefe yapamayız.
16:01>> Dolayısıyla şunu demek istiyor. Platon,
16:03Platon, Platon değişiminin ısrarla
16:05sebebi şu. Arete'ye, erdemlere
16:08eğitilmeden filozofos olamayız.
16:11Filozofos felsefe yapmak değil. Eee,
16:13sanatsal ifadeleri, doğanın kendisinin
16:16ifadesinin arkasındaki hakikatlerin
16:17nasıl tezahürettiğini algılayamayız,
16:19anlayamayız.
16:21Buna eğitilmek gerekiyor. Şimdi eğitim
16:23esas. İnsan eğitim varlığıdır. Beşer
16:27değil. Beşer eğitim varlığı değildir.
16:29Beşer doğal varlıktır.
16:32Eğitilerek insan olur. Neye eğitilecek?
16:34Kendi yeteneklerini açığa vurmaya.
16:37küsikte ruhunda ne yetenek varsa bunu
16:40işleyerek açığa vurduğu zaman bu sanat,
16:43düşünce akımları işte ekonomi, politik
16:46eee yaşamına ilişkin zanaatler filan eee
16:49Antik Yunan'da sanat zanaat ayrımı yok
16:52ki.
16:53Bilim felsefe ayrımı yok ki. Hepsine
16:55tekne diyor. Tekne tekne etkinliği. Biz
17:00bugün teknoloji diyoruz. Mekanik şeyleri
17:02anlıyoruz. Elektronik, mekanik. Bunlara
17:04teknoloji diyoruz. Antik filozofya,
17:07teknoloji,
17:10sanat, teknoloji, şiir, teknoloji,
17:14eee, müzik, teknoloji, dans, teknoloji,
17:17bilim, teknoloji, felsefe, teknoloji,
17:20ART, ahlak, teknoloji.
17:23Bakın çok ilginç.
17:25Bambaşka bir şey. Şimdi buna ben kadim
17:27gelenek diyorum. Yani ben demiyorum.
17:29Deniyor. Ve daha üst bir şey tanımı
17:33filasofya perennis. Kadim felsefe. Kadim
17:36felsefe her dönemde
17:39eee hakikatini korur. Yani klasiktir,
17:42korunmaktadır ve onun faaliyetleri her
17:45çağda o çağın koşullarına göre dışlaşır.
17:49Şimdi modern çağdayız. Modern dışlaşmak
17:52filozofya perenis gene yani insanın
17:55gerçekliği, hakikati demek. Bunun dışa
17:57vurumlarının formları değişti. Şimdi
18:01dilleri değişti. eee biçimleri artık
18:05forme etmek değil biçimleri bozmakla
18:07biçimi buldurmaya çalışıyor. Örneğin
18:09Picasso biçimleri bozuyor ama biçimlerin
18:13arkasındaki esasları buldurmak için
18:14yapıyor bunu.
18:16E o kadar şey ediyor ki eee soyutluyor
18:19ki eee çizgi bir çizgiyle dans. Onun bir
18:23dans şeyi vardır. eeea bir, eee, bir
18:28kadın, bir erkek dans ederken bir böyle
18:31salt çizgiyle yaptığı bir şey vardır.
18:34Bir resmi vardır. O resimde
18:37çizgi eee, şeyin en temelidir. Eee,
18:40çizimin en temelidir. Yani tüm o, eee,
18:44renkler, formlar, çevre filan hepsini
18:47soyutluyor. Salt bir çizgide bir şey,
18:51eee, ortaya koyuyor ki dansın ta
18:53kendisi. hareketin, dans hareketinin tak
18:56kendisini görüyorsun. Hakikati
18:58görüyorsun. Şimdi ne yapıyor? Yani
19:00aslında soyutlayarak
19:03eee esasını buldurarak eee onu
19:05gösteriyor. Şimdi eee bunu şey normal ne
19:09demekse normlar değişti. eee ne diyelim
19:12manzara resmi eee işte grotex resimler
19:16ya da eee bildiğimiz işte doğayı taklit
19:20eden resimler re eee doğal bilinç olarak
19:23aa bak bizim köye benziyor. Bak şu nehir
19:26ne güzel ayda ne güzel parladı filan.
19:28Onlara hayran olan bir insanın karşısına
19:29koy. Bu onlardan üstündür de kabul eder
19:31mi?
19:35>> Ha bu ne ya der.
19:36>> Ben de yaparım.
19:37>> Hatta bunu ben de yaparım der. Halbuki
19:40orada eee dans denen dans hakikatinin
19:45en yalın
19:48en yalın eee anlatısını görürsün. Ama
19:52onu giydir, şapka koy işte elbise giydir
19:55ona. Kadın onu da erkek olarak iyice
19:58böyle dış duyusal dünya taşı. öyle bir
20:01fotoğraf haline getir ya da bir yal boya
20:03resim haline getir. Eee, duyusal bilinç
20:06onu seçer. Hangisi güzel dersin bu der.
20:09Çünkü duyuları onu doyuruyor. Ama
20:13soyutlamayı, felsefeyi,
20:15bilimin esaslarını
20:17eee eğitilmiş olan insan bu gördüğünüzün
20:22iskeleti diyelim. Hani o anlamda işte
20:25budur.
20:26Bu görünüşü ortaya çıkartan aslında
20:28hareket bu. Bu burada ifade edilmiştir.
20:32>> Bunu kaldırırsan o yok.
20:33>> Ah işte ya. Ben bu kadar anladım. Bu
20:36adam öyle işte.
20:37>> Bu Sinan
20:39>> bak şimdi bu kadar kaç saattir
20:40konuşturuyorsun beni de. Yani bunu
20:42kaldırırsan o yok. Olduğu şey
20:44hakikattir.
20:46>> Ha görünüşleri
20:48eee kaldırırsan hakikat oradadır. Yeni
20:51görünüşlere bürünür. Ama hakikat
20:53kalırsın o görünüşler kaybolur.
20:54>> Evet. Y soyutla somutlaştırmış.
20:57>> Somutlar eee aslında soyutun
21:00tezahürleridir.
21:02Şimdi ne güzel söyledi bitirdi işi. Buna
21:05felsefede sinekanun diyoruz değil mi?
21:08>> Evet. Bu konun uzmanı yanımızda. Biz de
21:11ahkem kesiyoruz.
21:12>> Evet.
21:13>> Bu kadar laftan sonra ve tövbe
21:16estağfurullah derler ya. Tövbe
21:17estağfurullah. Şimdi konuğumuza lütfen.
21:20Efendim eee Can Bey, vicdanımın sesi.
21:23Neredesin?
21:24>> Buradayım efendim. Burad.
21:25>> E sizin sorunuza yanıt aldınız mı
21:27efendim?
21:27>> Hayır.
21:28>> Allah Allah.
21:29>> Hayır.
21:30>> Niye? Ben araya girdim. Gevezelik. Bu da
21:32azgmiş oldu